Korkun o günden ki hiç kimse, bir başkasının yerine bir şey ödeyemez o gün; kimsenin kimseye şefaati kabul edilmez, kimseden karşılık da alınmaz, onlara yardım da edilmez.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunamayacağı, hiç kimseden aracılığın kabul edilmeyeceği, hiç kimseden cezasının affı için bedel alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün mutlaka gelip çatacağı takva bilinciyle yaşasanıza!
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, (Allah’ın izin verdikleri hariç) hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidyenin (günah bedelinin) alınıp (salıverilmeyeceği) ve (hiçbir şekilde) yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
A
Ahmet Tekin Meali
Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah'a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.
A
Ahmet Varol Meali
Hiç kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve onların (hesaba çekilenlerin) bir yardım göremeyecekleri günden sakının.
A
Ali Bulaç Meali
Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir de öyle bir azâb gününden sakının ve korkun ki, o günde (kıyamette) hiç bir kimse, hiç bir kimse adına bir şey ödeyemez, kimseden şefâat da kabul edilmez; azâbdan kurtulmak için kimseden bedel ve karşılık alınmaz. (Allah'ın azabından kurtulmak hususunda) o kâfirlere yardım da yapılmaz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Öyle bir günden sakının ki; kimse kimsenin hiçbir ihtiyacını gidermez. Onlardan şefaat kabul olmaz, fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez. (Demek dinlerde ırkçılık ve üstün insan kavramı yoktur.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.[18]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Bir kimse, bir kimsenin işine yaramıyan, hiçbir kimseden şefaat kabul olunmayan, karşılık da alınmıyan, yardım da olunmayan bir günden sakınınız
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Qorxun o gündən ki, (Allahın izni və köməyi olmayınca) heç kəs heç kəsin karına gələ bilməsin (heç kəs heç kəsə öz əməlindən bir şey verə bilməsin), heç kəsdən şəfaət (bu və ya digər şəxsin günahlarının bağışlanması barəsində xahiş, iltimas) qəbul olunmasın, heç kəsdən (günahlarının təmizlənib əzabdan xilas olması üçün) fidyə (əvəz) alınmasın və onlara (günahkarlara) heç bir kömək göstərilə bilməsin!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.
C
Cemil Said (1924)
Bir nefsin diğer nefse hiç bir fâidesi olmıyacağı ve kimsenin kimseden şefa’at ve mu’âvenet intizâr idemiyeceği günün geleceğinden korkınız.
D
Diyanet Vakfı Meali
Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.[15] Onlara yardım da edilmez.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimseden bir şeödeyemez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, hem onlar kurtarılacak da değillerdir.
E
Emrah Demiryent Meali
Artık öyle bir günden korkun ki o gün (azabımızdan kurtulmak için) hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. (Allah’ın izni olmadan) hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, ondan (azaba müstahak olandan, günahlarına bedel olmak üzere) fidye de alınmaz. Onlara (azabımıza müstahak olanlara) yardım da edilmez.
E
Erhan Aktaş Meali
Hiç kimsenin başkası adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaatin¹ kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidyenin alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķorķuñ bir günden kim [4b] ḥācetsüz eylemeye bir nefsi bir nefsden nesene; daħı ķabūllenmeye ol nefsden şafa'at; daħı alınmaya andan yolu daħı anlar yarı virinilmeyeler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse nâmına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Öyle bir günden sakının ki o gün kimse başkası adına bir şey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz ve onlar yardım da görmezler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve öyle bir günden sakının ki, (o gün) kimse, kimse nâmına bir şey ödemez, ondan(Allah'ın izni olmadıkça) bir şefâat de kabûl edilmez, ondan bir fidye de alınmaz ve onlar yardım (da) olunmazlar!
K
Kadri Çelik Meali
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez, hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimseden şefaat kabul olunmaz, hiçbir kimsenin yerine başkası kabul edilmez; onlara asla yardım da yapılmaz.
M
M. Pickthall (English)
And guard yourselves against a day when no soul will in aught avail another, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be received from it, nor will they he helped.
M
Mahmut Kısa Meali
Ve öyle bir Günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bedel ödeyemeyecek, hiç kimsenin başkasının kurtuluşu için aracılık, yani şefaat etmesine izin verilmeyecek, Allah katında sözü geçtiği varsayılan hiçbir varlık, insanları hak ettikleri cezadan kurtaramayacak, hiç kimseden kurtuluş fidyesi kabul edilmeyecek ve ilâhî yardımı hak etmeyen hiç kimseyeyardım edilmeyecektir. Şefaat, bir suçlunun cezadan kurtarılması için aracılık etmektir. Kur’an, ancak Allah’ın dilediği kimselerin (10. Yûnus: 3, 20. Tâhâ: 109, 34. Sebe: 23, 53. Necm: 26), yine ancak O’nun izin verdiği kimselere (21. Enbiyâ: 28) şefaat edebileceğini bildirmiştir. Bu yüzden, aracıları memnun etmek için değil, Allah’ın rızasını kazanmak için çaba gösterilmeli ve şefaat, yalnızca O’ndan istenmelidir.
M
Mahmut Özdemir Meali
Nefsin nefisden bir karşılık görmeyeceği, ondan şefaat kabul edilmeyeceği, fidye (kurtulma bedeli) alınmayacağı bir günden (dönemden) sakınıp korunun!
Onlar yardım edilir de değildir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Öyle bir güne karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse, kimseden hiçbir şey gideremez; onlardan [şefaat] kabul edilmez; [*] kendilerinden fidye alınmaz; [*]onlara yardım da edilmez. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Ve kimsenin, kimseye hiçbir şekilde faydasının olmayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, hiçbir fidyenin alınmayacağı ve kimsenin de başkalarından yardım görmeyeceği (âhiret) gününden, sakının.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Kimsenin kimseye hiçbir iyilik yapamayacağı güne karşı tedbirinizi alın. Çünkü o gün kimsenin şefaati sökmeyecek, kimseden bedel de kabul edilmeyecektir. Hasılı o gün kimseye yardım edilmeyecektir.
M
Mehmet Çoban Meali
Öyle bir günden sakının ki; o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul edilmez. Suçlular cezalarıyla ortada kalırlar. Üstelik onların cezadan kurtulması için asla fidye alınmaz. Tarafımızdan onlara yardım da edilmez.
M
Muhammed Esed Meali
Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunamayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ³⁵ ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği Gün[ün mutlaka gelip çatacağı] bilinciyle yaşasanıza!
M
Mustafa Çavdar Meali
Öyle bir günden sakının ki; o gün kimsenin kimseye faydası olmayacak, kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve onlar yardım da görmeyecekler. 2/123, 2/254, 39/43-44
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hiç kimsenin hiç kimse adına hiçbir şey ödeyemeyeceği, kimseden şefaatin[⁹⁷] kabul edilmeyeceği, kurtuluş akçesi[⁹⁸] alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün (dehşetinden) korunun!
O
Orhan Kuntman Meali
Ve öyle bir günden (kıyamet gününden) korkun ki o gün; kimse, başka bir kimse için bir şey ödeyemez, (herkes kendi derdine düşer, Allah'ın izni olmadıkça ) Kimseden şefaat kabul olunmaz. (Azaptan kurtulmak için varını yoğunu verse de, ondan) Fidye (kurtuluş bedeli) kabul edilmez ve onlara (o gibi kimselere) yardım da yapamaz!
O
Osman Fırat Meali
Ve öyle bir günden sakının ki hiçbir kişi, başka bir kişinin hiçbir şeyinin cezasını çekmez; ondan bir şefaat da kabul edilmez ve buna denk (muadili) bir şey de alınmaz ve onlara yardım da yapılmaz.
S
Sardorxon Jahongir
Bir nafs egasi boshqasi uchun hech narsa to‘lab berolmaydigan, hech kimdan shafoat qabul qilinmaydigan, qilgan gunohlari uchun badal olinib, evaziga ozod qilinmaydigan, birov tomonidan ular uchun yordam berilmaydigan qiyomat kunidan qo‘rqinglar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Hem şol günüñ ‘aẕābından ḳorḳuñ ki ol günde bir mü’mine bir kāfirden bir şeyiṣābet itmez. Ya‘nī īmān ṣāḥibi mü’miniñ nefs‐i kāfire şefā‘ati ḳabūl olunmaz, hemonlarıñ def‘‐i ‘aẕābı içün yardım da olunmaz.
S
Suat Yıldırım Meali
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkasının yerine birşey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez. [31, 33; 26, 100-101; 37, 25]
S
Süleyman Ateş Meali
Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefaat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ve öyle bir günden (rûz-ı mahşerden) sakınub korkınız ki onda bir nefs diğer bir nefsden bir şey ödemez (biri diğeri içün cezâ olunmaz) bir kimseden şefâ'at kabûl idilmez ve (günâhkârlardan) fidye ve bedel alınmaz ve onlara yardım da olunmaz [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden şefaat [*] kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ve sakının o günden ki, hiçbir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiçbir benlikten şefaat kabul edilmez, hiçbir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez.
Y
Yusuf Ali (English)
Then guard yourselves against a day when one soul shall not avail another nor shall intercession be accepted for her, nor shall compensation be taken from her, nor shall anyone be helped (from outside)(63).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Öyle bir günden korkunuz ki, o günde hiçbir şahıs hiçbir şahıstan dolayı hiçbir şey ödemez. Ve o şahıstan hiçbir şefaat kabul edilmez. Ve ondan hiçbir fidye alınmaz. Ve onlara ne de yardım olunurlar.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Bir de öyle bir günden korkun ki, ne kimse bir başkasının cezasını öder, ne kimseden şefaat kabul edilir,(29) ne kimseden fidye alınır, ne de onlar bir yardım görürler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve öyle bir günden (kıyamet gününden) sakının ki o günde hiçbir kimse başkası için herhangi bir fayda sağlayamaz. (Peygamberler dâhil makamı, rütbesi ne olursa olsun) Hiç kimseden şefaat kabul olunmaz. Hiç kimseden karşılık alınmaz ve onlara yardım da edilmez. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiçbir kimse, diğer bir kimsenin cezasını ödeyemez, o kimseden şefaat kabul edilmez, cezasını karşılayacak bedel alınmaz ve onlara yardım da edilmez.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiçbir kimse hiçbir kimse için hiçbir şey ödeyemez, hiçbir kimseden şefaat kabul olunamaz, hiçbir kimseden ıvaz da alınamaz, onlara yardım da edilemez
İ
İsmail Yakıt
Hiç kimsenin bir başkasının cezasını çekmeyeceği, kimsenin hiçbir şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiçbir kimseden hiçbir karşılık [adl] alınmayacağı ve kendilerine yardım da yapılmayacağı bir günden kendinizi koruyunuz.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Öyle bir günden sakının ki o gün kimse kimsenin ödeyeceğini ödeyemez, kimse kimseyi kayıramaz, kimseden kurtulmalık alınmaz, onlara yardım da edilemez.
Ş
Şaban Piriş Meali
Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da görülmeyeceği bir günden kendinizi koruyun.
Bakara Suresi 48. Ayet Meali ve Tefsiri
Bakara Suresi 48. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 48. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 48. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 48. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?