Sureye Dön

Nisâ Suresi Suresi, 137. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O kişiler ki iman ettiler de sonra kafir oldular, sonra gene iman ettiler, sonra gene kafir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar, Allah suçlarını örtmez onların ve doğru yola getirmez onları.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İman edip, sonra Allah'tan gelen gerçekleri inkâr eden ve tekrar iman edip, yeniden aynı gerçekleri inkâr eden ve sonra inkârlarını artıranlara gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Gerçek şu ki; iman edip sonra inkâra sapanlar, ardından yine iman edip tekrar inkâra sapanlar, sonra da inkârlarını arttıranları (var ya), Allah onları bağışlayan olmayacak, onları (hidayete) doğru yola da ulaştırmayacaktır.
A

Ahmet Tekin Meali

Sözde iman edip sonra kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, sonra yine sözde iman edip tekrar küfür bataklığına saplananları, sonra da Allah'ın rasûlüne savaş ilan ederek İslâm'ın gelişmesini, müslümanların ilerlemesini engelleyerek inkârda, küfürde ileri gidenleri, Allah ne koruma kalkanına alacak, bağışlayacak, ne de onlara doğru yolu gösterme lütfunda bulunup başarıya ulaştıracaktır.
A

Ahmet Varol Meali

İman edip sonra inkar eden, sonra yeniden iman edip sonra tekrar inkar eden sonra da inkarlarını artıranlar var ya, Allah onları ne bağışlar, ne de doğru yola yöneltir.
A

Ali Bulaç Meali

Gerçek şu, iman edip sonra inkâra sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkâra sapanlar sonra da inkârları artanlar… Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Yahudilerden o kimseler ki, Musa'ya iman getirdiler, sonra buzağıya taparak kâfir oldular, sonra tevbe ederek Tevrat'a iman ettiler, sonra İsa'yı inkâr ettiler, sonra Peygamber (Aleyhisselâmı) tanımadılar da küfürde ileri gittiler; Allah, onları mağfiret edecek de değil, doğru yola iletecek de değil...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İman edenler, sonra kâfir olanlar, sonra yine iman edip kâfir olanlar, sonra küfürde ileri gidenleri Allah affedecek ve onlara doğru yolu gösterecek değildir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İnandıktan sonra, küfre gideni, yine inanarak, yine küfre gideni, küfürle direneni, Allah hiç bağışlamaz, doğru yola iletmez de
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Əvvəlcə) iman gətirib sonra kafir olan, sonra iman gətirib yenə kafir olan, sonra da küfrünü artıran kəsləri Allah heç vaxt bağışlayan və doğru yola yönəldən deyildir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.
C

Cemil Said (1924)

Evvelâ îmân idüb sonra küfr idenler ve sonra tekrâr îmân idüb ba’dehû yine küfürlerini tezyîd iyleyenler Allâh’ın ’afvına mazhar olmıyacaklardır Allâh ânları hidâyet yoluna sevk itmeyecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

şunlarki iyman ettiler, sonra tuttular küfre gittiler, sonra yine iyman ettiler, sonra yine küfre gittiler, sonra da küfürde ileri gittiler Allah onları mağfiret edecek de değil, doğru bir yola çıkaracak da değildir
E

Emrah Demiryent Meali

Îmân edip sonra inkâr eden, sonra inanıp, tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya! Allah, (îmân edip günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) onları bağışlayacak değildir, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe de onları) doğru yola iletecek değildir.
E

Erhan Aktaş Meali

İman edip sonra küfreden, sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri¹, Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ anlar kim įmān getürdiler andan kāfir oldılar andan įmān getürdiler andan kāfir oldılar andan arttırdılar kāfir olmaġı ya'nį muḥammed'e olmadı Tañrı kim yarlıġaya anları ne daħı ŧoġru yol göstere anlara yoldın yaña.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hakıykat, îman edib de sonra küfre sapanlar, sonra yine îman ederek küfre dönenler, sonra da küfürlerinden ileri gidenler (yok mu?) Allah onları yarlığayacak değildir. Onları (doğru) bir yola iletecek de değildir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İman edip sonra inkâra sapanlar, sonra yine iman edip sonra yine inkâra sapanlar, sonra da küfrünü artıranlar var ya... Allah onları bağışlamayacak, onlara bir yol da göstermeyecektir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Şübhesiz ki (Mûsâ'ya) îmân edip sonra (buzağıya taparak) inkâr edenler, sonra(tevbe ederek Mûsâ'ya tekrar) îmân edip, sonra (bu def'a Îsâ'yı) inkâr edenler, sonra da(Muhammed'i inkâr edip) inkârda ileri giden (yahudi)ler yok mu, Allah, onlara mağfiret edecek değildir, kendilerini (hak) bir yola hidâyet edecek de değildir.
K

Kadri Çelik Meali

Doğrusu iman edip sonra küfre sapanları, sonra iman edip tekrar küfre sapanları, sonra da küfürleri artmış olanları, Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola hidayet edecektir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak ne de onları doğru yola iletecektir.
M

M. Pickthall (English)

Lo! those who believe, then disbelieve and then (again) believe, then disbelieve, and then increase in disbelief, Allah will never pardon them, nor will He guide them unto a way.
M

Mahmut Kısa Meali

İmana erdikten sonra yeniden inkâra saplanan, sonra yine iman edip tekrar inkâr eden ve bununla da kalmayıp, Müslümanlara karşı mücâdeleye girişerek inkârcılıkta iyice azıtanlara gelince; Allah onları tövbe etmedikleri sürece ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir. Zaten böyle kimseler, ölüm belirtilerini görüp, hayattan tamamen ümit kesmedikçe tövbe etmezler. O hâlde;
M

Mahmut Özdemir Meali

Şüphesiz ki inanmış sonra inkâr etmiş olanlar, yine inanmış yine inkâr etmiş olanlar, sonra da inkârlarını artırmış olanlar; Allah onları bağışlayacak değildi, onlara bir yol gösterecek de değildi.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Îman edip sonra inkâr ederek, sonra tekrar îman edip, tekrar inkâr ederek kâfirlikte ileri gidenleri Allah, asla bağışlamayacak ve doğru yola ulaştırmayacaktır.
M

Mehmet Çakır Meali

Önce inanıp sonra dönenler; sonra yeniden inanıp tekrar dönenler ve en sonunda inkarcıbaşı kesilenleri Allah bir daha bağışlamayacak ve kendilerine tekrar hidayet nasip etmeyecektir.
M

Mehmet Çoban Meali

İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; işte onları Allah bağışlayıp doğruya iletmez. Çünkü onlar inançlarıyla dalga geçmektedirler.
M

Muhammed Esed Meali

İman edip sonra hakikati inkar eden ve tekrar iman edip yeniden hakikati inkar eden ve sonra hakikati inkar etmedeki inatlarına boyun eğenlere ¹⁵³ gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
M

Mustafa Çavdar Meali

İman edip sonra vazgeçip kâfir olan, sonra tekrar inanan ve sonra yine kâfirliğe yönelip sonra da küfürde zirve yapanlar var ya Allah, böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir. 3/86-91, 4/107
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İman edip sonra inkâr eden ve tekrar iman eden ve ardından inkâra saplanan ve en sonunda saplandığı inkâra boğazına kadar gömülenlere gelince: Allah onları affetmeyecek ve rehberlik yapmayacaktır.
O

Orhan Kuntman Meali

Gerçek şu ki Allah, iman edip sonra inkar edenleri, sonra yine iman edip tekrar küfre dönenleri ve sonra da küfürde direnenleri ne bağışlayacak ne de doğru yola iletecektir.
O

Osman Fırat Meali

O kimseler ki iman ettiler, sonra kâfir oldular, tekrar iman ettiler, sonra yine kâfir oldular ve inkarları arttı; Allah onları bağışlamayacak ve hidayete götürecek bir yola iletmeyecektir.
S

Sardorxon Jahongir

Boshida iymon keltirib, keyin kufr keltirgan, so‘‎ngra yana iymonga kelib, orqasidan yana kufrga qaytgan va keyin kufrlarini yanada orttirgan kimsalarni Alloh mag‘‎firat ham qilmaydi va to‘‎g‘‎ri yo‘‎lga ham solmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki īmān getürdiler andan ṣoñra kāfir oldılar, andan ṣoñra īmān ge‐türdiler, andan ṣoñra kāfir oldılar, andan ṣoñra arturdılar küfrlerini, TañrıTa‘ālā anlaruñ günāhların baġışlamaz, daḫı hidāyet virmez anlara doġru yola.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar ki iman ettikten sonra inkâr ettiler. Sonra tekrar iman edip sonra inkâr ettiler. Sonra da inkârlarını artırdılar. . . İşte onları Allah ne affeder, ne de doğru yola çıkarır.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlar ki inandılar, sonra inkar ettiler; daha sonra yine inandılar, yine inkar ettiler, sonra inkarları arttı; işte Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Şunlar ki (Mûsâ'ya) îmân itdiler. Sonra (buzağıya tapar) kâfir oldılar. Sonra (Muhammed'i inkâr iderek) küfürlerini artırdılar. Allâh onları mağfiret ider değildir. Ve onları hidâyet iyler de değildir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

O kimseler ki önce inanıp güvendiler, sonra ayetleri görmezden gelip kafir oldular, sonra tekrar inandılar, sonra yine kafir oldular, sonra da kafirlikte ileri gittiler; Allah böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlar ki inandılar, sonra küfre saptılar; yine inandılar, tekrar küfre saptılar, sonra da küfrü artırdılar; işte Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
Y

Yusuf Ali (English)

Those who believe, then reject faith, then believe (again) and (again) reject faith, and go on increasing in unbelief,- Allah will not forgive them nor guide them nor guide them on the Way.(647)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Muhakkak o kimseler ki imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra imân ettiler, sonra kâfir oldular, sonra da küfürlerini arttırdılar. Artık Allah Teâlâ onlar için mağfiret edecek değildir. Ve onları bir doğru yola sevkedecek değildir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İman edip sonra tekrar kâfir olan, sonra tekrar iman edip tekrar kâfir olan ve inkârında da azıtan kimseleri Allah ne bağışlar, ne de doğru bir yola çıkarır.
İ

İhsan Aktaş Meali

Muhakkak ki (görünürde) iman edip de sonra inkâr etmiş olanları, sonra tekrar (görünürde) iman edip, sonra (yine) inkâr etmiş olanları, sonra da inkârlarını arttırmış olanları (o hâl üzere oldukları sürece) Allah bağışlayacak da değildir, (zorla) doğru yola iletecek de değildir.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İman edenler, sonra inkâr edenler, tekrar iman edip sonra inkâr edenler, sonra inkârlarını artırmış olanların Allah, bu davranışlarını bağışlamayacak ve onları doğru yola iletmeyecektir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İman edip sonra küfre sapanlar, sonra iman edip yine küfre dönenler, sonra küfürlerini artıranlar yok mu [⁶], Allah onları asla yarlıgamaz, (bağışlamaz) onlara asla yol da göstermez.
İ

İsmail Yakıt

Elbette onlar (önce) inandılar, sonra inkâr ettiler, sonra tekrar inandılar, sonra tekrar inkâr ettiler, sonra da inkârları arttıkça arttı. İşte onları Allah ne bağışlar ne de doğru yola iletir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

kimseler ki önce inanırlar, sonra Allah’ı tanımazlar, sonra yine inanırlar, sonra yine tanımazlar, sonra da bu tanımazlıkta ileri giderler, Allah onları yarlıgayacak, onlara doğru yolu gösterecek değildir.
Ş

Şaban Piriş Meali

İman edip ardından kafir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kafir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yolda göstermeyecektir.

Nisâ Suresi 137. Ayet Meali ve Tefsiri

Nisâ Suresi 137. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 137. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 137. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 137. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim