Sureye Dön

Mücâdele Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bakmaz mısın şunlara ki Allah'ın gazap ettiği bir topluluğa dostluk ederler; onlar, ne sizdendir, ne onlardan ve bilip dururken de yalan yere yemin ederler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne müslüman olarak sizdendirler, ne o Yahudilerdendirler. Onlar bile bile yalan söyleyerek, Allah adına yemin ediyorlar ve biz müslümanız diyorlardı.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Allah’ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi (Siyonist Yahudileri, işbirlikçilerini ve zalim müşrikleri) veli (dost ve müttefik) edinenleri görmüyor (ve hâlâ anlamıyor) musun(uz)? Onlar ne sizden, ne de onlardandırlar. (Bunlar ortada kalmış hain ve gafil takımıdırlar.) Kendileri de (açıkça bu gerçeği) bildikleri halde, (Hakk ve hayır niyetli olduklarına) yalan üzere yemin edip durmaktadırlar (ve bunlar mü’minleri aldatıp oyalamaya çalışmaktadırlar).
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği kavimlerle, topluluklarla, yahudilerle dostluklar, ittifaklar kuranları, işlerinin idaresini onlara bırakarak, onları kendilerine hâkim hâle getirenleri görmüyor musun? Onlar, ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek, yalan yere yemin ediyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar.
A

Ali Bulaç Meali

Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, müminlerin esrarını Yahûdi'lere nakleden) şu münafıklara bakmaz mısın: Allah'ın gazab etmiş olduğu bir kavme yardaklık etmektedirler. Onlar ne sizdendirler, ne onlardan... (Yeminlerinde yalancı olduklarını) bilip dururlarken de, yalan yere yemin ederler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah’ın, gazabına uğrattığı bir toplum ile dost ve müttefik olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de o toplumdandırlar ve onlar bile bile yalan üzerine yemin ediyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah'ın öfke duyduğu bir toplumu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Bile bile yalan yere yemin ederler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allahın gadap ettiği bir ulusla, dost olan kimseleri görmez misin ki? Onlar ne sizdendir, ne de onlardan; bile bile, yalan yere ant ederler !
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Məgər onların (münafiqlərin) Allahın qəzəbləndiyi bir tayfanı (yəhudiləri) özlərinə dost tutduqlarını (mö’min müsəlmanların sirlərini onlara verdiklərini) görmədinmi? Onlar nə sizdəndirlər, nə də onlardan. Onlar (özlərinin riyakar olduqlarını) bilə-bilə (Allaha və Muhəmməd əleyhissəlama iman gətirdikləri barədə) yalandan and içirlər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
C

Cemil Said (1924)

Allâh’ın gadab itdiği kavimle dost olan münâfıkları göriyor mısın? Bunlar ne ânlardandırlar ne sizden! Yemînlerinde halef idiyorlar ve bilerek yalan söylüyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah'ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler
E

Emrah Demiryent Meali

Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu (yahûdîleri) dost edinenleri, (munâfıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar (mü’min olmadıkları hâlde, mü’min olduklarına dair) bile bile (Allah adına) yalan yere yemin ediyorlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri¹ görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

iy görmedüñ mi anları kim sevdiler bir ķavmı kim ķaķıdı Tañrı anlara. degül anlar sizden daħı degül anlardan. daħı and içerler yalan üzere anlar bilürlerken.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemîn ederler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah’ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan. Kendileri de bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri (o münâfıkları)görmedin mi? Onlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Onlar, bile bile yalan yere yemîn ediyorlar.
K

Kadri Çelik Meali

Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli edinmekte olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin etmektedirler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah’ın gazabına uğramış bir toplulukla iş birliği yapanları görüyorsun değil mi? Bunlar ne sizdendir ne onlardan. Bile bile yalan yere yemin de ederler.
M

M. Pickthall (English)

Hast thou not seen those who take for friends a folk with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear a false oath knowingly.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey inanan kişi! Gözlerini aç ve çevrende neler olup bittiğini anlamaya çalış: Mümin olduklarını iddia ettikleri hâlde, Allah’ın gazâb ettiği Yahudi topluluğunu kendilerine dost ve müttefik edinen şu ikiyüzlüleri görmüyor musun? İyi bilin ki, onlar ne sizdendir, ne dedost göründükleri o Yahudilerden! Onlar ahlâken o kadar alçalmışlardır ki, bile bile yalan üzere yemin etmekten çekinmezler!
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah’ın gazap ettiği bir kavmi veliyy edinmiş olanlara bakıp görmedin mi? Bunlar ne sizdendir, ne onlardan!
Bilip dururken yalan yere yemin ediyorlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? [*] Onlar (münafıklar) ne sizdendir ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
M

Mehmet Türk Meali

Allah’ın kendilerine gazap ettiği (Yahûdî) toplumunu kendilerine dost edinen (münâfıkları) görmedin mi? Onlar, ne sizdendir, ne de onlardan… Ve onlar, bile bile yalan yere yemin eder dururlar. ¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Allah'ın öfke duyduğu bir toplum ile sıkı ilişki kuranlara dikkat et! Aslında onlar, ne sizden ne de onlardan yanadır, Bunlar, iddialarının yalan olduğunu bile bile yemin ederler.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar sizden ve onlardan değiller, yalan yere yemin ediyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların ²⁵ farkında değil misin? Onlar ne sizdendir [ey müminler] ne de o [hakikati inatla reddede]nlerden: böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne [onların yalan ve sahte olduklarını] bile bile yemin ederler.
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah’ın gazabına uğramış topluluk ile dayanışma içine girenleri görüyorsun değil mi? Aslında onlar ne sizdendir ne de onlardan. Hal böyleyken “Biz de müminiz” diye yalan yere yemin ediyorlar. 58/22, 60/8-9
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplulukla dayanışma içine girenleri görmez misin?[⁴⁹⁹³] Onlar ne sizdendir ne de onlardandır; bir de (utanmadan) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu (yahudileri) dost edinen şu kimselere (münafıklara) bak. Onlar ne sizlerdendir ne de diğer taraftan, onlar yalan yere yemin ederler. ("Vallahi biz müslümanız” derler)
O

Osman Fırat Meali

Allah’ın kendilerine gazaplandığı bir topluluğa yüzünü dönenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan. Ve bilerek yalan üzerine yemin etmektedirler.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, Allohning g‘‎azabiga uchragan qavmni do‘‎st tutgan munofiqlarni ko‘‎rmaysizmi?! U munofiqlar sizlardan ham, mana bu yahudiylardan ham emasdirlar. Yana ular o‘‎zlarining munofiq ekanliklarini bilib turib: “Biz musulmonmiz”, – deb yolg‘‎ondan qasam ham ichadilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Görmez misin ol kişileri ki dost idindiler bir ḳavmi ki anlara Tañrı Ta‘ālāġazab eyledi, anlar sizden velā anlardan degül. Daḫı yalan and içerler anlarbilürler‐iken.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah'ın gazab ettiği bir topluluğu dost edinenlere baksana! Bunlar ne sizden, ne de onlardandır. Bunlar bile bile yalan yere yemin ederler. [4, 143]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah'ın kendilerine gazabettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Allâh'ın üzerine gadab itdiği kavim ile dostluk idenleri görmez misin? Onlar ne sizden ve ne de o dost oldukları kavimdendirler. Ve bildikleri halde Allâh Te'âlâ üzerine yalan yere yemîn iderler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Sen, Allah’ın gazabına uğrayan bir toplulukla iş birliği yapanları görmüyor musun? Bunlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bunlar, bile bile yeminlerini yalanlarına alet ederler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

Turnest thou not thy attention to those(5354) who turn (in friendship) to such as have the Wrath of Allah upon them?(5355) They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.(5356)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Görmedin mi o kimseleri ki, üzerlerine Allah'ın gazap etmiş olduğu bir kavmi dost edindiler o kimseler, ne sizdendirler ve ne de onlardandırlar, ve bilir oldukları halde yalan yere yemîn ederler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah'ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinenleri görmedin mi?(4) Onlar ne sizdendir, ne onlardan. Fakat bilerek yalan yere yemin ederler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Bakmaz mısın onlara ki, Allah’ın (yaptıkları zulüm ve kötülükler yüzünden) kendilerini azaba uğratmak istediği bir topluluğu veli (yönetici, vekil, temsilci ve müttefik) edinmişlerdir? Onlar ne sizdendir ne de onlardan. Ve kendileri (açıkça gerçeği) bildikleri hâlde, yalan yere yemin etmektedirler. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Yüz çeviren bir topluluğu görmüyor musun? Allah onların üzerine gazap yağdırıyor. Onlar sizden de değiller, onlardan da değiller. Onlar, bile bile yalan şeyler üzerine yemin ediyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah/ın hışmına uğrayan kimseleri dost edinenlere bakmıyor musun? [¹] Bunlar ne sizdendirler, ne onlardan. Bile bile Müslümanız diye, yalan yere yemin ederler.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu [kavm] dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sen Allah’ın öfkesine uğrıyan bir ulusla el birliği edenleri görmüyor musun?bunlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Bunlar yalan olduğunu bile bile ant içerler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Mücâdele Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

Mücâdele Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mücâdele Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mücâdele Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mücâdele Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim