Ne zaman elemlerinden, oradan çıkmak isteseler gene oraya gönderilirler de tadın yakıp kavuran azabı denir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Onlar, uğradıkları beladan, acı ve ızdıraplardan dolayı, kurtulmak için, oradan çıkmak istediklerinde, yine oraya çevrilirler ve bu yakıcı azabı sonuna kadar tadın! denir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Her ne vakit, sarsıcı ızdıraptan dolayı oradan (cehennem zindanından) çıkmak isterlerse, oraya tekrar geri çevrilirler ve (onlara denir ki;) “Bu yakıcı azabı tadın” (kaçıp kurtulamazsınız).
A
Ahmet Tekin Meali
Istıraptan dolayı, cehennemden her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler.
“Tadın, bu harlı ateş azâbını” denilir.
A
Ahmet Varol Meali
Her ne zaman oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler. "Tadın yakıcı ateşin azabını."
A
Ali Bulaç Meali
Ne zaman oradan, sarsıcı-üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) 'Yakıcı azabı tadın' (denir).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Her ne zaman ateşten, onun ızdırabından çıkmak isterlerse, yine içine döndürülürler: ve onlara: “- Haydi tadın yangın azabını.” denir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O ateşten, ondaki bunaltı ve kederden çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri iade edilirler ve “yakıcı ateşin azabını tadın!” (denilir.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Istıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yakıcı azabı!” denir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar ordan, kaygıdan kurtulmak istedikçe, oraya geri döndürülürler, «Yakıcı azabı tadın» denilir
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Kafirlər) oradan – (Cəhənnəmdə düşdükləri) qəmdən qurtarmaq istədikcə, yenidən ora qaytarılar və (onlara:) “Dadın atəşin əzabını!” (deyilər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.
C
Cemil Said (1924)
Acının te’sîriyle kaçmak istedikleri vakit tekrâr içeri sokulacaklar ve kendilerine "Ateş ’azâbını çekiniz" diyu hitâb idilecekdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: «Tadın bu yakıcı azabı!» (denilir).
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın azabını” denilir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Uğradıkları gamdan (dolayı) oradan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Her ne zaman ateşten, onun bir gamından çıkmak isterlerse yine içine iade olunurlar, haydi tadın yangın azâbını
E
Emrah Demiryent Meali
Onlar her ne zaman çektikleri ıstıraptan dolayı oradan (cehennemden) çıkmak isteseler, (demir kamçılar ile) oraya geri döndürülürler ve (onlara, cehennemde görevli olan melekler şöyle nida ederler): “Tadın bu yakıcı azabı!”
E
Erhan Aktaş Meali
Azaptan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteyecek olurlarsa, yakıcı azabı tatmaları için oraya geri döndürülürler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
her nice kim dileyeler kim çıķalar andan ķayġudan döndürineler anuñ içine “daħı daduñn göyündürici 'aźābı!”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Ne zaman oradan, (çektiği) ıztırabdan (dolayı) çıkmak isterlerse yine içerisine iade olunurlar (ve kendilerine): «Tadın (bu) yangın azabını» (denilir).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kederden kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteseler: “Tadın yakıcı azabı!” (denilerek) oraya geri döndürülürler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Çektikleri) ızdırabdan dolayı oradan ne zaman çıkmak isteseler, yine oraya iâde olunurlar ve (kendilerine): “Yakıcı azâbı tadın!” (denilir).(5)
K
Kadri Çelik Meali
Istıraptan dolayı oradan (ateşten) her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler ve (onlara,) “Yakıcı azabı tadın” (denir).
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Istıraptan ötürü oradan çıkmaya her teşebbüs ettiklerinde oraya geri döndürülecekler ve onlara, “Tadın bakalım bu yakıcı azabı!” denilecek.
M
M. Pickthall (English)
Whenever, in their anguish, they would go forth from thence they are driven back therein and (it is said unto them): Taste the doom of burning.
M
Mahmut Kısa Meali
Yüreklerine işleyen acı ve ıstıraptan dolayı, ne zaman oradan çıkmaya davransalar, her defasında, azap kırbaçlarıyla, demir kamçılarla tekrar oraya gönderilecekler ve kendilerine, “Tadın bakalım, zulüm ve haksızlığınızın cezası olan yakıcı azâbı!” denilecek. Öte yandan:
M
Mahmut Özdemir Meali
Her ne zaman oradan, gamdan / kederden kurtulmayı istedilerse,
"Harîk’ın (Yakıcı Ateş’in) azâbını tadın!" diye oraya iade edildiler. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülecekler ve (onlara) “Tadın bu yakıcı azabı!” (denecektir). [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Ve) ıstıraptan dolayı ne zaman oradan çıkmak isterlerse: “Şu cehennem azabını tadın bakalım.” (denilerek) oraya geri çevrilirler.
M
Mehmet Çakır Meali
işkenceden kurtulmak için çıkmaya kalkışanları geri kovalarken " yakma cezası neymiş tadın " diyecekler...
M
Mehmet Çoban Meali
Ne zaman cehennemdeki ıstıraptan çıkmak isteyen olursa; onlara engel olunarak: "Tadın yangın azabını!" denilir.
M
Muhammed Esed Meali
ve kendi boğuntuları içinde (kıvranıp dururken) bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden (aynı boğuntuya) sokulacaklar ve [onlara:] “Tadın (bu) yakıcı azabı [sonuna kadar]!” [denecek].
M
Mustafa Çavdar Meali
Her ne zaman onlar acı ve ıstıraptan bunalıp oradan çıkmaya yeltenseler, kendilerine “Bu yakıcı azabı çekmeye mahkûmsunuz” denilerek oraya geri döndürülecekler. 5/37, 32/20, 40/47...50, 43/74
M
Mustafa İslamoğlu Meali
gam ve kederden (bunalıp) da ne zaman oradan çıkmak isteseler, hemen oraya geri döndürülecekler ve (onlara şöyle denilecek): “Yakıp kavurucu azabı tadın bakalım!”
O
Orhan Kuntman Meali
Çektikleri azaptan kurtulmak için her çaba gösterdiklerinde onlara; (kaçamazsınız) "Tadın bakalım bu yangın azabını" denilir.
O
Osman Fırat Meali
Onların hepsi, her defasında oradaki ızdıraptan çıkmak istediklerinde, “Tadın yakıcı azabı” diye geri döndürülürler.
S
Sardorxon Jahongir
Har safar ular do‘zax g‘amidan qochib chiqmoqchi bo‘lsalar, qamchilar bilan urilib yana unga qaytariladilar va ularga: “Yong‘in azobini totinglar”, – deyiladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Nice ki ṭamudan çıḳmaḳ isteseler, hemden ve ġamdan girü ḳaytarınılurṭamuya gine. Daḫı anlara göyündürici ṭamunuñ ‘aẕābını daduñuz, dinile.
S
Suat Yıldırım Meali
Bunalmaları sebebiyle, her ne vakit cehennemden çıkmak isterlerse, gerisin geriye oraya itilirler ve kendilerine: “Çıkmak yok! İster istemez, bu yakıcı azabı tadacaksınız! ” denir.
S
Süleyman Ateş Meali
Oradan, (o) gamdan her çıkmak istediklerinde (demir kamçılarla vurularak) oraya geri çevrilirler ve : "Yangın azabını tadın!" (denilir).
S
Süleyman Tevfik (1927)
Cehennemden ve onun gam ve cefâsından her def'a çıkub kurtulmak isteseler tekrâr oraya i'âde olunurlar. Onlara "Yakıcı 'azâbı tadınız" denilür.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İyice bunalıp oradan çıkmak isterlerse her defasında geri getirilecek ve onlara: “Şu yanma azabının zevkine varın” denecektir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Istırap yüzünden oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler: "Tadın şu yangın azabını!"
Y
Yusuf Ali (English)
Every time they wish to get away therefrom, from anguish, they will be forced back therein, and (it will be said), "Taste ye the Penalty of Burning!"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Her ne zaman ondan, gamdan çıkmak isterlerse onun içine iade edilirler ve yangın azabını tadın denilir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ne zaman Cehennemin ıztırabından kurtulmak isteseler, “Tadın yakıcı azabı” diye geri çevrilirler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Gamdan (keder ve ıstıraptan) dolayı, ne zaman oradan çıkmayı isteseler, (Allah’ın dilediği vakit hariç) tekrar onun içine döndürülürler ve (onlara) yakıcı azabı tadın! (denir).
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Çektikleri acıdan dolayı, ne zaman o cehennemden çıkmayı isteseler, tekrar o azabın içine döndürülcekler ve yakıcı azabı tadın denilecek.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar gam ve elemden dolayı ateşten kurtulmak istedikçe yine oraya iade olunacaklar, onlara yakıcı ateş azabını tadın denecek.
İ
İsmail Yakıt
Her ne zaman oranın ıstırabından dolayı oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler: “Yakıcı azabı tadınız!” (denilir).
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar acıya dayanamayıp da oradan çıkmak istediler mi her seferinde gerisin geriye gönderileceklerdir. " Tadın bakalım ateşin azabını."
Ş
Şaban Piriş Meali
Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve:-Yakıcı azabı tadın, denir.
Hac Suresi 22. Ayet Meali ve Tefsiri
Hac Suresi 22. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hac Suresi 22. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hac Suresi 22. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hac Suresi 22. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?