Sureye Dön

Fâtır Suresi Suresi, 22. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve ne de dirilerle ölüler eşit olur; şüphe yok ki Allah, dilediğine duyurur ve sen kabirlerdeki ölülere duyuramazsın.
A

Abdullah Parlıyan Meali

ve ne de yaşayan ile kalben ölmüş bulunan. Şüphesiz Allah, dileyen kimseye dilediği şekilde işittirir. Halbuki sen, mezarlardaki ölüler gibi, kalben ölmüşlere işittiremezsin.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bunun gibi) Dirilerle ölüler de bir olamaz, (bunlar farklı ve aykırı şeylerdir, aynı değildir); şüphesiz Allah (hikmet ve hakikati) dilediği kimseye duyurup işittirir. Sen ise kabirlerde olanlara (canlı cenaze hükmündeki gafil ve kâfir insanlara) işittirebilecek değilsin. (Sadece tebliğ görevini yapmalı, sonuçlarına kafayı takmamalısın.)
A

Ahmet Tekin Meali

İman, Kur'an nuru ve marifetullah sayesinde ebedi hayata nail olacak mü'minler ile inkar ve isyan karanlıkları içinde kalan ölüler mesabesindeki kâfirler bir olmaz. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara tebliği duyurur. Sen kabirdekiler gibi duygusuz kafirlere bir şey duyuramazsın.
A

Ahmet Varol Meali

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Allah dilediğine duyurur. Sen kabirlerde olanlara duyuracak değilsin.
A

Ali Bulaç Meali

Diri olanlarla ölüler de bir değildir. Gerçekten Allah, dilediğine işittirir; sen ise kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Dirilerle ölüler hiç de bir olmaz, (hülâsa müminlerle kâfirler müsavi değildir). Doğrusu Allah dilediği kimseye (hakkı kabul ettirir) işittirirse de sen, kabirde bulunanlara (kalbleri ölü kâfirlere) işittirecek değilsin.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Diriler ile ölüler de eşit değiller. Şüphesiz Allah, istediğine (bu mesajları) işittirir. Fakat sen kabirde olanlara (manen ölmüşlere) işittiremezsin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

19,20,21,22. Görmeyen ile gören, karanlık ile aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz. Diriler ile ölüler de bir olmaz. Şüphesiz ki Allah dileyene işittirir. Sen kabirdekilere işittiremezsin.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dirilerle ölüler de bir olmaz; Allah işittirir dilediğine, mezarlarda olana sen işittiremen
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Dirilərlə ölülər də eyni deyillər! (Bütün bunlar kimi kafirlə mö’min, küfrlə iman, Cəhənnəmlə Cənnət, batillə haqq da eyni olmazlar!) Şübhəsiz ki, Allah dilədiyinə (ayələrini) eşitdirər. Sən isə (ya Peyğəmbər!) qəbirlərdə olanlara (haqqı) eşitdirən deyilsən!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Dirilerle ölüler de eşit olamaz. Allah, dileyene (gerçeği) işittirir. Sen, (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere işittiremezsin.
C

Cemil Said (1924)

22, 23. Hayâtda olanlar ile ölüler müsâvî değildir. Allâh kime ister ise ismâ’ ider. Sen ise mezar derûnundaki meyyit gibi olan kâfirlere ismâ’ idemezsin, sen yalnız teblîğa me’mûrsın.
D

Diyanet Vakfı Meali

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şüphesiz Allah, dilediğine işittirir. Sen kabirlerdekilere işittiremezsin!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Dirilerle ölüler de bir değildir. Doğrusu Allah, dilediği kimseye işittirir. Sen, kabirlerde olanlara işittiremezsin.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ölülerle diriler de eşit olmaz. Gerçi Allah, her dilediğine işittirirse de sen, kabirlerdekine işittirecek değilsin.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ölüler de müsavi olmaz diriler de, gerçi Allah her dilediğine işittirirse de sen kabirlerdekine işittirecek değilsin
E

Emrah Demiryent Meali

Dirilerle ölüler de bir olmaz, (tıpkı mü’minlerle kâfirlerin, Allah nezdinde bir olmadığı gibi). Şüphesiz Allah, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseye, (lütfuyla hakikati) işittirir. Sen kabirlerdekilere (ısrarla küfrü tercih eden manen ölülere, hakikati) işittiremezsin!
E

Erhan Aktaş Meali

Dirilerle ölüler bir değildir. Kuşkusuz ki Allah, dileyene duyurur. Sen mezarlarda olanlara asla duyuramazsın.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı [233a] berāber degül diriler ne daħı ölüler. bayıķ Tañrı işiddürür aña kim diler daħı degülsin sen işittürici aña kim sinlerdedür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Hulâsa:) Dirilerle ölüler bir olmaz. Şübhesiz ki Allah kimi dilerse ona (hakıykatları) duyurur. Sen kabirlerde olanlara da işitdirecek değilsin a!..
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Diri olanlarla ölüler de bir değildir. Allah dilediğine işittirir. Sen ise kabirdekilere işittiremezsin.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şübhesiz ki Allah (Kur'ân'ın hakikatini hikmetine binâen) dilediği kimseye işittirir (de onlara hidâyet eder). Yoksa sen kabirlerde bulunanlara(ma'nen ölmüş olanlara) işittirecek bir kimse değilsin!(1)
K

Kadri Çelik Meali

Diri olanlarla ölüler de bir değildir. Gerçekten Allah, dilediğine işittirir; sen ise kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Dirilerle ölüler de bir değildir. Allah dilediğine elbette işittirir; ama sen kabirlerdekilere de işittirecek değilsin!
M

M. Pickthall (English)

Nor are the living equal with the dead. Lo! Allah maketh whom He will to hear. Thou canst not reach those who are in the graves.
M

Mahmut Kısa Meali

Tıpkı, kalben diri olanlarla ölülerin aynı olmadığı gibi!
Çünkü Allah, ancak samîmî bir kalple doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyenehakîkati işittirir. Gönlünü kibir, inatçılık, bencillik örtüleriyle karartmış olanlara gelince; sen, mezarlardaki ölüler gibi hakîkat karşısında duyarsız kalan zâlimlere hiçbir şey işittiremezsin! Onun için, inanmıyorlar diye üzülme!
M

Mahmut Özdemir Meali

Ne Diriler eşit olur, ne Ölüler! Allah, dileyeceği kimselere işittirir.
Sen Kabirler’deki kimselerin işittiricisi değilsin.
M

Mehmet Okuyan Meali

19,20,21,22. Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. [*] Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Dirilerle ölüler de asla bir değildir. Gerçekten Allah dilediğine işittirir, sen ise kabirlerdekilere işittiremezsin.
M

Mehmet Çakır Meali

ölü ile diri de bir olmaz. Allah, duymak isteyene sesini duyurur. Sen, kabirdeki ölülere sesini duyuramazsın.
M

Mehmet Çoban Meali

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Rabbinizin katında inkâr edip yasalarına uymayanlar ölüler gibidir. Onlar ayetlerdeki gerçeklere karşı kör, sağır, dilsizdirler. Aynı ölüler gibi gerçekleri görmez, duymazlar.
M

Muhammed Esed Meali

ve ne de yaşayan ile [kalben] ölmüş bulunan. Şüphen olmasın ki [ey Muhammed,] Allah dilediğine işittirir, halbuki sen mezarlardaki [ölüler gibi kalben ölmüş]lere işittiremezsin:
M

Mustafa Çavdar Meali

Ne de dirilerle ölüler. Allah bu mesajı duymak isteyene işittirir. Fakat sen kabirdeki ölülere işittiremezsin. 27/80-81, 30/52
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ne de (manen) dirilerle ölüler bir olurlar.[³⁹⁰⁵] Şu kesin ki Allah, tercih edene/tercih ettiğine işittirir, fakat sen mezardakiler (gibi manen) ölülere asla işittiremezsin:
O

Orhan Kuntman Meali

Dirilerle ölüler (hidayete erenlerle, sapıklıkta direnenler) elbette eşit olmaz. Şüphe yok ki Allah, dilediği kimseye (bu uyarıları) işittirir. (Ey Muhammed) Sen kabirde olanlara (o inatçı kâfirlere hak davetini) duyuracak değilsin.
O

Osman Fırat Meali

Ve diri ile ölü bir olmaz. Şüphesiz Allah dileyene işittirir; sen kabirde olanlara işitiremezsin.
S

Sardorxon Jahongir

Tiriklar bilan o‘‎liklar ham barobar bo‘‎lmaydi. Albatta, Alloh O‘‎zi xohlagan kishilarga haqni eshittiradi. Ey Muhammad, siz qabrlardagi o‘‎lik kimsalarga eshittira oluvchi emassiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı berāber olmaz diriler‐ile ölüler. Tañrı Ta‘ālā işitdürür kime dilese vesen yā Muḥammed işitdüremezsin sinlerde olanlara.
S

Suat Yıldırım Meali

19, 20, 21, 22. Görenle görmeyen (âma) bir olmaz. Karanlıklarla aydınlık, gölge ile sıcak, dirilerle ölüler de bir olmaz! (müminlerle kâfirler bir olmaz). Allah, dilediğine hakkı işittirir, Sen kabirde olanlara sesini elbette işittiremezsin. [11, 24]
S

Süleyman Ateş Meali

Dirilerle, ölüler de bir olmaz. Allah dilediğine işittirir; yoksa sen kabirlerde bulunanlara işittirecek değilsin.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Dirilerle ölüler de müsâvî olmazlar. Allâh Te'âlâ dilediğine işitdirir. Sen kabirlerde olan mevtâlara işitdirici değilsin.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Dirilerle ölüler de eşit olmaz. Allah dinlemeyi tercih edene dinletir. Sen kabirlerde olanlara bir şey dinletemezsin.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Diriler de eşit olmaz, ölüler de. Allah dilediğine/dileyene işittirir. Ama sen, kabirlerdekilere işittiremezsin!
Y

Yusuf Ali (English)

Nor are alike those(3905) that are living and those that are dead. Allah can make any that He wills to hear; but thou canst not make those to hear who are (buried) in graves.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve berhayat olanlar ile ölmüşler de müsavî olamaz. Şüphe yok ki, Allah dilediğine işittirir ve sen kabirlerde bulunanlara işittirici değilsin.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah dilediğine işittirir; yoksa kabirdekilere işittirmek senin elinde değildir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (manen) dirilerle (bilginlerle), ölüler (bilgisizler) de eşit olamaz. Şüphesiz Allah, dileyene (gerçeği) işittirir. Ve sen, (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere de işittiremezsin. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Yaşayanlar ile ölüler de bir değildir. Allah dilediği kimseye işittirir, ama sen mezarlarda ki ölülere işittiremezsin.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Dirilerle ölüler [³] de bir değildir, Allah dilediğine hakk/ı işittirir. Sen kabirlerde bulunan ve ölü gibi olan kâfirlere söz işittiremezsin.
İ

İsmail Yakıt

Dirilerle ölüler de bir değildir. Muhakkak ki Allah, dilediği kimseye işittirir. Sen kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

dirilerle ölüler de. İşte Allah kimi dilerse ona işittirir. Sen sinlerinde yatanlara sesini işittiremezsin.
Ş

Şaban Piriş Meali

Dirilerle ölüler de bir değildir. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirlerde olanlara işittiremezsin.

Fâtır Suresi 22. Ayet Meali ve Tefsiri

Fâtır Suresi 22. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fâtır Suresi 22. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fâtır Suresi 22. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fâtır Suresi 22. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim