Sureye Dön

Hac Suresi Suresi, 46. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Akıl ve tedbire sahip olacak akıl, duyup anlayacak kulak elde etmek için hiç de mi yeryüzünde gezip dolaşmazlar? Gerçekten de gözler kör olmaz ama gönüllerdeki can gözleri körleşir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sana karşı çıkanlar, hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı, onların başına gelenleri görerek, düşünebilen kalpleri ve işitebilen kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, onlarda kör olan gözler değil, kör olan göğüslerdeki kalplerdir. Yani asıl felaket, kalp gözünün kör olmasıdır. Çünkü insana gerçekleri gösterecek olan odur.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Tarihi kalıntılardan ve yaratılış harikalarından ibret almak üzere) Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar (ve ibretli belgesel programlarını izlemiyorlar) mı ki; böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Doğrusu şu ki; (gerçekleri görmeyenlerin ve akıl yürütmeyenlerin belki yüzlerindeki) gözler (kapanıp) kör olmaz; velâkin sinelerindeki kalpler körleşip (hidayetlerikararmaktadır. Basiret ve maneviyat penceresi perdelenip kapanmakta ve artık bunlar gerçekleri göremez olmaktadırlar.)
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar, hiç yeryüzünü dolaşmadılar mı? Dolaşsalardı eğer, gördüklerini düşünecek akılları kalpleri olurdu, söylenenleri duyacak kulakları olurdu. Unutmayın, gözler görmemezlik, akıl ermemezlik etmez. Fakat göğüslerin içindeki kalpler, basîretler kör kesildiği için, keyfîliğe, taklide ve saplantıya dayalı olarak akıl kötüye kullanılmıştır. Gözlerin gördüğünden, muhakemeler, mukayeseler yaparak faydalanmaz.
A

Ahmet Varol Meali

Akıl edecekleri kalplere ve duyacakları kulaklara sahip olmak için yeryüzünde dolaşmadılar mı?. [4] Doğrusu gözler kör olmaz ama göğüslerdeki kalpler kör olur.
A

Ali Bulaç Meali

Yer yüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları olsun? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Mekke kâfirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, bu sebeple düşünecek kalblere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki, gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalbler (ibret gözleri) kör olur.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Yeryüzünde gezmiyorlar mı? Ki idrak edecek kalpleri olsun, işitecek kulakları olsun. Çünkü gözler kör olmaz, fakat gönüllerde(*) olan kalpler kör olur.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, gözler kör olmaz, fakat asıl sinelerdeki kalpler kör olur.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yeryüzünde gezmezler mi? Duyacak yürekleri, işitecek kulakları var onların; yalnız gözler kör olmaz, en çok, göğüslerde olan kalbler kör olur
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Məgər onlar (peyğəmbərləri yalançı hesab edən kafirlər) yer üzündə gəzib dolaşmırlarmı ki, düşünən qəlbləri (bəsirət gözləri), eşidən qulaqları olsun? Həqiqətən, gözlər kor olmaz, lakin sinələrindəki ürəklər (qəlb gözü) kor olar. (Kafirlər keçmiş ümmətlərin başına gələn müsibətləri zahiri gözləri ilə görsələr də, qəlb gözü ilə görüb onlardan heç bir ibrət almazlar).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, orada olup biteni kalpleri kavrasın ve (anlatılanları) kulakları işitsin? Ne var ki, onlarda kör olan gözler değil; kör olan, göğüslerdeki kalplerdir!
C

Cemil Said (1924)

Arzı gezmemişler mi? Kalbleri idrâkden ’âciz midir, işitmek içün kulakları yok mıdır? Gözleri ru’yetden mahrûm değildir, lâkin göğüslerinin içinde gömülmüş olan kalbleri kördür.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalpler kör olur.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ya o yerde neye bir seyr etmediler ki kendileri için akıllanmalarına sebeb olacak kalbler ve işıtmelerine sebeb olacak kulaklar olsun, zira hakikat budur ki gözler körelmez ve lâkin sînelerdeki kalbler körelir
E

Emrah Demiryent Meali

(O seni yalanlayan müşrikler, ibret almak üzere) yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Ki, (bu ibret verici manzaraları görsünler de hiç değilse) bu sayede düşünebilecekleri kalpleri, (hakkı) işitecekleri kulakları olsun. Gerçek şu ki, gözler kör olmaz, fakat göğüsler içindeki kalpler kör olur.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinin, kendisi ile akıl edecekleri kalpleri¹ veya kendisi ile işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

iy yürimediler mi yirde pes ola-y-ıdı anlaruñ göñüller bileler-idi anuñ-ile yā ķulaķlar işidilerdi anuñ-ile? bayıķ görmez olmaz gözler velįkin görmez olur göñüller kim gögüzlerdedür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Hiç de) yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı ki (bari) bu sebeble düşünecek kalblere, bu suretle işidecek kulaklara mâlik olsunlar). Fakat hakıykat şudur ki (yalınız maaddî) gözler kör olmaz, fakat (asıl) sinelerin içindeki kalbler kör olur.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki akledecek zihinleri, işitecek kulakları olsun? Doğrusu, bakışlar kör olmaz ancak kafaların içindeki zihinler körelir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(İnkâr edenler) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendileri için onlarla akıl erdirecekleri kalbler ve onlarla işitecekleri kulaklar olsun! Ama şu gerçek ki, gözler kör olmaz, fakat göğüslerdeki kalbler (basîretler) kör olur.(3)
K

Kadri Çelik Meali

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki böylece onların kendisiyle düşünecek kalpleri ve kendisiyle işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü şüphesiz gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir.
M

M. Pickthall (English)

Have they not travelled in the land, and have they hearts wherewith to feel and ears wherewith to hear? For indeed it is not the eyes that grow blind, but it is the hearts, which are within the bosoms, that grow blind.
M

Mahmut Kısa Meali

Peki, günümüz inkârcıları yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, bu ibret verici manzaraları görsünler de, düşünebilecekleri bir akla,gerçeğin sesini duyabilecekleri kulaklara ve doğruyu görebilecekleri gözlere sahip olsunlar? Çünkü unutmayın ki, sadece kafalardaki gözler kör olmaz fakat asıl gönüllerdeki gözler kör olur ki, işte en büyük felâket budur! Zira kör sadece, gözleri görmeyen değildir. Asıl kör olan; kalbi kibir, cehalet, inat, önyargı perdeleriyle örtülmüş olduğu için gerçeği göremeyen, hakikati idrak edemeyen kişidir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Yeryüzü’nde dolaşmadılar mı; onlar için akledecekleri kalbler veya işitecekleri kulaklar olur?
Şu bir gerçektir ki; Gözler kör olmaz; ama Göğüsler’de bulunan Kalbler de körleşir.
M

Mehmet Okuyan Meali

(İnkârcılar) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı? [*] (Dolaşsalardı) kendileriyle akıl edecek kalpleri veya [*] duyacak kulakları olurdu. (Gerçek şu ki) gözler kör olmaz fakat göğüslerdeki kalpler kör olur. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed! Sana inanmayanlar) Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? (Keşke) onların anlayacak kalpleri ve işitecek kulakları olsaydı! Kesinlikle (gören) gözler kör olmaz, fakat sinelerdeki kalpler körelir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Yeryüzünde gezip de bu harabeler üzerinde yorum yapacak beyinler yok mu? Bu sessizliği dinleyecek kulaklar yok mu? Aslında kör olan sadece gözler değildir. Asıl kör olan görmek istemeyen beyinlerdir...
M

Mehmet Çoban Meali

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Düşünecek kalpleri, duyacak kulakları yok mu? İstiyoruz ki kulaklarıyla geçmişi duysunlar! Gözleriyle yıkılan harabelerin arkasındaki gerçekleri görsünler! Kalpleriyle doğruya hükmetsinler! İnkâr edenler yıkıntıları görürler ama yıkıntıların altındaki gerçekleri görmezler! Geçekleri söyleyenlere kulak verirler ama duymazlar! Çünkü kör olan gözleri değil kalpleridir. Çünkü sağır olan kulakları değil kalpleridir. Kalplerinde oluşan ön yargılar, gözlerini kör etmiş, kulaklarını sağırlaştırmıştır.
M

Muhammed Esed Meali

Peki, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, orada olup biteni kalpleri kavrasın ve kulakları işitsin? ⁶¹ Ne var ki, onlarda kör olan gözler değil; kör olan, göğüslerdeki kalpler!
M

Mustafa Çavdar Meali

Şimdi onlar bu memleketlerde hiç gezip dolaşmıyorlar mı? Bu sayede akılları bazı şeylere erse kulakları da gerçekleri işitse de ibret alsalar. Ne var ki sadece gözler kör olmuyor fakat sinelerdeki gönül gözleri kör oluyor. 3/137 10/13, 14/44- 45, 38/12...14, 6/50, 7/64, 13/19, 35/19...23
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İyi ama, onlar hiç mi yeryüzünde gezip dolaşmazdılar? Bu sayede kendisiyle akledecekleri bir kalbe[²⁸⁵¹] ya da işitecekleri bir kulağa sahip olsalardı ya![²⁸⁵²] Ama şu da var ki; gözler kör olmaz, fakat asıl kör olan göğüslerdeki kalplerdir.[²⁸⁵³]
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı? (Onlar kervan ile o harabelerin yanından elbette çok kez geçmişlerdir.) Ama onların (evvelki kavimlerin helâkinden ders almaya) gönülleri ve (evvelki kavimlerin kıssalarından ibret almaya niyetli) kulakları yoktur. Ne var ki yalnız kafa gözleri kör olmaz, kalblerde olan manevi görme yeteneği, basiret de körelir.
O

Osman Fırat Meali

Ve yeryüzünü gezmediler mi? Onlar için akılları, kalpleri ve işitecek kulakları olsun; gerçekten görüşler kör olmaz, lakin göğüslerde bulunan kalpler kör olur.
S

Sardorxon Jahongir

Axir, Makka mushriklari yer yuzida sayr qilmaydilarmi?! Ana shunda ular uchun aql yuritadigan qalblar, haqni eshitadigan quloqlar bo‘‎lar edi. Zero, ko‘‎zlar ko‘‎r bo‘‎lmaydi, aksincha, ko‘‎kraklardagi qalblar ko‘‎r bo‘‎ladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Pes niçün gezmezler yir yüzinde ‘ibret almaġ‐ıçun ḥattā ki özlerineyürekleri ola anları fehm eylemeg‐içün, yā ḳulaḳlar ola özlerine işitmeg‐içünanlar‐ıla. Taḥḳīḳ bu gözler kör olmaz, lākin ol yürekler kör olur ki gögüzleriçindedür.
S

Suat Yıldırım Meali

Peki bu inkârcılar biraz olsun dünyayı gezip dolaşmazlar mı ki, hiç değilse bu sayede düşünüp duygulanacak gönüllere, gerçeğin sesini işitecek kulaklara sahip olsunlar. Ne var ki onlarda kör olan, gözler değil, asıl kör olan sinelerindeki gönüller!
S

Süleyman Ateş Meali

Hiç yer yüzünde gezmediler mi ki (kendilerinden önce mahvolanların yerlerini görsünler de) düşünecekleri kalbleri, işitecekleri kulakları olsun (akıllları başlarına gelsin, hak sözünü işitsinler). Zira gözler kör olmaz (çünkü gözlerin körlüğü, geçici bir görme yetersizliğidir); fakat (asıl) göğüslerdeki kalbler kör olur.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar (müşrikîn-i Mekke) yeryüzünde seyr u seyahat itmezler mi? Bu helâk iylediğimiz karyeleri görerek onı düşünmeğe yarar gözleri ve bu haberleri işitmeğe müsâ'id kulakları olmaz mı? Çünki gözün körlüği zarar virmez lâkin sînelerdeki kalbin körlüğidir ki muzırrdır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Böyle yerleri gezip dolaşmadılar mı ki düşünecek kalpleri ve dinleyecek kulakları olsun. Gözler kör olmaz ama onların göğüslerindeki kalpleri kör olur.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.
Y

Yusuf Ali (English)

Do they not travel through the land, so that their hearts (and minds)(2825) may thus learn wisdom and their ears may thus learn to hear? Truly it is not their eyes that are blind, but their hearts which are in their breasts.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendileri için onlar ile düşünecekleri kalpler olsun veya onlar ile işitecekleri kulaklar olsun. Velhasıl (onların) gözleri körleşmez; velâkin sineleri içindeki kalpleri körleşir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar yeryüzünde gezmezler mi ki akıl edecek kalpleri yahut işitecek kulakları olsun? Fakat kör olan gözler değil, sinelerdeki kalplerdir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Peki, onlar, (o inkârcılar) yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, (oradaki ibret verici manzaraları görsünler de) kavrayabilecekleri akıllara veya (gerçeğin sesini) duyabilecekleri kulaklara (ve doğruyu görebilecekleri gözlere) sahip olsunlar? Ama gerçek şu ki, kör olan (yalnız maddi) gözler değildir; gerçekte kör olan, iç dünyalarındaki basiret gözleridir.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Sonra onların kalpleri var onunla aklediyorlar! Kulakları var işitiyorlar! O helak edilmiş yerleri gözler görmüyor mu? Hayır hayır! Ancak sinelerdeki kalpler körleşmiş.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar yeryüzünde gezip tozmadılar mı? Yoksa harabeleri görerek ibret alacak kalpleri, sergüzeştleri işitecek kulakları olurdu. Gerçi gözleri kör değildir. Fakat göğüslerindeki kalpleri kördür ki ibret almıyorlar.
İ

İsmail Yakıt

Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? (Hâlbuki) düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olurdu? Şurası muhakkak ki yalnız gözler kör olmaz, göğüslerdeki kalpler de kör olur.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar hiç yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı?Yoksa duyan gönülleri, işiten kulakları olurdu. Kör olan onların gözleri değildir, gönül gözleridir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Yeryüzünde dolaşmıyorlar ki kendisiyle akledecek kalpleri ve kendisiyle işitebilecek kulakları olsun?! Oysa, gözler kör olmuyor, fakat sinelerdeki kalpler köreliyor.

Hac Suresi 46. Ayet Meali ve Tefsiri

Hac Suresi 46. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hac Suresi 46. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hac Suresi 46. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hac Suresi 46. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim