Sureye Dön

Me’âric Suresi Suresi, 42. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bırak artık onları dalsınlar daldıklarına ve oynasınlar oynadıklarıyla, kendilerine vaadedilen güne kavuşuncaya dek.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O halde bırak onları dalsınlar daldıklarına ve oynasınlar oynadıklarıyla, kendilerine vaadedilen güne kavuşuncaya kadar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) Şu halde Sen, (artık) kendilerine va’ad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; (gaflete) dalıp-oynasınlar, oyalansınlar.
A

Ahmet Tekin Meali

O halde, onları kendi hallerine bırak. Tehdit edildikleri günle karşılaşıncaya kadar dalıp oynasınlar.
A

Ahmet Varol Meali

Artık sen onları bırak, vaadedildikleri günlerine kavuşuncaya kadar dalsın ve oynasınlar.
A

Ali Bulaç Meali

Şu halde sen, kendilerine vadedilen (azab) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp-oynasınlar, oyalansınlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

O halde (Ey Rasûlüm) bırak o inkârcıları, (bâtıl inançlarına) dalsınlar ve oynaya dursunlar; tâ o vaad olundukları güne kavuşturulacakları zamana kadar...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Bırak onları dalsınlar, oynasınlar, kendilerine va’dedilen gün ile karşılaştıkları ana kadar…
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynayadursunlar.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Adanmış bulunan, güne kavuşana dek, bırak, onlar oynasınlar, gülsünler!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Elə isə (ya Peyğəmbər!) qoy onlar və’d olunduqları günə qovuşanadək (batil əməllərinə) dalsınlar və oynayıb-əylənsinlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Şu hâlde sen, kendilerine vaad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar, oyalansınlar.
C

Cemil Said (1924)

Ânlara haber virilen günde ’azâba mülâkî oluncaya kadar bırak istedikleri gibi oynasunlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O halde bırak onları, kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalıp oynayadursunlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O halde bırak onları dalsınlar ve oynıya dursunlar tâ o va'd olundukları güne çatacakları deme kadar
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Sen onları bırak, uyarıldıkları (azap) günlerine kavuşuncaya kadar (dünyanın aldatıcı nimetlerine ve cüz’î irâdeleri ile tercih ettikleri bâtıl inançlarına dalıp) oyalansınlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Artık onları kendi hallerine bırak. Uyarıldıkları günleri gelip çatıncaya kadar gaflet içinde oyalanıp dursunlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķo anlan girsünler daħı oynasunlar tā güreler günlerini anlaruñ kim va'delenürler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Şimdilik) onları (hallerine) bırak. (Azâb ile) tehdîd edilmekde oldukları günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynaya dursunlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onları bırak, kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Habîbim!) Artık onları bırak, va'd olunageldikleri günlerine kavuşuncaya kadar(bâtıla) dalsınlar, oynasınlar!(2)
K

Kadri Çelik Meali

O halde sen, kendilerine vaat edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar, oyalansınlar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bırak onları, kendilerine geleceği hususunda uyarıldıkları güne ulaşıncaya kadar boş şeylere dalıp oyalanadursunlar!
M

M. Pickthall (English)

So let them chat and play until they meet their Day which they are promised,
M

Mahmut Kısa Meali

Öyleyse, ey Müslüman; bırak onları, kendilerine vaadedilen o dehşet verici Gün ile karşılaşıncaya dek, dünyanın aldatıcı nîmetlerine dalarak oyalanıp dursunlar.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onları bırak; oynarlar; dalıp giderler; nihayet vaad edilen günleriyle karşılaşırlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sen onları (şimdilik) bırak da kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar (boş işlere) dalsınlar, oynasınlar! [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!): Sen, o kâfirleri bırak! Kendilerine (azap) vâdedilen günlerine kavuşuncaya kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar (bakalım.)¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! sen bırak onları da, kendilerine sözü edilen güne kadar, kendi çöplüklerinde çalıp oynasınlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Sen onları hak ettikleri cezalar ile karşılaşacakları güne kadar bırak! Yalan yanlış, gerçek dışı, batıl inançlarıyla oyalansınlar.
M

Muhammed Esed Meali

O halde, bırak onları, kendilerine vaad edilen [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar boş konuşmalarla oyalansınlar ve [kelimelerle] oynayıp dursunlar; ¹⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

Bırak onları, kendi hallerine! Kendilerine vaat edilen gün ile karşılaşıncaya kadar yalan yanlışın içinde dalsınlar ve oyalanıp dursunlar! 15/1...8, 67/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Artık onları kendi haline bırak; vaad edildikleri güne kavuşuncaya kadar lafa dalıp oynayadursunlar.[⁵³²⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) onları (ve onları takip eden kâfirleri) kendilerine va’dolunan günlerine (kıyâmet gününe) kavuşuncaya kadar kendi hallerine terk et. Bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.
O

Osman Fırat Meali

Bırak onları dalıp oyalansınlar ta ki kendilerine vadedilen günleri gelip çatana kadar.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, ey Muhammad, ularga bir muddat qo‘‎yib bering! Ular, to o‘‎zlariga va’da qilinayotgan kunlariga yo‘‎liqqunlaricha, xomxayollariga sho‘‎ng‘‎ib, o‘‎ynab yuraversinlar!
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḳoy anları oynasunlar ve gülsünler. Ḥattā yitişince anlar ol güne, va‘deolındılar.
S

Suat Yıldırım Meali

Artık sen onları kendi hallerine bırak da, kendilerine vâd edilen gün gelinceye kadar bâtıla dalsın, oynasınlar.
S

Süleyman Ateş Meali

Bırak onları kendilerine va'dedilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Va'd olundukları günlerine mülâkî olacaklarına kadar (kıyâmete) onları bırak, dünyâya dalsunlar ve gülüb oynasunlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bırak da tehdit edildikleri gün ile yüzleşinceye kadar eğlenip dursunlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.
Y

Yusuf Ali (English)

So leave them to plunge in vain talk and play about,(5703) until they encounter that Day of theirs which they have been promised!-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Şimdilik onları bırak, dalsınlar ve oynasınlar,vaad olundukları günlerine kavuşacaklarına değin.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bırak onları, dalsınlar, eğlensinler, vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar.
İ

İhsan Aktaş Meali

O hâlde sen (tebliğ görevini ihmal etmeden onları güzel öğüt ve uyarılarla doğru olanı yaşamaya ve iman etmeye davet et ve tercihlerini yapmak üzere), kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak; dalıp oynasınlar, oyalansınlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bırak onları. Onlara vaat edilen hesaplaşma gününe kavuşuncaya kadar, oyalanıp, oyun oynasınlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onları kendi hallerine bırak. Vaadolundukları azap günlerine kavuşuncaya kadar beyhude şeylere dalsınlar, eğlenip oynasınlar.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onları kendi hâllerine bırak, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşana kadar dalsınlar, oynasınlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

artık sen onları kendi başlarına bırak da kendilerine adanmış olan güne kavuşuncaya dek dalsınlar, oyalansınlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Bırak onları, kendilerine söz verilen gün gelinceye kadar dalıp, oynasınlar!

Me’âric Suresi 42. Ayet Meali ve Tefsiri

Me’âric Suresi 42. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Me’âric Suresi 42. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Me’âric Suresi 42. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Me’âric Suresi 42. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim