Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 61. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı; balık, denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman, balıklarını unutmuşlardı. Balık denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Derken (yola çıkıpyürüdüler ve) iki denizin birleşip buluşma kavşağına vardıklarında (pişirmek üzere tuttukları balığı kokmasın diye, bir su birikintisine bıraktılar). Ancak bu balığı orada unuttular ve balık (sıyrılıp bir iz bırakarak) denizde yolunu tutup (kaçmıştı).
A

Ahmet Tekin Meali

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bu arada, balık denizde canlanarak yolunu bulup bir kanala girmişti.
A

Ahmet Varol Meali

Böylece iki (deniz)in birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O da denizde bir delik (menfez) bulup yolunu tuttu.
A

Ali Bulaç Meali

Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bunun üzerine, ikisi de iki deniz kavşağına varınca (tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşmuş olacakları) balıklarını unuttular. (Allah'ın vaadı ve izniyle balık canlanmış ve) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İki denizin birleştiği yere vardıkları zaman, balıklarını unuttular. Balık deniz içinde yol alıp gitti.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, balıklarını unuttular. Derken balık da yolunu bulup denize dalarak gözden kayboldu.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kavşağa vardıklarında, balıkların unuttular, gizli yol bulup balık denize gitti
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar iki dənizin qovuşduğu yerə gəlib çatdıqda (yeməyə götürdükləri) balığı unutmuşdular, balıq isə (dirilib suya atılmış) dənizdə bir yarğana tərəf üz tutmuşdu.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular, o da bir yolunu bularak denize kaçtı.
C

Cemil Said (1924)

İki denizin birleşdiği mahalle geldikleri vakit yanlarına aldıkları balığı gâib itmiş olduklarını anladılar. Balık yer altından denize gitmişdi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İkisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, balıklarını unutmuşlardı, balık bir delikten kayıp denizi boyladı.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. Bu arada balık, denizde yolunu bulup kaybolmuştu.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bunun üzerine ikisi bir vaktaki iki deniz arasının cemolduğu yere vardılar balıklarını unuttular o vakıt o, denizde bir deliğe yolunu tutmuştu
E

Emrah Demiryent Meali

Böylece iki denizin birleştiği yere vardıklarında (yanlarında tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşacakları yere bir alâmet olan) balıklarını (n durumunu, kontrol etmeyi) unuttular. (Buluşma yerine geldiklerinde, Allah’ın izniyle balık canlanmış ve) denize doğru kendisine bir yol tutup gitmişti. (Bu olayı hizmetinde bulunan genç görmüş, ancak Mûsâ’ya anlatmayı unutmuştu.)
E

Erhan Aktaş Meali

İkisinin arasının¹ birleştiği yere ulaştıklarında hûtlarını² unuttular. O da denizin derinliklerine doğru kendi yolunu tuttu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim irdiler dirilecek yirine ol iki arasınuñ unıttılar ya'nį ḥāżır bulunınca balıķlarını pes duttı yolını ya'nį balıķ deñizde yir altında bir ev.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bunun üzerine onlar bu iki (deniz) arasının birleşik yerine ulaşınca balıklarını unutdular. (Balık) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuşdu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. Balık, bir aralıktan kayıp denizde yolunu tuttu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet ikisi, (o iki denizin) aralarının birleştiği yere varınca, (o yerin alâmeti olarak, canlanıp orada denize atlayacak olan) balıklarını unuttular, hâlbuki (balık, atlamış da) denizde bir iz bırakarak yolunu tutmuştu.
K

Kadri Çelik Meali

Böylece ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık da) denizde bir akıntıya doğru kendi yolunu tuttu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını (yoklamayı) unuttular. Balık denizde yolunu tutup gitmişti.
M

M. Pickthall (English)

And when they reached the point where the two met, they forgot their fish, and it took its way into the waters, being free.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve uzun bir yolculuğun ardından, nihâyet iki denizin birleştiği yere vardıklarında, yanlarında getirdikleri ve içinde balık olan azıklarını bir kenara bırakarak, dinlenmek üzere bir kayanın gölgesine çekildiler. Bu arada, ikisi de balığı unutmuşlardı. Bu sırada balık, Yûşa’nın şaşkın bakışları altında denize atlamış ve kendisine bir yol tutup gitmişti. Mûsâ bu olup bitenleri görmemiş Yûşa da bu ilginç olayı Mûsâ’ya anlatmayı unutmuştu. Bu yüzden, burasının buluşma yeri olduğunu anlayamadan, kalkıp tekrar yola koyuldular.
M

Mahmut Özdemir Meali

İki Deniz’in birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. Derken kaybolacak şekilde Deniz’de yolunu tuttu.
M

Mehmet Okuyan Meali

İki denizin birleştiği yere [*] varınca balıklarını unutmuşlardı. Balık da denizde bir yol tutmuştu (gözden kaybolup gitmişti).
M

Mehmet Türk Meali

Böylece ikisi iki denizin birleştiği yere ulaşınca (yanlarındaki) balıklarını¹ (bir kenarda) unuttular. (Balık da bu esnada dirildi,) denizde bir yol bularak kaybolup gitti.²
M

Mehmet Çakır Meali

Ama nehir kavşağına vardıklarında, balığı unuttuklarını farkettiler. Çünkü balık, nehirde oku doğrusuna çekip gitmişti.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca dinlenmek için deniz kenarına oturdular. Balıklarını da yere koymuşlardı. Balıklar suyu hissedince kumlar üzerinde çırpınarak denize doğru kaydılar. Denize ulaşınca gözden kayboluverdiler. Yola tekrar koyulmak için kalktıklarında balıklarını unuttular.
M

Muhammed Esed Meali

Fakat iki [denizin] birleştiği yere vardıklarında balıkları bütünüyle akıllarından çıktı ve denize dalıp gözden kayboldu. ⁶⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

O ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O sırada balık denizde kaybolup gitti.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Fakat o ikisi, iki (denizin) birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unutmuşlardı bile; nitekim o (balık) da kendi yoluna koyulup denizde gözden kaybolmuştu.
O

Orhan Kuntman Meali

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. (Ki balık canlanmış) Denizde bir deliğe doğru yol bulup gitmişti. (Yardımcısı bu durumu görmüştü, fakat Musa a.s'ya söylemeyi unutmuştu.)
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki iki denizin birleştiği yere vardılar ancak balıklarını unuttular ve balık da yolunu tutup (gözden) kayboldu.
S

Sardorxon Jahongir

Ular yo‘‎lga tushib, qachonki, ikki dengiz qo‘‎shiladigan yerga yetib borishgach baliqlarini u yerda unutib qoldirdilar. Shundan keyin baliq dengizda yo‘‎lini topib suzib ketdi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki yitişdiler iki deñiz ḳavuşduġı yire. Unutdılar yiyecek balıḳlarını.Pes deñizde yolını ḳuru yir idindi.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unutmuş bulundular. Balık sıyrılıp denizde bir yol tutmuştu bile.
S

Süleyman Ateş Meali

İkisi (yürüdüler), iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular, (balık) sıyrılıp denizde yolunu tuttu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mecma'ul Bahreyn'e vâsıl oldılar. Balıklarını unutdılar. O da denize gidüb yol aldı. (Balık canlanub denize atıldı)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

İki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. O da kayarak denize doğru yollandı.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu ikisi, iki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bunun üzerine balık da denizde bir deliğe doğru yola koyuldu.
Y

Yusuf Ali (English)

But when they reached the Junction,(2407) they forgot (about) their Fish,(2408) which took its course through the sea (straight) as in a tunnel.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki, iki denizin birleştikleri yere ulaştılar, balıklarını unuttular. O vakit (o balık) denizde bir yarığa doğru yolunu tutmuştu.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında ise balığı unuttular. Bu arada balık denizde bir yol tutup gitmişti.(8)
İ

İhsan Aktaş Meali

Nihayet ikisi (o iki denizin) aralarının birleştiği yere vardıklarında (yeni avladıkları için henüz taze ve canlı olan) balıklarını (deniz kenarında) unuttular. Bu arada (deniz kıyısında unutulan ve henüz canlı olan) balık, (sıçrayıp suya atlamış da) denizde (bir akıntıya doğru) kendi yolunu tutup gitmişti.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O ikisi, suyun buluşma yerine geldiklerinde balıklarını unuttular, sonrada balık denizde yol bularak gözden kayboldu.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O ikisi iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denize atıldı, orada izbe bir yol tuttu [⁹].
İ

İsmail Yakıt

Fakat iki denizin birleştiği yere vardıklarında ikisi de balıklarını unuttular. O da denizde bir yol bulup, kaybolup gitti.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık ise denize atılıp bir kovuğa doğru yollanmıştı.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde kaybolup gitti.

Kehf Suresi 61. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 61. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 61. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 61. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 61. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim