Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 236. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri
لَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kadınları, onlara dokunmadan, yahut nikah parası kesişmeden boşadınızsa beis yok. Ama onları da faydalandırın. Gücü yeten, gücü yettiği kadar, kudreti olmayan da kendi miktarınca ve örfe uygun olarak bir şey versin. Bu, ihsan sahiplerine bir borçtur.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Nikahtan sonra henüz birleşmeden ve onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşamanızda bir günah yoktur. Ancak onları bir miktar hediye ile gönülleyin. Zengin olan da, darda olan da kendi gücü oranında örfe uygun şekilde verilecek bir hediye ile yararlandırmalı. Bu, güzel davranan herkesin üzerine bir yükümlülüktür.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Nikâh kıydığınız halde) Kendilerine el sürmediğiniz ve mehirlerini tespit etmediğiniz kadınları ise (onunla uyuşup uzlaşamayacağınız kanaati hâsıl olunca zifaftan önce) boşamanızda (ve karşılıklı anlaşıp ayrılmanızda) sizin için bir sakınca yoktur. Bu durumda onlara (uygun miktar) maddi menfaat sağlayın; zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, ma’ruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) İyilik edenler (muhsinler) üzerine (borç olan) bir haktır.
A

Ahmet Tekin Meali

Eğer hanımlarınızı zifafa girmeden, onlara dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşar, boşanma kararı alırsanız, bundan dolayı size mehir verme zorunluluğu yoktur, bunda günah da yoktur. Bu durumda onlara hediyeler verin. Eli geniş olan kendi durumuna göre, eli dar olan da kendi haline göre versin. Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine, İslâmî kurallarla örtüşen örfe göre, münasip hediyeler vermek, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslümanların üzerine düşen bir sorumluluktur.
A

Ahmet Varol Meali

Kendilerine el sürmediğiniz ve mehirlerini belirlemediğiniz kadınları boşamanızdan dolayı üzerinize bir vebal yoktur. [51] Onlara uygun şekilde bir şeyler verin. Durumu iyi olan kendi gücü oranında, darda olan da kendi gücü oranında örfe göre bir şeyler vermeli. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) iyilik edenler üzerinde bir haktır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine dokunmadığınız yahut kendilerine bir mehir tayin etmediğiniz kadınları boşadınızsa, bunda size günah yoktur. Şu kadar var ki, onları, zengin olan kudretine göre, fakir olan da gücü yettiği kadar güzellikle faydalandırsın. Bu, ihsan edenler üzerine borç bir haktır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Kadınlara dokunmamış (cinsel münasebete geçmemişseniz) ve onlara bir mehir tayin etmemişseniz, (mehir vermeden) onları boşamanızda size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın. Zengine gücü kadar, fakire de gücü kadar, örfe uygun bir faydalanma olarak… İyilik yapan Müslümanlara bir borç olarak…
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Eğer kadınlarla cinsel ilişki kurmadan ve mehir kesmeden onları boşarsanız, bunda size bir günah yoktur. Ancak böyle durumlarda onları örfe uygun olarak faydalandırınız; imkanı geniş olan kendi gücüne, dar olan da kendi gücüne göre... Bu, güzel davrananlar üzerine bir yükümlülüktür.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bir kadına yaklaşmadan, ya da mihrini kesmeden boşarsanız size günah yoktur, zengini, yoksulu görenek üzere, halince, kadına bir meta vermeli, bu, iyilik edenler üzerine bir haktır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Yaxınlıq etmədiyiniz (toxunmadığınız) və mehrini (kəbin haqqını, başlığını) tə’yin etmədiyiniz qadınları boşamaq sizə günah sayılmaz. Qəbul olunmuş qayda üzrə, varlı öz imkanı daxilində, kasıb da gücü çatdığı qədər, yaxşılıq (ehsan) edənlərə layiq şəkildə onlara bir şey (müt’ə) versin!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Evlenmek için bir araya geldiğiniz fakat) kendileriyle henüz cinsel ilişkide bulunmadığınız ya da bir mehir takdir etmediğiniz kadınları (onunla uyuşup uyuşmayacağınız kanaati hasıl olunca) boşarsanız, üzerinize bir günah ve sorumluluk yoktur. Onları, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi imkânı oranında, maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) iyilik eden ve erdem sahibi olan kimselere yakışan bir görevdir.
C

Cemil Said (1924)

Birlikde bulunmadığınız ve nikâh akdi içün mal va’d (mihir takdîr) ve temâs iylemediğiniz bir kadını tatlîk itmekde hiç bir günâh yokdur. Âna lâzım olanı fakîr hâline göre, zengin kudretine göre ve sûret-i âdilânede ve hayır işleyenlere yakışacak bir tarzda virsün.
D

Diyanet Vakfı Meali

Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt'a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt'a vermek iyiler için bir borçtur.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kadınlara el sürmeden ve mehirlerini biçmeden onları boşarsanız size sorumluluk yoktur. Onları zengin kendi çapına, fakir kendi çapına uygun bir şekilde faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt’a[66] verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Eğer kadınları kendilerine el sürmeden veyahud bir mehir kesmeden boşadınızsa olmaz değil şu kadar ki onları müstefid edin, eli geniş olan kaderince, eli dar olan da kaderince ve güzellikle bir müt'a verin, bu, muhsinler üzerine borc bir haktır
E

Emrah Demiryent Meali

(Nikâhtan sonra) kendilerine dokunmadan (cinsi münasebette bulunmadan) veya onlar için herhangi bir mehir belirlemeden (yahut her ikisini de yapmadan) kadınları boşamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. (Bu şekilde boşadığınız bir kadına mehir verme zorunluluğunuz da yoktur. Ancak) eli geniş (zengin) olan kendi imkânına göre, eli dar (fakir) olan da kendi imkânına göre, (örfe uygun) maruf bir şekilde (hediyeler vererek) onları faydalandırsın. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir haktır (borçtur). (İyiliği şiar edinenlere yakışan davranış biçimi budur).
E

Erhan Aktaş Meali

Henüz dokunmadığınız veya mehirlerini¹ daha farz etmediğiniz² kadınları boşamanız durumunda bir bedel ödemeseniz de olur. Ancak onları faydalandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkânına göre, iyi olmayan da kendi imkânına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

yazuķ yoķdur üzerüñüze, eger ŧalaķ viresiz 'avratlara; mādem kim yaķınlıķ eylemeyesiz anlara; yā vācib eylemeyesiz anlaruñ-içün, vācib olınmışı. daħı muŧ'a virüñ anlara güci yiter üzere, ķadarınca; daħı ŧar ḥal üzere, ķadarınca; gönendürmek eylüg-ile, vācib-iken eyü işlüler üzere.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Kendileriyle temas etmediğiniz, yahud kendilerine bir mehir ta'yin eylemediğiniz kadınları boşamışsanız (bunda) üzerinize vebal yokdur. Onları — zengin olan (ınız) kudretince, darda bulunan (ınız) da haalince (olmak üzere) — ma'ruf bir fâide ile fâidelendiriniz. Bu, iyilik etmek şiaarında bulunanların üzerine bir borcdur.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine dokunmadığınız ve herhangi bir mehir de tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda size bir sakınca yoktur. Eli geniş olan kendi gücü nispetinde, eli dar olan da kendi gücü nispetinde onlara uygun bir geçimlik sağlasın. Bu, güzel davrananlar üzerine bir sorumluluktur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Eğer kadınları kendilerine dokunmadan ve onlara bir mehir ta'yîn etmeden boşarsanız size bir günah yoktur. Fakat (gönüllerini alacak şekilde) onları faydalandırın!(2)Genişlik içinde olan(ınız)a, kendi durumuna göre, darlık içinde olan(ınız)a da gücü yettiğince(onları faydalandırma borcu) vardır. (Bu,) iyilik edenler üzerine bir vazîfe olarak örfe uygun bir faydalandırmadır.
K

Kadri Çelik Meali

Henüz kendilerine dokunmadan veya mehir belirlemeden kadınları boşamanızda size günah yoktur. Onları, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında uygun bir şekilde faydalandırın. Bu ihsan sahiplerine bir borçtur.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kadınları boşarsanız, onlarla birleşmemiş ve mehir de belirlememiş olursanız malî bir sorumluluğunuz yoktur. Zengin gücü yettiği kadar, eli darda olan da gücü yettiği kadar olmak üzere, onlara mâkul, gönül alıcı bir şeyler verin; iyiler için bu bir borçtur.
M

M. Pickthall (English)

It is no sin for you if ye divorce women while yet ye have not touched them, nor appointed unto them a portion. Provide for them, the rich according to his means, and the straitened according to his means, a fair provision. (This is) a bounden duty for those who do good.
M

Mahmut Kısa Meali

Kendilerine henüz dokunmadan, yani gerdeğe girmeden veya evlilik bedeli olan mehir miktarını belirlemeden, yâhut her ikisini de yapmadan hanımlarınızı boşamanız, size günah değildir. Boşanmalarda:
1. Gerdeğe girmiş ve mehir miktarını belirlemiş iseniz, hanımınıza mehrin tamamını verin.
2. Gerdeğe girmiş, fakat mehri belirlememişseniz, ona mehr-i misil yani sosyal konumu ona benzeyen kadınlarınkine göre ortalama bir mehir verin.
3. Henüz gerdeğe girmemiş, fakat mehri belirlemiş iseniz, mehrin yarısını verin.
4. Henüz gerdeğe girmeden ve mehir de belirlemeden eşinizi boşarsanız, gönüllerini hoş edecek güzel hediyelerle onları sevindirin. İmkânları geniş olanlar kendi gücü ölçüsünde, kısıtlı olanlar da yine kendi ölçüsünde tesellî edici hediyeler vererek onları faydalandırmalıdır. Bu, iyilik ve erdem sahibi kimseler için bir görevdir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Kadınlar’ı, el sürmeden veya mehir kesmeden boşamışsanız, size günah yoktur.
Onları geçindirin / meta’ verin!
Muhsinler’e / İyilik-Güzellik Edenler’e bir hak olarak, Örfe Uygun bir geçimlik olmak üzere onu, Eli Geniş Olan takdir eder, Eli Dar Olan da takdir eder.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir [mehir] belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır).
M

Mehmet Türk Meali

Kendilerine el sürmediğiniz ve mihirlerini de belirlemediğiniz kadınları boşamanızda, sizin için bir günâh yoktur.¹ (Bu durumda) onlara zenginseniz kendi gücünüze göre, dardaysanız da kendi gücünüze göre, örfe uygun bir şekilde hediye verin. Böyle yapmak, güzel bir kulluk yapmak isteyenler² üzerine bir borçtur.
M

Mehmet Çakır Meali

Henüz el sürmediğiniz ve kendilerine bir mehir biçmediğiniz sözlülerinizi doğrudan bırakabilirsiniz. Ancak, bu gibi bayanları bir güzel gönülleyin. Zengin - fakir, vicdanı olan herkesin bunu yapması boynunun borcudur.
M

Mehmet Çoban Meali

Nikâhtan sonra henüz cinsel ilişki kurmadan veya onlar için belli bir Mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size Mehir zorunluluğu yoktur. Bu durumda onları faydalandırın! Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre bir geçimlik verir. Bu iyilerin üzerine güzel bir borçtur.
M

Muhammed Esed Meali

Henüz dokunmadığınız veya mehir tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda bir günah yoktur; ²²⁴ ancak [böyle bir durumda bile] onlar için gerekli tedarikleri yapın; imkanları çok olan kendi gücüne, dar olan da [yine] kendi gücüne göre adil şekilde bir tedarikte bulunsun: bu, güzel davranan herkesin ²²⁵ üzerinde bir yükümlülüktür.
M

Mustafa Çavdar Meali

Hanımlara temas etmeden veya mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur. 33/49
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Kendilerine henüz dokunmadığınız ya da bir mehir[⁴⁴¹] tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda size bir vebal yoktur. Ne ki (bu durumda dahi) onlara destek olun! Eli geniş olan kendi takdirince, eli dar olan da gücü yettiği miktar makul bir biçimde geçimlik tedarik etsin! Bu, (iyiliği tabiat haline getiren) muhsinlerin üzerine bir yükümlülüktür.
O

Orhan Kuntman Meali

(Nikahtan sonra) Henüz temas etmediğiniz veya mehir kesmediğiniz kadınları boşarsanız, üzerinize günah yoktur, bu durumda onlara -zengin olan durumuna göre, darda bulunan da halince örfe uygun şekilde- bir yarar sağlamalıdır. Bu (yardım) iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.
O

Osman Fırat Meali

Henüz (cinsel olarak) dokunmadan veya kendilerine bir farzla (onlara karşı mutlak yapmanızı gerektiren bir şey ile) kendinizi bağlamamış iseniz, onları boşamanızda size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın; eli geniş olan kendi gücü nispetinde, eli dar olan da kendi miktarınca faydalandırsın. Bu, muhsinlerin (güzel davranışta bulunanların) üzerine bir haktır.
S

Sardorxon Jahongir

Nikohingizga olgan ayollarni agar ularga hali qo‘‎l tekkizmay turib yoki mahrni tayinlamay turib, taloq qilishingizda ham gunoh yo‘‎q. Bunday hollarda ularni nikohga olib ajrashgan odam boy bo‘‎lsa, imkoni boricha yaxshilab, agar kambag‘‎al bo‘‎lsa, qurbi yetgancha chiroyli qilib moddiy jihatdan bahramand qilsin. Bunday qilish yaxshilik qiluvchi muhsin kimsalar ustidagi burchdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yazuḳ yoḳdur üstüñüze eger boşasañuz ‘avratları cimā‘ eylemezden bu‐run. Yā mehr‐i ‘ayn eyleyüp farż eylemeseñüz metā‘ eyleñüz anlara ḳumāş bi‐le yā özgesi bile baylar üstine ḳadarınca, faḳrlar üstine ḳadarınca mut‘avirmek yaḫşılıḳ bile ḥaḳdur muḥsinler üstine.
S

Suat Yıldırım Meali

Henüz kendilerine dokunmadan veya mehir belirlemeden kadınları boşamanızda size günah yoktur. Zengin kudretince, eli dar olan, kendi halince olmak üzere onlara münasip tarzda müt'a versin. İyiliği şiar edinenlere, bunu yapmak bir borçtur.
S

Süleyman Ateş Meali

Henüz dokunmadan, ya da mehir kesmeden kadınları boşarsınız size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın (bir miktar bir şey verin). Eli geniş olan, kendi gücü nisbetinde, eli dar olan da kendi kaderince güzel bir şekilde faydalandırmalı(herkesgücü ölçüsünde bir şey vermeli)dir. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kendilerine bir mehir (bedel-i nikâh) ta'yîn iylememiş oldığınız kadınları, onlarla temâs vâki' olmazdan evvel boşamakda sizin içün günâh yokdur. (Boşayabilirsiniz) Ancak onları mütemetti' idiniz (boşadığınız takdîrde nikâh bedeline mukâbil bir şey viriniz) Hâl ve vakti olana kaderince ve fakîre de kaderincedir. (Böyle kadınları) şerî'at ve mürüvvetin münâsib gördiği vecihle bir şey virüb fâidelendirmek muhsin olanlar üzerine hakdır [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kadınları, mehirlerini[1] kesinleştirmeden ve ilişkiye girmeden boşamanızın size günahı olmaz. Onlara yararlanacakları şeyler verin.[2] İmkânı olan gücü ölçüsünde, darlık içinde olan da gücü ölçüsünde, marufa uygun olarak versin. Bu, güzel davrananlar üzerine bir borçtur.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendilerine dokunmadan veya onlar için herhangi bir mehir belirlemeden kadınları boşamanızda sizin için günah yoktur. Ancak onları nimetlendirin. İmkânları geniş olan kendi gücünde yapar bunu, imkânları sınırlı olan da kendi gücünde yapar. Örfe uygun bir nimetlendirme... Güzel düşünüp güzel davrananlar üzerine bir borç...
Y

Yusuf Ali (English)

There is no blame on you if ye divorce women before consummation or the fixation of their dower; but bestow on them (A suitable gift), the wealthy according to his means, and the poor according to his means - A gift of a reasonable amount is due from those who wish to do the right thing.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Kadınları daha kendilerine temas etmediğiniz halde veya onlara bir mihr tesmiye eylememiş olduğunuz halde boşamış olursanız üzerinize bir vebal yoktur. Şu kadar ki, onları müstefit ediniz. Zengin üzerine kadarınca, dar halli olan da kadarınca ve maruf veçhile bir mut'a vermek icabeder. Bu mut'a muhsinler üzerine terettüb eden bir haktır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kendilerine temas etmeden veya bir mehir belirlemeden kadınları boşamanızda da size bir günah yoktur. Bu durumda onları gönül alacak birşeyle faydalandırın. İmkânı geniş olan kendi gücüne göre, darda olan da yine kendi gücüne göre, örfe uygun birşeyler versin. İyiliği ilke edinenlere yaraşan budur.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Nikâh akdinden sonra) kadınlara henüz dokunmadan ve mehirlerini biçmeden (herhangi bir sebepten dolayı) eğer onları boşamak durumunda kalırsanız sizin için bir sakınca yoktur. (Bu durumda)-eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere onları uygun bir şekilde faydalandırın. Bu, güzel davranan herkesin üzerinde bir yükümlülüktür. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Kadınları, evlilik ilişkisine girmemiş ve mehiri tespit etmemişseniz, boşamanızda sizin için günah yoktur. Onlara, kendi başlarına feraha çıkıncaya kadar, geçinebilecekleri ücretle faydalandırın. Verilecek miktar, günün şartlarına göre, boşayanın gücünü aşmayacak şekilde olması muhsinler için haktır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Değmemiş veya mehirlerini takdir etmemiş olduğunuz [¹²] kadınları boşarsanız size bir vebal yoktur [¹³]. Hali yerinde olana kaderince, darlık çekene de yine kaderince olmak üzere, onlara müt/a [¹⁴] veriniz. Öyle verin ki güzelce olsun [¹⁵], ve ihsan edenlere yaraşır bir hak olsun.
İ

İsmail Yakıt

Henüz dokunmadığınız ve mehirlerini [farîdaten] tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda size bir günah yoktur. Bu durumda onlara maddi yararlar sağlayınız. Eli geniş olan kendi takdirince, eli dar olan da kendi takdirince örfe uygun olarak maddi imkânlar sağlasın. Bu, iyi davrananlar [muhsinîn] üzerine bir haktır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kendilerine el sürmediğiniz, ya da kendilerine verilmesi gerekli olan kalını henüz biçmediğiniz kadınları boşamanız sizin için suç değildir. Onları, varlıklı olanlarınız varlıklarına göre, yoksul olanlarınız da gücü yettiği kadar töre uyarınca gönendirsinler. Bu, iyilik edenlerin boynuna borçtur.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kadınlara temas etmeden ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.

Bakara Suresi 236. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 236. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 236. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 236. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 236. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim