Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 191. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azabından.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar ki; ayakta, oturarak ve yanları üzerinde iken hep Allah'ı hatırlayıp anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın, bizi ateş azabından koru.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Aklı ve basireti olanlar ki) Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken (devamlı) Allah’ı hatırlar (O’nu zikreder ve O’na yalvarırlar), göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde (dikkat ve ibretle) düşünür (eşyanın hikmet ve hakikatini anlamak üzere ilmi ve fikri araştırma yaparlar) ve “Rabbimiz, Sen (bütün) bunları hâşâ (gayesiz ve hikmetsiz) boş yere ve bâtıl sebeplerle yaratmadın (ve asla başıboş bırakmadın), Sen (böyle yersiz ve yararsız iş yapmaktan) Yücesin. Bizi ateşin azabından koru” (diye yalvarırlar).
A

Ahmet Tekin Meali

Akıl ve vicdan sahipleri, kıyamda, namaz kılarken, yürürken, meclislerde otururken, yanları üzerinde yataklarında yatarken, Allah'ı zikredenler, ibadet edenler, Allah'ın, dinini, şeriatını anlatanlardır, göklerin ve yerin yaratılması konusunda düşünenler, inceleme yapanlardır.
“Ey Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ve tenzih ederiz. Bizi Cehennem azabından koru” diyenlerdir.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar ayakta, otururken, yanları üstüne yatarken Allah'ı anar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Ey Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen çok yücesin. Bizi ateşin azabından koru!"
A

Ali Bulaç Meali

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) 'Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sağ duyulular o kimselerdir ki, ayakta iken, otururken ve yatarken (dâima) Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında Allah'ın varlığını isbat için iyice düşünürler ve şöyle derler: “-Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin (berîsin). Artık bizi cehennem ateşinden koru.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Öyle öz sahipleri ki; ayakta, oturarak ve yatarak Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılmasında tefekkür ederler. “Ey Rabbimiz! Sen bu kâinatı boşuna yaratmış değilsin. Seni böyle bir kusurdan tenzih ederiz. Sen bizi Cehennem azabından koru!”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Aklı selim sahipleri ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunu, boşuna yaratmadın; seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Bizi cehennem azabından koru!”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dururlarken, otururlarken, uzanırlarken hep Allahı anarlar, göklerin, yerin yaradılışın düşünürler de: «Ey Tanrımız! Bunları sen boş yere yaratmadın, sen kutsalsın, bizi ateş azabından saklayasın» demektedirler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O kəslər ki, ayaq üstə olanda da, oturanda da, uzananda da Allahı xatırlar, göylərin və yerin yaradılması haqqında düşünər (və deyərlər): “Ey Rəbbimiz! Sən bunları boş yerə yaratmamısan! Sən pak və müqəddəssən! Bizi cəhənnəm odunun əzabından (Özün) qoru!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar ki ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah’ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!” 
C

Cemil Said (1924)

Ayakda iken oturur iken yatarken dâimâ Allâh’ı ve ’arzın yaradılmasını düşünenler "Yâ rabbi bunları bâtıl olarak halk itmedin ya, seni takdîs ideriz dirler, bizleri ateş ’azâbından kurtar"
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: "Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru"
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

onlar ki gerek kıyâm-u kuudde ve gerek yanları üzerinde hep Allahı zikrederler ve Göklerin, Yerin yaradılışında fikr ederler: ya Rabbena, derler: bunu sen boşuna yaratmadın sübhansın, o halde bizleri o ateş azabından kour
E

Emrah Demiryent Meali

(İşte) Onlar (mü’minler), ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken (hep) Allah’ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): “Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni her türlü noksan sıfattan tenzih ederiz, bizi (cehennem) ateş (inin) azabından koru!
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarlarken, Allah'ı anarlar.¹ Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: “Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim añarlar Tañrı’yı, örü ŧururken daħı otururken, daħı yanları üzere- y-iken; daħı endįşe eylerler gökler yaratmaġında daħı yirüñ. “iy çalabumuz ya'nį eydürler yaratmaduñ uşbunı fayıdasuz. arulıġuñ senüñ pes śaķla bizi od 'aźābından.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar (o salim akıl saahibleri öyle insanlardır ki) ayakda iken, otururken, yanları üstünde (yatar) iken (hep) Allahı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler. (İmâl-i fikr edenler ve şöyle derler:) «Ey Rabbimiz. Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (bundan) pâk ve münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler. Derler ki: “Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen münezzehsin, bizi ateşin azabından koru.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar ki, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine (yatar) iken Allah'ı zikrederler ve gökler ile yerin yaratılışı hakkında (derin derin) düşünürler. (Ve şöyle duâ ederler:) “Rabbimiz! (Sen) bunları boş yere yaratmadın; sen (bundan) münezzehsin, artık bizi ateşin azâbından muhâfaza eyle!”(2)
K

Kadri Çelik Meali

Onlar ayakta iken, otururken ve yan yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler de, “Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru” derler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!
M

M. Pickthall (English)

Such as remember Allah, standing, sitting, and reclining, and consider the creation of the heavens and the earth, (and say): Our Lord! Thou createdst not this in vain. Glory be to Thee! Preserve us from the doom of Fire
M

Mahmut Kısa Meali

O sağduyu sahipleri ki, ayaktayken, otururken ve hattâ dinlenmek için uzanıp yatarken, sürekli olarak Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin akıllara durgunluk veren o muhteşem yaratılışındaki hikmet ve anlamı üzerinde derinden derine düşünür ve Allah’a şöyle niyaz ederler:
“Ey Rabb’imiz! Sen bütün bunları hikmet ve amaçtan yoksun olarak yaratmış olamazsın. Çünkü Sen, abesle iştigal etmekten uzaksın, yüceler yücesisin! Hikmet ve adâletinin gereği olarak, cennet de haktır, cehennem de haktır; o hâlde, bizi cehennem azâbından koru yâ Rab!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlar ki ayakta iken, otururken, yan üzeri yatarken Allah’ı anarlar. Yer’in ve Gökler’in yaratılışı hakkında düşünürler: -"Rabbimiz! Bunu boşuna yaratmadın.
Sen sübhansın; bizi Ateş’in azâbından koru!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerineyken (her zaman) Allah’ı hatırlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünür (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu [batıl] olarak (boş yere) yaratmadın. [*] Sen yücesin. [*] Bizi cehennem azabından koru!
M

Mehmet Türk Meali

O (akıl sahipleri) ayaktayken, otururken ve uzanmışken (her hallerinde) Allah’ı dillerinden düşürmezler,¹ göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler.² Ve: “Ey Rabbimiz! Sen, bütün bunları boşuna yaratmadın. Biz Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız, bizi Cehennem azabından koru.” (derler.)
M

Mehmet Çakır Meali

Çalışırken, otururken, dengilip yatarken Allah adını dilinden düşürmeyen bilginler, göklerin ve yerin nasıl yaratıldığını düşünürken şöyle mırıldanırlar: " Ya Rab! Bütün bunları boşuna yaratmadın. Sen muhteşemsin. N'olur ateşe atma bizi.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünerek: "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın! Seni eksikliklerden uzak tutarız! Bizi ateş azabından koru!"
M

Muhammed Esed Meali

Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında ¹⁴⁶ Allah’ı anar, [ve] göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: “Ey Rabbimiz! Sen bunları[n hiç birini] anlamsız ve amaçsız ¹⁴⁷ yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar ki, ayakta, otururken ve yanları üzere yatmış durumdayken Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünerek şöyle dua ederler: “Rabbimiz, bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yüceler yücesisin. Bizi ateşin azabından koru!” 2/186, 10/12
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar ki; ayaktayken, otururken ve yatar haldeyken[⁷⁰⁶] Allah’ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerine tefekkür ederler: “Rabbimiz! Bütün bunları anlamsız ve amaçsız yaratmadın![⁷⁰⁷] Yücelikte eşsizsin! Bizi ateşin azabından koru!”
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar ki, ayakta dururken, otururken, yan üstü yatarlarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler ve "Ey Rabbimiz, sen bunları elbet boşuna yaratmadın, noksan sıfatlardan münezzehsin Sen, Cehennem azabından koru bizi Yarabbi!
O

Osman Fırat Meali

O kimseler ki Allah’ı ayakta ve otururken, yanları üzerine yatarken anıyorlar ve göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ediyorlar; (diyorlar ki): “Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın; sen sübhansın, bizi ateşten koru.”
S

Sardorxon Jahongir

Ular Allohni tik turganlarida ham, o‘‎tirgan hollarida ham, yotganlarida ham zikr qiladilar va osmonlaru Yerning yaratilishi haqida tafakkur qilib: “Ey Robbimiz, Sen bu koinotni bekorga yaratmagansan. Sen nuqsonlardan xolisan va bizlarni do‘‎zax azobidan saqlagin”, – deydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler kim ẕikr iderler Tañrı Ta‘ālā[yı] ayaḳ üstine dururken ve oturur‐ken ve yanları üstine yatarken. Daḫı fikr iderler yaradılmaġında gök‐lerüñ ve yirlerüñ. Eydürler: İy bizi yaradan Allāh, yaratmaduñ sen bunı bāṭılüstine, münezzehsin barça ‘ayblardan, ḳurtar bizi cehennem odınuñ‘aẕābından.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar ki Allah'ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey Yüce Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru! ” [4, 103; 38, 27] {KM, Tesniye 6, 7; 11, 19}
S

Süleyman Ateş Meali

Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Öyle 'akl-ı kâmil sâhibleri ki Allâh Te'âlâ'yı ayakda, otırdukları ve yatdıkları halde (her zamân) zikr iderler ve göklerin ve yerin yaradılmasında tefekkür idüb düşünerek: "Yâ Rabbî! Bütün bunları 'abes ve beyhûde halk itmedin, sen lüzûmsuz ve bâtıl bir şey yaratmakdan münezzehsin, bizi cehennem 'azâbından sakla" dirler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar; ayakta, otururken ve yanları üstünde iken[*] Allah’ı zikreder (anlayarak Kur’an okur) göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Derler ki "Rabbimiz (Sahibimiz)! Sen bunu boşuna yaratmadın, sana içten boyun eğeriz, bizi o ateşin azabından koru!"
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!"
Y

Yusuf Ali (English)

Men who celebrate the praises of Allah, standing, sitting, and lying down on their sides,(498) and contemplate the (wonders of) creation in the heavens and the earth, (With the thought): "Our Lord! not for naught Hast Thou created (all) this! Glory to Thee! Give us(499) salvation from the penalty of the Fire.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlar ki, ayakta iken de ve yanları üzerine yatarlarken de Allah Teâlâ'yı zikrederler ve göklerin ve yerin yaradılışı hakkında tefekkürde bulunurlar. İşte onlar şöylece tesbih ve niyazda bulunur dururlar: «Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin, artık bizleri ateş azabından koru...»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar ayaktayken de, otururken de, yatarken de Allah'ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler: “Bunları boşuna yaratmadın, ey Rabbimiz! Seni bütün noksanlardan uzak tutarız. Sen de bizi ateş azabından koru.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar ki ayakta iken, otururken, yan yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar; göklerin ve yerkürenin (evrenin) yaratılışı konusunda (araştırma yapıp inceden inceye) düşünürler (ve derler ki:) “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiç birini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi (ahirette) ateş azabından koru!*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O akıl sahipleri, ayakta iken, otururken ve yanları üzerine uzanmış yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederek “Rabbimiz! Sen bunları boşa yaratmadın, sen her şeylerden yücesin, bizi ateşin azabından koru” derler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ki ayakta iken, otururken, yatarken [³] Allah/ı anarlar; Göklerin ve yerin yaratılmasını düşünürler de derler: «Ey Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Sen tamamiyle münezzehsin [⁴]. Artık bizi ateş azabından koru»
İ

İsmail Yakıt

Onlar, ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken Allah’ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler (ve şöyle yakarırlar): “Rabbimiz Sen bunu boş yere yaratmadın. Sen’i tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar, yerlerin, göklerin yaratılması üzerinde derin derin düşünürler de derler: " Ey çalabımız! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni ulularız. Sen bizi ateşin azabından koru.
Ş

Şaban Piriş Meali

O akıl sahipleri, ayakta da, otururken de, yanları üzere yatarken de Allah'ı düşünürler/anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerek şöyle dua ederler:-Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru!

Âl-i İmrân Suresi 191. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 191. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 191. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 191. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 191. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim