Sana iyice bildirildikten sonra da gene bu hususta seninle tartışan olursa de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, biz bizzat gelelim, siz de gelin. Ondan sonra da dua edelim ve Allah'ın lanetini yalancılara havale edelim.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Sana gelen bu gerçek bilgiden sonra, kim seninle bu gerçekler hakkında tartışırsa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz siz hepimizi çağıralım, sonra hepimiz birden gönülden yalvaralım ve Allah'ın lanetinin, O'nun rahmetinden uzak olmanın, aramızdan yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Artık Sana gelen (ve herkese tebliğ edilen) bunca ilimden (ve İlahi vahiyden) sonra; hâlâ onun (Hz. İsa’nın dünyaya gelişinin, Kur’ani gerçeklerin ve Peygamber sünnetinin) hakkında Seninle çekişip tartışmaya girişir (ve bâtılda inat ederler)se onlara de ki: “Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendi şahsımızı (ve en yakınlarımızı) ve siz kendi şahsınızı (ve arkadaşlarınızı) çağırıp (bir araya toplayalım); sonra da karşılıklı mübahale edip (içtenlikle Allah’ın kahrını ve ğadabını isteyip) de; Allah’ın lanetinin yalan söyleyenlerin üstüne olması için gönülden yalvaralım (böylece beddualaşalım).”
A
Ahmet Tekin Meali
Sana bu kadar bilgi geldikten sonra, deliller getirerek seninle bu konuda tartışanlara:
“Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, biz oğullarımızı, siz de oğullarınızı, biz hanımlarımızı, siz de hanımlarınızı çağıralım. Sonra ihlas ve samimiyetle dua ve niyazda bulunarak, Allah'ın lânetinin yalancılar üzerine olmasını dileyelim” diye ilan ederek söyle.
A
Ahmet Varol Meali
Kim sana gelen ilimden sonra bu konuda seninle tartışmaya girerse de ki: "Gelin, bizim çocuklarımızı da sizin çocuklarınızı da, bizim hanımlarımızı da sizin hanımlarınızı da kendimizi de çağıralım ve sonra lanetle dua ederek, Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim." [10]
A
Ali Bulaç Meali
Artık sana gelen bunca ilimden sonra, onun hakkında seninle 'çekişip-tartışmalara girişirlerse' de ki: 'Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ınlanetini yalan söyleyenlerin üstüne kılalım.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Îsâ (aleyhisselâm'ın) Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna dâir sana ilim geldikten sonra onun hakkında kim seninle münakaşaya kalkışırsa şöyle de: “- Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizleri ve sizleri çağıralım; sonra hepimiz dua edip yalvaralım da Allah'ın lânetini yalancıların üzerine okuyalım.”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Bu konuda sana bilgi geldikten sonra seninle tartışan olursa onlara söyle: “Gelin, çoluk çocuğumuzu ve kendimizi toplayalım, sonra dua edip, “Allah’ın laneti yalancılara olsun!” diyelim. (Ki kimin samimi olup olmadığı belli olsun.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sana gelen asıl bilgiden sonra, kim seninle bu konuda tartışırsa, de ki: “Geliniz, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sana bilgi geldikten sonra, kim seninle tartışırsa bu yolda, onlara diyesin ki: «Hem biz, hem de siz, oğullarımız, karılarımız hep toplanalım, sonra lânetleşelim, Allahın lâneti yalan söyliyenler üzerine olsun diyelim
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(İsanın Allahın qulu və peyğəmbəri olması barədə) sənə göndərilən elmdən (mə’lumatdan) sonra buna (İsanın əhvalatına) dair səninlə mübahisə edənlərə de: “Gəlin biz də oğlanlarımızı, siz də oğlanlarınızı; biz də qadınlarımızı, siz də qadınlarınızı; biz də özümüzü, siz də özünüzü (bura) çağıraq! Sonra (Allaha) dua edib yalançılara Allahın lə’nət etməsini diləyək!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”
C
Cemil Said (1924)
Bu hakîkatlerin sana vusûlünden sonra seninle mubâhase idenlere şu cevâbı vir: "Geliniz sizin ve bizim çocuklarınızı sizin ve bizim kadınlarımızı çağıralım, bizzat biz de siz de gelelim ba’dehû Allâh’dan istirhâm idelim yalancılara la’net itsün"
D
Diyanet Vakfı Meali
Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekişenlere de ki: Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı çağıralım, sonra da dua edelim de Allah'tan yalancılar üzerine lânet dileyelim.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lânetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım.”[92]
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Sana gelen ilimden sonra artık her kim seninle münakaşaya kalkarsa haydı de: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımız ve kadınlarınızı kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım sonra can-u gönülden ibtihal ile duâ edelim de Allahın lâ'netini yalancıların boynuna geçirelim
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm!) Sana (Îsâ hakkında, tarafımızdan vahiy yolu ile) gelen (ve kendilerine tebliğ ettiğin) bunca ilimden (hakikatten) sonra, artık kim (Îsâ’nın ilâh olduğu ya da Allah’ın oğlu olduğu iddiâsı ile) seninle tartışmaya girişirse, (onlara) de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendimizi ve siz de kendinizi ortaya koyalım da (Îsâ hakkında hangimiz yalan söylüyorsa,) yalancının helâkını isteyerek Allah’ın lânetinin, yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
E
Erhan Aktaş Meali
Sana gelen ilimden¹ sonra, her kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: “Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi² çağıralım; sonra da içtenlikle Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes her kim ḥüccetleşe senüñ-ile, anuñ içinde; andan śoñra kim geldi saña bilmek; eyit: “gelüñ oķıyalum er oġlanlarumuzı ya'nį ḥasan hüseyin, daħı er oġlanlaruñuzı daħı 'avratlarumuzı; ya'nį fāŧıma daħı 'avratlaruñuzı; daħı gendüzümüzleri andan la'net eyleşelüm pes ķılalum Tañrı la'netin yalancılar üzere.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Artık sana (bu) ilim geldikden sonra kim seninle onun hakkında çekişirse de ki: «Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimiz ve kendinizi çağıralım, sonra (hepimiz bir arada olarak) düâ ve niyaz edelim de Allahın lanetini yalancıların üstüne okuyalım».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sana gelen ilimden sonra, onun hakkında seninle tartışırlarsa de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizimkileri ve sizinkileri de çağıralım; sonra dua edip Allah’ın lanetinin yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
Artık sana ilim geldikten sonra, kim onun (Îsâ'nın) hakkında seninle tartışırsa, bunun üzerine de ki: “(İddiânızda samîmî iseniz) gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden duâ edelim de Allah'ın lâ'netini yalancıların üzerine kılalım!”(4)
K
Kadri Çelik Meali
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: “Gelin oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı; nefislerimizi ve nefislerinizi çağıralım, sonra lânetleşelim de Allah'ın lânetinin yalancılara olmasını dileyelim.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartışmaya kalkışırsa, de ki: “Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da Allah’ın lâneti yalancıların üzerine olsun diye dua edelim.”
M
M. Pickthall (English)
And whoso disputeth with thee concerning him, after the knowledge which hath come unto thee, say (unto him): Come! We will summon our sons and your sons, and our women and your women, and ourselves and yourselves, then we will pray humbly (to our Lord) and (solemnly) invoke the curse of Allah upon those who lie.
M
Mahmut Kısa Meali
Sana bu Kur’an aracılığıyla gerçek ilim geldikten sonra, artık kim İsa’nın ilâh olduğunu iddia ederek onun hakkında seninle tartışmaya girişirse, onlara de ki: “O hâlde gelin; hepimiz çocuklarımızı, hanımlarımızı ve bütün halkımızı Allah’ın huzurunda şâhitliğe çağırarak toplanalım; sonrahep birlikte O’na duâ edelim de, Allah’ın lânetinin, aramızdan yalan söyleyenlerin üzerine olmasını ve yalancıların, toplu bir helâk ile yok edilmesini dileyelim!” Bu ayet, Hz. İsa’nın Allah veya Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hıristiyanlarından bir heyet ile Peygamber arasında çıkan bir tartışma sonucunda indirilmiştir. Allah’ın elçisi, Kur’an’ın ortaya koyduğu bunca delilleri inatla reddeden bu insanlara, en son olarak ayette bildirilen teklifi sundu. Fakat onlar, bu işin akıbetinden korktular ve lânetleşmeye yanaşmadılar.
M
Mahmut Özdemir Meali
Kim sana İlim’den geldikten sonra seninle bu konuda (karşı deliller ileri sürerek) karşılıklı tartıştıysa, de ki:
-"Hadi, gelin! Kendimizi ve kendinizi, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, oğullarımızı ve oğullarınızı çağıralım!
Sonra tevâzu içinde gönülden yalvararak dua edelim, Allah’ın lanetini Yalancılar’ın üzerine atalım!".
M
Mehmet Okuyan Meali
Sana bilgi geldikten sonra seninle bu konuda tartışanlara de ki: “Gelin, biz ve siz, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım; sonra da Allah’ın lanetinin yalancılar üzerine olması için gönülden lanetleşelim.” [*]
M
Mehmet Türk Meali
Sana gelen bu bilgiden sonra kim, bu konuda seninle tartışacak olursa onlara: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi bir araya toplayalım, sonra da Allah’ın lânetinin yalancıların üzerine olmasını dileyerek, karşılıklı lânetleşelim.” de.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Sana gelen bunca bilgiye rağmen bu konularda seninle tartışanlara şunu söyle:" Gelin! Her iki taraftan kendi çocuklarınızı, kadınlarınızı eş dost kim varsa hepsini çağıralım, sonra hep birlikte kalkıp yalancılara lanet okuyalım."
M
Mehmet Çoban Meali
Sana ayetlerimle gerekli bilgiler, gerekli açıklamalar geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa; onlara de ki: "Gelin oğullarımızı oğullarınızı, kadınlarımızı kadınlarınızı çağıralım! Hepimiz toplanalım! Sonra gönülden dua ederek diyelim ki, Allah’ın cezası yalan söyleyenlerin üzerine olsun! Eğer doğru söyleyenlerden isek bu ceza bize dokunmaz!"
M
Muhammed Esed Meali
Sana gelen asıl bilgiden sonra, kim seninle bu [hakikat] hakkında tartışırsa de ki: “Gelin! Oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizim yandaşlarımızı ve sizin yandaşlarınızı çağıralım; sonra [birlikte] tevazu içinde ve gönülden yalvaralım ve Allah’ın lânetinin [aramızdan] yalan söyleyenlerin ⁴⁸ üzerine olmasını dileyelim.”
M
Mustafa Çavdar Meali
Sana vahyin bilgisi geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağırarak toplanalım. Sonra gönülden yalvaralım da Allah’ın lanetinin, yalancıların üzerine olmasını dileyelim.” 2/120, 13/37, 5/116-117
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sana gelen (bu) bilgiden sonra, bu konuda seninle tartışanlara[⁶⁰⁴] de ki: Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizler ve sizler[⁶⁰⁵] bir araya gelelim; sonra candan yürekten yalvaralım ve Allah’ın lânetinin yalan söyleyenler üzerine olmasını dileyelim.
O
Orhan Kuntman Meali
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra, kim seninle (bu konuda) tartışacak olursa de ki: "Geliniz:, oğullarımız ve oğullarınız, kadınlarımız ve kadınlarınız, biz ve siz bir araya gelelim, hepimiz dua ve niyazda bulunalım, Allah'tan yalancılar üzerine lanet dileyelim!
O
Osman Fırat Meali
Kim onun (Îsâ’nın) hakkında, sana gelen bu bilgiden sonra seninle tartışırsa de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra da gönülden, Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diyelim.”
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, sizga yetib kelgan haq ilmdan keyin ham bu haqda siz bilan tortishsalar ularga: “Unda kelinglar, bolalarimiz va bolalaringizni, ayollarimiz va ayollaringizni, biz o‘zimizni siz esa o‘zingizni chaqirib to‘planamiz-da, keyin Allohning la’nati yolg‘onchilarga bo‘lsin deb Unga iltijo qilamiz”, – deb ayting.
Artık sana bu ilim geldikten sonra, kim seninle Îsâ hakkında tartışmaya girerse de ki: “Haydi gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, hanımlarımızı ve hanımlarınızı ve bizzat kendimizi ve kendinizi çağırıp, sonra da gönülden Allah'a yalvaralım da bu konuda kim yalancı ise Allah'ın lânetinin onların üzerine inmesini dileyelim! ”
S
Süleyman Ateş Meali
Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la'netle du'a edelim de, Allah'ın la'netini yalancıların üstüne atalım!"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sana hakkın hak oldığına 'ilim geldikden sonra onda seninle mücâdele idene di ki: Gelin evlâdlarımızı ve evlâdlarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, ve nefsimizi ve nefsinizi da'vet idelim (toplayalım) sonra Cenâb-ı Hakk'a yalvarub Allâh'ın la'netini yalancılar üzerine kılalım (yalancılara la'net du'âsı idelim) [²]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bu bilgi geldikten sonra seninle kim tartışırsa de ki “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, sizler ve bizler de katılalım; arkasından “Allah'ın laneti (dışlaması), yalancıların üstüne olsun.” diye yalvaralım.“
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sana ilimden bir nasip geldikten sonra, hak konusunda seninle tartışana de ki: "Gelin; oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, öz benliklerimizi ve öz benliklerinizi çağıralım, mübâhele edelim de Allah'ın lanetini yalancılar üzerine salalım."
Y
Yusuf Ali (English)
If any one disputes in this matter with thee, now after (full) knowledge Hath come to thee, say: "Come! let us gather together,- our sons and your sons, our women and your women, ourselves and yourselves: Then let us earnestly pray, and invoke the curse of Allah on those who lie!(400)"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık sana ilim geldikten sonra her kim onun hakkında seninle münakaşada bulunursa, de ki: «Geliniz, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendi şahıslarımız ve şahıslarınızı davet edelim, sonra tazarru ve niyazda bulunalım, Allah Teâlâ'nın lânetini yalancılar üzerine kılalım.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Sana gelmiş olan ilimden sonra kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağırıp toplanalım; sonra dua edelim de Allah'ın lâneti yalancılar üzerine olsun.(14)
İ
İhsan Aktaş Meali
Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna dair) bilgi geldikten sonra, kim onun hakkında seninle tartışırsa, bunun üzerine de ki: (İddiânızda samimi iseniz) gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, hanımlarımızı, hanımlarınızı, kendimizi ve kendinizi bir araya çağıralım; sonra gönülden yalvaralım ve Allah’ın dışlamasının (O’nun rahmetinden uzak olmanın, aramızdan) yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Sana gelen doğru bilgilerden sonra, seninle İsa nın haberi hakkında kim çekişiyor? Seninle çekişenlere deki “Oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendimizi ve sizde kendinizi ortaya koyalım, Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Sana ilim [¹⁰] vâsıl olduktan sonra İsa hakkında her kim sana karşı çene çalarsa onlara dersin: Gelin oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı çağıralım siz de gelin biz de gelelim sonra lânetleşelim [¹¹], Allah/ın lâneti yalancılara olsun, diye niyaz edelim.
İ
İsmail Yakıt
Kim, sana gelen bu ilimden sonra seninle bu konuda tartışmaya girecek olursa onlara de ki: “Öyleyse gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizimkileri [enfusena] ve sizinkileri çağıralım sonra gönülden yalvaralım ve Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık sana bu bilgi geldikten sonra herkim bununla senin üzerinde çekişecek olursa de ki: «Gelin, çocuklarımızı, çocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, bizleri, sizleri toplıyalım, sonra yalvaralım, Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diyelim.»
Ş
Şaban Piriş Meali
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki:-Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı; bizi ve sizi çağıralım. Sonra tevazu içinde gönülden yalvaralım da Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.
Âl-i İmrân Suresi 61. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 61. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 61. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 61. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 61. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?