Bu iki bağ, daima mahsul verirdi, veriminde noksan bulunmazdı, iki bağın arasında da bir ırmak akıtmıştık.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Bu iki bağ daima mahsül verirdi, veriminde de noksan bulunmazdı. İki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Her iki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiçbir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında (çağlayan) bir ırmak da fışkırtıp (cennete çevirmiştik).
A
Ahmet Tekin Meali
İki bağın, ikisi de, ürünlerini, meyvalarını vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmıştık.
A
Ahmet Varol Meali
Her iki bağ da ürününü vermiş ve ondan bir şeyi eksik bırakmamıştı. Aralarından bir de ırmak fışkırtmıştık.
A
Ali Bulaç Meali
İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiç bir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiç bir şeyi noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
İşte bu iki bağ, hiçbir şey eksiltmeden meyvelerini verdiler. Biz de ikisinin arasında bir nehir fışkırttık.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Her iki bahçenin de yemişleri ermişti, orda bir şey eksik değildi
İki bağın ortasında, bir de ırmak akıttık
B
Bunyadov-Memmedeliyev
O bağların hər ikisi öz barını verdi və bu bardan heç bir şey əskilmədi. Biz də onların arasından bir irmaq axıtdıq.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
C
Cemil Said (1924)
İki bağçede de meyveler yetişdi. Bu bağçelerin ortasından bir nehir geçirdik
D
Diyanet Vakfı Meali
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Her iki bahçe de ürünlerini vermişlerdi, hiçbir şeyi de eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiç bir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız
E
Emrah Demiryent Meali
(Kâfire ait olan) her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
E
Erhan Aktaş Meali
İki bahçenin ikisi de hiçbir şey eksik bırakmadan meyvelerini verdi. Ve aralarında bir nehir akıttık.
E
Eski Anadolu Türkçesi
iki bostan getürdi yimişini daħı eksmedi andan [153b] nesene daħı aķıtduķ ol ikinüñ arasında ırmaķ.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Bu iki bağ (her sene aleddevam) mahsulünü vermiş, bundan bir şey'i eksik bırakmamışdı. Onların arasından bir de ırmak fışkırtmışdık.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İki bahçe de yemişlerini vermiş, hiçbir şeyi eksik bırakmamışlardı. Aralarında da bir ırmak akıtmıştık.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Her iki bağ da yemişlerini vermiş ve ondan hiçbirini eksik bırakmamıştı; ikisinin (o iki bahçenin) arasından bir de ırmak akıtmıştık.
K
Kadri Çelik Meali
İki bağ da yemişlerini vermişti, ondan (verim bakımından) hiç bir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında da bir ırmak fışkırtmıştık.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bağların ikisi de yemişlerini verip hiçbir ürünü eksik bırakmamışlardı. İki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık.
M
M. Pickthall (English)
Each of the gardens gave its fruit and withheld naught thereof. And We caused a river to gush forth therein.
M
Mahmut Kısa Meali
Her iki bahçe de ürünlerini tastamam veriyor, bu konuda hiçbir eksiklik göstermiyorlardı ve bahçelerin tam ortasında, bir de ırmak akıtmıştık.
M
Mahmut Özdemir Meali
Bu iki bahçe, yemişlerini verdi; hiçbir şeyi eksik bırakmadı. İkisinin arasından ırmak da akıttık.
M
Mehmet Okuyan Meali
O iki bağ da yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
M
Mehmet Türk Meali
Bu iki bağ da ürünlerini (verim bakımından) eksiksiz vermişti. Biz de onların arasından bir ırmak fışkırtmıştık.
M
Mehmet Çakır Meali
Her iki bağın da tüm ağaçları hiç eksiksiz meyveye oturmuştu. her iki bağın içinde büngül büngül pınarlar akıtmıştık.
M
Mehmet Çoban Meali
Her iki bağa meyvelerini vermiş ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştık! İki bağın arasından nehir geçirmiştik! Böylece bağlarını her zaman bolca suluyorlardı.
M
Muhammed Esed Meali
Bu her iki bahçe de beklenen ürünü veriyor, verimlerinde herhangi bir eksilme göstermiyorlardı; çünkü Biz her birinin içinden bir dere akıtmıştık.
M
Mustafa Çavdar Meali
Her iki bağ da ürünlerini tam veriyor, verimlilikte en küçük bir düşüş yaşanmıyordu üstelik bu iki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık. 13/3-4, 57/20
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Her iki bağ da kendilerinden beklenen ürünü veriyor, verimlilikte en küçük bir düşüş yaşanmıyordu:[²³⁸⁸] üstelik her iki bağın arasından bir de dere akıtmıştık.
O
Orhan Kuntman Meali
Her iki bağ da (her yıl olduğu gibi) yemişlerini vermiş, hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı, bu iki bağın arasında da bir ırmak akıtmıştık.
O
Osman Fırat Meali
Her iki bahçe de ürününü verdi ve hiçbir şey eksik bırakmadı; aralarından da bir ırmak akıtmıştık.
S
Sardorxon Jahongir
O‘sha ikki bog‘ hech narsani qoldirmay hosilini bekam-ko‘st berar, ularning o‘rtasidan anhor oqizib qo‘ygan edik.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol bostānlaruñ ikisi daḫı virdi yemişini, bir nesne eksüksüz. Daḫı aḳıtduḳaġaçları arasında ırmaḳlar.
S
Suat Yıldırım Meali
Her iki bağ da meyvesini verdi, hiçbir şeyi eksik bırakmadı. O iki bağın arasında da bir ırmak akıttık.
S
Süleyman Ateş Meali
Her iki bağ da yemişini vermiş, ondan hiçbir şey eksik etmemişti. Aralarından bir de ırmak akıtmıştık.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Her ikisi de bir şey noksan olmamak üzere mahsûl yetişdirdi. İki bostanın arasından bir nehir akıtdık.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bağların ikisi de ürününü vermiş, hiçbir kusuru da yok. İkisinin arasından akıttığımız bir de ırmak var.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İki bağ da yemişlerini vermiş o adamdan hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. İkisinin ortasından bir de nehir fışkırtmışız.
Y
Yusuf Ali (English)
Each of those gardens brought forth its produce, and failed not in the least therein: in the midst of them We caused a river to flow.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O iki bağ da yemişlerini meydana getirmiş ve onlardan hiçbir şey noksan bırakmamıştı ve bunların arasında da bir ırmak akıtmıştık.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Her iki bağ da hiçbir şeyi eksik bırakmadan ürününü veriyordu. Aralarından bir de ırmak akıtmıştık.
İ
İhsan Aktaş Meali
O iki bağ daima yemişlerini verirdi, veriminde de noksan bulunmazdı. (Sulu tarım yapmaları için) İki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O iki bahçe arasında bir ekin tarlası var ettik. Bu iki bahçe tam bir verimlilik içerisinde ürünlerini hiç eksiltmeden veriyordu. Çünkü (sulu tarım yapmaları için) iki bahçe arasından da bir nehir akıtmıştık.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
32, 33. Onlara biri mü/min, diğeri kâfir olan iki adamı misal getir: Biz onlardan birine [⁵] iki üzüm bağı vermiş, bağlarını hurmalıklarla kuşatmış, o iki bağ arasında da ekin yetiştirmiştik. O iki bağın ikisi de mahsûllerini tamamıyle vermişti, onun hiçbir meyvesi eksik olmamıştı.
İ
İsmail Yakıt
Her iki bağ da (cenneteyn) ürünlerini vermişler ve hiçbir şeyde eksiklik göstermemişlerdi. Çünkü ikisinin arasından bir nehir akıtmıştık.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İki bağın ikisi de ürününü verdi, hiçbir eksiklikleri de yoktu. İki bağın arkasından bir ırmakta akıttık.
Ş
Şaban Piriş Meali
Her iki bahçe de ürünlerini vermiş, hiç bir şeyi eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından da bir ırmak akıtmıştık.
Kehf Suresi 33. Ayet Meali ve Tefsiri
Kehf Suresi 33. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 33. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 33. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 33. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?