Andolsun ki biz Âdemoğullarını üstün ettik,karada suda taşıdık onları, tertemiz şeylerle rızıklandırdık onları ve yarattıklarımızın çoğundan üstün ettik onları.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Andolsun ki, biz ademoğullarını üstün ve saygıdeğer kıldık. Karada ve denizde onların ulaşımını sağladık, tertemiz şeylerle onları rızıklandırdık ve yarattıklarımızın pek çoğundan da üstün ettik onları.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Doğrusu Biz, Ademoğlunu (maymun dönüşümünden değil, insan neslinden çoğaltıp) kerametli kıldık; (değerli ve şerefli konumda yarattık. Böylece insanları çok özel bir ikrama ve iltifata mazhar yaptık.) Karada, (havada) ve denizde (kolaylıkla) taşıdık (en rahat vasıtalarla gezip dolaşacak imkânlar sağladık), en temiz ve leziz nimetlerle rızıklandırdık, ve yarattıklarımızın pek çoğundan faziletli ve üstün kıldık.
A
Ahmet Tekin Meali
Andolsun ki, biz Âdemoğulları'nı asâletli, şerefli ve saygıya lâyık kıldık, ikrama lâyık gördük. Karada ve denizde onlara ulaşım imkânları sağladık. Onlara helâlinden, temizinden ve sağlıklısından rızık ve servetler verdik. Lütufta bulunarak onları yarattığımız birçok varlıklardan gerçekten üstün kıldık.
A
Ahmet Varol Meali
Andolsun biz, Adem oğullarını yücelttik. Onları karada ve denizde (bineklerle ve araçlarla) taşıdık. Temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun, biz Ademoğlunu yücelttik; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Gerçekten biz, Âdemoğullarını (diğer hayvanlar üzerine) üstün kıldık. Karada ve denizde taşıtlara yükledik ve onlara hoş rızıklar verdik. Kendilerini, yarattıklarımızdan çoğunun üzerine üstün kıldık.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Andolsun! Biz Âdemoğullarını mükerrem kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık, nice güzel şeyler ile onları rızıklandırdık. Ve yarattıklarımızın çoğundan onları üstün kıldık.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun, biz Âdemoğulları'nı şan ve şeref sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık; temiz besinlerle onları rızıklandırdık. Yine onları yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Biz, Ademoğlunu onurlu kıldık, denizde, karada biniti i yaptık, azık verdik arı olan şeylerden, yaratmış olduğumuz şeylerin birçoğuna büsbütün onları kıldık üstün
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz, Adəm övladını şərəfli və hörmətli elədik, onları suda və quruda (gəmilərə, heyvanlara və başqa nəqliyyat vasitələrinə) mindirib sahib etdik, özlərinə (cürbəcür ne’mətlərdən) təmiz ruzi verdik və onları yaratdığımız məxluqatın çoxundan xeyli üstün etdik. (İnsan şüur, nitq qabiliyyəti, gözəl surət, boy-buxun, əllə yemək və s. bu kimi məziyyətlərinə görə həmişə Allaha şükür edib yalnız Ona tapınmalı, Rəbbinə heç bir şərik qoşmamalıdır!)
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki biz, Âdemoğlunu (pek çok meziyetlerle donatarak) üstün konuma getirdik. Ona karada ve denizde (çeşitli araçlarla yolculuk yapma imkânı) bahşettik. Onu tertemiz besinlerle rızıklandırdık ve onu yarattığımız akıllı varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.
C
Cemil Said (1924)
Benî Âdem’i sâir hayvânâta tekrîm itdik. Karada ve denizlerde gezdirdik tagdiyeleri içün gâyet nefîs erzâk ihsân itdik ve halk itdiğimiz bir çok mahlûkâta nazaran büyük bir fâikiyet virdik.
D
Diyanet Vakfı Meali
Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Andolsun ki biz, insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Karada ve denizde taşıtlara yükledik ve temiz yiyeceklerden onları rızıklandırdık. Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Şanım hakkı için biz benî ademi tekrîm ettik karada ve denizde binidlere yükledik ve hoş hoş ni'metlerden besledik, yarattıklarımızdan çoğunun üzerine geçirdik
E
Emrah Demiryent Meali
Kasem olsun ki, biz Âdemoğullarını (lütfumuz ile) mükerrem kıldık. Onları (çeşitli vasıtalarla) karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
E
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun ki insanoğlunu kerem¹ sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.
Andolsun ki biz Âdem oğullarını üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışızdır. Onlara karada, denizde taşıyacak (vaasıtalar) verdik, onlara güzel güzel rızıklar verdik, onları yaratdığımızın bir çoğundan cidden üstün kıldık.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Muhakkak ki biz, Ademoğullarını değerli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Temiz şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Şânım hakkı için (biz), Âdemoğullarını şerefli kıldık; onları karada ve denizde(çeşitli nakil vâsıtaları üzerinde) taşıdık; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğuna fazîletli tutarak üstün kıldık.(1)
K
Kadri Çelik Meali
Şüphesiz biz Âdemoğlunu yücelttik, onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın birçoğundan fazlasıyla üstün kıldık.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Andolsun biz Âdemoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.
M
M. Pickthall (English)
Verily We have honoured the children of Adam. We carry them on the land and the sea, and have made provision of good things for them, and have preferred them above many of those whom We created with a marked preferment.
M
Mahmut Kısa Meali
Andolsun Biz, Âdemoğlunu bir çok meziyetlerle donatarak öteki bütün canlılardan, hattâ meleklerden bile üstün konuma getirdik; ona havada, karada ve denizde yolculuk yapma imkân ve yeteneğini bahşettik; onu tertemiz nîmetlerle rızıklandırdık ve yarattığımız varlıkların pek çoğundan üstün kıldık. O hâlde, bütün bunlara rağmen, insanın Allah’tan başkalarına kulluk etmesi, nankörlük ve cehâletin doruk noktası değil midir? Ve böyle bir nankörlüğün cezası, Hesap Gününde hüsrana uğramaktan başka ne olabilir?
M
Mahmut Özdemir Meali
And olsun Âdem’in oğullarına cömertçe verdik!
Onları, Kara’da ve Deniz’de taşıdık, Temizler’den rızıklandırdık;
çok belirgin olarak, yarattıklarımızdan birçoğuna üstün kıldık. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Yemin olsun ki âdemoğlunu değerli kıldık; onları karada ve denizde taşıdık; kendilerine tertemiz rızıklar verdik ve onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun Biz Âdemoğlunu şerefli kıldık, onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz şeylerle rızıklandırdık ve onu yarattıklarımızdan pek çoğuna da üstün kıldık.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Biz, insanoğluna değer verdik. İnsana, karada ve denizde yollar açtık. Sağlıklı besin maddeleri sağladık. İnsanoğlunu, yarattığımız bir çok akıllı varlığın kat kat üstüne çıkardık.
M
Mehmet Çoban Meali
Biz insanoğluna akıl, muhakeme, yeryüzünde yaşarken dilediklerine sahip olabilme imkânı verdik! İnsanı şan ve şeref sahibi kıldık! Onlara yaratılış yasalarımızı keşfetme yetisi vererek karada denizde kolayca taşınmalarını sağladık! Güzel rızıklar vererek yaşamalarını sağladık! Verdiğimiz özelliklerden dolayı insanı diğer varlıklardan üstün kıldık! Buna rağmen inkâr edenler ne yaptılar? Ayetlerimizi okudular mı? Okuyup anlayarak öğüt aldılar mı? Yasalarımıza uyarak doğru yola geldiler mi? Elbette hayır! Çoğu inkâr edenlerden oldu. Paramparça oldular. Her bir topluluk kendine liderler tayin ederek onların peşinden gitti.
M
Muhammed Esed Meali
GERÇEK ŞU Kİ, Biz Âdemoğullarını üstün ve onurlu kıldık; ⁸³ karada ve denizde onların ulaşımını sağladık; temiz besinlerle onları rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın pek çoğundan üstün tuttuk:
M
Mustafa Çavdar Meali
And olsun ki biz Âdemoğullarına değer vererek ikramda bulunduk. Karada ve denizde onlara ulaşım imkânları sağladık, temiz ve güzel rızıklarla rızıklandırdık. Böylece onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık. 14/32...34, 17/61-62, 31/29-30
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ama doğrusu Biz Âdemoğluna kat kat ikram ederek[²³⁰³] onu üstün ve şerefli kıldık.[²³⁰⁴] Karada ve denizde onlara ulaşım imkânı sağladık. Temiz ve helâl besinlerle onları rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün tuttuk.[²³⁰⁵]
O
Orhan Kuntman Meali
Andolsun ki biz Ademoğullarını şerefli kıldık, onlara karada ve denizde taşıyacak vasıtalar verdik, kendilerine güzel güzel rızıklar ihsan ettik ve yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
O
Osman Fırat Meali
Şüphesiz ki Ademoğluna ikramda bulunduk; onları karada ve denizde taşıdık, onları iyi şeylerle rızıklandırdık ve onlara bir lütufla yarattıklarımızın çoğundan da daha fazla verdik.
S
Sardorxon Jahongir
Darhaqiqat, Biz Odam bolalarini mukarram qildik va ularni quruqlik va dengizda ulov va kemalarga mindirib qo‘ydik hamda ularga pok narsalardan rizq berdik va ularni O‘zimiz yaratgan ko‘p maxluqotlardan afzal qilib qo‘ydik.
S
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ biz kerāmete yitişdürdük ādem oġlanlarını. Daḫı götürdi anlarıḳuruda ve deñizde. Daḫı rızḳ virdük anlara dürlü leẕẕetlü ni‘metlerden. Daḫıefḍal ḳılduḳ anları çoḳ kimseler üstine, biz yaratduġumuz nesnelerdenefḍal ḳılmaḳ.
S
Suat Yıldırım Meali
Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık.
S
Süleyman Ateş Meali
Andolsun biz, Adem oğullarına çok ikram ettik: onları karada ve denizde (hayvanlar ve taşıtlar üzerinde) taşıdık. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Biz Benî Âdem'i mükerrem kıldık. Onları karada ve denizde bindirdik. Eyi ve helâl şeylerle rızıklandırdık ve onları mahlûkâtımızdan bir çoğı üzerine tafdîl iyledik.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Hâlbuki Âdemoğullarına çok değer verdik; karada ve denizde taşıttık; onlara temiz ve lezzetli nimetler verdik; yarattığımız akıllı varlıkların çoğundan da üstün kıldık[*].
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun, biz, âdemoğullarını onur ve üstünlükle donattık, onları karada ve denizde binitlerle yükledik. Onları, güzel ve temiz rızıklarla besledik. Ve onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
Y
Yusuf Ali (English)
We have honoured the sons of Adam; provided them with transport on land and sea; given them for sustenance things good and pure; and conferred on them special favours, above a great part of Our Creation.(2265)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Andolsun ki, Biz adem-oğullarını mükerrem kıldık ve onları karada ve denizde (nakil vasıtalarına) yükledik ve onları leziz, temiz şeylerden merzûk ettik ve onları mahlûkatımızdan birçokları üzerine ziyâdesiyle üstün kıldık.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Gerçekten, Biz Âdem oğullarına şerefli bir makam verdik; onları karada ve denizde taşıdık; onları hoş ve temiz nimetlerle rızıklandırdık; yarattıklarımızın birçoğundan da onları ziyadesiyle üstün kıldık.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve gerçekten, biz (din, inanç, ırk, dil ve renk ayrımı yapmaksızın) insanoğlunu (bütün insanları) saygıdeğer (onurlu) kılmışızdır. Hem karada hem denizde (nakil vasıtalarıyla) onların ulaşımını da sağlamış bulunuyoruz. (Ayrıca) temiz (hoş, sağlıklı ve çok lezzetli nice) besinlerle onları rızıklandırmış olup yarattıklarımızın pek çoğundan da üstün kılmışızdır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Âdemoğluna hep cömert davrandık. Onları karada ve denizde biz taşıdık ve tertemiz rızıklarla onları rızıklandırdık. Yarattıklarımızdan pek çoğundan onları üstün tuttuk.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
* Biz Âdem oğullarını şerefli kıldık. Onları denizde, karada taşıttık. Kendilerine pâk şeylerden rızk verdik [³]. Onları yarattığımız mahlukatın çoğundan bütün bütün üstün tuttuk.
İ
İsmail Yakıt
Andolsun biz Âdemoğlu’nu yüce/şerefli [kerremnâ] kıldık. Onların karada ve denizde ulaşımlarını sağladık/taşıdık. Kendilerini güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattığımızın birçoğundan üstün kıldık.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ant olsun ki Biz Ademoğullarını yüce kıldık. Onları karada, denizde taşıttık. Onlara azıkların en güzellerini verdik. Onları üstün olarak yarattıklarımızın bir çoğundan da üstün kıldık.
Ş
Şaban Piriş Meali
Andolsun ki Ademoğullarını şereflendirdik. Onları karada ve denizde taşıdık. Onları temiz rızklarla rızıklandırdık. Yarattığımız şeylerin çoğuna onları üstün kıldık.
İsrâ Suresi 70. Ayet Meali ve Tefsiri
İsrâ Suresi 70. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İsrâ Suresi 70. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İsrâ Suresi 70. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İsrâ Suresi 70. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?