Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 139. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Öyleyse cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka üstün gelecek olan sizsiniz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kâfirlere ve zalim düzenlere karşı) Sakın gevşeklik göstermeyin, üzüntüye girmeyin (ümitsizliğe düşmeyin). Eğer gerçek mü’minlerden olursanız zaten en üstün sizsiniz. (Ve galip geleceksiniz.)
A

Ahmet Tekin Meali

Düşmana karşı zaaf göstermeyin, gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Eğer siz samimi mü'minler haline gelirseniz, devamlı galip gelecek ve her zaman, her yerde hakim olacaksınız.
A

Ahmet Varol Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz.
A

Ali Bulaç Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ey müminler, savaştan gevşemeyin ve Uhud bozgununa üzülmeyin. Hâliniz onlardan netice itibariyle çok yüksektir; eğer gerçekten (vâdimize) inanıyorsanız.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(Uhud’daki mağlubiyetten dolayı) gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanıyorsanız, üstünsünüz.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Gevşeklik göstermeyiniz; üzüntüye kapılmayınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka siz en üstün olursunuz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Gevşemeyin, kaygılanmayın, eğer siz inanmışsanız, onlardan çok üstünsünüz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ühüd müharibəsində baş vermiş bə’zi hadisələrə görə) ruhdan düşməyin və qəmgin olmayın. Halbuki, əgər mö’minsinizsə, siz (Allah yanında inanmayanlardan) çox yüksəkdə durursunuz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey inananlar zalimlere, yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin, (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).
C

Cemil Said (1924)

Korkmayınız ve mahzûn olmayınız, mü’min iseniz galebe idersiniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Fütur getirmeyin ve mahzun olmayın daha yükselecekken sizler, gerçek mü'minlersiniz
E

Emrah Demiryent Meali

(Ey mü’minler! Cihat hususunda) gevşemeyin (cesaretinizi kaybetmeyin), ve (Uhud’da yaşadıklarınıza) üzülmeyin. (Allah rızası için yapmış olduğunuz cihatta, sonuç ne olursa olsun) Eğer (gerçekten) îmân etmiş kimseler iseniz (hakikatte) üstün olan sizlersiniz. (Zira siz hak üzeresiniz)
E

Erhan Aktaş Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ża'if olmañ; daħı ķayurmañ. daħı siz yüksegireklersiz eger olursañuz mü’minler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Ey mü'minler), gevşemeyin, mahzun olmayın, Siz eğer (gerçekden) mü'min iseniz (düşmanlarınıza gaalib ve onlardan) çok üstünsünüzdür.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yılğınlığa düşmeyin, üzülmeyin; inanıyorsanız üstün olan sizlersiniz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

O hâlde gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü'min kimseler iseniz, en üstün olanlar sizsiniz!
K

Kadri Çelik Meali

Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer gerçekten müminler iseniz mutlaka en üstün olan sizlersiniz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.
M

M. Pickthall (English)

Faint not nor grieve, for ye will overcome them if ye are (indeed) believers.
M

Mahmut Kısa Meali

Öyleyse şu öğüdü iyi dinleyin: Zorluklar karşısında yılgınlığa düşmeyin, bu uğurda başınıza gelebilecek acı olaylardan ötürü üzüntüye de kapılmayın. Zira eğer gerçekten inanıyorsanız, eninde sonunda üstün gelecek olan, sizlersiniz.
M

Mahmut Özdemir Meali

Bir de gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer siz mümin iseniz, en üstünsünüz!
M

Mehmet Okuyan Meali

Gevşemeyin; hüzünlenmeyin! İnanıyorsanız üstünsünüz. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey îman edenler!) Sakın gevşemeyin, karamsarlığa kapılmayın. Eğer gerçekten inanıyorsanız, en üstün olan daima sizsiniz.
M

Mehmet Çakır Meali

Savaşta kendinizi salıp hemen panik olmayın. Eğer yürekten inanıyorsanız, en büyük sizsiniz.
M

Mehmet Çoban Meali

Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer gerçekten iman etmişseniz mutlaka üstün gelecek sizlersiniz!
M

Muhammed Esed Meali

Öyleyse, cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin: ⁹⁹ Eğer [gerçekten] inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünü olursunuz.
M

Mustafa Çavdar Meali

Üzülmeyin, yılgınlığa kapılıp gevşemeyin, eğer gerçekten inanıyorsanız siz üstünsünüz. 9/50...52, 24/55
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Öyleyse ne yılgınlığa kapılın ne de üzülün: eğer inanmış biriyseniz, insanların en üstünü mutlaka siz olursunuz.[⁶⁶⁵]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey iman edenler) eğer siz gerçekten inanmış iseniz (savaşlarda) gevşeklik göstermeyin, (şayet kuvvetli bir düşman ile karşılaşacak olursanız) endişeye kapılmayın, muhakkak üstün gelecek olan sizsiniz,
O

Osman Fırat Meali

(Ey iman edenler!) Ehven (basit, sıradan) birileri olmayın; üzülmeyin, siz üstün geleceksiniz, eğer mümin iseniz.
S

Sardorxon Jahongir

Ey mo‘‎minlar, kufrga qarshi sustkashlik qilmanglar va ba’zi mag‘‎lubiyatlardan qayg‘‎uga botib umidsizlikka tushmanglar. Agar chin mo‘‎minlardan bo‘‎lsangiz, sizlar eng a’lo bandalardirsiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Kāhil, ẕelīl olmañuz, daḫı ḳayġu yimeñüz, siz barça ḫalḳdan yücesiz eger siz mü’minler‐iseñüz.
S

Suat Yıldırım Meali

Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer iman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!
S

Süleyman Ateş Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Uhud güni mağlûbiyetinden dolayı) kendinize korku ve za'af getirmeyiniz ve (o gün şehîd olan kardaşlarınız içün de) mahzûn olmayınız. Siz her halde onlardan üstünsünüz (hak üzerinde bulundığınız ve şehîdlerinizi cennetde oldukları cihetle ve yâhud nihâyet galebe ve zafer ihrâzıyla onların üzerlerinde olursunuz)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıp güveniyorsanız en üstün olan, sizlersiniz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.
Y

Yusuf Ali (English)

So lose not heart, nor fall into despair: For ye must gain mastery if ye are true in Faith.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve fütur getirmeyiniz ve mahzun olmayınız ve siz mü'minler iseniz çok yükselmiş olanlar ancak sizlersiniz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanmış kimselerseniz, üstün olan sizsiniz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Öyleyse, (sizi öz yurdunuzdan çıkarıp göçe zorlayan ve her fırsatta iltica ettiğiniz Medine’ye saldırılar düzenleyen o saldırgan müşriklere karşı) gevşemeyin ve üzülmeyin: Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka üstün olan sizlersiniz. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Gevşemeyin (cesaretinizi kaybetmeyin), üzülmeyin, eğer Allah’a inanıyorsanız üstünsünüz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Gevşeklik göstermeyin, endişe de etmeyin. Allah/ın vaadine inanıyorsanız mutlaka üstsünüz [³].
İ

İsmail Yakıt

(Ey Müslümanlar!) gevşemeyiniz, üzülmeyiniz eğer gerçekten inananlardan iseniz mutlaka üstünsünüz.³⁴
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sakın gevşeklik göstermeyin, kaygılanmayın. Eğer inanıyorsanız, onlardan üstünsünüzdür.
Ş

Şaban Piriş Meali

Eğer gerçekten mümin olduysanız, siz, daha üstün olmanıza rağmen gevşemeyin, üzüntüye düşmeyin.

Âl-i İmrân Suresi 139. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 139. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 139. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 139. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 139. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim