Ve o gün, kafir olanlar, ateşe arzedilirler, dünya yaşayışınızda bütün temiz şeylerinizi kaybettiniz denir ve orada, bunlarla geçinip gitmiştiniz, bugünse, yeryüzünde, haksız yere ululuk sattığınızdan ve buyruktan çıktığınızdan dolayı aşağılanma azabıyla cezalanırsınız.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, cehenneme getirildikleri gün onlara: “Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz, öteki dünyayı hiç düşünmeden onlarla sefa sürdünüz” denilecektir. “Yeryüzünde haksızlıkla büyüklük taslamanızdan ve Allah'ın dosdoğru yolundan çıkmanızdan dolayı, bu gün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi (ve zevklerinizi) tüketip-yok ettiniz, onlarla (Allah’ın verdiği nimet ve imkânlarla) gönlünüzce yaşayıp-zevkini sürüverdiniz (ahiret için hiçbir hazırlık ve yatırım yapmadınız). İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve (yoldan çıkıp) fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
A
Ahmet Tekin Meali
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, kendilerine:
“Siz, dünya hayatınızda bütün imkânlarınızı, değerlerinizi harcadınız, onların zevk ü safasını sürdünüz. Bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız. Yeryüzünde hak etmediğiniz halde, büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık, diktatörlük etmenizin, boyunuzca günah, isyan, inkâr bataklığına dalmanızın, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmenizin, fâsıklığınızın cezasını çekeceksiniz.” denilir.
A
Ahmet Varol Meali
İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (kendilerine denir ki): "Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi harcadınız ve onlarla zevk sürdünüz. Bugün artık, yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanız dolayısıyla aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
A
Ali Bulaç Meali
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) 'Siz dünya hayatınızda bütün 'güzelliklerinizi ve zevklerinizi tüketip-yok ettiniz, onlarla yaşayıp-zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kâfir olanlara, ateşe arz edilecekleri gün şöyle denir: “- Siz, dünya hayatında bütün zevklerinizi yaşayıb bitirdiniz ve bunlarla sefâ sürdünüz. Artık bugün hakaret azabı ile cezalanacaksınız; çünkü yeryüzünde haksız yere kibir taslıyordunuz, bir de dinden çıkıyordunuz (fâsıklık ediyordunuz).”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O kâfirler ateşe arz edildikleri gün, (onlara şöyle denilir:) “Siz dünya hayatında, bütün hoş ve güzel şeylerinizi bitirdiniz, onlardan faydalandınız. Artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve yasaları çiğnediğiniz için alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İnkâr edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: “Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Kâfirler, ateşe gösterilince: «Dünya dirliğinde, temiz şeylerinizi yok eylediniz, orada faydalandınız; yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayıp, emirden dışarı çıktığınızdan, bugün horlayıcı azapla cezalanacaksınız!» denilecektir
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Kafir olanlar cəhənnəm oduna göstəriləcəkləri (cəhənnəm odunun üzündən pərdə götürülüb kafirlərin gözünə görünəcəyi, yaxud cəhənnəm əzabını dadacaqları) gün (onlara məzəmmətlə belə deyiləcəkdir): “Siz dünyada həyatınızda (bütün ne’mətləri görüb daddınız və onlardan ləzzət aldınız (dünyada sizin üçün gözəl olan hər şeyi xərclədiniz, axirətə bir şey qalmadı). Bu gün isə yer üzündə nahaq yerə təkəbbür göstərdiyinizə və (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlər olduğunuza görə həqarətli əzabla cəzalandırılacaqsınız!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde büyüklük tasladınız, haklı olan her şeye karşı mücadele ettiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
C
Cemil Said (1924)
Kâfirleri ateşe arz idecekleri gün kendilerine "Dünya hayâtında size bahş olunan kıymetli emvâlinizi isrâf itdiniz, bir an evvel istifâdeye çalışdınız, bu gün kemâl-i zilletle ’azâbını çekeceksiniz. Çünki dünyâ yüzünde bigayr-i hakkın tekebbür itdiniz ve fısk ve fücûrda bulundınız." dinilecek.
D
Diyanet Vakfı Meali
İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İnkâr edenler ateşe arzedilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz, artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azabla cezalandırılacaksınız." (denir).
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve küfredenler ateşe arzolunacağı gün şöyle denir: siz bütün tayyibâtınızı (lezaizinizi) Dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla zevkyab oldunuz, alacağınızı aldınız, artık bu gün hakaret azâbiyle cezalanacaksınız çünkü Yer yüzünde haksızlıkla kibir taslıyordunuz ve çünkü dînden çıkıp fasıklık ediyordunuz
E
Emrah Demiryent Meali
Ateşe sunulacakları gün kâfirlere şöyle hitap edilir: “Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz, onların zevkini sürdünüz, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve (ısrarla hakkı inkâr edip, günahlara dalarak) fâsıklıkta (kâfirlikte) bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!”.
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, gerçeği yalanlayan nankörler, ateşe arz edilirlerken, onlara: “Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” denir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol gün kim 'arż olına anlar kim kāfir oldılar od üzere “giderdüñüz ħoş neselerüñüzi yaķın dirligüñüzde daħı gönendüñüz anuñ ile. pes bugün [269a] cezā virinilesiz ħorlıķ 'aźābın andan ötürü kim olduñuz kibr eylersiz yirde ḥaķsuz daħı andan ötürü kim olduñuz fısķ eylersiz.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Kâfirlere, ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün, (denilir ki) «Siz bütün zevkleri (nizi) dünyâ hayatınız içinde (yaşayıb) bitirdiniz. Bunlarla safa sürdünüz. İşte yer (yüzün) de haksız yere kibirlenmekde ve fısk (-u fücûr) a sapmakda olmanıza mukaabil bugün horluk azâbiyle cezalandırılacaksınız».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İnkâr edenler ateşe sunulduğu gün: “Dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi tükettiniz. Onlardan faydalandınız. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılıyorsunuz.” denilir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve inkâr edenler ateşe arz olunacağı gün (kendilerine şöyle denir): “Dünya hayâtınızda (bütün) güzel şeylerinizi giderdiniz ve onlarla faydalandınız. Bugün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamakta olmanızdan ve fâsıklık etmekte olmanızdan dolayı aşağılayıcı azâb ile cezâlandırılacaksınız!”
K
Kadri Çelik Meali
Küfre sapanlar ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İnkâr edenler ateşin başına getirilince, “Size ait iyi ve güzel şeyleri dünya hayatınızda tükettiniz ve onlardan yararlandınız, şimdi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık olarak aşağılayıcı cezayı çekeceksiniz!” denilecektir.
M
M. Pickthall (English)
And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (it will be said): Ye squandered your good things in the life of the world and sought comfort therein. Now this day ye are rewarded with the doom of ignominy because ye were disdainful in the land without a right and because ye used to transgress.
M
Mahmut Kısa Meali
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ateşin karşısına çıkarıldıkları Gün,Allah onlara “Ey zâlimler!” diyecek “Size vermiş olduğum bütün güzelliklerinizi dünya hayatında hoyratça harcayıp tükettiniz ve size bu nîmetleri vereni hiç hesaba katmadan onlarla sefa sürdünüz! Böylece, âhirete elleriniz bomboş bir hâlde geldiniz! O hâlde, yeryüzünde hak hukuk tanımayıp küstahça büyüklük tasladığınız ve bile bile doğru yoldan çıktığınız için, bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!” İşte, yeryüzünde hak hukuk tanımayan zâlimlerin âkıbetini gösteren çarpıcı bir örnek:
M
Mahmut Özdemir Meali
İnkâr etmiş olanların Ateş’e sunulacağı gün, Dünya hayatınızdaki güzel şeylerinizden ayrıldınız; hâlbuki onlarla geçiniyordunuz. Yeryüzü’nde Hakk’sız yere büyüklük taslıyor olduğunuz için ve yoldan çıkıp sapıyor olduğunuz için Bugün Hûn’un (Zillet’in / Alçaltıcı’nın) azâbı ile cezalandırılıyorsunuz.
M
Mehmet Okuyan Meali
Kâfir olanlar ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denecektir): [*] “Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız; onlardan yararlandınız. [*] Bugün ise yeryüzünde haksız olarak kibirlenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı küçük düşürücü bir azapla cezalandırılacaksınız!”
M
Mehmet Türk Meali
Kâfirlere cehenneme atılacakları gün: “Siz dünya hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız ve onlarla safâ sürdünüz. İşte bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve Allah’ın kanunlarını çiğnemenizden dolayı, alçaltıcı bir azap ile cezâlandırılacaksınız.” denilecek.¹
M
Mehmet Çakır Meali
O gün inkarcılar cehenneme arz edilirken kendilerine şöyle denecek: " dünya hayatında iken tüm güzelliklerinizi kullanıp tükettiniz,artık bugün, yeryüzünde gereksiz yere gösterdiğiniz kibir ve inatçı davranışlarınız yüzünden aşağılama cezasını çekeceksiniz..."
M
Mehmet Çoban Meali
İnkâr edenler ateşe atıldıkları gün onlara şöyle denilir: "Dünya hayatınızdaki güzellikleri bitirdiniz. Her şeyi zevkinize göre yaşayıp keyif sürdünüz. Bugün hesap günü geldi. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan, yasalarıma karşı gelmenizden, uydurduğunuz yasalarla yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
M
Muhammed Esed Meali
Hakikati inkara şartlanmış olanlar ateşin karşısına getirilecekleri Gün, [onlara:] “Bütün güzel şeyler[deki payınızı] dünya hayatında tükettiniz, [öteki dünyayı hiç düşünmeden] onlarla sefa sürdünüz!” denilecektir, “O halde, bugün yeryüzünde küstahça büyüklük tasladığınız ²⁴ ve haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz için ve yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
M
Mustafa Çavdar Meali
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ateşe sunulduğu o gün kendilerine: “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri dünya hayatında tükettiniz ve onlarla zevk ve sefa içinde yaşadınız ama bugün gerek dünyada hak hukuk tanımayarak küstahça böbürlenmeniz gerekse günaha dalarak yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı azaba çaptırılacaksınız,” denilecek. 6/26...28, 23/99...108, 35/37
M
Mustafa İslamoğlu Meali
İşte inkârda ısrar edenlerin ateşe takdim edilecekleri o gün (denilecek ki): “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri bu dünya hayatında tükettiniz ve onları kısa vâdeli bir hazza dönüştürdünüz. Artık Bugün yeryüzünde haksız yere küstahça böbürlendiğiniz[⁴⁵²⁷] ve yoldan çıktığınız için onur kırıcı bir cezaya çarptırılacaksınız.”
O
Orhan Kuntman Meali
Cehennem ateşine arz edilecekleri gün, o küfredenlere: "Dünyadaki hayatınızda lezzet aldığınız her şeyi harcadınız (zevk ve sefa sürdünüz) onlardan yararlandınız, bu gün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız" diye nida olunur.
O
Osman Fırat Meali
Ve o gün, o inkâr edenler ateşe sunulur ve denilir ki: “Dünya hayatınızdaki güzellikleri ve ondan faydalanmanızı tükettiniz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve bozgunculukta bulunmanızdan dolayı siz, alçaltan bir azapla cezalandırılacaksınız.”
S
Sardorxon Jahongir
Kufr keltirgan kimsalar do‘zaxga ko‘ndalang qilinadigan kunda ularga: “Sizlar dunyo hayotingizdayoq mazangizni qilib, huzurlanib bo‘lgansiz. Bugun Yer yuzida nohaq takabburlik va fosiqlik qilganingiz uchun xorlik azobi bilan jazolanasizlar”, – deyiladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol gün ki ‘arż olur kāfirler cehennem üstine. Eyidile anlara ki giderdüñüzyaḫşı ni‘metlerüñüzi dünyā dirliginde ve anuñla gönendüñüz. Pes bu güncezā görürsiz, ḫorluḳ ‘aẕābını, tekebbürlik sebebi ile yir yüzindeḥaḳsuz yire, daḫı fısḳuñuz sebebi ile.
S
Suat Yıldırım Meali
Gün gelir, kâfirler cehennem ateşinin karşısına tutulurken şöyle denilir: “Bütün zevklerinizi dünya hayatınızda kullanıp tükettiniz, onlarla safa sürdünüz. Artık bugün dünyada haksız yere büyüklük taslamanız ve dinden çıkıp fâsıklık etmeniz sebebiyle hor ve hakîr eden bir azap ile cezalandırılacaksınız. ”
S
Süleyman Ateş Meali
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki): "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz (burası için hiçbir şey bırakmadınız). Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."
S
Süleyman Tevfik (1927)
Kâfirler cehenneme arz olundukları günde: "Siz güzel sevâblarınızı dünyâ hayâtında zâyi' itdiniz ve dünyâ hayâtı ile temettu' iylediniz. Bugün arzda bi-gayrı hakk olarak ululuk tasladığınız ve fısk ile itâ'atden çıkdığınız içün zillet ve hakâret 'azâbıyla mücâzât olunacaksınız" denilür.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: “Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gün olur, inkâr edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."
Y
Yusuf Ali (English)
And on the Day that the Unbelievers will be placed before the Fire, (It will be said to them): "Ye received your good things(4796) in the life of the world, and ye took your pleasure out of them: but today shall ye be recompensed(4797) with a Penalty of humiliation: for that ye were arrogant on earth without just cause, and that ye (ever) transgressed."
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Lezzetli şeylerinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlar ile fâidelendiniz. Artık yeryüzünde haksız yere böbürlenmiş ve kendisiyle fıska düşmüş olduğunuz şeyden dolayı bugün ihanet azabıyla cezalandırılacaksınızdır.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
İnkâr edenler o gün ateşe sunulurlar. Siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı halde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.
İ
İhsan Aktaş Meali
İnkâr etmiş olanlar o gün ateşe sunulurken, (kendilerine şöyle denir), siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı hâlde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Hesap günü, doğruları inkâr edenler ateşe götürülür ve onlara “Siz dünya hayatında yaptığınız güzel ve iyi şeyleri (yaptığınız günahlarla) yok ettiniz ve onlarla yaşamınızı sürdürdünüz. Şimdi bu hesap günüde, yeryüzün de haksız yere büyüklenmenizin karşılığı alçaltıcı azap ile cezalandırılıyorsunuz” denir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfirler ateşe gösterildikleri gün [²] onlara şöyle denecek: Lezzetlerinizi dünya diriliğinizde zayi ettiniz, orada safa sürdünüz, bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınızdan, emre karşı geldiğinizden dolayı hakaret azabıyle cezalanacaksınız.
İ
İsmail Yakıt
İnkâr edenlere ateşe sunulacakları gün, “Siz dünya hayatınızda bütün güzellikleri harcayıp tükettiniz, onlarla sefa sürdünüz. Bugün ise, yeryüzünde büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız” denir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Tanımıyanlar ateşin karşısına getirildikleri gün, onlara denilecek: "Siz bütün tadları dünyada yaşarken tükettiniz. Bunlarla gönendiniz. Yeryüzünde doğru olmıyarak büyüklük tasladınız, karıştırıcılık ettiniz. Onun için bugün alçalma azabıyla cezalandırılacaksınız."
Ş
Şaban Piriş Meali
Nankörlük edenler ateşe sunulduğu gün:-Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.
Ahkâf Suresi 20. Ayet Meali ve Tefsiri
Ahkâf Suresi 20. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ahkâf Suresi 20. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ahkâf Suresi 20. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ahkâf Suresi 20. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?