Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 111. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar size hiçbir suretle zarar veremezler, ancak incitirler sizi. Onlara bir tek yardımcı bile bulunmaz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu bize de kitap verildi diyen Yahudi ve Hıristiyanlar gelip geçici iftira ve bozgunculuk gibi hafif eziyetler dışında size hiç bir şekilde kökten imha ve galibiyet gibi bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine yardım da edilmez.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ancak bu inkârcılar ve münafıklar) Onlar size ezadan (geçici sıkıntı ve zorluklardan) başka, kesinlikle (ciddi) hiçbir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. (Sahipsiz ve desteksiz kalacaklardır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Ehl-i kitap, birtakım üzücü sözlerin dışında size bir zarar veremez. Sizinle savaşmak mecburiyetinde kalsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Üstelik onlara yardım da edilmez.
A

Ahmet Varol Meali

Size rahatsızlık vermekten başka bir zarar dokunduramazlar. Sizinle çarpışacak olsalar arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra bir yerden yardım da göremezler.
A

Ali Bulaç Meali

Onlar size ezadan başka kesinlikle bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey müslümanlar) Yahudiler size eziyyet vermekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra, kendilerine yardım da yapılmaz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Size sıkıntı vermekten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa, geri kaçacaklar. Sonra yardım da görmezler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Yoldan çıkan kitap ehli, size incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İncitmekten başka onlar size hiçbir zarar veremezler, çarpışsanız, size arka dönüp kaçarlar, yardım da olunmazlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (yəhudilər) sizə (dil ilə) əziyyət verməkdən başqa bir zərər yetirməzlər. Əgər sizinlə savaşacaq olsalar, dönüb qaçarlar. Sonra isə onlara kömək edən də olmaz.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.
C

Cemil Said (1924)

Sizi pek cüz-î rencîde idebilürler. Eğer sizinle muhârebe iderler ise çabuk kaçarlar ve kimse ânlara nusret itmez.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar (ehl-i kitap) size, incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

size ezadan başka bir zarar edemezler ve sizinle çarpışacak olsalar size arkalarını dönerler sonra da nusrat bulamazlar
E

Emrah Demiryent Meali

(Ey mü’minler!) Onlar (yahûdîler; hakkı inkâr etmek, sizi bozuk inançlarına davet etmek, tehdit etmek ve iftira atmak sûretiyle) eziyet etmenin dışında, size asla zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, eziyetten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
E

Eski Anadolu Türkçesi

hergiz ziyān degürmeyeler size, illā incinesi nesene daħı eger çalışalar sizüñ- ile, döndüreler size arķalarını andan arķa virinilmeyeler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar size ezadan başka asla bir zarar yapamazlar. Eğer sizinle muhaarebe ederlerse size arkalarını dönüb kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar size ezadan başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşacak olsalar arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar size, eziyetten başka aslâ bir zarar veremezler. Hem sizinle savaşırlarsa, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım (da) edilmez.
K

Kadri Çelik Meali

Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlar size incitmekten başka zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
M

M. Pickthall (English)

They will not harm you save a trifling hurt, and if they fight against you they will turn and flee. And afterward they will not be helped.
M

Mahmut Kısa Meali

Sizler en hayırlı toplum olmanın gereklerini yerine getirdiğiniz sürece, onlar size hiçbir şekilde zarar veremezler. Olsa olsa, aranızda fitne ve bozgunculuk çıkararak sizi keskin dilleriyle incitirler.
Size karşı göğüs göğse çarpışmağa yürekleri yetmez. Sizinle savaşsalar bile,cesaret ve gücünüz karşısında hemen arkalarını dönüp kaçarlar ve hiç kimse onlara yardım edemez. Bunun sonucu olarak da:
M

Mahmut Özdemir Meali

Size ezâdan / üzüntüden başka asla zarar vermeyeceklerdir. Sizinle savaşırlarsa, Arkalar’ı dönerler.
Sonra yardım edilmezler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar (kitap ehli), size sıkıntı vermekten başka hiçbir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar, size arkalarını dönüp (kaçar)lar. Sonra onlara yardım da edilmez.
M

Mehmet Türk Meali

Onlar, size eziyetten başka hiçbir zarar veremezler. Eğer onlar sizinle savaşmaya kalkışırlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar sonra da onlara yardım eden bulunmaz.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Onların size manevi rahatsızlıktan öte bir zararları olamaz. Size karşı savaşsalar bile, dayanamayıp kaçarlar, sonunda ortada kalakalırlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar size eziyetten başka zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar! Sonra onlara yardım da edilmez.
M

Muhammed Esed Meali

[Fakat] bunlar size gelip geçici ezadan başka bir zarar veremezler ve eğer size karşı savaşa girseler bile hemen arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. ⁸²
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar, size dille eziyetin dışında asla zarar veremeyeceklerdir. Eğer sizinle savaşırlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da ulaşmaz. 3/118, 64/11
M

Mustafa İslamoğlu Meali

onlar size, geçici eziyet vermenin dışında, kalıcı hiçbir zarar veremezler; sizinle savaşacak olsalar arkalarını dönüp kaçarlar: Sonra onlara yardım da ulaşmaz.
O

Orhan Kuntman Meali

(Oysa) Onlar (yahudiler) size, incitmekten başka bir zarar veremezler, sizinle savaşa girişecek olsalar, arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez, (münafıklar onlara yardım vadinde bulundukları halde sözlerinde durmazlar)
O

Osman Fırat Meali

Size eziyetten başka zarar veremezler. Şayet sizinle savaşsalar, arkalarını dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.
S

Sardorxon Jahongir

Ular sizlarga jiddiy zarar yetkaza olmaydilar. Faqat tillari bilan ozgina ozor berishlari mumkin. Bordi-yu sizlar bilan urishsalar qo‘‎rqqanlaridan ortlariga qarab qochadilar va keyin ularga yordam ham berilmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Size żarar degüremezler illā sizi incitmek. Daḫı eger sizüñle ṣavaş eyleselerarḳa ḳaytarurlar, sizden ḳaçarlar, nuṣret daḫı bulmazlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar size hiçbir zarar veremezler, olsa olsa incitirler. Sizinle savaşacak olurlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar. Kendilerine yardım eden de bulunmaz.
S

Süleyman Ateş Meali

Size eziyetten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar, ancak size dil ile eziyet itmekden başka zarar idemezler. Eğer sizinle muhârebe ve mukâtele itseler arkalarına dönüb kaçarlar. Ve sonra da onlara kimse tarafından yardım olunmaz.[¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar size sıkıntıdan başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar, gerisin geri dönüp kaçarlar. Sonra yardım da görmezler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biraz eziyet dışında size asla zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler. Sonra onlara yardım da edilmez.
Y

Yusuf Ali (English)

They will do you no harm, barring a trifling annoyance; if they come out to fight you, they will show you their backs, and no help shall they get.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Size ezadan başka bir zarar veremezler. Ve eğer sizinle savaşta bulunurlarsa size arka çevirir kaçarlar. Sonra yardım da olunmazlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar size sıkıntıdan başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olsalar bile arkalarını dönüp kaçarlar; sonra kimseden yardım da görmezler.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey inanmış olanlar!) Onlar (o kitap ehlinden fasık olanlar) size, incitmekten (geçici sıkıntı ve zorluklardan) başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak (size saldıracak) olurlarsa da geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar size sıkıntı vermekten başka zarar veremezler. Eğer size karşı savaşacak olsalar, size arkalarını döner kaçarlardı. Sonra onlara yardım da edilmezdi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar size, dilleriyle cüz/i bir ezada bulunmadan başka hiçbir zarar eriştiremezler. Sizin ile kıtalde bulunsalar size arka çevirirler. Sonra da yardım görmezler.
İ

İsmail Yakıt

Onlar size eziyetten başka bir zarar vermezler. Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların sizi incitmekten başka bir zararları olamaz. Sizinle vuruşacak olsalar bile size arkalarını dönerler. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, size eziyetin dışında asla zarar veremeyeceklerdir. Eğer sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

Âl-i İmrân Suresi 111. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 111. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 111. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 111. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 111. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim