Sureye Dön

Ankebût Suresi Suresi, 37. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Derken yalanlamışlardı onu da onları bir sarsıntı, helak edivermişti, derken evlerinde diz çökmüş bir halde yerlere yığılıp helak oluvermişlerdi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Fakat halkı O'nu yalanladı. Bu yüzden onları bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında, cansız bir şekilde serilip kaldılar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş (ve helake düşmüş) olarak sabahladılar.
A

Ahmet Tekin Meali

Onu da yalanladılar. Onların işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
A

Ahmet Varol Meali

Ancak onu yalanladılar. Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
A

Ali Bulaç Meali

Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakaladı, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Buna karşı, onu tekzib ettiler. Derken onları şiddetli sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarında dizleri üstü çökekaldılar (öldüler).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar ise, onu yalanladılar. Bunun üzerine bir deprem, onları yakalayıverdi; evleri içinde dizüstü yığılmış olarak kaldılar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Fakat onu yalanladılar; bu yüzden, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında dizüstü çöküverdiler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onu yalanladılar, hemencek onları bir deprem yakaladı, evlerinde dizi üstü düştüler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Amma (mədyənlilər) onu təkzib etdilər. Buna görə də onları (dəhşətli) bir sarsıntı (zəlzələ) bürüdü. Onlar dizüstə çöküb evlərində qaldılar (hamısı həlak oldu).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Kavmi, onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).
C

Cemil Said (1924)

Lâkin ânı yalancılıkla ithâm itdiler. Şiddetli bir sayhaya (ra’şeye) tutuldılar irtesi sabah hânelerinde ölmüş bulundılar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Buna karşı onu tekzib ettiler, derken onları o recfe tutuverdi de yurdlarında dizleri üstü çöke kaldılar
E

Emrah Demiryent Meali

Kavmi, onu yalanladı (ve hakkı inkârda ısrar ettiler). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).
E

Erhan Aktaş Meali

Fakat onu yalanladılar. Bu nedenle onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı; ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes yalan duttılar anlar anı; pes duttı anları ditremek pes oldılar sarāylarında [213b] ölüler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Fakat onu tekzîb etdiler. Derken kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarından hepsi (ölü olarak) diz üstü çöke kaldılar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Şuayb’ı yalanladılar, bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Fakat onu yalanladılar; derken kendilerini o sarsıntı yakaladı da bulundukları yurtta (dizleri üstüne) çöküp kalan kimseler oldular.
K

Kadri Çelik Meali

Ancak onu yalanladılar, bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüşler olarak sabahladılar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ama onu yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine kendilerini o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler!
M

M. Pickthall (English)

But they denied him, and the dreadful earthquake took them, and morning found them prostrate in their dwelling place.
M

Mahmut Kısa Meali

Fakat hemşehrileri onu yalanladılar; bunun üzerine, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları; böylece yurtlarında, cansız bir hâlde, yüzüstü yere serildiler!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onu yalanladılar. Recfe / "Şiddetli Sarsıntı" onları yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Kavmi) onu yalanlamıştı. Kendilerini (korkunç) bir sarsıntı yakalamıştı ve yurtlarında diz üstü çökmüşlerdi. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlar onu yalanlar yalanlamaz, hemen onları büyük bir sarsıntı yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Şuayb'a inanmadılar. Ardından müthiş bir sarsıntıya yakalandılar. Sonunda yurtları içinde büzüşüp kaldılar...
M

Mehmet Çoban Meali

Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Artık orada yoklardı.
M

Muhammed Esed Meali

Fakat, halkı o’nu yalanladı. Bu yüzden bir yer sarsıntısına maruz kaldılar: ve yurtlarında cansız bir şekilde yere serildiler. ³¹
M

Mustafa Çavdar Meali

Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları ansızın korkunç bir sarsıntı/deprem yakaladı ki yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. 11/84...95
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ne var ki onu yalanladılar; derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.[³⁵¹⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Fakat onu yalancı saydılar, bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı (titreme) yakalayıverdi de, yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
O

Osman Fırat Meali

Derken onu yalanladılar ve ardından onları şiddetli bir sarsıntı tuttu; yurtlarında cansız bir ceset olarak sabahladılar.
S

Sardorxon Jahongir

Ular Shu’aybni yolg‘‎onchiga chiqarishdi. Shundan keyin ularni dahshatli zilzila tutib, turgan joylarida murdaga aylanib tiz cho‘‎kib qoldilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yalanladılar Şu‘aybı. Helāk itdi anları ulu zelzele. Pes helāk oldılarevleri içinde, dizleri üstine çöküp.
S

Suat Yıldırım Meali

Fakat onlar kendisini yalancı saydılar. Bunun üzerine müthiş bir zelzele, kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi, oldukları yerde çökekaldılar.
S

Süleyman Ateş Meali

Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) deprem yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kavmi onı tekzîb iylediklerinden onları zelzele ahz ve helâk itdi. Evlerinde yüzikoyun düşerek telef oldılar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ama onlar Şuayb’a yalancı, dediler. Bunun üzerine onları, bir yer sarsıntısı yakaladı da yurtlarında dize geldiler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onu hemen yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini o korkunç sarsıntı/korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında diz üstü çömelenler haline geldiler.
Y

Yusuf Ali (English)

But they rejected him: Then the mighty Blast(3458) seized them, and they lay prostrate in their homes by the morning.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Halbuki, O'nu tekzîp ettiler, artık onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizleri üzerine çöküvermiş kimseler olarak sabahladılar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar Şuayb'ı yalanladılar. Derken onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Fakat onu (ve tebliğ ettiği mesajlarımızı) yalanladılar (zulüm ve taşkınlıklarına da devam ettiler) ve neticede korkunç bir (gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren) bir sarsıntı kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi de, yurtlarında meskenleri içinde cansız çökekaldılar.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Şuayb’ı yalanladılar ve onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinin içinde dizlerinin üzerlerine çöküp kaldılar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlarsa Şuayb/ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı aldı. Evlerinde dizüstü çökmüş, ölü bir halde kaldılar.
İ

İsmail Yakıt

Onu yalanladılar. Bu yüzden onları sarsıntı [recfetu] yakaladı. Onlar, evlerinde/yurtlarında diz üstü çökekaldılar [câsimîn].
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak onlar Şuayb’ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onlar öyle bir yer sarsıntısına uğradılar ki hepsi de evlerinde yerlere serilip kaldılar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde yapışıp kaldılar.

Ankebût Suresi 37. Ayet Meali ve Tefsiri

Ankebût Suresi 37. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ankebût Suresi 37. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ankebût Suresi 37. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ankebût Suresi 37. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim