Onlara melekler indirseydik, ölüler dirilip onlarla konuşsaydı, her şeyi toplayıp önlerine koysaydık gene Allah dilemedikçe inanmazlardı, fakat çoğu bilmez.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer biz onlara, melekler indirmiş olsaydık ve ölüler, kendileriyle konuşmuş olsalardı ve hakikati kanıtlayabilecek herşeyi karşılarına çıkarıp, önlerinde bir araya toplamış olsaydık bile, Allah dilemedikçe, yine inanmazlardı. Ama onların çoğu, bundan tamamen habersizdirler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Gerçek şu ki, velev Biz onlara (inkârcılara, Yahudi, Hristiyan ve münafıklara) melekler indirip (uyarsaydık), onlara ölüler (dirilip) konuşsaydı ve (dile gelip varlığımıza ve buyruklarımıza şahitlik yapmak üzere) her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah’ın dilediği dışında (yine de) inanmayacaklardı. Çünkü onların çoğu ancak cahillik edip durmaktadırlar.
A
Ahmet Tekin Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp grup grup önlerine getirseydik, ancak Allah'ın, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde onlar iman edeceklerdi. Fakat onların çoğu bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranmakta devam ediyorlar.
A
Ahmet Varol Meali
Onlara melekleri indirseydik, kendileriyle ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Ancak onların çoğu bilmemektedir.
A
Ali Bulaç Meali
Gerçek şu ki, biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında yine inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Eğer hakikaten biz onlara (diledikleri gibi) Melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı, bütün varlıkları karşılarında toplayarak senin doğruluğuna şâhid ve kefil gösterseydik, Allah dilemedikçe, yine şüphe yok ki iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
(Mucize olarak:) Eğer onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı, her şeyi onların önünde toplasaydık da, Allah’ın diledikleri müstesna, yine de inanacak değillerdi. Fakat çokları bunu bilmezler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı; fakat çokları cehalet üretiyorlar.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Biz onlara melekler indirseydik, ölüleri söyletseydik, her bir şeyi önlerine yığsaydık da, Tanrı dilemedikçe, yine inan etmezler, pek çokları bilmezler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Əgər Biz (istədikləri kimi) mələkləri onlara göndərsəydik, ölülər onlara danışsaydı və hər şeyi dəstə-dəstə toplayıb onların qarşısına qoysaydıq belə, Allah istəmədikcə, onlar iman gətirməzdilər. Lakin onların əksəriyyəti (bunu) bilməz.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Eğer, onlara gerçekten melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe), onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.
C
Cemil Said (1924)
Eğer melekler inzâl itmiş olsak, ölüler ânlara hitâb itmiş olsa ve her şeyi ânların gözleri önüne getirsek yine Allâh istemedikce îmân itmezler lâkin mü’minlerin ekserîsi bunı bilmiyorlar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah'ın diledikleri hariç, yine de inanacak değillerdi, fakat çokları bunu bilmezler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz onlara dedikleri gibi Melekler indirmiş olsak da, ölüler kendilerile konuşsa da, ve bütün mevcudatı karşılarında fevc fevc haşrederek kefil göstersek de yine ihtimali yok iymân edecek değillerdi, meğer ki Allah dilemiş olsun, lâkin çokları bu hakıkatin câhili bulunuyorlar
E
Emrah Demiryent Meali
Biz onlara (mu‘cize olarak) melekleri de gönderseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatin şahitleri olarak) toplasaydık, Allah (cüz’î irâdelerine müdahalede bulunarak, hakkı zorla kabul ettirmeyi) dilemedikçe, onlar yine de îmân edecek değillerdi. (Ve lâkin Allah, imtihân gereği insanların ve cinlerin hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunarak onları zorla imana getirmeyi asla dilemez.) Fakat onların çoğu (bu hakikati) bilmezler
E
Erhan Aktaş Meali
Eğer onlara gerçekten melekleri indirmiş olsaydık, ölüler onlarla konuşsaydı, her şeyi karşılarında toplasaydık, Allah dilemedikçe¹, yine de iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu cahillik² ederler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger biz indürmiş-misse-dük anlaruñ üzere firişteler daħı söylemiş- misse anlara ölüler daħı dirmiş miş-sevüz anlaruñ üzere her neseneyi bölükler yā yüze yüz olmayalardı kim įmān getüreler illā kim dileye Tañrı velįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Eğer hakıykaten biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı, her şey'i de onlara karşı (senin söylediklerine) kefiller (ve şâhidler) olmak üzere bir araya getirib toplasaydık onlar, Allah dilemedikçe, yine îman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık -Allah dilemedikçe- yine de onlar inanmayacaklardı. Ama onların çoğu cahillik eder.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hâlbuki gerçekten biz, onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve (senin doğruluğuna) kefîl olarak onlara karşı herşeyi toplasaydık, Allah'ındilemesi müstesnâ, (onlar, küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân edecek değillerdi; fakat onların çoğu câhillik ederler.
K
Kadri Çelik Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve de her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de iman etmezlerdi; fakat onların çoğu cahillik etmekteler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Eğer (istedikleri gibi) onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.
M
M. Pickthall (English)
And though We should send down the angels unto them, and the dead should speak unto them, and We should gather against them all things in array, they would not believe unless Allah so willed. Howbeit, most of them are ignorant.
M
Mahmut Kısa Meali
Şâyet dedikleri gibi onlara melekleri gönderseydik veya ölüler mezarlarından kalkıp kendileriyle konuşsaydı ve hattâ onların mûcize dediği her şeyi bir araya getirip senin Peygamberliğinin şahidi olarak önlerine koymuş olsaydık bile, Allah irâdelerini ellerinden alıp zorla Müslüman olmalarınıdilemedikçe, hiç birisi imana gelmeyecekti. Zira onların hakîkati keşfetmek gibi bir niyetleri yoktur. Çünkü onların çoğu, özgür ve bilinçli bir seçimle gönüllerini hakîkate açmadıkları takdirde, böyle mûcizelerin zorlamasıyla imanın mümkün olamayacağını bilmezler. Fakatsizler, bu tip insanların asla iman etmeyeceğini, kıyâmete kadar onlarla mücâdelenin kaçınılmaz olduğunu bileceksiniz:
M
Mahmut Özdemir Meali
Biz, onlara Melekler’i indirseydik, onlarla Ölüler konuşsaydı, karşılaşmak üzere onlara her şeyi toplasaydık, Allah’ın dilemesi dışında inanmazlardı; ama onların çoğu câhillik ediyor.
M
Mehmet Okuyan Meali
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler onlara konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi [*] fakat çoğu bilmezler.
M
Mehmet Türk Meali
Eğer Biz onlara apaçık melekler indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi getirip karşılarına koysaydık, Allah’ın diledikleri dışındakiler yine de inanmazlardı. Fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
M
Mehmet Çakır Meali
Sevgili resulüm! onlara melek de indirsek, ölüler dile gelip konuşsa da, tüm belgeleri toplayıp önlerine yığsak da, Allah istemedikçe inanmaları mümkün değil. Zaten çokları ne yaptığının bilincinde değil.
M
Mehmet Çoban Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik yine de Allah’ın dilemesi dışında inanmazlardı. Fakat çoğu cahillik eder.
M
Muhammed Esed Meali
Biz onlara melekler göndermiş olsaydık ve ölüler kendileriyle konuşmuş olsaydı, ⁹⁶ ve [hakikati kanıtlayabilecek] her şeyi karşılarına çıkarıp önlerinde bir araya toplamış olsaydık [bile], Allah dilemediği sürece yine inanmazlardı. ⁹⁷ Ama onların çoğu [bundan] tamamen habersizdir.
M
Mustafa Çavdar Meali
Eğer Allah, onlara Melekleri indirmiş olsaydı, ölüler de onlarla konuşmuş olsaydı ve gerçeği ispat edecek her şeyi onların önüne sermiş olsaydı bile Allah dilemedikçe iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bu ilahi yasayı bilmemektedirler. 6/109, 10/99-100, 13/31
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Eğer Biz onlara melekleri indirmiş olsaydık, ölüler de onlarla konuşmuş olsalardı, (gerçeği isbat edecek) her şeyi de onların önüne sermiş olsaydık, Allah istemedikçe yine de iman etmezlerdi.[¹¹⁰⁴] Fakat onların çoğu (bunu) bilmezden gelirler.
O
Orhan Kuntman Meali
(Onlar "Bize melekleri getirmeliydin” -Hicr/7- dediler, isteklerine uyup) Eğer biz onlara gerçekten melekleri indirseydik; (yine de iman etmezlerdi.. Nitekim onlar "Babalarımızı diriltip getiriniz de şahit etsinler" -Duhan/36- dediler, isteklerine uyup) Eğer ölüler -diriltilip- kendileriyle konuşsaydı; (yine de imana gelmezlerdi.. Nitekim onlar "Allah ve bütün melekleri kefil olarak getir" de-İsra/92- dediler, bu isteklerine de uyup) üzerlerine her şeyi kefil olarak toplasaydık, -Allah’ın diledikleri hariç- onlar yine de inanacak değillerdi. Çünkü onların çoğu (böyle olur olmaz şeyleri, imana gelmek için değil, akıllarınca Peygamberi güç duruma düşürmek için söyleyen) kendini bilmezler güruhudur!
O
Osman Fırat Meali
Şayet biz onlara melekleri indirseydik ve ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe onlar kesinlikle iman etmezlerdi; lakin onların ekserisi cahildir (bilmiyorlar).
S
Sardorxon Jahongir
Bordi-yu Biz ularga osmondan farishtalarni tushirsak ham, o‘liklar tirilib kelib ularga gapirsalar ham va barcha narsani guvohlik uchun jamlab ko‘z o‘nglarida qo‘ysak ham, Alloh xohlamasa, iymon keltirmagan bo‘lar edilar. Lekin ularning aksariyati johillik qilmoqdalar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eger biz indürse‐y‐dük anlara feriştehleri, yā söylese‐y‐di anlara ölü‐ler, yā ḥaşr eylese‐y‐dük anlara her nesneyi, muḳābil īmān getürmezlerdi,illā eger dilese Tañrı Ta‘ālā. Līkin anlaruñ çoġı cāhillerdür.
S
Suat Yıldırım Meali
Biz onlara, dedikleri gibi melekleri de indirseydik, ölüler diriltilip kendileriyle konuşsaydı, istedikleri her şeyi toplayıp karşılarına koysaydık, onlar, ihtimali yok, yine iman edecek değillerdi. Allah dilerse o başka! Fakat onların çoğu bunu bilmezler. [17, 92; 6, 124; 25, 21; 10, 96-97]
S
Süleyman Ateş Meali
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendilerine konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı; fakat çokları cahillik eder(kaprislerine uyar)lar.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Biz onlara melekler göndersek, ölüleri (dirilüb) onlarla konuşsalar, her istedikleri şeyi önlerinde toplasak yine îmâna gelmezler, meğer ki Allâh onların îmân itmelerini murâd ide. Lâkin ekserisi bunı (cehillerinden) bilmezler. [²]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi önlerine döksek, yine de inanıp güvenmezler. Allah’ın öyle olmasını tercih etmesi (zorlayıcı düzen kurması)[*] başka. Fakat onların pek çoğu (gerçeği bilmelerine rağmen) kendilerine hakim olamazlar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına dikseydik, Allah'ın dilemesi dışında, yine de inanmazlardı. Ne var ki, çokları cehalet sergiliyorlar.
Y
Yusuf Ali (English)
Even if We did send unto them angels, and the dead did speak unto them, and We gathered together all things before(940) their very eyes, they are not the ones to believe, unless it is in Allah.s plan. But most of them ignore (the truth).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Eğer Biz hakikaten onlara melekleri indirsek ve onlar ile ölüler konuşacak olsalar ve onların üzerine her şey de bölük bölük haşretsek yine imân edecek değillerdir. Meğer ki Allah Teâlâ dileyecek olsun. Fakat onların çokları bilmezler.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa, karşılarında bütün varlıkları bölük bölük toplasak, Allah'ın diledikleri müstesna, onlar yine iman edecek değillerdir. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve eğer biz onlara (inkâra şartlanmış o müşriklere) melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, (zatım olan) Allah’ın dilemesi (iradelerini ellerinden alarak onları imana zorlaması) müstesnâ, yine da onlar (küfür, inat, kibir ve azgınlıkları sebebiyle) inanacak değillerdi. Ama onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Biz onlara melekleri indirseydik veya ölüler onlarla konuşsaydı veya her şeyi onların karşısına getirip toplasaydık, Allah dilemedikçe onlar iman etmezlerdi. Ama şunu bilin ki onların pek çoğu cahillik ediyorlar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Şayet onlara Melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, herşeyi onlara bölük bölük [¹] toplasaydık yine Allah/ın dilediklerinden başkaları imana gelecek değildi; fakat onların pek çokları cahillerdir.
İ
İsmail Yakıt
Biz onlara melekleri indirseydik ve ölüler kendileriyle konuşsalardı ve her şeyi onların önüne getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı. Fakat onların çoğu hâlâ bilmiyorlar.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer gerçekten biz onlara melekleri gönderseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, var olan bütün nesneleri de önlerinde toplasaydık, Allah dilemedikçe onlar yine de inanmazlardı. Ancak onların pek çoğu bunu bilmiyorlar.
Ş
Şaban Piriş Meali
Biz, onlara melekleri de indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi de onlara karşı delil olarak bir araya getirseydik, Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Fakat, onların çoğu cahillik ederler.
En’âm Suresi 111. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 111. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 111. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 111. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 111. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?