Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 172. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Yaralandıktan sonra bile Allah'ın ve Peygamberin davetine icabet edenlere, hele onların içinden iyiliklerde bulunup sakınanlara pek büyük bir ecir var.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Yaralandıktan sonra yine Allah'ın ve elçisinin çağrısına uyup gönül verenleri, hele onlardan iyilik edenleri ve yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışanları çok büyük bir karşılık vardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Kendilerine (Hakk dinlerinde ve davalarında dik durmalarından dolayı çeşitli sıkıntılar ve) yaralar dokunduktan sonra (bile), Allah ve Elçisinin (cihad) çağrısına icabet edip (hizmete koşanlar), onlardan ihsan (ve ikramda bulunup davaları için harcayanlar) ve (her türlü kötülük ve kirlenmeden) sakınanlar için büyük bir ecir vardır.
A

Ahmet Tekin Meali

Mü'minler, sıkıntıya uğradıktan, bir takım kayıplara maruz kalıp, yara aldıktan sonra da, Allah'ın ve Rasulünün davetine icabet edenler, emirlerini yerine getirenlerdir. Özellikle bunların içlerinden iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, yararlı hizmetler yapan müslüman askerî erkân, idareciler, müslümanlar ve Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler için büyük mükâfatlar vardır.
A

Ahmet Varol Meali

Kendilerine yara dokunduktan sonra Allah'ın ve Peygamberin çağrısına icabet edenlere, (özellikle) içlerinden iyilikte bulunan ve kötülüklerden sakınanlara büyük ecir vardır.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Yaralandıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına koşanlar ve hele onlardan iyilik edip fenalıktan sakınanlar için çok büyük bir mükâfat vardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar ki yara aldıktan sonra da Allah’a ve elçisine icabet ettiler. Onlardan (ibadetlerle) iyilik yapanlar, (günahlardan sakınmakla) özünü koruyanlar için büyük bir mükâfat vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar, özellikle bunların içinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük ödül vardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yara aldıktan sonra, Allah ile peygamberin çağrısına koşanlar, içlerinden iylik edenlere, sakınçlı olanlara büyük sevap verilir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Yaralandıqdan sonra Allahın və Peyğəmbərin də’vətini qəbul etmiş şəxslərdən yaxşı işlər görüb pis işlərdən çəkinənləri böyük bir mükafat gözləyir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O inananlar ki, savaşta yara aldıktan sonra bile (müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah’ın ve Resul’ün çağrısına uydular. Onlar içinden iyilik yapıp erdemli davrananlara büyük bir ödül vardır. 
C

Cemil Said (1924)

Uhud gazâsından sonra Allâh’a ve peygamberine itâ’at idenler ve hasenâtda bulunanlar ve Allâh’dan korkanlar azîm mükâfâta nâil olacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kendileri savaşta yara aldıktan sonra Allah ve Peygamberin çağrısına koşanlara, hele onlardan iyilik edip sakınanlara büyük ecir vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar yaralandıktan sonra Allah’ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükâfat vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

hele o, kendilerine yara değdikten sonra Allahın ve Peygamberin emrine icabet eyleyenler: mü'minler içinden bilhassa böyle ihsan ve ittika edenler için pek büyük bir ecir var
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar ki yara aldıktan sonra (bile müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah ve Resûlü’nün çağrısına uyanlardır. İçlerinden iyilik yapanlar ve Allah’ın emirlerine uygun yaşayıp, günahtan sakınanlar için çok büyük bir mükâfat vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Resûl'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim uy virdiler Tañrı’ya daħı yalavacına, andan śoñra kim irdi anlara źaḥm urmaķ anlaruñ kim eylük eylediler anlardan daħı śaķındılar müzdür ulu.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Kendilerine yara isaabet etdikden sonra yine Allah'ın ve Peygamberin dâ'vetine icabet edenler, (hele) içlerinden iyilik yapanlar ve (fenâlıkdan) sakınanlar için pek büyük mükâfat vardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar, kendilerine yara isabet ettikten sonra Allah ve Resulünün çağrısına icabet edenlerdir. Onlardan, güzel işler yapıp takvalı olanlara çok büyük bir mükâfat vardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Uhud'da) kendilerine yara isâbet ettikten sonra Allah ve Resûlünün (cihad)da'vetine icâbet edenler var ya, işte onlardan iyilik eden ve (günahlardan) sakınanlar için pek büyük bir mükâfât vardır.
K

Kadri Çelik Meali

Onlar ki kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve Resulü'nün çağrısına icabet ettiler. İçlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bunca yara aldıktan sonra yine Allah’ın ve peygamberin çağrısına koşanlar var ya işte onlardan bu güzel davranışta bulunan ve karşı gelmekten sakınanlar için de büyük mükâfat vardır.
M

M. Pickthall (English)

As for those who heard the call of Allah and His messenger after the harm befell them (in the fight); for such of them as do right and ward off (evil), there is great reward,
M

Mahmut Kısa Meali

O inananlar ki, Uhud savaşında ağır bir yara almış olmalarına rağmen,yaralarından akan kan henüz kurumadan, Allah’ın ve Peygamberin çağrısına kulak verip düşmanı takibe yöneldiler. Onlardan, güzel davranış gösteren ve fenâlıklardan titizlikle sakınıp korunanlara, Rableri katında büyük bir ödül vardır!
M

Mahmut Özdemir Meali

Kendilerine Yara isabet ettikten sonra Allah’a ve Rasûl’e icabet etmiş olanlara gelince; onlardan iyilik etmiş ve sakınıp korunmuş olanlar için çok büyük bir ödül vardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

Yara aldıktan sonra yine de Allah’ın ve Elçi’nin çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve [takvâ]lı (duyarlı) olanlar için büyük bir ödül vardır.
M

Mehmet Türk Meali

171,172. Onlar, (ayrıca) Allah’tan bir nîmet ve bir lütuf olarak Allah’ın; yaralandıktan sonra Allah ve Peygamberin davetine uyan mü’minlerin, (yaptıklarının) karşılığını kesinlikle boşa çıkarmayacağını ve onlardan Allah’ı görüyormuş gibi ibâdet edenlere ve Allah’tan hakkıyla sakınanlara büyük bir mükâfatın olduğunu da müjdelerler.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Savaşta aldıkları ağır yaralara rağmen, bir yandan Allah ve resulünün çağrısına koşarken, bir yandan güzel davranışlar sergileyen sağlamcılara muhteşem ödüller var.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar yara aldıktan sonra Allah ve Resulünün davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara büyük mükâfat vardır.
M

Muhammed Esed Meali

O inananlar ki başlarına gelen beladan sonra ¹³⁰ Allah’ın ve Elçisi’nin çağrısına uydular. İyilik yapmada sebat edenleri ve Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları muhteşem bir karşılık bekliyor:
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar kendilerine isabet eden büyük acı ve yaradan sonra Allah’ın ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinin çağrısına icabet edenlerdir. Onlardan iyilik eden ve sorumlu davrananlar için büyük bir ödül vardır. 69/18...20, 77/41...44
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar ki, kendilerine dokunan zarardan sonra Allah’ın ve Elçisi’nin çağrısına uydular;[⁶⁸⁹] bunlardan iyilikte sebat gösterenleri ve sorumluluk bilincini kuşananları muazzam bir karşılık beklemektedir.
O

Orhan Kuntman Meali

O mücahidler ki, yaralandıkları halde, Allah'ın ve peygamberin davetine uydular. (Tekrar savaş meydanına atıldılar) İçlerinden iyilik yapanlara ve takva sahibi olanlara büyük bir mükafat vardır.
O

Osman Fırat Meali

O kimseler ki kendilerine isabet eden yaralara rağmen Allah ve Resul’üne icabet ettiler, güzellikler sergilediler ve korundular; onlar için büyük bir ecir vardır.
S

Sardorxon Jahongir

Ular jangda jarohat yetgandan keyin ham Alloh va Rasulning chaqirig‘‎iga javob berganlardir. U kimsalardan yaxshilik va taqvo qilganlar uchun ulkan ajrlar bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler kim buyruġın ḳabūl itdiler Tañrı Ta‘ālānuñ, peyġamberüñ özle‐rine yitişdükden ṣoñra yaralar. Ol kişiler ki muḥsinlerdür anlardan. DaḫıTañrıdan ḳorḳdılar, anlara ulu ẟevāb vardur.
S

Suat Yıldırım Meali

Hele o yara aldıktan sonra Allah'ın ve Resulünün çağrısına uyup gönül verenlere, hele onlar gibi ihsan ve takvâ sahiplerine pek büyük mükâfatlar vardır.
S

Süleyman Ateş Meali

O(mü'mi)nler ki yaralandıkları halde yine Allah'ın ve Elçinin çağrısına uydular; onlardan güzel davrananlar ve (günahlardan) korunanlar için pek büyük ecir vardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Şunlar ki (yevm-i Uhud'da) mağlûb ve mecrûh oldukdan sonra Allâh ve rasûlünün emir ve da'vetine icâbet itdiler. Onlardan eyilik işleyen ve muhâlefetden sakınanlara büyük ecir ve mükâfât vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Savaşta yara aldıktan sonra, Allah’ın ve Elçisinin çağrısına koşanlardan güzel davranan ve Allah’tan çekinerek korunanlar, büyük bir ödül alacaklardır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O müminler ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah'ın ve resulün çağrısına cevap verdiler. Onlar içinden, güzel işler yapıp takvaya sarılanlara büyük bir ödül vardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Of those who answered the call of Allah and the Messenger, even after being wounded,(479) those who do right and refrain from wrong have a great reward;-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlar ki kendilerine yara isabet ettikten sonra Allah Teâlâ için ve Peygamberi için (davete) icâbet eylediler. Onlardan iyilik edenler ve ittikada bulunanlar için pek büyük bir mükâfaat vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar, yaralandıktan sonra da yine Allah'ın ve Resulünün çağrısına uyanlardır. Onlardan iyilik yapan ve sakınanlar için pek büyük bir ödül vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar ki, (meşru müdafaa savaşında) yara aldıktan sonra bile Allah’ın ve elçisinin çağrısına uydular. (Özellikle) bunların içlerinden iyilik yapıp (kötülüklerden) sakınanlar (erdemli davrananlar) için büyük bir ödül vardır.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Kendilerine savaşta isabet eden yaralardan sonra Allah’ın ve Elçinin çağrılarına icabet edenler var ya, onlardan iyilik yapmaya devam edenlere ve Allah’dan sakınanlara büyük mükâfatlar var.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ki canları yandıktan sonra Allah/a, peygambere dâvette icabet ettiler. Onlardan iyilik işleyenler ile nehyinden sakınanlar hakkında büyük mükâfat vardır.
İ

İsmail Yakıt

O inananlar ki, musibete uğradıkları/yaralandıkları hâlde Allah ve elçinin çağrısına icabet ettiler/uydular⁴². Onlardan güzel davrananlar ve sorumluluk bilincini taşıyanlar için çok büyük bir ecir vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki yara aldıktan sonra da Allah’ın elçilerinin çağrısına uydular, içlerinden böyle iyilik edenler sakınanlar için pek büyük karşılık vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar kendilerine isabet eden yaradan sonra da Allah'a ve Resulüne icabet edenlerdir. Onlardan iyilik eden ve takva sahibi olanlar için büyük bir ecir vardır.

Âl-i İmrân Suresi 172. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 172. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 172. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 172. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 172. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim