Sureye Dön

Ahkâf Suresi Suresi, 18. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bunlar, öyle kişilerdir ki, onlardan önce cinden ve insanlardan gelip geçen ümmetler içinde, onlara da, azaba uğrayacaklarına dair söylenen söz hak olmuştur; şüphe yok ki onlar, ziyana uğramışlardır.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İşte bu ve benzerleri, kendilerine azap sözü gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında, azabın içinde bulunacaklardır. Bunlar kesinlikle kaybedenlerdir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte bunlar (inkârcı vicdansızlar), cinnlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip-geçmiş ümmetler içinde (azap) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, (ebediyen) ziyana uğrayanlardır.
A

Ahmet Tekin Meali

İşte onlar, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, kendilerinden önce yaşayıp geçip gitmiş olan cin ve insan toplulukları içinde azap ile ilgili gerekçeli kararı hak eden kimselerdir. Onlar gerçekte hüsrana uğramış kimselerdir.
A

Ahmet Varol Meali

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçmiş ümmetler içinde üzerlerine (azap) sözü gerçekleşmiş kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
A

Ali Bulaç Meali

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip-geçmiş ümmetler içinde (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte bu inançta olanlar, kendilerinden daha evvel gelib geçen insan ve cinlerden, üzerlerine azab gerçekleşmiş ümmetlerle beraberdirler. Çünkü bunlar, aldanıb hep ziyana uğrayanlardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplumlarında geçerli olan azap sözü, (yasası) böyleler aleyhinde gerçekleşir. Onlar gerçekten zararlı çıkanlardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte bunlara, inden, cinden kendilerinden önce geçen ümmetlere olduğu gibi, söz hak olmuştur, onlar ziyandalar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Belələri özlərindən əvvəl gəlib getmiş və insanlardan ibarət (kafir) ümmətlərlə birlikdə haqlarında əzab sözünün (hökmünün) gerçəkləşdiyi kimsələrdir. Onlar, doğrudan da, ziyana uğrayanlardır!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.
C

Cemil Said (1924)

Evvelce ’aleyhlerine hüküm virilmiş akvâmdan, cinlerden, insânlardandır, hepsi hâsir olacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

17,18. Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

İşte bunlar İns-ü Cinden önlerinde geçen ümmetler içinde üzerlerine söz hakk olmuş olan kimselerdir, çünkü bunlar hep husrana mahkûm olmuşlardır
E

Emrah Demiryent Meali

İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
E

Erhan Aktaş Meali

İşte onlar ki, kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin¹ ve ins¹ toplumlarında aleyhlerinde “sözü”² hak etmiş kimselerdir. Kuşkusuz onlar, hüsranda olanlardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

şunlar anlardur kim vācib oldı anlaruñ üzere söz bölükler içinde bayıķ geçdi anlardan ilerü perrįden daħı ādemįden bayıķ anlar oldılar ziyānlular.
H

Hasan Basri Çantay Meali

İşte o (ve benzerleri) cinden ve insandan kendilerinden evvel gelib geçen ümmetler arasında, üzerlerine (azâb) söz (ü) hak olmuş (kimseler) dir. Çünkü bunlar hüsrana uğramış olanlardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetler içinde azap sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte bunlar, cin ve insandan, kendilerinden önce gelip geçmiş topluluklar içinde üzerlerine (azâba dâir) söz, hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar hüsrâna uğrayanlardır.
K

Kadri Çelik Meali

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde üzerlerine söz (azap) hak olmuş kimselerdir. Doğrusu onlar, hüsrana uğrayanlardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İşte kendilerinden önce gelip geçen insan ve cin toplulukları ile birlikte bunlar hakkında Allah’ın azap sözü gerçekleşmiştir. Onlar gerçekten kaybedenlerden olmuşlardır.
M

M. Pickthall (English)

Such are those on whom the Word concerning nations of the Jinn and mankind which have passed away before them hath effect. Lo! they are the losers.
M

Mahmut Kısa Meali

Böyleleri, kendilerinden önce gelip geçmiş isyankâr cin ve insan toplumlarıyla beraber azâbı hak etmiş olan kimselerdir. Gerçekten onlar, o Gün büyük bir hüsrana uğrayacaklardır.
M

Mahmut Özdemir Meali

İşte onlar İnsanlar’dan ve Cinnler’den, kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetler arasında Söz aleyhlerine gerçekleşmiş olanlardır.
Onlar, hüsrana düşenlerdi.
M

Mehmet Okuyan Meali

İşte onlar, kendilerinden önce geçen cinler ve insanlardan oluşan ümmetler hakkında (uygulanacak azap) sözü kendileri için de gerçekleşmiş olanlardır. [*] Şüphesiz ki onlar kaybedenlerdi.
M

Mehmet Türk Meali

İşte bunlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları hakkındaki azap sözü, kendileri için de hak olan kimselerdir. Doğrusu bunların hepsi, kendilerine yazık etmiş oldular.
M

Mehmet Çakır Meali

Artık bu ve benzerleri, geçmiş milletler için verilen tarihî hükmü hak etmişlerdir. Nitekim daha önceki ins ve cin soyu da aynı gerekçe ile yere serilmişlerdi...
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenlerden bazılarını bilir, bazılarını bilmezsiniz. Bazılarının geçmişini bilir, bazılarının geçmişini bilmezsiniz. Onlar inkâr ettikleri ve yasalarımıza uymadıkları için cezayı hak ettiler. Ahiretteki hesapları da kesinleşti. Ahiret hayatında onları çetin bir azap bekliyor. Şüphesiz onlar ahiret hayatında ziyana uğrayanlardır.
M

Muhammed Esed Meali

İşte bunlar, kendilerinden önce geçip gitmiş [öteki günahkar] insanlar ve görünmeyen varlıklar toplulukları ²² ile birlikte [yok olup gitme] cezasına çarptırılacak olanlardır. Onlar, kesinlikle kaybedenlerden olacaktır:
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte böyleleri, kendilerinden önce gelip geçen ve haklarında azap hükmü gerçekleşmiş olan insan ve cin topluluklarına dâhil olmuşlardır. Şüphesiz onların hepsi de hüsrana uğramışlardır. 6/130-131, 46/20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte onlar, haklarında ilâhî yasanın gerçekleştiği kimselerdir;[⁴⁵²⁴] kendilerinden önce geçip gitmiş görünür görünmez-bilinir bilinmez iradeli varlıklara dahil olmuşlardır:[⁴⁵²⁵] Şüphesiz kaybeden de onlar olacaktır.
O

Orhan Kuntman Meali

İşte onlar - kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde yer alan- haklarında (cehennem azabının) gerçekleşeceğine hükmolunmuş kimselerdir, kuşkusuz onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
O

Osman Fırat Meali

İşte bunlar, o kimselerdir ki onlardan önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde aleyhlerine o (azap) sözü hak olmuştur. Kesinlikle onlar hüsrandadır.
S

Sardorxon Jahongir

Ana o‘‎shalarga o‘‎zlaridan avval o‘‎tgan jin va ins ummatlari qatorida azob haqidagi so‘‎z muqarrar bo‘‎lgandir. Albatta, ular ziyon ko‘‎ruvchilardan bo‘‎ldilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anlar ol kişilerdür ki vācib oldı üstlerine ‘aẕāb gelmesi, niçe ümmetleriçinde ki geçdiler özlerinden öñdin cinden ve ādemīlerden. Anlar ḫasāretitdiler.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte onlar, kendilerinden önce insanlardan ve cinlerden gelmiş geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.
S

Süleyman Ateş Meali

İşte onlar da kendilerine (azab) söz(ü) gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında (azabın içinde) bulunacaklardır. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

İşte onun üzerine hükm-ü 'azâb hak oldı. Cin [ve] insândan evvel geçen ümmetler meyânında, onlar da dûçâr-ı 'ikâb ve hâsirlerden oldılar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bu gibiler, daha önce gelip geçmiş insan ve cin toplumları içinden şu sözü hak edenlerdir: “Onlar kaybetmişlerdir.” İşte bu kişi (bu gerçeğe masal diyen) gibi, daha önce gelmiş insan ve cin toplumlarından olanlar, (tehdit edildikleri şey) başlarına gelince o sözün gerçek olduğunu anladılar ve elbette kaybedenlere dönüştüler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İşte bunlar, kendilerinden önce gelip geçmiş cin ve insan ümmetleri içinde, üzerlerine azap hak olanlardır. Hiç kuşkusuz, onlar, hüsrana uğrayanlardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Such are they against whom(4794) is proved the sentence among the previous generations of Jinns and men, that have passed away; for they will be (utterly) lost.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İşte bunlar izi kendilerinden önce gelip geçen cin ve insten ümmetler arasında bulunan kimselerdir ki, üzerlerine söz hak olmuştur. Muhakkak ki onlar hüsrâna uğramış oldular.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar, kendilerinden önceki cin ve insan toplulukları içinde azabı hak etmiş kimselerdir. Gerçekten de onlar hüsrana uğramışlardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

İşte onlar (o inkâr edenler, ana babalarına iyilik yapmayanlar ve saygısızca davrananlar), kendilerinden önce cinlerden (görülmeyen varlıklardan) ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, aleyhlerinde söz (hak ettikleri azap sözü) gerçekleşmiş olan kimselerdir. Kuşkusuz onlar hüsrana uğrayanlardır.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İşte böyleleri, daha önce yaşamış, sizin tanımadığınız (cin) veya tanıdığınız (ins) toplumlar üzerine, Allah’ın azap sözünün gerçekleştiği kimselerdir. Elbette ki onlar kaybetmiş topluluklardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İşte kendilerinden evvel perilerden, insanlardan gelip geçen ümmetler arasında bu gibiler hakkında azap sözü sabit olmuştur. Çünkü bunlar ziyankâr kimselerdir.
İ

İsmail Yakıt

İşte onlar, kendilerinden önce gelip geçen cin ve insan toplulukları arasında haklarında azap sözünün gerçekleştiği/hak olduğu kimselerdir¹¹. Muhakkak ki onlar zarara uğrayanlardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte bunlar kendilerinden önce cin yada insan olarak gelip geçen topluluklar arasında üzerlerine azap gerekmiş olan kimselerdir. Çünkü bunlar kendilerine yazık edenlerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

İşte onlar, cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumlar arasında haklarında (azap) hükmü gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana uğrayanlardır.

Ahkâf Suresi 18. Ayet Meali ve Tefsiri

Ahkâf Suresi 18. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ahkâf Suresi 18. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ahkâf Suresi 18. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ahkâf Suresi 18. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim