Sakın sanma yaptıklarıyla sevinenlerin, yapmadıkları işlerden dolayı övülmeyi arzulayanların azaptan kurtulacakları bir yer olabileceğini, sakın sanma onların azaptan kurtulacağını. Onlar içindir elemli bir azap.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ettikleri kötülüklere sevinen ve yapmadıkları iyiliklerle övülmek isteyenlerin, davranışlarını doğru sanma, onların azaptan kurtulacaklarını da sanma, onlar için acıklı bir azap vardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Meydana) Getirdikleri (mal ve makam gibi imrendirici, ama geçici bazı sonuçlarla) sevinip gururla ferahlananları ve yapmadıkları (ve başaramadıkları) şeyler (ve sahip olmadıkları meziyet ve marifetler) nedeniyle övülüp (sahte kahraman gibi alkışlanmaktan) hoşlananları (kazançlı ve kıymetli) sayma (bu gibilere boşuna imrenip durma) ve onları azaptan (ve Allah’ın gazabından) kurtulmuş da sanma! Onlar için acı bir azap (ve alçaltıcı bir akıbet) vardır.
A
Ahmet Tekin Meali
Muhammed'in hak peygamber olduğunu gizleyerek, yalanlayarak, nifaklarıyla sevinen, İbrâhim dinine mensup olduklarını söyleyerek, hayata geçirmedikleri İbrâhim'in sünnetiyle övülmek isteyenlerin azaptan kurtulacaklarını sanma, evet sanma. Onlar için can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
A
Ahmet Varol Meali
Kesinlikle şu yaptıklarına sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kimselerin azaptan kurtulacaklarını zannetme. Onlar için acıklı bir azap vardır.
A
Ali Bulaç Meali
Getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten hoşlananları (kazançlı) sayma; onları azaptan kurtulmuş olarak sayma. Onlar için acı bir azap vardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O ettikleri fenalıklara sevinen ve yapmadıkları şeyde (hakka bağlanmamak hususunda) övünmeyi seven kimseleri de sakın azâbdan kurtulmuş bir yerde sanma, onlar için çok acıklı bir azap vardır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Yaptıkları ile sevinen, yapmadıklarıyla övülmek isteyenlerin, azaptan kurtulacaklarını sanma! Onlar için elem verici bir azap vardır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sanma ki bu şekilde başardıklarıyla övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Verilenle sevinenler, yapmadıklariyle övünmeyi sevenler, kendilerini azaptan uzakta hiç sanmayalar, onlar için ağrıtıcı azap var
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum!) Etdikləri əməllərə görə sevinən və görmədikləri işlərə görə tə’rif olunmağı sevən kimsələrin əzabdan xilas olacaqlarını güman etmə. Onları şiddətli bir əzab gözləyir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Sanma ki, yaptıkları (bu tür) işlerle övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kişiler azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
C
Cemil Said (1924)
Tasavvur itme ki bu a’mâllerinden mesrûr olanlar ve ’ahidlerini îfâ itmediklerinden dolayı tefâhur idenler ’azâbdan kurtulacaklardır. ’azâb-ı elîm ânlar içündir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananların, sakın onların azabdan kurtulacaklarını sanma; elem verici azab onlaradır.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
o ettiklerine sevinen ve yaptıkları işle metholunmayı seven kimseleri de sakın azabdan âzâde sanma, hem onlara elîm bir azab var
E
Emrah Demiryent Meali
Yaptıkları (kötülükler) ile sevinen ve yapmadıkları (iyilikler) ile övülmek isteyenlerin, azaptan kurtulacaklarını sanma! Onlar için elem verici bir azap vardır.
E
Erhan Aktaş Meali
O ettiklerine sevinen, yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
śanma anları kim, sevinürler anuñ-ile kim işlediler; daħı severler kim öginüleler anuñ-ile kim işlemediler: pes śanma anları ķurtılacaķ yirde 'aźābdan. daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Getirdikleriyle (etdikleri kötülüklerle) kıvanan, yapmadıkları ile de öğülmelerini arzu eden o kimseler (yok mu?) onların azâbdan kurtulacak (selâmet) bir yerde bulunacaklarını zinhar sanma, zinhar sanma. Onlara pek acıklı bir azâb vardır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Yaptıklarına sevinen ve yapmadıklarına karşılık övülmekten hoşlananların azaptan kurtulabileceklerini sanma. Onlara elim bir azap vardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Sakın zannetme ki o yaptıklarıyla sevinen, yapmadıkları şeylerle de övülmeyi arzu edenler, evet, sakın onları sanma ki azabdan kurtulacaklar! Çünki onlar için (pek) acı bir azab vardır.(1)
Sanma ki yaptıklarından memnun olanlar, yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır! Onlar için elem verici bir azap vardır.
M
M. Pickthall (English)
Think not that those who exult in what they have given, and love to be praised for what they have not done Think not, they are in safety from the doom. A painful doom is theirs.
M
Mahmut Kısa Meali
Yaptığı bu utanç verici işlerle övünç duyan, fakat yapması gerektiği hâlde yapmadığı işlerle ve sahip olmadığı üstün ahlâkî niteliklerle övülmekten hoşlananların azaptan kurtulacaklarını sanma! Aksine, onlar için cehennemde can yakıcı bir azap vardır! Bu azaptan kurtulmak ve ilâhî nîmetlere kavuşmak isteyenler, şu hakîkate kulak vermelidirler:
M
Mahmut Özdemir Meali
Verdikleri şeylerle övünenleri (sevinenleri), yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenleri sayma; onları Azâp’tan kurtulacaklar sayma! Onlar için acıveren bir azâp vardır.
M
Mehmet Okuyan Meali
Sanma ki yaptıklarına sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, (evet) sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır! Onlar için elem verici bir azap vardır.
M
Mehmet Türk Meali
O yaptıklarıyla övünen ve yapmadıklarıyla da övülmek isteyenlerin, azaptan kurtulabileceklerini sanma ve sakın böyle bir zanna¹ kapılma.² Zîrâ onlar için (âhirette) acıklı bir azap vardır.
M
Mehmet Çakır Meali
Sevgili resulüm! yaptıklarından dolayı şımaranların, hiç yapmadığı şeylerden dolayı övülmekten hoşlananların cezadan kurtulacaklarını sanma. Onlara verilecek ceza çok kıvrandıracak.
M
Mehmet Çoban Meali
Yapıp ettiklerine sevinen, yapmadıklarıyla övülmeyi sevenlerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma! Onlar için elem dolu azap vardır.
M
Muhammed Esed Meali
Sanma ki bu şekilde başardıklarıyla övünen ve yapmadıkları ¹⁴⁵ ile övülmekten hoşlananlar azaptan kurtulabilecekler. Onları [ahirette] şiddetli bir azap beklemektedir.
M
Mustafa Çavdar Meali
Sakın, yaptıkları kötülüklerle sevinen ve sahip olmadıkları özelliklerle anılmaktan hoşlanan kimselerin azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlara acıklı bir azap vardır. 2/44, 14/42
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar, evet onlar, sanma ki[⁷⁰³] azaptan kurtulabilecekler:[⁷⁰⁴] Onların hakkı elem verici bir azaba mahkûm olmaktır.
O
Orhan Kuntman Meali
Yaptıkları herhangi bir iş ile böbürlenen ve yapmadıkları bir şeyle övülmekten hoşlanan kimselerin sakın azaptan kurtulacaklarını sanmaym, onlar için (ahirette) çetin bir azap hazırlanmıştır.
O
Osman Fırat Meali
Yaptıklarıyla ferahlanan, yapmadıklarıyla da övülmeyi sevenlerin azaptan kurtulacaklarını sanma; onlar için elim bir azap vardır.
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, qilgan yomon ishlariga suyunib, qilmagan yaxshi ishlariga maqtalishni xush ko‘radigan kimsalarni azobdan najotda deb hisoblamang.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ṣanmasunlar ol kişiler kim sevinürler özlerine virilen māl bile, daḫı sever‐ler medḥ olmaġa özleri işlemegen nesne‐y‐ile. Anları ṣanmañuz ki ḳurtuldılarcehennem ‘aẕābından. Daḫı anlara vardur yürekler açıdıcı ‘aẕāb.
S
Suat Yıldırım Meali
Yaptıklarından ötürü sevinen, öbür taraftan yapmadıkları işlerden dolayı övülmek isteyen kimselerin sakın azaptan yakayı kurtaracaklarını sanma! Çünkü onlara o can yakıcı azap vardır.
S
Süleyman Ateş Meali
O ettiklerine sevinen, yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenlerin, azabdan kurtulacaklarını sanma. Onlar için acı bir azab vardır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Hakkı gizlemek ve 'ahidlerine vefâ itmemek husûsunda yapdıkları şeyle memnûn olan ve işlemedikleri şeylerle medh u senâ olunmalarını sevenlerin 'azâbdan kurtulacaklarını ve 'azâbdan emîn bir halde bulunacaklarını zan itme. Onlar içün elemli ve acılı 'azâb vardır. [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Yaptıklarıyla mutlu olan, yapmadıklarıyla övülmek isteyen bu kimselerin azaptan kurtulacaklarını düşünme[*]. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
O ettikleriyle zevklenen, yapmadıkları şeylerle övünmeyi seven kişileri bir şey sanma. Artık, onları azaptan kurtulmuş da sanma. Korkunç bir azap vardır onlar için.
Y
Yusuf Ali (English)
Think not that those who exult in what they have brought about, and love to be praised for what they have not done,-(496) think escape the penalty. For them is a penalty Grievous indeed.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları ile de metholunmalarını arzu eden kimseleri sakın sanma, artık onları zannetme ki, onlar azabtan kurtulacakları bir yerde bulunacaklardır. Ve onlar için pek acıklı bir azab vardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ettiklerine sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananları azaptan kurtulurlar sanma. Onlar için acı bir azap vardır.
İ
İhsan Aktaş Meali
Yaptıkları (kötülükler, gerçekleri gizlemek) ile sevinen ve yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten hoşlananları (kazançlı) sanma; (ahirette) onların azaptan kurtulacaklarını da sanma ve onlar için acıklı bir azap vardır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
(Fakirlere) Verdikleri şeylerle övünenleri ve yapmadıkları şeylerle başkaları tarafından övülmeyi sevenlerin, azaptan kurtulduklarını zannetme, onlar için acıklı bir azap vardır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Sakın sanma ki onlar getirdikleri şey ile şâdolup yapmadıkları [²] şey ile öğülmesini sevenler kurtulacaklardır. Sakın sanma ki onlar azaptan kurtulacak bir yerde bulunacaklardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İ
İsmail Yakıt
(Ey peygamber!) Yaptıkları şeylerle sevinenlerin/mutlu olanların ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenlerin sakın ha sakın azaptan kurtulacaklarını sayma/sanma! Onlar için çok acı veren bir azap vardır.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimseler ki yaptıkları kötülükle içleri açılır, yapmadıkları iyilikle de övülmeyi isterler, sakın sen onların azaptan kurtulacak bir yerde bulunacaklarını sanma. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sakın, yaptıkları (kötülüklerle) ferahlayan, yapmadıkları şeylerle övülmekten hoşlanan kimselerin azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlara acı bir azap vardır.
Âl-i İmrân Suresi 188. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 188. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 188. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 188. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 188. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?