Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 182. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bu da, ancak elleriyle kazandıklarının cezası ve Allah, şüphe yok ki kullarına zulmetmez.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu sizin ellerinizle öne sürdüğünüzün karşılığıdır, zira Allah kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Bu (azap, bizzat işleyip kendi) ellerinizin önden sundukları (ve kötü amellerinizin sonuçları)dır. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.
A

Ahmet Tekin Meali

Bütün bunlar, dünyada ellerinizle, bizzat yapmış olduğunuz şeyler, kötülükler sebebiyledir. Allah kullarına zâlimce davranmaz.
A

Ahmet Varol Meali

"Bu sizin kendi ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullara haksızlık edici değildir."
A

Ali Bulaç Meali

Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Size bu azap, yaptığınız günahların karşılığıdır; ve Allah kullarına zulmedici değildir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Bu kendi ellerinizle hak ettiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah kullarına zulmedici değildir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına zulmetmez.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte bunlar elinizle yaptığınız şeydendir, kullarına karşı Allah zalim değildir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bu əzab sizin öz əllərinizlə törətdiyiniz əməllərə görədir, yoxsa Allah bəndələrinə əsla zülm edən deyildir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte bu, dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!
C

Cemil Said (1924)

181, 182. "Allâh fakirdir biz zenginiz" diyenlerin kavlini işitdik bu kavillerinin ve bi-gayr-i hakkın katl itdikleri enbiyânın hesâblarını soracağız ve "Ateş ’azâbını çekiniz, bu ’azâb a’mâlinizin karşılığı olacakdır. Zîrâ Allâh kullarına zulüm itmez" diyeceğiz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Bu, yaptığınızın karşılığıdır". Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır.” Allah, kullara asla zulmedici değildir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

bu sizin ellerinizin takdim ettiği ve Allahın zulümkâr olmaması yüzündendir o kullara
E

Emrah Demiryent Meali

Bu (azap, dünyada iken) kendi ellerinizle (cüz’î irâdenizle) yapmış olduklarınızın (günahlarınızın) karşılığıdır. Ve hiç şüphesiz ki Allah, kullarına asla zulmetmez.
E

Erhan Aktaş Meali

Bu, ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, asla haksızlık edici değildir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

şol andan ötürüdür kim ilerü duttı ellerüñüz. daħı bayıķ Tañrı. degül žulm eyleyici ķullara.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bu, ellerinizin öne sürdüğünün (yapdığınız günâhların) karşılığıdır. Şüphesiz ki Allah kullarına haksızlık edici değildir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bu, ellerinizin önceden gönderdiklerinin karşılığıdır. Zira Allah kullara zulmedici değildir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Bu (azab), ellerinizin işlediği (günahlar) yüzündendir; yoksa muhakkak ki Allah, kullar(ın)a zulümkâr değildir.(2)
K

Kadri Çelik Meali

İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Şüphesiz Allah kullara asla zulmetmez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bu, ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullara asla zulmedici değildir.
M

M. Pickthall (English)

This is on account of that which your own hands have sent before (you to the judgment). Allah is no oppressor of (His) bondmen.
M

Mahmut Kısa Meali

“İşte bu ceza, bizzat kendi ellerinizle işlediğiniz kötülüklerin karşılığıdır. Çünkü Allah, ödüllendirmede de, cezalandırmada da kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Bu, ellerinizin önceden yapıp sunduğu şeyler sebebiyledir. Allah, zulmedici değildir Kullar’a!.
M

Mehmet Okuyan Meali

“İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir.” (denecektir). Elbette Allah kullara asla haksızlık edici değildir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey kâfirler!) İşte bu azap sizin ellerinizle kazandığınız (günâhlar) sebebiyledir. Çünkü Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Bu ceza, dünyada iken yaptıklarınızın karşılığıdır. Herhalde Allah, kullarına haksızlık edecek değildir.
M

Mehmet Çoban Meali

"Bu ateş kendi ellerinizle yeryüzünde yaşarken işlediğiniz suçların karşılığıdır!" denilir. Rabbiniz hiçbir zaman insanlara zulmedici değildir. Rabbiniz her zaman insanları uyarmış, azaptan korunmaları için açıklamalarda bulunmuştur.
M

Muhammed Esed Meali

ellerinizle işlediklerinizin karşılığı olarak; zira Allah, kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, zira Allah kullarına asla haksızlık yapacak değildir. 4/79, 28/47, 42/30
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır.[⁶⁹⁴] Unutmayın ki Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali bulunmamaktadır!”[⁶⁹⁵]
O

Orhan Kuntman Meali

Bu (azap dünyadayken) yapmış olduğunuz (kötü) amellerin karşılığıdır, Allah kullarına asla haksızlık etmez.
O

Osman Fırat Meali

Bu kendi ellerinin önden gönderdikleri sebebiyledir; muhakkak ki Allah kullarına zulmedici değildir.
S

Sardorxon Jahongir

Bu azoblar o‘‎z qo‘‎llaringiz bilan qilgan gunohlaringiz sababidandir. Albatta, Alloh bandalari uchun zulm qiluvchi emasdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol işledügüñüz işler sebebi biledür, daḫı Tañrı Ta‘ālā ẓulm eyleyici degül‐dür ḳullarına.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Çünkü Allah kullarına haksızlık edecek değildir. [2, 95]
S

Süleyman Ateş Meali

Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır. Allah, kullara asla zulmedici değildir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Size bu 'azâb kendi ellerinizle evvelce gönderdiğiniz şeyler sebebiyledir. (Sağ iken işlediğiniz işlerdendir) Allâh Te'âlâ kullarını zulüm idici değildir diriz.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bu, yaptıklarınıza karşılıktır. Allah kullarına haksızlık etmez”.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir. Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Y

Yusuf Ali (English)

"This is because of the (unrighteous deeds) which your hands sent on before ye;(488) For Allah never harms those who serve Him."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Bu, sizin ellerinizin takdim ettiği şey sebebiyledir. Ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ kullarına zulümkar değildir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bu sizin kendi elinizde hazırlamış olduğunuz şeydir; yoksa Allah asla kullarına haksızlık etmez.
İ

İhsan Aktaş Meali

İşte (hesap gününde onlara) bu kendi ellerinizle (kendi iradelerinizle) yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Ve kuşkusuz Allah, (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına en ufak bir haksızlık yapacak değildir!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bu azap, sizin kendi ellerinizle kazandıklarınızın karşılığı, Allah asla kullarına haksızlık yapmaz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bu azap elinizin emeğindendir [³]. Yoksa Allah hiçbir zaman zulümkâr değildir.
İ

İsmail Yakıt

Bu, sizin kendi ellerinizle takdim ettiklerinizin karşılığıdır. Hiç şüphesiz Allah kullarına hiçbir şekilde zulmedici değildir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu azap işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı kıyıcı değildir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.

Âl-i İmrân Suresi 182. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 182. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 182. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 182. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 182. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim