Ve senden, azabın çarçabuk gelmesini isterler ve muayyen bir zamanı olmasaydı azap, gelip çatardı onlara ve azap, onlara apansız gelecek ve onların haberleri bile olmayacak.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Senden azabın hemen inmesini isterler. Eğer belirlenmiş bir vakti olmasaydı, azap onlara hemen gelirdi. Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada, o azap kendilerine ansızın gelecektir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Hakka ve halka hıyanet edenler, va’ad edilen) Azabı(n gelmesi hususunda) Senden acele (davranmanı) istiyorlar. Şayet adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azap çoktan gelip çatmıştı. Fakat kendileri şuurunda ve farkında olmadan, (azap ve yıkım) mutlaka apansız gelip onları bulacaktır.
A
Ahmet Tekin Meali
Senden, küstahça azâbı çabucak getirmeni istiyorlar. Eğer tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, azap elbette onlara gelip çatmıştı. Onlar farkında olmadan elbette ansızın gelecektir.
A
Ahmet Varol Meali
Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara azap gelirdi. Fakat onlar farkında değillerken o, kendilerine ansızın gelecektir.
A
Ali Bulaç Meali
Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Ey Rasûlüm, kâfirler, başımıza taş yağdır diye) senden azabın acele inmesini istiyorlar. Eğer belli bir vakit olmasaydı, o azab, onlara, muhakkak gelmişti. Elbette o, ansızın kendilerine gelecektir; onların (bu azabın gelişinden) haberleri olmıyacaktır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Senden acilen azabın gelmesini istiyorlar. Eğer tayin edilmiş bir süre olmasaydı, azap onlara gelecekti. Ve onlar farkına varmadan, aniden azap onlara gelecektir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Senden, azabı çabucak getirmeni istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, o azap kesinlikle onlara gelirdi. Fakat onlar farkında değilken azap ansızın kendilerine geliverecektir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
İvediyle senden azabı istiyorlar, adanmış bir zaman bulunmasaydı, o gelirdi anlamadan ansızın
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Müşriklər istehza ilə) səni tələsdirib əzabın tez gəlməsini istəyirlər. Əgər (bunun üçün) əvvəlcədən müəyyən edilmiş bir vaxt olmasaydı, sözsüz ki, əzab onlara gələrdi. Şübhəsiz ki, (əzab) onlara qəflətən, özləri də hiss etmədən gələcəkdir.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer önceden belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Fakat hiç farkında olmadıkları bir sırada elbette o (azap), ansızın kendilerine gelecektir.
C
Cemil Said (1924)
Senden ’azâbın ta’cîlini istiyorlar, eğer evvelce bir vakt-i mu’ayyen ta’yîn idilmemiş ola idi bu ’azâb hiç düşünmedikleri bir zamânda bağteten kendilerini bulur idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Senden, azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Eğer önceden tayin edilmiş bir vade olmasaydı, azap elbette onlara gelip çatmıştı. Fakat onlar farkında değilken, o ansızın kendilerine geliverecektir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Eğer önceden tayin edilmiş bir vade olmasaydı, azab elbette onlara gelip çatmıştı. Fakat yine de, hiç farkına varmadıkları bir sırada o kendilerine mutlaka gelecektir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Bir de senden acele azâb istiyorlar, eğer müsemmâ bir ecel olmasa idi o azab onlara muhakkak gelmişti ve elbette o kendilerine gelecek, şuurları olmıyarak ansızın gelecek
E
Emrah Demiryent Meali
(Kâfirler alaycı bir tavırla, “Haydi, başımıza taş yağdır” diyerek) senden, azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer (tarafımızdan) belirlenmiş bir (ecel ya da azap) vakti olmasaydı, o (istedikleri azap) onlara hemen gelirdi. Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada, o azap kendilerine ansızın gelecektir.
E
Erhan Aktaş Meali
Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir zaman olmasaydı, azap onlara elbette gelmişti. Ve o, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın gelecek.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ivdürürler seni 'aźāba. daħı eger degülmisse adanılmış müddet geleyidi anlara 'aźāb. daħı bayıķ gele-y-idi anlara añsuzda daħı anlar bilmezlerken.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Senden azâbı çarçabuk (getirmeni) isterler. Eğer muayyen bir vakit olmasaydı o, elbette onlara gelib çatmışdı bile. (Bununla beraber) o, kendileri farkında olmayarak, onlara ansızın gelecekdir muhakkak.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Senden, azabı acele istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı onlara mutlaka azap gelirdi. (Azap) onlara farkında değilken ansızın gelecektir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Bir de senden azâbı acele istiyorlar. Hâlbuki belirlenmiş bir müddet olmasaydı, o azab onlara mutlaka gelirdi. Ve şübhesiz ki (o istedikleri azab), kendilerine haberleri olmadan ansızın gelecektir.
K
Kadri Çelik Meali
Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azap gelmiş olurdu. Fakat kendileri farkında olmadan o (azap), onlara kuşkusuz ansızın geliverecektir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlar senden, azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Önceden belirlenmiş bir vade olmasaydı elbette azap tepelerine inmişti. Ama onlar farkında olmadan o ansızın kendilerine gelecektir.
M
M. Pickthall (English)
They bid thee hasten on the doom (of Allah). And if a term had not been appointed, the doom would assuredly have come unto them (ere now). And verily it will come upon them suddenly when they perceive not.
M
Mahmut Kısa Meali
İşledikleri bunca günaha rağmen, hâlâ başlarına taşlar yağmadığını gören ve bundan cesaret alan zâlimler, sana karşı küstahça meydan okuyor ve senden, bir an önce azâbı getirip kendilerini cezalandırmanı istiyorlar. Oysa Allah, tövbe edip doğru yola gelmeleri için onlara mühlet veriyor. Eğer ilâhî hikmet uyarınca, zâlimlerin yargılanması için belirli bir süre belirlenmemiş olmasaydı, bu küstahça davranışlarından dolayı, hak ettikleriazap çoktan başlarına çökmüş olurdu. Şimdilik onlara biraz daha mühlet verilecektir, fakat günü gelince, o alay edip durdukları azap, hiç beklemedikleri bir anda, onları ansızın yakalayacaktır!
M
Mahmut Özdemir Meali
Senden Azab’ı acele istiyorlar.
Belirlenmiş bir süre olmasaydı, Azâp onlara elbette gelirdi. Onlar farkında olmazken elbette onlara ansızın gelir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Senden, azabı acele (getirmeni) istiyorlar. Önceden belirlenmiş bir vade olmasaydı, azap onlara elbette gelip çatmıştı. Onlar farkında değilken, (o azap) ansızın kendilerine gelecektir. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Ey Muhammed!) Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Eğer (Allah tarafından) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara (şu ana kadar) kesinlikle gelirdi. (Eğer böyle giderlerse) o bekledikleri azap, farkına varmadıkları bir anda, onlara ansızın gelecektir.
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm onlar, felaket konusunda senin acele etmeni istiyorlar. Eğer ecel, süreli olmasaydı, felaket çoktan tepelerine binmişti. Yakında öyle anî bir acıya maruz kalacaklar ki, neye uğradıklarını bilemeyecekler.
M
Mehmet Çoban Meali
Senden azabı çabuk istiyorlar. Eğer belirtilmiş bir süre olmasaydı onlara azap hemen gelirdi. Azap onlara ansızın, onlar farkında değilken gelecektir.
M
Muhammed Esed Meali
Şimdi onlar, [Allah’ın] azabını çabuklaştırman için sana meydan okuyorlar; ⁵¹ eğer [bunun için Allah tarafından] belli bir vade konulmuş olmasaydı azap elbette başlarına hemen gelirdi! Ama o âniden kopup gelecek ve hiçbiri de farkında olmayacak.
M
Mustafa Çavdar Meali
Senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara azap hemen gelirdi. Ama azap onlara farkında olmadıkları bir anda ansızın gelecektir. 6/58, 35/45, 43/66, 47/18, 67/25
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve onlar, sana (meydan okuyarak) azabı çabuklaştırmanı istiyorlar;[³⁵⁴⁰] eğer belirlenmiş (yasaya uygun) bir süreci olmamış olsaydı,[³⁵⁴¹] azap onların başına derhal gelirdi: yine de o, onlar hiç farkında değilken ansızın mutlaka çıkagelecek.
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) senden azabı çarçabuk getirmeni isterler. Eğer önceden belirlenmiş bir vakti olmasaydı, elbette azap onlara derhal gelirdi. Ama, onlara azap (istedikleri zaman değil) onlar farkına varmadan, ansızın gelecektir!
O
Osman Fırat Meali
Senden o azabı aceleyle istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, o azap onlara gelirdi. Elbette o, onlara ansızın ve farkında olmadıkları bir anda gelecektir.
S
Sardorxon Jahongir
Kofirlar sizdan azobni tezlatishni talab qiladilar. Agar belgilangan qiyomat kunining muddati bo‘lmaganda edi, albatta, ularga darhol azob kelgan bo‘lar edi. Azob kelganda ham, aniqki, ular sezmagan hollarida birdan kelardi.
Senden çarçabuk başlarına azabı getirmeni istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir vâdesi olmasaydı azap onlara muhakkak gelmişti bile! Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada o kendilerine ansızın gelecektir. [8, 32]
S
Süleyman Ateş Meali
Senden azabı çabuk istiyorlar. Eğer (azab için) belirtilmiş bir süre olmasaydı, onlara hemen azab gelirdi. Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada o, kendilerine ansızın gelecektir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
(Yâ Muhammed) Senden 'azâbın vurûdını ta'cîl iderler. Eğer ona bir vakt-i mu'ayyen ve mukarrer olsa idi onlara derhâl 'azâb gelirdi. Ve onların haberi yok iken bağteten gelecekdir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar; o belirlenmiş ecel[*] olmasaydı hemen gelirdi. O azap onlara, beklenmedik bir anda ve fark edemedikleri bir şekilde gelecektir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Azabı senden çarçabuk istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara elbette gelmiş olacaktı. Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.
Y
Yusuf Ali (English)
They ask thee to hasten on the Punishment(3485) (for them): had it not been for a term (of respite) appointed, the Punishment would certainly have come to them: and it will certainly reach them,- of a sudden, while they perceive not!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve senden azabı alelacele isterler. Eğer muayyen bir akit olmasa idi elbette onlara azap geliverirdi. Ve muhakkak ki, onlara kendileri farkında olmaksızın gelecektir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir vakti olmasaydı, azap hemen başlarına gelirdi. Zaten o, farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve onlar, (azaba inanmadıkları için) sana (meydan okuyarak) azabı çabuklaştırmanı istiyorlar; eğer belirlenmiş (yasaya uygun) bir süreci olmamış olsaydı, azap onların başına derhal gelirdi: Yine de (eğer azgınlık, zulüm ve inkâra devam ederlerse) farkına varmadıkları hâlde (bir gün) o (azâp) mutlaka kendilerine gelir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Senden azabın gelmesini acele olarak istiyorlar. Azap için belirlenmiş zaman olmasaydı, azap onlara mutlaka gelmişti. Ama onlar habersizken aniden o azap başlarına gelecek.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar, senden acele ile azap isterler [¹], eğer onun muayyen bir vakti olmasaydı [²] , onlara alelacele azap gelecekti, * Zamanında ansızın gelir de farkında olmazlar.
İ
İsmail Yakıt
Senden azabı acele istiyorlar! Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı azap onlara mutlaka gelirdi. O onlara, onların farkına varmadıkları bir anda elbette ansızın gelecektir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Senden azabı çarçabuk getirmeni isterler. Eğer belli bir süresi olmasaydı, ne olursa olsun, bu azap gelip onlara çatardı. Yine de bu azap onların hiç bir bilgisi olmadan, birdenbire gelecektir.
Ş
Şaban Piriş Meali
Senden acele azap istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara hemen azap gelirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.
Ankebût Suresi 53. Ayet Meali ve Tefsiri
Ankebût Suresi 53. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ankebût Suresi 53. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ankebût Suresi 53. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ankebût Suresi 53. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?