Artık bir zamanadek sapıklıkları içinde bırak onları.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Şimdi sen onları, bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Şimdi Sen (cezalarının verileceği) bir süreye kadar, onları (daldıkları) gaflet ve cehaletleri içinde bırak. (Sonunda göreceklerdir.)
A
Ahmet Tekin Meali
Şimdi sen, helâk olacakları vakit gelinceye kadar, onları gafletleri, cehaletleri, şaşkınlıkları ile baş başa bırak.
A
Ahmet Varol Meali
Sen onları bir süreye kadar gafletleri içinde bırak.
A
Ali Bulaç Meali
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Şimdi (Ey Rasûlüm), o Mekke kâfirlerini bir vakte kadar dalgınlıkları içinde bırak.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Artık, onları o çöküntüleri içinde belli bir zamana kadar bırak.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onları bir süreye kadar, gaflet ve sapıklıkları ile baş başa bırak!
B
Besim Atalay Meali (1965)
Uykuları içinde bir zaman bırakasın onları
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum!) Sən onları bir müddət (əcəlləri çatana qədər) öz şaşqınlıqları içində burax!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
C
Cemil Said (1924)
Bir vakte kadar ânları dalâletlerinde bırak.
D
Diyanet Vakfı Meali
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Şimdi sen onları bırak dalgınlıkları içinde tâ bir deme kadar
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm!) Sen onları (kâfirleri, cezalarının verileceği) bir süreye kadar (daldıkları) gaflet ve sapkınlıkları içinde bırak.
E
Erhan Aktaş Meali
Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ķo anları ġāfilliķlerinde tā bir zamāna degin.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Şimdi sen onları bir vaktâ kadar sapıklıkları içinde bırak.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bir süreye kadar onları aymazlıklarıyla baş başa bırak.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Artık onları bir zamâna kadar dalâletleriyle (baş başa) bırak!
K
Kadri Çelik Meali
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Şimdi sen onları bir süre için gaflet ve dalâletleri içinde kendi hallerine bırak!
M
M. Pickthall (English)
So leave them in their error till a time.
M
Mahmut Kısa Meali
O hâlde, ey Müslüman! Sen şimdilik, bütün Peygamberlere ve kitaplara iman edecekleri, ya da belâlarını bulacakları bir vakte kadar, gömüldükleri cehâlet ve taassuplarıyla baş başa bırak onları. Çünkü onlara, tövbe edip hakka yönelmeleri için birazcık mühlet verilecektir:
M
Mahmut Özdemir Meali
Bir süreye kadar onları taşkınlıklarında / dalgınlıklarında bırak!
M
Mehmet Okuyan Meali
Şimdi sen onları bir zamana kadar şaşkınlıkları içinde bırak!
M
Mehmet Türk Meali
Şimdi sen onları, belli bir süreye kadar kendi sapkınlıkları ile baş başa bırak!
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! Sen onları bir süre kendi hallerine bırak.
M
Mehmet Çoban Meali
Sen onları gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak! Onlara süre verdik!
M
Muhammed Esed Meali
Fakat onları bir vakte kadar, kendi cehaletlerine gömülmüş olarak, kendi hallerine bırak. ³¹
M
Mustafa Çavdar Meali
Sen onları bir süreye kadar gömüldükleri gaflet bataklığıyla baş başa bırak. 18/53...58, 35/45
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Artık onları bir vakte kadar, daldıkları gafletin derin karanlığında belirsiz bir süreye kadar bırak (da kendi işine bak);[²⁹³⁴]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Bir süre onları kendi sapıklıkları ile başbaşa bırak.
O
Osman Fırat Meali
Onları, anlamsız çırpınışları içinde bir zamana kadar bırak.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, ey Rasulim, ularni ma’lum vaqtgacha o‘z g‘aflatlarida yurib turishlariga qo‘yib bering.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes ḳo anları ḥayrānlıḳları içinde bir zamāna degin.
S
Suat Yıldırım Meali
Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! [86, 17; 15, 3]
S
Süleyman Ateş Meali
Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onları dalâlet ve cehâletlerinde ölünceye değin terk it.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Artık onları bir süreye kadar kendi cemaatleri ile baş başa bırak.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
Y
Yusuf Ali (English)
But leave them in their confused ignorance for a time.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık sen onları kendi dalâletleri içinde bir zamana kadar terket.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Sen onları bir süre gafletleriyle baş başa bırak.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Resulüm!) Artık sen de (tebliğ vazifesinden taviz vermeden) onları, (o inanmamakta direnenleri) bir süreye (hakikatin gerçekleşmesiyle kötülüklerinden vazgeçinceye) kadar dalmış oldukları gaflet (cehalet) içinde kendi hâllerine bırak!
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onları belli bir zamana kadar kendi hallerine (sapkınlıklarında) bırak.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onları bir vakite kadar [⁶] şaşkınlıklarında bırak.
İ
İsmail Yakıt
O hâlde sen onları belli bir süreye kadar cehaletlerine gömülü bir hâlde, öylece bırak.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık sen onları bir süreye değin sapkınlıkları ile başbaşa bırak.
Ş
Şaban Piriş Meali
Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla baş başa bırak.
Mü’minûn Suresi 54. Ayet Meali ve Tefsiri
Mü’minûn Suresi 54. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’minûn Suresi 54. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’minûn Suresi 54. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’minûn Suresi 54. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?