Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 55. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bir zamanlar ya Musa demiştiniz, Allah'ı apaçık görmedikçe inanmayız sana. Derken bakınıp duruyordunuz, bir yıldırım düşmüş de sizi yakıvermişti.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bir de hatırlayın o zamanı ki: “Ey Musa! Biz Allah'ı kendi gözümüzle görmedikçe sana asla inanmayacağız” dediğinizde sizi hemen bir yıldırım yakalamıştı da siz de hiçbir şeye gücü yetmez ölü gibi bakıp kalmıştınız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve o zaman (yine haddinizi aşıp) demiştiniz ki: "Ey Musa, biz Allah’ı apaçık görünceye kadar sana inanmayız." Bunun üzerine yıldırım sizi (çarpıp kendinizden) almıştı. Ve siz (öylece baygın ve şaşkın) bakıp durakalmıştınız.
A

Ahmet Tekin Meali

Hani siz, seçilmiş yetmiş kişi de:
“Ey Mûsâ, biz Allah'ı aşikâre görmedikçe asla sana itimat etmeyeceğiz" demiştiniz. Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
A

Ahmet Varol Meali

Bir keresinde: "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana iman etmeyeceğiz" demiştiniz de siz gözünüz göre göre sizi yıldırım çarpıvermişti.
A

Ali Bulaç Meali

Ve demiştiniz ki: 'Ey Musa, biz Allah'ı apaçık görünceye kadar sana inanmayız.' Bunun üzerine yıldırım sizi (kendinizden) almıştı. Ve siz bakıp duruyordunuz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ve bir vakit: “-Ey Mûsâ biz Allah'ı aşikâre görmedikçe (senin sözüne) asla inanmıyacağız.” demiştiniz. Bunun üzerine, sizi o yıldırım yakalayıverdi, bakınıp duruyordunuz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Yine hatırlayın; Musa’ya: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmeden asla inanmayız” dediniz. Bunun üzerine gözünüz önünde yıldırım sizi yakaladı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Şu zamanı da hatırlayınız ki, siz “Ey Mûsâ! Allah'ı apaçık görünceye kadar sana asla iman etmeyeceğiz!” demiştiniz de, göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Hani, sizler: «Ey Musa! Allahı açıkça görmedikçe biz, sana hiç inan etmeyiz» demiş idiniz; baka baka sizi yıldırım çarptı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Və yadınıza salın ki) siz: “Ya Musa, Allahı aşkar surətdə görməyincə, heç vaxt sənə inanmayacağıq”,- dediyiniz zaman gözünüz görə- görə sizi ildırım vurmuşdu.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Bir zamanlar: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız.” demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz. 
C

Cemil Said (1924)

Siz o vakit Mûsâ’ya didiniz ki: "Ya Mûsâ biz Allâh’ı aynen görmedikce sana inanmayacağız" Bu hareketin cezâsı sâika ile size yetişdi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bir zamanlar: Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmıştı.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Ya Musa! Allah'ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız" demiştiniz de gözleriniz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani siz, “Ey Mûsâ! Biz Allah’ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız” demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Hani bir zamanlar "Ey Musa biz Allah'ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız." demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınız.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve bir vakit «ya Musa, dediniz: Biz Allahı aşikâre görmedikçe senin sözünle asla inanmıyacağız» bunun üzerine sizi o saıka yakalayıverdi bakınıp duruyordunuz
E

Emrah Demiryent Meali

(Ey İsrâil oğulları!) Yine siz, vaktiyle: “Ey Mûsâ! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız!” demiştiniz de bunun üzerine siz bakıp dururken, sizi yıldırım çarpmıştı.
E

Erhan Aktaş Meali

Hani siz: “Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız.” demiştiniz de o an, bakıp dururken, sizi yıldırım gürültüsü yakalamıştı.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim eyittüñüz “iy mūsā! hergiz inanmayavuz saña, tā görevüz Tañrı’yı eşkere.” pes duttı sizi ol kim geldi göyündürdi bulıtdan, daħı siz baķarlarken.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bir de hatırlayın o zamanı ki siz (Musa ile birlikde Allaha karşı özür dilemek, onun emirlerini dinlemek üzere çıkdığınız vakit) «Ey Musa, biz Allahı apâşikâr görünceye kadar sana kat'iyyen îman etmeyiz» demişdiniz de gözünüz bakıb dururken sizi o yıldırım (sayha) çarpmışdı.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Hani: “Ey Musa! Biz Allah’ı apaçık görünceye kadar sana inanmayacağız.” demiştiniz de bunun üzerine bakıp duruyorken sizi yıldırım çarpmıştı.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Bir zaman da: “Ey Mûsâ! (Biz) Allah'ı açıkça görmedikçe aslâ sana îmân etmeyeceğiz!” demiştiniz de, siz (olup bitene hayretle) bakadururken sizi yıldırım yakalayıvermişti.
K

Kadri Çelik Meali

Hani bir zamanlar, “Ey Musa! Allah'ı apaçık görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” demiştiniz de bakıp durduğunuz halde sizi yıldırım çarpmıştı.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bir zamanlar, “Ey Mûsâ! Allah’ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız” demiştiniz de bakıp dururken hemen sizi yıldırım çarpmıştı.
M

M. Pickthall (English)

And when ye said: O Moses! We will not believe in thee till we see Allah plainly; and even while ye gazed the lightning seized you.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey İsrail Oğulları! Yine bir zamanlar siz, birçok mûcizeye bizzat şâhit olduğunuz hâlde, “Ey Mûsâ!” demiştiniz, “Biz apaçık bir şekilde Allah’ı karşımızda görmedikçe, sana asla inanmayacağız!” Bunun üzerine, gözlerinizin önünde çakarak, hepinizi cansız bir hâlde yerlere seren korkunç bir yıldırım sizi yakalayıvermişti.
M

Mahmut Özdemir Meali

Hani, -"Ey Musa! Allah’ı açıkça görmedikçe sana inanmayacağız" dediniz.
Siz bakıyorken, sizi Yıldırım çarptı.
M

Mehmet Okuyan Meali

Hani “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız.” demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı).
M

Mehmet Türk Meali

(Ey İsrâil oğulları!) Siz, Mûsa’ya: “Ey Mûsa! Biz Allah’ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayacağız.” deyince, bakıp dururken sizi yıldırım çarpıvermişti.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Musa! Allah’ı ayan beyan görmedikçe sana asla inanmayacağız “ dediğiniz günleri de hatırlayın. Güpe gündüz müthiş bir şimşek patlamasıyla şok olduğunuz günleri de unutmayın.
M

Mehmet Çoban Meali

Hani siz: "Ey Musa! Biz Allah’ı açıktan açığa görmedikçe asla inanmayız!" demiştiniz. Bunun üzerine siz Allah’ı görmek için öylesine beklerken sizi yıldırım çarpıvermişti!
M

Muhammed Esed Meali

Ve [hatırlayın] (hani,) “Ey Musa, doğrusu Allah’ı kendi gözümüzle görmedikçe sana asla inanmayacağız!” dediğinizde, (işte o an) siz daha (ne oluyor diye) çevrenize bakınıp dururken ceza yıldırımı ⁴⁰ sizi yakalamıştı.
M

Mustafa Çavdar Meali

“Ey Musa, Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız.” demiştiniz de göz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı. 4/153, 7/143
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bir zaman da demiştiniz ki: Ey Mûsâ! Allah’ı açıkça görünceye dek sana kesinlikle inanmayacağız.[¹⁰⁷] Ve ardından siz bön bön bakarken yıldırım çarpmışa dönmüştünüz.[¹⁰⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

Hatırlayın ki (Rabbinizin bağışlamasına rağmen, Musa ile birlikte Tur'a çıktığınızda) siz; "Ey Musa; biz Allah'ı (gözümüzle) apaşikar görmedikçe, asla sana inanmayız, dediniz de, sizi o anda yıldırım çarptı (ölü gibi yere yığıldınız dona kaldınız) birbirinizin haline baka kaldınız.!
O

Osman Fırat Meali

Ve siz: “Ey Musa, sana iman etmeyeceğiz; bize Allah’ı açıkça göstermedikçe” demiştiniz; sizi gök gürültüsü yakalamış ve siz bakıyordunuz.
S

Sardorxon Jahongir

Bo‘‎lib o‘‎tgan hodisalarga qaramay yana: “Ey Muso, biz Allohni aynan ko‘‎z bilan ko‘‎rmagunimizcha senga aslo ishonmaymiz”, – deganingizni yodga olinglar. Bu gapni aytishingiz bilan ko‘‎z o‘‎ngingizda sizlarni halok qiluvchi yashin urgan edi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ey Benī İsrā’īl: siz, yā Mūsā biz Allāhu Ta‘ālāyı āşikāre görmeyince saña inan‐mayız. [...] āteşi sizi isti‘lā itdi, siz de onı görürdüñüz.
S

Suat Yıldırım Meali

Bir zaman da: “Ey Mûsâ! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız! ” dediniz. Bunun üzerine derhal sizi yıldırım çarptı, siz de bakakaldınız.
S

Süleyman Ateş Meali

Bir zaman da: "Ey Musa, biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız," demiştiniz de derhal sizi yıldırım gürültüsü yakalamıştı; siz de bunu görüyordunuz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Şunı da yâd idin ki siz: Yâ Mûsâ biz Allâh'ı âşikâr sûretde görmedikce sana îmân itmeyiz didiğinizde sizi yıldırım urarak yere serdi ve bu musîbetin geldiğini gözlerinizle görüyordınız.[²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bir gün: “Bak Musa! Allah’ı apaçık görene kadar sana güvenmeyeceğiz!” demiştiniz. Bunun üzerine, o şiddetli gürültü sizi sarsmıştı da bakakalmıştınız.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Siz şunu da söylemiştiniz: "Ey Mûsa! Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız." Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı. Ve siz bakıp duruyordunuz.
Y

Yusuf Ali (English)

And remember ye said(70): "O Moses! We shall never believe in thee until we see Allah manifestly," but ye were dazed with thunder and lighting even as ye looked on.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve yâd ediniz ki siz: «Ya Mûsa! Sana imân etmeyiz. Allah Teâlâ'yı âşikâr sûrette görmedikçe,» demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Hani, bir de “Ey Musa, biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana iman etmeyiz” demiştiniz ve gözünüz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.
İ

İhsan Aktaş Meali

Yine bir zaman, “Ey Musa! (Bize getirdiğin hükümlerin doğru ve Allah’tan olup olmadığı konusunda) Allah’ı gözlerimizle açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayacağız!” dediniz. Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmış (gibi bir sarsıntı, bir şok tutmuştu da) yere yığılmış, öylece bakıp duruyordunuz. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sizde Musa ya “Açıkça Allah’ı görmedikçe sana inanmayacağız” demiştiniz de, siz bakıp dururken size yıldırım çarpmıştı.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Hani sizler « ey Musa! biz Allah/ı apaşikâr görmedikçe sana inanacak değiliz, demiştiniz de göz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.
İ

İsmail Yakıt

Hani sizler: “Ey Musa! Biz Allah’ı dünya gözüyle açık seçik görmedikçe sana inanmayacağız” demiştiniz ve çevrenize bakınıp dururken o anda birdenbire size yıldırım çarpmıştı.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün siz: « Ey Musa! Biz Allah’ı açıktan açığa görmedikçe sana inanmayız» demiştiniz. Bunun üzerine, gördünüz işte, sizi yıldırım çarpmıştı.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ey Musa, Allah'ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız, demiştiniz de, gözünüz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bakara Suresi 55. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 55. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 55. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 55. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 55. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim