Hepsi de safsaf Rabbine arz edilir, andolsun ki der, önce nasıl yarattıysak sizi öylece geldiniz tapımıza; size muayyen bir zaman tayin etmedik mi sandınız?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve saf saf Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında, Rableri onlara şöyle diyecek: “İşte sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi, bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak huzurumuza geldiniz. Oysa siz, size verdiğimiz sözü yerine getirecek bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız değil mi?”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ahirette insanlar) Sıra sıra saflar halinde Senin Rabbinin (huzuruna) arz olunacaklardır (ve onlara şöyle buyrulacaktır): “Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (şimdi tekrar diriltilip) Bize gelmiş oldunuz. Fakat siz, Bizim size bir kavuşma-zamanı tespit etmediğimizi sanmıştınız (değil mi?)”
A
Ahmet Tekin Meali
Hepsi saf halinde, sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacaklar. Allah onlara:
“Andolsun ki, sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size va'dedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?” buyuracak.
A
Ahmet Varol Meali
Saflar halinde Rabbine sunulurlar. "Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi bize geldiniz. Hayır, sizin için buluşma vakti belirlemeyeceğimizi sanmıştınız (değil mi)?"
A
Ali Bulaç Meali
Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, size bir kavuşma-zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar, saf halinde Rabbine arzedilmişlerdir. (Sonra onlara şöyle denir): Yemin olsun ki, sizi ilk önce yarattığımız gibi (çıplak olarak) bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmiyeceğiz, sanmıştınız; değil mi?
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O gün sıra sıra olarak Rabbine sunulacaklardır. Rableri onlara: “İşte ilk sefer sizi yarattığımız gibi, yine Biz’e geldiniz. Hâlbuki size hiçbir randevo vermediğimizi sanmıştınız” der.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İnsanlar, sıra sıra Rabblerinin huzuruna çıkarılırlar. Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size bir buluşma sözü vermediğimizi sanmıştınız, değil mi?
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sıra sıra sunulurlar Tanrına, «Önce, nice yarattıksa öylecene geldiniz siz katımıza, size karşı sözümüzü yerine getirmez sanırdınız!» denilecek onlara
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar Rəbbinin hüzuruna çərgə-cərgə (səf-səf) gətiriləcəklər. (Onlara belə deyiləcək: ) “Siz Bizim yanımıza sizə ilk dəfə yaratdığımız kimi (lüt-üryan, mal-dövlətsiz) gəldiniz. Lakin siz elə güman edirdiniz ki, Biz sizə verdiyimiz və’di (öləndən sonra diriləcəyinizi) yerinə yetirməyəcəyik!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak, hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.
Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Dizi dizi Rabbine sunulduklarında onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?" denir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, “Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız” denir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmişlerdir. Allah, onlara şöyle diyecektir: "Şüphesiz sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve hepsi saffolarak Rabbına arz edilmişlerdir, işte buyurur celâlim hakkı için ilk def'a yarattığımız gibi bize geldiniz, fakat size hiç bir mev'id yapmıyacağız zuummetmiştiniz değilmi
E
Emrah Demiryent Meali
(Âhirette insanlar, hesap vermek üzere) sıra sıra saflar hâlinde (zaman ve mekândan münezzeh olan) Rabbine (O’nun manevi huzuruna) arz olunacaklar. (Ve onlara şöyle buyrulacaktır:) “Kasem olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi (tekrar dirilterek, çıplak vaziyette ve hiçbir şeye sâhip olmayarak) bize (manevi huzurumuza) geldiniz. Oysa size (kıyamet için ve yeniden diriltileceğinize dair) yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?”
E
Erhan Aktaş Meali
Saf saf Rabb'ine arz olunacaklar. Ant olsun ki siz, ilk yarattığımız gibi Bize geldiniz. Hayır, size yaptığımız uyarıları, gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı 'arża olındılar çalabuña ķatar iken. bayıķ geldüñüz bize nite kim yarat(t)uķ sizi ilk gez. belki śanduñuz kim hergiz ķılmayavuz sizüñ içün va'de yiri.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Hepsi saf (lar) haaline Rabbine arz edilmişlerdir. Andolsun ki sizi ilk defa yaratdığımız gibi bize geldiniz. Hayır, size va'dimizi yerine getirecek bir zaman ta'yîn etmediğimizi sandınız değil mi?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
(İnsanlar,) Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. “Muhakkak ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz böyle bir buluşma zamanı belirlemediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?”
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve (hepsi) sıra sıra Rabbinin huzûruna arz olunmuş (çıkarılmış)lardır. (Onlara:)“And olsun ki, sizi ilk def'a yarattığımız gibi (çıplak ve hiçbir şeye sâhip olmayarak) bize geldiniz. Hayır! Size (söylenenlerin gerçekleşeceği) bir va'd zamânı(nı) aslâ ta'yîn etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?” (denir).
K
Kadri Çelik Meali
Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulurlar. Şüphesiz sizi ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş olursunuz. Hayır, bizim size bir buluşma zamanı tayin etmediğimizi sandınız, değil mi?
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Artık hepsi sıra sıra rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır (onlara): “Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi (tek başınıza) bize geldiniz. Oysa size asla bir buluşma zamanı tayin etmediğimizi sanmıştınız.”
M
M. Pickthall (English)
And they are set before thy Lord in ranks (and it is said unto them): Now verily have ye come unto Us as We created you at the first. But ye thought that We had set no tryst for you.
M
Mahmut Kısa Meali
Böylece, hepsi derecelerine göre bölük bölük Rabb’inin huzuruna çıkarılacaklar. Ve Allah inkârcılara seslenecek: “İşte şimdi yapayalnız, çırılçıplak ve âciz bir şekilde huzurumuza geldiniz, tıpkı sizi ilk baştayarattığımız gibi! Oysa, sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere asla diriltilmeyeceğinizi iddia ediyordunuz!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Senin rabbine saff halinde sunuldular.
And olsun sizi ilk defa yarattığımız gibi yine bize geldiniz!
Aksine sizin için bir mev’id (vaad edilmiş bir vakit) kılmayacağımızı
sandınız.
M
Mehmet Okuyan Meali
Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacak ve (kendilerine) şöyle denecektir: “Şüphesiz ki sizi ilk yarattığımız şekilde bize geldiniz. [*] Aslında sizin için böyle bir buluşmayı asla gerçekleştiremeyeceğimizi sanmıştınız.”
M
Mehmet Türk Meali
(O gün;) onların hepsi, sırayla Rabbinin huzuruna çıkarılırlar ve onlara: “(işte sonunda) Bize, sizi ilk defa yarattığımız gibi geldiniz. Oysa siz, bir yere toplamak için Bizim size söz vermediğimizi iddiâ etmiştiniz.” denir.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Sonunda bütün insanlar, senin Rabb'ine sıra ile kendilerini arz edecekler. Hepiniz, taa ilk yarattığımızda olduğu gibi kuzu kuzu huzurumuza geleceksiniz. Halbuki sizler, size asla böyle bir buluşga veremeyeceğimizi iddia edip duruyordunuz.
M
Mehmet Çoban Meali
Hesap günü hepsi saflar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara: "Muhakkak ki sizi ilk önce yarattığımız gibi, öldükten sonra dirilttik! İşte huzurumuza geldiniz! Oysa siz, sizin için hesaba çekilme zamanı belirlenmedi sanmıştınız!" denir.
M
Muhammed Esed Meali
Ve dizi dizi Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında [Rableri onlara şöyle diyecek: ⁵⁰] “İşte, sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi [bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak] huzurumuza geldiniz; ⁵¹ oysa, sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz hep!”
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve insanlar Rablerinin huzuruna sıra sıra getirilecekler. Biz de onlara diyeceğiz ki: “Bakın sizi daha önce nasıl yarattıysak öylece teker teker huzurumuza geldiniz, oysa siz, bizim böyle bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi zannediyordunuz.” 6/94, 34/31, 78/37...40
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sonunda saf halinde Rabbinin huzuruna çıkarıldıklarında: “İşte, nihayet sizi ilk yarattığımız günkü gibi Bize geldiniz; fakat (dünyadayken) sizin için böylesi bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi düşünüyordunuz!” (denilecek).
O
Orhan Kuntman Meali
Hepsi saflar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılır. (Kafirlere) "Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz (kıyamet ve tekrar diriltmek olan) va'dimizi (umursamadınız) yerine getireceğimiz bir gün tayin etmediğimizi sandınız değil mi?" buyurulur.
O
Osman Fırat Meali
Ve rabbine saf hâlinde sunulmuşlardır. “Elbette bize ilk defa yarattığımız gibi geldiniz; aksine siz böyle bir buluşmayı/hesabı beklemiyordunuz."
S
Sardorxon Jahongir
Ular saf tortgan hollarida Robbingizga ro‘baro‘ qilindilar. Biz ularga: “Sizlarni ilk bor qanday yalang‘och holingizda yaratgan bo‘lsak, yana shunday Bizning huzurimizga keldingiz. Balki, sizlarga va’da qilgan qiyomatni qila olmasligimizni o‘ylagandirsiz?!
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ‘arż olalar Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ṣaf baġlayup. Taḥḳīḳ siz bizegeldüñüz, nite kim sizi evvelde yaratduġ‐ıdı. Bel ki eyitdüñüz ki biz sizeḳıyāmet günini va‘de itmedük.
S
Suat Yıldırım Meali
Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna arz olundular. Ve şöyle nida edildi onlara: “İlkin sizi nasıl yarattıksa, aynen o şekilde Biz'e döndünüz. Siz ise, böyle bir buluşma belirlemediğimizi iddia ederdiniz değil mi? ” [78, 38; 89, 22]
S
Süleyman Ateş Meali
Ve hepsi sıra sıra senin Rabbine sunulmuşlardır: "Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (çırılçıplak, yalnız, malsız, mülksüz) bize geldiniz! Oysa siz, size (yaptıklarınızdan hesap sorulacak) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanmıştınız!"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Rabbine saf saf olarak arz olunurlar. "İşte sizi ilk def'a halk itdiğimiz gibi (çıplak, yalnız) huzûrumuza geldiniz. Belki siz, sizin içün bir mev'id kılmayız zu'm iderdiniz." dinilir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız."
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hepsi, saflar halinde Rabbine arz edilmiştir. Yemin olsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Ama siz, sizin için hesabın görüleceği bir zaman belirlemeyeceğimizi sanmıştınız.
Y
Yusuf Ali (English)
And they will be marshalled before thy Lord in ranks, (with the announcement), "Now have ye come to Us (bare) as We created you(2389) first: aye, ye thought We shall not fulfil the appointment made to you to meet (Us)!":(2390)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve Rabbine bir saf olarak arzedilmişlerdir. Muhakkak ki siz, kendinizi ilk defa yarattığımız gibi Bize gelmiş oldunuz. Hayır. Siz zû'm etmiş idiniz ki, sizin için hiçbir mev'id tayin etmeyeceğiz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Hepsi saf saf Rabbine arz olunur. İlk önce sizi nasıl yarattıysak, öylece huzurumuza gelmişsinizdir. Halbuki size olan vaadimiz için bir zaman belirlemediğimizi sanıyordunuz.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve dizi dizi Rabbinin huzuruna çıkarıldıklarında (Rabbin onlara şöyle diyecek:)" İşte, sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi (bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak bizim) huzurumuza geldiniz; oysa sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz hep!"
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Sıralar halinde insanlar Rablerinin huzuruna getirilir ve “Sizi ilk yarattığımız gibi, bizim karşımıza geldiniz. Hâlbuki siz, bizim size vaat ettiğimiz, yeniden diriltmeye gücümüzün yetmeyeceğini zannediyordunuz” denir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar saf saf olarak Rabbinin huzuruna getirilirler. Onlara denir ki * ilk defa sizi yarattığımız gibi bize geldiniz [³], hayır, siz bu vaadimizi asla yapmayacağız za/mında bulunuyordunuz.
İ
İsmail Yakıt
Sıra sıra Rablerinin huzuruna çıkarılırlar ve onlara, “Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz! Bilakis/oysa siz, (dünyada iken) sizin için (hesap görmek üzere) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanıyordunuz!” (deriz).
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar çalaplarının önüne dizili olarak gönderilmişlerdir. "Gerçekten, işte ilkin sizi nasıl yarattıksa Bize yine öyle geldiniz. Belki de sizin için gün ayırmayacağız sandınız."
Ş
Şaban Piriş Meali
Saf saf Rablerinin huzuruna arz edilirler. -İlk defa sizi yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Oysa sizi toplayacağımıza dair bir söz vermediğimizi iddia etmiştiniz.
Kehf Suresi 48. Ayet Meali ve Tefsiri
Kehf Suresi 48. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 48. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 48. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 48. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?