Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 143. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Siz ölümle yüz yüze gelmeden Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte onu şimdi gözlerinizle görmektesiniz, ama ona atılmayıp bakıp duruyorsunuz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Andolsun, siz (Uhud’da düşman önünde) ölümle karşılaşmadan önce (hani) onu (şehit olmayı güya) temenni ediyor (ve kahramanlık taslıyordunuz?Haydi) İşte şimdi onu gördünüz (düşmanla çarpışma ve cennete ulaşma fırsatı buldunuz), ama (hücum edeceğiniz yerde) bakıp duruyorsunuz. (Bu ne şaşkınlıktır?)
A

Ahmet Tekin Meali

Andolsun ki siz, savaşa girmeden önce, zafere ulaşmak için şehitliği, ölümü temenni ediyordunuz. İşte âkıbetinizi gördünüz. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
A

Ahmet Varol Meali

Siz ona kavuşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz; ama öyle bakıp duruyordunuz. [18]
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyordunuz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gerçekten siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölüp şehid olmayı arzu etmiştiniz. Fakat işte onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Bu âyet-i kerime, Bedir savaşında bulunamayıp Medine'de kalanlar hakkında nâzil olmuştur. Bunlar Bedir savaşında bulunup şehid olmayı arzu etmişlerdi. Fakat daha sonra Uhud savaşında bulundukları halde, çokları savaşa karşı ayak direyememişti).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

And olsun! Siz ölümle karşılaşmadan onu arzuluyordunuz. İşte, karşılaştığınız halde ona bakıp durdunuz. (Ölüme atılmadınız.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Andolsun ki siz ölümle yüz yüze gelmeden önce, onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu kendi gözlerinizle görmektesiniz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ölümle sizler karşılaşmadan, ölmeyi isterdiniz, imdi onu gördünüz, sizler bakıyordunuz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Siz (Bədr vuruşunda) ölümlə qarşılaşmadan əvvəl ölüm (şəhid olmaq) arzulayırdınız. (Ühüd vuruşunda isə) artıq onu gördünüz və durub baxdınız.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun ki siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.
C

Cemil Said (1924)

Muhârebe oldığı vakit ânı arzu idiyor idiniz, fakat ânı görünce tereddüd itdiniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

And olsun ki, ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; işte onu gözlerinizle bakarak gördünüz.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

celâlim hakkı için siz o ölümle karşılaşmadan evvel onu temenni ediyordunuz, fakat işte onu gördünüz bakıb duruyordunuz
E

Emrah Demiryent Meali

Kasem olsun ki, siz (Uhud’da düşman önünde) ölümle karşılaşmadan önce (hani) onu (şehit olmayı) temenni ediyordunuz, (haydi,) işte (şimdi) onu (cihadı ve şehit edilen arkadaşlarınızı) gördünüz, ama (hücum edeceğiniz yerde) bakıp duruyorsunuz.
E

Erhan Aktaş Meali

Siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce, ölmeyi temenni ediyordunuz; ama onu görünce de bakakaldınız.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ olduñuz-ıdı arzularsız ölümi andan ileri kim göresiz anı. pes bayıķ gördüñüz anı ol ḥalde kim siz baķarsız.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzulamışdınız. İşte onu gerçekden gördünüz de. (Fakat) siz (seyirciler gibi) bakıyordunuz.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Muhakkak ki siz ölümle yüz yüze gelmeden önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz ve bakakaldınız.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve and olsun ki (siz) onunla karşılaşmadan önce ölümü (şehâdeti) temennî ediyordunuz; işte siz (kardeşleriniz şehîd edilirken) bakakaldığınız bir hâlde, yakinen onu(ölümü) gördünüz.
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz ölümle (cihatla) karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; (ama şimdi) ölümü görünce (tedirgin gözlerle) bakıyorsunuz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gerçek şu ki, ölümle karşılaşmadan önce onu istiyordunuz; işte şimdi onu apaçık görmektesiniz.
M

M. Pickthall (English)

And verily ye used to wish for death before ye met it (in the field). Now ye have seen it with your eyes!
M

Mahmut Kısa Meali

Hani siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce, şehit olmak için can atıyordunuz ya; işte şimdi o fırsatı yakaladınız, fakat kahramanca çarpışacağınız yerde, korku ve dehşete düşmüş, öylece bakıp duruyorsunuz!
Üstelik, Peygamberin öldürüldüğünü zannederek, nasıl da ümitsizlik ve yılgınlığa kapılmıştınız! Oysa şunu bilmeniz gerekirdi ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun yüzyüze gelmeden önce Ölüm’ü temenni ediyordunuz!
Siz bakıp dururken, onu kesinlikle gördünüz. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Yemin olsun ki siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni etmiştiniz. Bakıp dururken onu (karşınızda) gördünüz.
M

Mehmet Türk Meali

Siz, ölümle¹ karşılaşmadan önce onu arzulayıp duruyordunuz. Ama onunla karşılaşınca da baka kaldınız.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Aslında siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce ölmeye can atıyordunuz. Gerçekle yüz yüze gelince, bakakaldınız.
M

Mehmet Çoban Meali

Ölüm size gelmeden önce Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte şimdi siz ölümü gördünüz, ona bakıp duruyorsunuz.
M

Muhammed Esed Meali

Nitekim siz, ölümle yüzyüze gelmeden önce, [Allah yolunda] ölmeyi arzuladınız: işte şimdi kendi gözlerinizle onu görmektesiniz! ¹⁰³
M

Mustafa Çavdar Meali

Oysa siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce ölümü arzuluyordunuz. İşte şimdi onu gördüğünüz halde öylece bakıp duruyorsunuz. 2/146...253, 22/58
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Oysa siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce (Allah yolunda) can vermeyi arzuluyordunuz; işte şimdi onu gördüğünüz hâlde seyirci kalan da (yine) siz oluyorsunuz.[⁶⁶⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki siz (Bedir'de şehit düşen kardeşlerinize imrenmiş, Uhud'da) ölümle karşılaşmadan önce (keşke biz de şehitlik mertebesine erebilseydik, diyerek) onu arzulamıştınız. İşte şimdi onu gördünüz. (Uhud savaşı başladı, şehitlik payesi karşınızda olduğu) halde; neden (seyirciler gibi) bakıp duruyorsunuz (savaşa katılsanıza! Şeytanın ortaya attığı "Muhammed öldürüldü!" dedikleri yalan habere kanarak savaştan kaçacak mısınız?)
O

Osman Fırat Meali

Siz değil miydiniz, ölümle karşılaşmadan önce onu (cihadı) mutlaka temenni eden... İşte onu gördünüz ve bakakaldınız.
S

Sardorxon Jahongir

Darhaqiqat, o‘‎limga duch kelmasdan oldin, siz shahid bo‘‎lib o‘‎lishni qattiq orzu qilardingiz. Mana, endi Uhudda u o‘‎limni ko‘‎rgach jang qilish o‘‎rniga dahshatdan tikilib qarab qoldingiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ siz ölmegi isterdüñüz ölmegi görmezden burun. Taḥḳīḳ siz ölmegigördüñüz siz gözüñüz‐ile baḳarken.
S

Suat Yıldırım Meali

Siz ölümle yüzyüze gelmeden önce, şehid olmayı temenni etmiştiniz. İşte şimdi onu ayan beyan gördünüz.
S

Süleyman Ateş Meali

Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Şehîd olarak ölmeğe) kavuşmazdan evvel siz onı (ölümü) temennî itdiniz ve bunı da (o temennî itdiğiniz ölümü şehîd olub düşenlere) nazar iylediğiniz halde gördiniz.[²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ölümle burun buruna gelinceye kadar, ölmek istiyordunuz. Ama ölümü görünce donup kaldınız!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte gördünüz onu ve bakıp duruyorsunuz.
Y

Yusuf Ali (English)

Ye did indeed wish for death before ye met him: Now ye have seen him with your own eyes, (And ye flinch!)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Andolsun ki, siz ölümü onunla karşılaşmadan evvel temenni ediyordunuz. İşte siz bekleyip durduğunuz halde onu görüverdiniz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Oysa siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz;(27) şimdi ise, onu beklemekteyken karşınızda görüverdiniz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Gerçekten onunla yüz yüze gelmeden önce ölümü (kendinizi savunmak amacıyla saldırganlara karşı mukavemet gösterip şehadeti) temenni ediyordunuz. İşte (Uhud’da kardeşleriniz şehit edilirken) onu (daha önce temenni ettiğiniz o şehadeti) kesin olarak gördüğünüz hâlde (seyirci gibi) bakıp duruyordunuz. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ölümle (düşmanla) karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. Sonra onu (düşmanı) gördünüz ve siz (korkudan) baka kaldınız.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ölümle karşılaşmadan evvel ölmeyi temenni ediyordunuz. Haydi bakalım onu gözünüzle gördünüz [¹].
İ

İsmail Yakıt

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce ölümü/şehit olmayı temenni edip duruyordunuz. İşte savaşı görüyorsunuz, ne diye bakınıp duruyorsunuz?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten, siz ölümle karşılaşmadan önce onu dileyip duruyordunuz. Ölümü görünce de baka kaldınız!
Ş

Şaban Piriş Meali

Oysa siz, (Uhud'da) ölümle karşılaşmadan önce (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız. İşte şimdi onu gözlerinizle gördünüz.

Âl-i İmrân Suresi 143. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 143. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 143. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 143. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 143. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim