Sureye Dön

Mü’min Suresi Suresi, 78. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve andolsun ki senden önce nice peygamberler gönderdik, onlardan, sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiç bir peygamber, Allah'ın izni olmadıkça bir delil, bir mucize gösteremez; derken Allah'ın emri gelince gerçek olarak hükmedilir ve işte buracıkta, boş şeylere uyanlar, ziyan eder gider.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Gerçek şu ki ey Muhammed! senden önce de birçok peygamberler gönderdik, onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet, bir mucize getiremez. Allah'ın emri gerek bu dünyada, gerekse öbür dünyada geldiği zaman, hak ve adaletle hükmedilir ve işte o zaman boş şeylere uyanlar, zarar etmiş olacaklardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Muhakkak Biz Senden önce de resuller (nice elçiler ve davetçiler) gönderdik; onlardan kimilerini Sana aktarıp-anlattık ve kimilerini de hiç anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah’ın izni olmaksızın bir ayeti (mucizeyi ve DİN ölçülerini) getirmek olacak şey değildir. Allah’ın emri geldiği zaman ise, (kesinlikle) Hakk ile hüküm verilir ve işte o zaman, (Hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar (ve bâtılı seçip savunanlar) hüsrana uğrayıp (gideceklerdir).
A

Ahmet Tekin Meali

Andolsun, senden önce de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevli Rasuller gönderdik. İçlerinden kıssalarıyla sana anlattıklarımız var. Yine onlardan sana anlatmadıklarımız da var. Hiçbir Rasul, Allah'ın izni, emri ve iradesi olmaksızın herhangi bir âyeti, hak peygamber olduğu ile ilgili mûcizeyi kendiliğinden getirmez. Allah'ın planı icra edilirken de, hakkaniyetle, adâletle icraat yapılır. O zaman bâtıl yolda gidenler, bâtılın hâkimiyetini temin için hakkı baskı altında tutan güç ve iktidar sahipleri, hüsrana uğrayacaklardır.
A

Ahmet Varol Meali

Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan bazılarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi sözkonusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde hak ile hükmedilir ve işte burada, (hakkı) geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp-anlattık ve kimini anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm) gerçekten biz, senden önce bir çok peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana haber verdik, kimini de sana haber verip anlatmadık. Allah'ın izni olmadıkça, hiç bir peygamber tek bir mucize getiremez. Allah'ın (dünya ve ahirette azap) emri gelince de, hak yerine getirilir. İşte, burada hüsrana düştü inatçı kâfirler...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Andolsun! Senden önce de nice peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, bir kısmını da anlatmadık. Ve Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber hiçbir mucize getiremez. İşte Allah’ın emri onlara geldiğinde, hak yerine getirilir. Ve işte o zaman boş fikirlerle uğraşanlar, zarar etmiş olacaklar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Andolsun, senden önce birçok peygamber gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar zarar ederler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz senden önce de, peygamberler gönderdik; içlerinden sana birtakımın söyledik, birtakımın söylemedik, Allahın izni olmadan, hiçbir peygamber bir belge getiremez, Allahın emri gelince, hakla hükmolunur, iğri işli kimseler, bunda ziyandadırlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz səndən əvvəl də peyğəmbərlər göndərmişdik. Onlardan kimisi haqqında sənə xəbər vermiş, kimisi haqqında xəbər verməmişik. Heç bir peyğmbər Allahın izni olmadan bir mö’cüzə gətirə bilməz. Allahın (kafirlərə əzab verilməsi barədə) əmri gəldikdə (peyğəmbərlər və onları təkzib edənlər arasında) ədalətlə hökm olunar. Yalan danışanlar (batil söyləyənlər) elə oradaca ziyana uğrayarlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul, Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar, hüsrana uğrarlar. 
C

Cemil Said (1924)

Senden evvel rasûl göndermişidik bunlardan ba’zılarının kıssalarını sana bildirmişidik ba’zılarını bildirmedik Allâh’ın izni olmadıkca bir rasûl mu’cize ibrâz idemez lâkin Allâh’dan emir sâdır olursa o vakit derhâl hakîkat de tecellî ider ve o vakit âna inanmayanlar hâsir olurlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

And olsun ki, senden önce birçok peygamberler gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Andolsun ki biz senin önünden nice peygamberler göndermişizdir. Onlardan kimini sana anlatmışız, kimini de anlatmamışızdır. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. Batıl bir dava peşinde koşanlar, işte bu noktada hüsrana uğrarlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Celâlim hakkı için biz senin önünden nice Resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır, hiç bir Resul için Allahın izni olmaksızın bir âyet (bir mu'cize) getirmek olamaz, Allahın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte husrana burada düştü mubtıller
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Kasem olsun ki, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık kimini ise anlatmadık. Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir peygamber, tek bir mu‘cize bile gösteremez. Allah’ın emri vukû bulduğunda, hak yerine getirilir. İşte o vakit, bâtıl ehli olanlar (ebedî) hüsrana uğrarlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Ant olsun ki, senden önce de birçok resûl gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir resûl, Allah'ın izni olmaksızın bir âyet¹ getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ viribidük yalavaçlar senden ilerü. bir nicesi anlaruñ oldur kim ķıśśa eyledük saña daħı bir nicesi oldur kim ķıśśa eylemedük saña. daħı olmadı hįç yalavaca kim getüre bir āyet illā Tañrı destūrı-y-ıla. pes ķaçan kim geldi Tañrı buyruġı hükm olma ḥaķk-ıla daħı ziyānlu ola anda bāŧıl işlüler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki senden evvel de peygamberler gönderdik. Onların içinden sana kıssalarını anlatdığımız kimseler de var, sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber, Allahın izni olmaksızın, herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allahın emri gelince de hak (ve adalet) le hükmolunur. Bîhûde lâf söyleyenler işte burada hüsrana düşmüşdür.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Muhakkak ki biz senden önce resuller gönderdik; onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir resul için Allah’ın izni olmaksızın bir ayet getirmesi söz konusu olamaz. Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir. Gerçeği boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrana uğramıştır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Celâlim hakkı için, senden önce de peygamberler gönderdik; onlardan sana kıssa(larını) anlattığımız kimseler de var, içlerinden sana kıssa(larını) anlatmadığımız kimseler de var. Nitekim Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mu'cize getirmesi mümkün değildir. Fakat Allah'ın emri geldiği zaman, hak ile hükmedilir; işte o zaman, (mu'cizeleri)boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrâna uğramıştır.
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz biz senden önce peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık ve onlardan kimini de sana aktarıp anlatmadık. Herhangi bir peygambere Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek yaraşmaz. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve o zaman batıl ehli olanlar hüsrana uğrar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Senden önce de elçiler gönderdik; onlardan sana hayat hikâyelerini anlattıklarımız var, anlatmadıklarımız var. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir elçi âyet getiremez. Allah’ın buyruğu geldiğinde artık hak yerini bulmuştur ve ilâhî hakikatleri yok etmeye kalkışanlar hüsrana uğramışlardır.
M

M. Pickthall (English)

Verily We sent messengers before thee, among them those of whom We have told thee, and some of whom We have not told thee; and it was not given to any messenger that he should bring a portent cave by Allah's leave, but when Allah's commandment cometh (the cause) is judged aright, and the followers of vanity will then be lost.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Muhammed! Doğrusu Biz, senden önce de nice Peygamberler göndermiştik. Onlardan kiminin hayat hikayesini sana bu Kur’an’da anlattık, kiminden de hiç söz etmedik. Göndermiş olduğumuz hiç bir Peygamber, Allah’ın izni olmadıkça herhangi bir mûcize gösteremez. Her elçi, inkârcılarla sonuna kadar mücâdele eder. Nihayet Allah’ın emri gelince, en âdil hüküm verilir ve Allah’ın nurunu ortadan kaldırmaya çalışanlar, işte o zaman korkunç bir azapla yok edilerek hüsrana uğrarlar. İşte, günümüz inkârcılarını da aynı âkıbet beklemektedir!
Eğer inkârcılar senden mûcize istiyorlarsa, şöyle bir çevrelerine baksınlar:
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun senden önce de rasûller gönderdik!
Onlardan bir kısmı sana anlattığımız kimselerdir; onlardan bir kısmı da sana anlatmadığımız kimselerdir. Bir rasûl için Allah’ın izniyle olmadan bir âyet getirmesi mümkün (olası) değildir.
Allah’ın emri geldiği zaman Hakk ile hüküm verildi. Mübtıller / Bâtıl İçin Çalışanlar (Bâtılcılar) işte burada hüsrana
düştü. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik. Onlardan kıssasını sana anlattıklarımız da var; kıssasını sana anlatmadıklarımız da var. [*] Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti (mucizeyi) getiremez. Allah’ın (azap) emri gelince de hüküm verilmiş (olur); [batıl]ı seçenler orada kaybetmiş (olacak)lardır.
M

Mehmet Türk Meali

Yemin olsun Biz, senden önce de Peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık ve onlardan kimini de sana anlatmadık.¹ Bütün Peygamberler ancak Allah’ın izni ile mûcize getirirler. Allah’ın (helâk) emri gelince de (aralarında) adaletle hüküm verilir ve işte o zaman, bâtıl peşinde koşanlar perişan olurlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Biz, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan bir kısmının öyküsünü sana anlattık. Ama henüz sana öykünmediklerimiz de var. Şunu bil ki hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan olağanüstü bir olay sergilememiştir. Ama Allah ferman edince gereği yapılmış ve bütün engelciler oracıkta yere serilmişlerdir...
M

Mehmet Çoban Meali

Muhakkak ki senden önce de Resuller gönderdik. Onlardan sana hayatlarını anlattıklarımız var. Hayatlarından söz etmediklerimiz de var. Sen onları bilemezsin! Hiçbir elçimiz, Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah’ın emri gelince gerçek neyse o uygulanır. Ayetlerimiz kendilerine gerçekleri anlattığı halde, kendi yalanlarını seçenler mutlaka cezalandırılacaklardır. Cezalarının da geri dönüşü yoktur.
M

Muhammed Esed Meali

Gerçek şu ki [ey Muhammed,] senden önce elçiler göndermiştik: onların kiminden sana bahsettik, ⁵⁷ kimi hakkında da sana bir bilgi vermedik. Ve (gönderdiğimiz) hiçbir elçi, Allah’ın izni olmadan bir mucize ortaya koyamaz. ⁵⁸ Allah’ın iradesi açığa çıktığı zaman ⁵⁹ hüküm [çoktan] adaletle yerini bulmuş olacak, [anlayamadıkları her şeyi] ⁶⁰ yok etmeye çalışanların tümü o zaman ve orada, hüsrana uğramış olacaklar.
M

Mustafa Çavdar Meali

And olsun ki biz senden önce de birçok elçiler gönderdik. Onlardan bazılarının kıssalarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Şu bir gerçek ki hiçbir elçi Allah’ın izni/yasası dışında herhangi bir ayet getiremez. Allah’ın cezalandırma emri geldiğinde hak yerini bulmuş olur ve o zamanda batılı hâkim kılmak isteyenlerin de sonu helak ve hüsran olur. 3/144, 4/164
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Doğrusu Biz, senden önce de sayısı belirsiz[⁴²²²] elçiler göndermiştik; onların kimisinden sana söz ettik, kimisinden sana hiç söz etmedik.[⁴²²³] Ama şu kesin ki, hiçbir elçi Allah’ın izni olmadan ilâhî kudret delili getiremez. Nitekim Allah’ın emri geldiği zaman, hak tecelli etmiş olacak; işte o anda ve orada, hayatı anlam ve amacından yoksun bırakanlar[⁴²²⁴] hüsrana uğramış bulunacaklar.
O

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki, senden önce de peygamberler gönderdik; onlardan kiminin kıssalarını sana anlattık, kimini anlatmadık. Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir peygamber kendiliğinden herhangi bir ayet getiremez, Allah'ın emri gelince de (kıyamet kopunca da) hak ve adaletle hükmolunur. İşte o zaman (hakk’ı bırakıp) bâtılı tercih edenler hüsrâna uğrayacaklardır. (Pişman olacaklardır, fakat özür dilemeleri kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır.)
O

Osman Fırat Meali

Elbette senden önce de resuller gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık, kimini de sana anlatmadık. Bir resulün Allah’ın izni olmadan bir ayet getirmesi mümkün değildir; Allah’ın emri geldiği zaman hak ile yerine getirilir. İşte orada o boşa çalışanlar kayba uğramışlardır.
S

Sardorxon Jahongir

Biz sizdan oldin ham ko‘‎plab payg‘‎ambarlarni yuborganmiz. Ulardan sizga qissasini aytib berganimiz ham, yana ulardan sizga qissasini aytib bermaganimiz ham bordir. Hech bir payg‘‎ambarga Allohning iznisiz biror mo‘jiza keltirish mumkin bo‘‎lmaydi. Bas, qachonki, Allohning amri kelganda, haq bilan hukm chiqariladi va o‘‎shanda botil ish qilib yuruvchilar ziyon ko‘‎radilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz viribidük niçe peyġamberler senden burun. Anlaruñ niçelerinsaña ḫaber virdük ve niçelerin saña ḫaber virmedük. Daḫı yoḳdurbir peyġambere bir āyet getürmek, illā Tañrı Ta‘ālā iẕni‐y‐le. Pes ḳaçanTañrı Ta‘ālā buyruġı gelse, ḥükm olur ḥaḳḳ‐ıla. Daḫı ḫasāret eyler anda mu‘ānidler bāṭıl üstine.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz senden önce de birçok resul gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını ise anlatmadık. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mûcize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak ve adaletle hükmolunur ve batıl yolda olanlar, (özellikle ısrarla, peygamberin azap getirmesini isteyenler) hüsrana uğrarlar.
S

Süleyman Ateş Meali

Andolsun biz, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mu'cize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman (Allah'ın ayetlerini) boşa çıkarmağa uğraşanlar, hüsrana uğrarlar.*
S

Süleyman Tevfik (1927)

Senden evvel biz rasûller gönderdik ki bunlardan sana kıssalarını hikâye iylediklerimiz ve iylemediklerimiz vardır. Ve hiç bir rasûle Allâh'ın izni olmadıkca kendiliğinden mu'cize getirme kudreti yokdur. Emr'ullâhın vakti geldikde hak ve 'adl ile hüküm cârî olur ve bâtıla sülûk idenler o zamân dûçâr-ı hüsrân olurlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Senden önce de elçiler gönderdik; kiminin hikayesini sana anlattık, kimininkini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan mucize getiremez. Allah'ın emri gelince iş gerçekten biter. Boş işlere dalanlar orada kaybederler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik. Onların bir kısmının hayat ve hatırasını sana anlattık, bir kısmının hayat ve hatırasından sana bahsetmedik. Hiçbir resulün, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir mucize getirmesi söz konusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde, hakla hükmedilir ve gerçeği hükümsüz kılmaya çalışanlar orada hüsrana uğrarlar.
Y

Yusuf Ali (English)

We did aforetime send messengers before thee: of them(4454) there are some whose story We have related to thee, and some whose story We have not related to thee. It was not (possible) for any messenger to bring a sign except by the leave of Allah. but when the Command(4455) of Allah issued, the matter was decided in truth and justice, and there perished, there and then those who stood on Falsehoods.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Andolsun ki, senden evvel de peygamberler gönderdik. Onlardan bir kısmının kıssasını sana bildirmiştik ve onlardan sana kıssasını bildirmediklerimiz de vardır ve bir peygamber için Allah'ın izni olmadıkça bir mûcize getirmek (kabil) olamaz. Allah'ın emri gelince de hak ile hükmolunmuş olur ve bâtılı ihtiyar etmiş olanlar ise o zaman hüsrâna uğramıştır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz senden önce de nice peygamberler gönderdik ki, onlardan kiminin kıssalarını sana anlattık, kiminden ise söz etmedik. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın emri geldiğinde ise, adaletle hükmolunmuş ve hakkı boşa çıkarmaya çalışanlar oracıkta hüsrana uğramış demektir.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) Gerçekten, senden önce de (nice) elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık ve onlardan kimini de sana anlatmadık. Ve hiçbir elçi için Allah’ın izni olmaksızın bir ayet getirmesi (bir mucize ortaya koyması) mümkün olamaz! Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hükmedilir. İşte o zaman orada, gerçeği boşa çıkarmaya çalışanlar, hüsrana (ziyana) uğrarlar!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Senden öncede elçiler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız olduğu gibi, sana hiç anlatmadıklarımız da var. Bir elçinin, Allah’ın izni olmadan bir ayet getirmesi, mümkün değildir. Allah’ın emri (kıyamet saati) geldiğinde, hak ve adalet ile hükmedilir. Orada (ahiret de) batıla saplanmış olanlar kaybetmişlerdir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

* Senden evvel biz peygamberler göndermiştik. Onların bir kısmının kıssasını sana hikâye ettiysek de bir kısmının kıssasını sana hikâye etmedik. Hiçbir peygamberin Allah/ın izni olmaksızın bir mûcize getirmeye salâhiyeti yoktur. Allah/ın azap hakkındaki fermanı gelince işler doğrulukla biter [¹], bâtıla sülük edenler işte o zaman ziyana uğrayacaklar.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Andolsun Biz, senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da. Hiçbir elçi yoktur ki Allah’ın izni olmadan bir ayet getirmiş olsun. Allah’ın emri gelince de hüküm gerçekleşir/yerine getirilir. İşte o zaman batılı tercih edenler zarara [hasire] uğrarlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki Biz senden önce de bir çok elçiler göndermiştik. Onların bir kısmının olaycalarını sana anlatmıştık. Aralarında anlatmadıklarımız da vardır. Hiç bir elçi Allah’ın uygunu olmadıkça herhangi ayeti kendiliğinden getiremez. Allah’ın buyruğu erişince de dosdoğru yerine getirilir. Eğri yolu tutanlar burada kendilerine yazık etmişlerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiç bir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet/mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman da hak ile hüküm verilir ve işte o zaman batılcılar hüsrana uğrar.

Mü’min Suresi 78. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’min Suresi 78. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’min Suresi 78. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’min Suresi 78. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’min Suresi 78. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim