Şöyleböyle bilginiz olan şeye dair tartışıp duruyorsunuz ama hiç bilginiz olmayan şeyde de ne diye tartışmaya kalkışırsınız? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Siz bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah herşeyi bilir, siz bilmezsiniz.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki, haydi) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa (her şeyin gerçeğini) Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
A
Ahmet Tekin Meali
İşte siz böylesiniz. Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda deliller getirerek tartıştınız, anladık. Niçin hakkında bilginiz olmadığı konularda delil icat ederek tartışıyorsunuz? Bunları Allah biliyor, sizin bu konularda bilginiz yok, hiçbir şey bilemezsiniz.
A
Ahmet Varol Meali
Siz şu (akıl edemeyen) kimseler! Diyelim ki, hakkında bilgi sahibi olduğunuz bir hususta tartışmaya girdiniz. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir hususta niçin tartışıyorsunuz! Allah bilir, siz ise bilemezsiniz.
A
Ali Bulaç Meali
İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İşte siz, o kimselersiniz ki, hakkında biraz bilgi sahibi olduğunuz şeyde (kitabınızda olan âhir zaman Peygamberine âit vasıflarda) niçin münakaşa ettiniz; ya hiç bir bilginiz olmayan şeyde (İbrahim'in dini hakkında) niçin münakaşa edersiniz? Allah hakikati bilir; halbuki siz bilmezsiniz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
İşte sizler, bildiğiniz konularda tartıştınız. Hiç bilmediğiniz konularda neden tartışıyorsunuz? Sizler hiçbir şey bilmez iken Allah her şeyi bilir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İşte siz böyle kimselersiniz! Haydi bilginiz olan şeyler hakkında tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz? Halbuki Allah her şeyi bilir, ama siz bilemezsiniz.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ha, işte siz, bildiğiniz şeyler üzerine de çekişmektesiz, niçin bilmediğiniz şeyler hakkında da çekişirsiz? Allah bilir, sizlerse bilmezsiz
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Bir baxın, siz o kimsələrsiniz ki, bildiyiniz şeylər barəsində mübahisə edirsiniz (bu aydındır) Bəs bilmədiyiniz şeylər barəsində niyə mübahisəyə girişirsiniz?! Əlbəttə, (həqiqəti) Allah bilir, siz bilməzsiniz!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilgi sahibi olduğunuz şey hakkında tartıştınız. Ya hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysaki (her şeyi) Allah bilir, siz bilemezsiniz.
C
Cemil Said (1924)
Siz ma’lûmâtınız olan şeyler hakkında mubâhase idiyorsunuz lâkin niçün bilmediğiniz şeyler hakkında da mubâhaseye kalkışıyorsınız? Allâh bilür, fakat siz bilmezsiniz.
D
Diyanet Vakfı Meali
İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İşte siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
İşte siz öylesiniz, haydi biraz bilginiz olan şeyde münakaşa etdiniz, ya hiç bir ilminiz olmıyan şeyde niçin münakaşa edersiniz? Halbuki Allah bilir siz bilmiyorsunuz
E
Emrah Demiryent Meali
İşte siz böylesiniz. Hadi diyelim ki, hakkında biraz bilginiz olan şeyde tartıştınız (peki) niçin hiçbir bilginiz olmayan bir hususta tartışıyorsunuz? Allah (her şeyi hakkıyla) bilir, (fakat) sizler bilemezsiniz.
E
Erhan Aktaş Meali
Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
[29b] siz şunlarsız kim dartışduñuz anuñ içinde kim sizüñdür aña pes nite ŧartışursız anuñ içinde kim yoķdur sizüñ aña bilmek daħı Tañrı bilür daħı siz bilmezsiz.
H
Hasan Basri Çantay Meali
İşte sizler onlarsınız ki hakkında (biraz) bilginiz olan şeyde (haydi) çekişdiniz (diyelim, ya) hiç bilgi (niz) olmayanlar hakkında haalâ neye çekişib duruyorsunuz? Halbuki (her şey'i) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sizler böylesiniz, hadi hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
H
Hayrat Neşriyat Meali
İşte siz öyle kimselersiniz ki, (haydi) hakkında (biraz) bilgi sâhibi olduğunuz şeyde(Mûsâ ve Îsâ mes'elesinde) tartıştınız; fakat hakkında hiç bilgi sâhibi olmadığınız şeyde(İbrâhîm mes'elesinde) niçin tartışıyorsunuz? Hâlbuki (onun gerçek mâhiyetini) Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.
K
Kadri Çelik Meali
Siz hadi bilginiz olan şey üzerinde tartıştınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İşte siz böylesiniz; hadi hakkında bilginiz olan konuda tartıştınız, fakat hiç bilgi sahibi olmadığınız bir konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz.
M
M. Pickthall (English)
Lo! ye are those who argue about that whereof ye have some knowledge: Why then argue ye concerning that whereof ye have no knowledge? Allah knoweth. Ye know not.
M
Mahmut Kısa Meali
Hadi diyelim ki, az çok bilginiz olan konulardatartıştınız; peki İbrahim’in inanç sistemi gibi hiç bilmediğiniz konularda ne diye tartışıyorsunuz? Oysa ki, bu gibi gayba dâir konuları ancak Allah bilir, siz bilemezsiniz. İşte her şeyi en iyi bilen Allah, size hakîkati bildiriyor:
M
Mahmut Özdemir Meali
Ha siz, ha onlar; hadi, bilginiz olan konularda karşılıklı tartıştınız; niçin bilginizin olmadığı konularda tartışıyorsunuz?
Allah biliyor; siz bilmezsiniz.
M
Mehmet Okuyan Meali
İşte siz böyle kişilersiniz! Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız (da), hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Allah bilir, siz bilmezsiniz.
M
Mehmet Türk Meali
İşte siz, böylesiniz. Diyelim ki hakkında biraz bilgi sahibi olduğunuz (İsa) hakkında tartıştınız. Peki, hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığınız (İbrahim) hakkında da, niçin tartışıyorsunuz? (Şunu unutmayın ki) Allah (her şeyi) bilir, siz (hiçbir şey) bilmezsiniz.
M
Mehmet Çakır Meali
Hadi bildiğiniz konularda çene çaldınız diyelim. Ya bilmediğiniz konularda neden ağız dalaşı yaparsınız ki? Her şeyi tam olarak Allah bilir, siz değil...
M
Mehmet Çoban Meali
İşte siz hep böyle kimselersiniz. Bilmediğiniz şeyler hakkında tartışıp duruyorsunuz. Diyelim ki yarım yamalak bildiğiniz şeyler hakkında tartışıyorsunuz. Peki, sizden önce yaşayan İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Bilmiyor musunuz? Gerçekleri Allah bilir, siz bilmezsiniz.
M
Muhammed Esed Meali
Siz, bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında ⁵² neden tartışıyorsunuz? Halbuki Allah [onu] bilir, ama siz bilmezsiniz:
M
Mustafa Çavdar Meali
İşte siz böylesiniz; hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda haydi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz! 3/20, 43/58
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hadi şu bildiğiniz şeylerde tartıştınız, fakat bilmediğiniz şey hakkında niçin tartışırsınız? Hâlbuki Allah bilir, fakat siz bilemezsiniz:
O
Orhan Kuntman Meali
Haydi biraz bilginiz olan şeyde tartıştınız diyelim, fakat hiçbir bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye çekişip duruyorsunuz! İşte sizler böyle (hak, hukuk) tanımaz kimselersiniz, oysa herşeyi ancak Allah bilir, siz bilemezsiniz!
O
Osman Fırat Meali
Hele bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, bilginizin olmadığı şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz.
S
Sardorxon Jahongir
Ey siz o‘sha yahudiy va nasroniylar! Sizlar Muso va Iso payg‘ambarlar haqida ozmi-ko‘pmi ma’lumotga ega bo‘lgan narsalar haqida tortishdingiz. Unda nega sizda u haqda hech qanday ilm bo‘lmay turib Ibrohim haqida tortishasizlar. Shubhasiz, hammasini Alloh biladi, sizlar esa bilmaysizlar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Siz daḫı anlar daḫı ḥüccet eyledüñüz siz bilgen nesnede. Niçün ḥüccet ey‐lersiz siz bilmegen nesnede? Tañrı Ta‘ālā bilür siz bilmezsiz.
S
Suat Yıldırım Meali
Haydi diyelim ki az çok bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz. Peki ne diye hakkında bilginiz olmayan hususlarda tartışıyorsunuz! Halbuki işin doğrusunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.
S
Süleyman Ateş Meali
Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sizler öylelersiniz ki bildiğiniz şeylerde (Tevrât ve İncîl'de musarrah olan şeylerde) 'inâd ile mücâdele idersiniz. Ona 'ilminiz olmayan şeyde (İbrâhîm'in dînî mes'elesinde) ne içün 'inâd ile mücâdele iylersiniz? Onı Allâh bilir, siz bilmezsiniz.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Siz hakkında bilginiz olan konuda tartışırsınız, ama hakkında bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıyorsunuz? Bunları bilen Allah’tır, siz bilmezsiniz.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İşte siz böyle insanlarsınız! Hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz. Peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyde neden tartışmaya giriyorsunuz? Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
Y
Yusuf Ali (English)
Ah! Ye are those who fell to disputing (Even) in matters of which ye had some knowledge(403)! but why dispute ye in matters of which ye have no knowledge? It is Allah Who knows, and ye who know not!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
İşte siz o kimselersiniz ki, sizin için kendisine dair bilgi bulunan şeyde mücadelede bulundunuz. Artık sizin için kendisine ait bilgi bulunmayan şey hakkında ne için mücadelede bulunuyorsunuz? Halbuki Allah Teâlâ bilir, siz bilmezsiniz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Siz ki, bir parça bilginiz olan konuda tartıştınız diyelim; hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında nasıl oluyor da tartışmaya giriyorsunuz? Herşeyi Allah bilir, siz bilmezsiniz.
İ
İhsan Aktaş Meali
İşte siz böyle kimselersiniz! (Diyelim ki biraz) bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysa Allah (her şeyi) bilir, siz bilmezsiniz.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Siz öyle kimselersiniz ki, haydi hakkında bilginiz olan konularda tartıştınız. Ama! Niçin bilginiz olmayan konularda tartışıp duruyorsunuz? Allah bilir, ama siz bilemezsiniz.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Öyle kimselersiniz ki bildiğiniz şeyler hakkında çene çalarsınız. Neden bilmediğiniz şeyler hakkında çene çalıyorsunuz? [⁴] Allah bilir, siz bilmezsiniz.
İ
İsmail Yakıt
Haydi sizler bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz diyelim ama hakkında hiç bilginiz olmayan konularda niye tartışmaya giriyorsunuz? Hâlbuki (onları) Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte siz böylesinizdir. Haydi, bildikleriniz üzerine çekiştiniz, ya bilmedikleriniz üzerine ne diye çekişiyorsunuz? Oysaki Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ş
Şaban Piriş Meali
İşte siz öylesiniz, biraz bir şeyler bildiğiniz konuda hadi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!
Âl-i İmrân Suresi 66. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 66. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 66. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 66. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 66. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?