Ve şu dünyada da lanete uğratıldılar, kıyamet gününde de. Bilin ki hiç şüphe yok Âd, Rablerine karşı kafir oldu; bilin, uzaklık Hud'un kavmi Âd'a.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Bu dünyada da, ahirette de lanet peşlerine takılıp kaldı. Haberiniz olsun ki Âd toplumu, Rablerini tanımayıp gerçekleri örtbas ettiler. Gözünüzü açın ki, işte böyle yok olup gitti Hûd'un kavmi olan Âd.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Bâtılın ve barbarlığın peşine takılanlar) Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tâbi tutuluvermişlerdi. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerini inkâr (nebilerine isyan) etmişlerdi. Haberiniz olsun; Hz. Hud’un kavmi (olan) Ad’a (Allah’ın rahmetinden) uzaklık (verilmişti).
A
Ahmet Tekin Meali
Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü lânete uğradılar. Bakınız, Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler, ihsan ettiği nimetlere nankörlük ettiler. Hûd'un kavmi Âd'in, Allah'ın rahmetinden, korumasından uzak kılınarak, yok olup gitmesinden ibret alın.
A
Ahmet Varol Meali
Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki, Ad halkı Rabblerini inkar ettiler. Dikkat edin, Hud'un kavmi Ad uzak olsun.
A
Ali Bulaç Meali
Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar, hem dünyada, hem ahiret gününde bir lânete (ceza ve azaba) tabi tutuldular. Dikkat edin! Ad Kavmi, gerçekten Rabbini inkâr etti. Haberiniz olsun! Hûd'un kavmi âd, Allah'ın rahmetinden uzak kalmıştır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Bu dünyada da lanete uğradılar, kıyamet günü de. İşte Âd, Rablerini inkar eden bir kavim idi. İşte Hûd’un kavmi olan Âd kahrolsun!...
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tâbî tutulacaklar. Biliniz ki, ‘Âd halkı Rabblerini inkâr ettiler. Yine biliniz ki Hûd'un kavmi ‘Âd, Allah'ın rahmetinden uzak olsun.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hem dünyada, hem ahret gününde lânete uğradılar, iyi bilin Âd ulusu küfretmiştir Tanrılarına, Hûd ulusu olan Âd'ın işi bataktır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Və, beləliklə, dünyada da, qiyamət günündə də lə’nətə uğradılar. Bilin ki, Hud tayfası Rəbbini inkar etmişdi. Xəbəriniz olsun ki, Hudun tayfası Ad (Allahın mərhəmətindən) kənar (uzaq) oldu. (Ərəb tarixində iki Ad tayfasının adı çəkilir. Biri Hudun tayfası Ad, digəri isə Adul–İrəmdir ki, ona Zatul–İmad da deyilir. Onları bir-birindən fərqləndirmək üçün burada birinci Ad qəbiləsi Hud qövmü adlandırılır).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah’ın lânetine uğradılar. Bakın, işte Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu Âd (kavmi) idi. Unutmayın ki; Hud’un kavmi Âd (tarih sahnesinden) işte böyle yok olup gitti.
C
Cemil Said (1924)
’Ânlar dünyâda Allâh’ın la’netine hedef oldılar. Âhiretde ânlara: "Sen rabbine karşu küfr itmedin mi?" diyu sordılar ve Hûd’ın kavmi ’Âd uzak olsun dinildi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lânetle izlendiler. Bilin ki, Âd kavmi, gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilin ki, Hud'un kavmi olan Âd, defolup gittiler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hem bu Dünyada bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet gününde, bak Âd, rablarına hakıkaten küfrettiler, bak def'oldu gitti o Hûd kavmi Âd
E
Emrah Demiryent Meali
Onlar, hem dünyada, hem âhiret gününde lânete uğradılar. Bilin ki, Âd (kavmi,) gerçekten Rablerine nankörlük ettiler. (Ve yine) bilin ki Hûd’un kavmi (olan) Âd, (müstahak olduklarından dolayı, Allah’ın rahmetinden) uzak kılındı.
E
Erhan Aktaş Meali
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Âd halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hûd halkı Âd.
Onlar bu dünyâda da, kıyaamet gününde de lâ'net (cezasına) tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun ki Âd (kavmi) Rablerine küfretdiler. Gözünüzü açın ki Hûd'ün kavmi olan Âd'e (rahmet-i ilâhiyyeden ebedi) uzaklık (verildi).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tâbi tutuldular. Bilin ki Ad (kavmi) Rablerini inkâr etti. Bilin ki Hud’un kavmi Ad yok olup gitti.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Böylece hem bu dünyada, hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun! Şübhesiz ki Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. Dikkat edin! (İsyanları yüzünden Allah'ın rahmetinden uzaklaşan) Hûd'un kavmi olan Âd, helâk olsun!(2)
K
Kadri Çelik Meali
Bu dünyada da kıyamet gününde de lanetle izlendiler. İyi bilin ki Ad (kavmi) Rablerini inkâr etti. Hey, Hûd'un kavmi Ad'a, (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete uğradılar. Evet Âd rabbini inkâr etti. Hûd’un kavmi Âd’ın canı cehenneme!
M
M. Pickthall (English)
And a curse was made to follow them in the world and on the Day of Resurrection. Lo! Aad disbelieved in their Lord. A far removal for Aad, the folk of Hud!
M
Mahmut Kısa Meali
Bu yüzden, hem bu dünyada, hem de mahşer gününde,onları helak edecek bir lânet takıldı peşlerine. Dikkat edin;işte Rab’lerini böyle inkâr etmişti Âd kavmi! Dikkatedin; işte böyle helâk olup gitti, Hûd’un kavmi Âd! Ve aradan yıllar geçti; zamanla inkârcılık, yeniden ortaya çıktı. İşte, insanlık tarihinin bir başka ibret verici sayfası:
M
Mahmut Özdemir Meali
Bu Dünya’da da, Kıyâmet günü’nde de lanete uğradılar. Dikkat edin! Âd, rabb’lerini yalanladı.
Dikkat edin! Hûd’un kavmi Âd defolup gitti. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabi tutulmuşlardı. [*] Dikkat edin! Âd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Hud’un kavmi olan Âd, (Allah’ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
M
Mehmet Türk Meali
Onlar hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete tabi tutuldular. Şunu iyi bilin ki; gerçekten Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. İşte Hûd’un kavmi Âd, (böylece) defolup gitti.
M
Mehmet Çakır Meali
O yüzden, hem bu dünyada hem öbür dünyada laneti hak ettiler. Evet Ad'lılar, Tanrı'yı inkar ettiler. Artık Hûd'un Ad halkı için yapacak bir şeyi yoktu...
M
Mehmet Çoban Meali
Böylece hem dünyada hem ahirette peşlerine kötü bir ün takıldı. İyi bilin ki, Ad toplumu Allah’ın emir ve yasaklarını inkâr etti. Rahmetimizden uzak yok olup gitti. Onları hiç kimse kurtaramadı. Bu sonuç: İnkârlarının ve yasalarımıza uymayarak yaşadıkları hayatın sonucudur. Şüphesiz Rabbin onlara zulmetmedi. Sadece kendi istekleriyle hak ettikleri cezayı verdi. Muhakkak ki, Rabbin adalet sahibidir.
M
Muhammed Esed Meali
Bu dünyada da [Allah’ın] lâneti kovaladı durdu onları, ölümden sonra kalkış gününde de [sonuç olarak yine onunla kuşatılacaklar]. ⁸⁶ Bakın, işte Rablerini böyle yok saymıştı ‘Âd [toplumu]! Bakın, işte böyle yok olup gitti Hûd’un kavmi ‘Âd.
M
Mustafa Çavdar Meali
Bu yüzden dünyada lanete uğradılar, kıyamet günü de lanete uğrayacaklar. İyi bilin ki Âd toplumu da, Rablerinin mesajlarına inanmadılar. Dikkat edin, Hud’un kavmi Ad, tarih sahnesinden silindi gitti. Hud’un kavmi Ad’ın canı cehenneme! 3/86, 7/72
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sonuçta peşlerine, bu dünyada da kıyamette de bir lânet takıldı. Unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu ‘Âd idi. Unutmayın: Hûd’un kavmi ‘Âd[¹⁷⁵⁴] tarih sahnesinden işte böyle silindi.
O
Orhan Kuntman Meali
Bundan ötürü de, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde la'nete uğradılar. Haberiniz olsun ki, Ad kavmi Rablerini (vahdaniyetini) inkar ettiler ve yine iyi bilin ki, Hud'un kavmi olan Ad, Allah'ın rahmetinden yoksun kaldı.
O
Osman Fırat Meali
Bu dünyada lanete tâbi oldular ve dirilme gününde de. Âd Rablerini inkâr etmedi mi? Hûd’un kavmi olan Âd (böylece Allah’ın rahmetinden) uzak kılınmasın mı?
S
Sardorxon Jahongir
Ularga bu dunyoda ham, qiyomat kunida ham la’nat ergashtirib qo‘yildi. Ey odamlar, ogoh bo‘ling, albatta, Od qabilasi Robbilariga kufr keltirgan edi. Ha, ogoh bo‘ling, Hud qavmining Od qabilasiga halokat bo‘ldi.
59, 60. İşte Âd halkı buydu. . . Rab'lerinin âyetlerini inkâr ettiler, O'nun peygamberlerine isyan ettiler ve Hakka karşı gelen her inatçı zorbanın isteklerine uydular. Hem bu dünyada lânete tâbi tutuldular, hem de kıyamet gününde. Evet, Âd halkı, Rab'lerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular. Dikkat et: Nasıl da defoldu gitti o Hûd'un kavmi Âd! [53, 50]
S
Süleyman Ateş Meali
Böylece hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde peşlerine la'net takıldı. İyi bilin, 'Ad (kavmi) Rablerini inkar ettiler; iyi bilin Hud'un kavmi 'Ad, (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun (yok olup gitsin)!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlara dünyâda ve yevm-i kıyâmetde la'net olundı. Hûd kavmi olan 'Âd'a Allâh'ın rahmetinden uzaklık virildi.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar bu dünyada dışlandılar; (mezardan) kalkış gününde de dışlanacaklardır. Bilin ki Ad halkı Rablerini görmezlikten geldiler. Bilin ki Ad da, Hud halkı da yıkılıp gitti.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bu dünyada ve kıyamet gününde arkalarına lanet takıldı. Dikkat edin; Âd, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Hûd'un kavmi olan Âd geri gelmez oldu.
Y
Yusuf Ali (English)
And they were pursued by a Curse in this life,- and on the Day of Judgment. Ah! Behold! for the ´Ad rejected their Lord and Cherisher! Ah! Behold! removed (from sight) were ´Ad the people of Hud!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve bu dünyada bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Haberiniz olsun, şüphe yok ki Âd, Rablerine kâfir oldular. Agâh olunuz ki, Hûd kavmi olan Âd için bir uzaklık olsun.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Bu dünyada da, kıyamet gününde de onlar lânete uğratıldılar. Bilmiş olun ki Âd kavmi Rablerine nankörlük etmişti. İbret alın ki, Hud'un kavmi Âd işte böyle yok olup gitti.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve onlar (o zalim ve azgın Âd kavmi)) dünyada (rahmetten) dışlanmaya tabi tutuldullar (müstahak oldular), kıyamet gününde de (yine dışlanmaya tabi tutulacaklardır). Bilin ki, şüphesiz Âd kavmi Rablerini (inkâr edip) nankörlük etmişti. Bilmiş olun ki, Hûd’un kavmi âd, (bu nankörlük, azgınlık, zulüm ve isyanları sebebiyle rahmetimizden) uzak kalmıştır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
İnsanları kendilerine zorla uymalarını sağlayan zorbalara, bu dünyada ve ahiret gününde bir lanet var. Ad toplumu Rablerini inkâr etmedi mi? Hud’un kavmi Ad (yaptıklarından dolayı) yok olup toplumlardan uzak olmasın mı?
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Bu dünyada da, kıyamet gününde de arkalarından lânet gitti [⁴]. Haberiniz olsun ki Âd kavmi Rablerini tanımamışlardır. Dikkat edin ki Hud kavmi olan Âd rahmet-i ilâhiye/den uzak bir yerde kalmıştır.
İ
İsmail Yakıt
Böylece hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabi tutuldular/lanete uğratıldılar. İyi biliniz ki onlar Rablerini inkâr ettiler. (Yine) iyi biliniz ki Hûd’un kavmi Ad, Allah’ın (rahmetinden) uzaklaştı.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. Bilin ki Ad’lar çalaplarını tanımaz oldular. Bilin ki Hud’un ulusu olan Ad Allah’ın esirgeyiciliğinden uzaklaştırıldı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki Âd, Rabbini tanımadı. Dikkat edin, Hûd'un toplumu Âd helak edildi.
Hûd Suresi 60. Ayet Meali ve Tefsiri
Hûd Suresi 60. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hûd Suresi 60. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hûd Suresi 60. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hûd Suresi 60. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?