Ey inananlar, müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. İster misiniz kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil veresiniz?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmeyin. Bunu yaparak Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da (sakın) kâfirleri veliler (yön vericiler ve himaye ediciler) edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? (Bundan sakının.)
A
Ahmet Tekin Meali
Ey iman nimetine kavuşanlar, şuurlu ve kâmil mü'minleri bırakıp, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost, müttefik, veli edinmeyin. Böyle bir şey yaparak, Allah'a aleyhinize kullanacağı apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
A
Ahmet Varol Meali
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp kâfirleri kendinize dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir hüccet mi vermek istiyorsunuz?
A
Ali Bulaç Meali
Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin (başlarınıza geçirmeyin.) Azabızınızı gerektiren açık bir hüccet Allah'a vermek ister misiniz?
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ey iman edenler, sakın müminlerin dışında kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a aleyhinizde olacak açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyiniz; suçluluğunuz konusunda Allah'ın önüne açık bir delil mi koymak istiyorsunuz?
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ey inanmış olanlar! İnanlılar dururken, kâfiri dost tutmayın, Allahın kendi üzerinize açık bir hüccet mi tutmasını istersiniz?
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Ey iman gətirənlər! Mö’minləri qoyub kafirləri dost tutmayın! Məgər Allaha öz əleyhinizə açıq bir dəlilmi vermək istəyirsiniz?
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a, aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
C
Cemil Said (1924)
Ey mü’minler! Mü’minlere tercîhan kâfirler meyânında dost intihâb itmek kendi ’aleyhinizde Allâh’a celî ve kuvvetli bir burhân mı tedârik itmek istiyorsınız?
D
Diyanet Vakfı Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ey o bütün iyman edenler! mü'minleri bırakıb da kâfirleri başlarınıza geçirmeyin, ister misiniz ki Allah için aleyhinizde açık bir saltanat husule getiresiniz
E
Emrah Demiryent Meali
Ey îmân edenler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin! Yoksa Allah nezdinde aleyhinizde (azaba sebep olacak) apaçık bir delil mi oluşturmak istiyorsunuz?
E
Erhan Aktaş Meali
Ey iman edenler! Mü'minlerin yanı sıra gerçeği yalanlayan nankörleri evliya¹ edinmeyin. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık bir sûltan² mı vermek istiyorsunuz?
Ey îman edenler, mü'minleri bırakıb da kâfirleri dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allaha apaçık bir hüccet vermek ister misiniz?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp kâfirleri evliya edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık güçlü bir delil mi vermek istiyorsunuz?
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ey îmân edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin! Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil kılmak ister misiniz?
K
Kadri Çelik Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri veliler edinmeyin. Yoksa Allah'a, aleyhinize işleyecek açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
M
M. Pickthall (English)
O ye who believe! Choose not disbelievers for (your) friends in place of believers. Would ye give Allah a clear warrant against you?
M
Mahmut Kısa Meali
Ey iman edenler! İnananları bırakıp da, Allah’ın ayetlerini inkâr eden münâfık ve kâfirleri başınıza yönetici ve dost edinmeyin! Böyle yaparak, kendi aleyhinizde Allah’a açık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Elbette istemezsiniz, değil mi? Çünkü kâfirleri dost edinmek, münâfıklığın açık bir delilidir ve bunun cezası da çok şiddetlidir:
M
Mahmut Özdemir Meali
Ey iman edenler!
Müminler’i bırakıp Kâfirler’i veliyyler edinmeyin!
Sizin aleyhinize Allah için açık bir delil kılmak ister misiniz?
M
Mehmet Okuyan Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin! [*] (Bunu yaparak) Allah’a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz!
M
Mehmet Türk Meali
Ey îman edenler! Sakın Müslümanları bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Siz, (onlar gibi yaparak) Allah’a karşı, kendi aleyhinize işleyecek açık bir delil verir misiniz hiç?¹
M
Mehmet Çakır Meali
Sevgili müminler! İnananlar varken inkarcıları dost edinmeyin. Kendinize karşı kullanılmak üzere Allah'a açık koz mu vermek istiyorsunuz?
M
Mehmet Çoban Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin! Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Unutmayın ki, iman edip Mümin olduktan sonra kâfirleri dost edinirseniz, hesap günü aleyhinize delil olur. Müminlerin dostluğunu terk edip kâfirleri dost edindiğiniz için cehennemle cezalandırılırsınız.
M
Muhammed Esed Meali
Siz ey imana ermiş olanlar! Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri dost edinmeyin! Suçluluğunuz konusunda Allah’ın önüne açık bir kanıt mı ¹⁵⁹ koymak istiyorsunuz?
M
Mustafa Çavdar Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp, kâfirleri evliya/dost ve müttefik edinmeyin. Allah’a kendi aleyhinizde apaçık delil mi vermek istiyorsunuz? 3/28, 4/89, 60/2
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Siz ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri veli edinmeyin![⁸⁵⁰] Siz kendi aleyhinize, Allah’ın önüne reddedilemez bir belge mi koymak istiyorsunuz?
O
Orhan Kuntman Meali
Ey iman edenler, müminleri bırakıp, kafirleri dost edinmeyin, (böyle yaparak, kalbinizde nifaka bir meyil olduğuna dair) Allah'a açık (ve savunulması mümkün olmayan) bir delil vermek ister misiniz? (Elbette istemezsiniz, oysa müminleri bırakıp kafirlerle dostluk yapmak münafıklığın açık bir delilidir)
O
Osman Fırat Meali
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakarak kâfirleri dost edinmeyin. Kendiniz için Allah’a açık bir delil vermek ister misiniz?
S
Sardorxon Jahongir
Ey iymon keltirganlar, mo‘minlarni qo‘yib, kofirlarni do‘st tutmanglar. Bu ishni qilib, qiyomat kunida Alloh uchun o‘zingizga qarshi aniq hujjat hosil qilmoqchimisiz?
S
Satıraltı Meal (1534)
İy īmān getürenler, kāfirleri dost idinmeñüz mü’minlerden özge. İstermisiz ḳılmaġa Tañrı Ta‘ālā sizüñ üstüñüze ulu ḥüccet?
S
Suat Yıldırım Meali
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri müttefik edinmeyin. Böyle yaparak, Allah'a, aleyhinizde kesin bir belge mi vermek istiyorsunuz? Göz göre göre, Allah'ın hışmını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? [3, 28]
S
Süleyman Ateş Meali
Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutmayın! Allah'a, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz?
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ey Mü'minler! Mü'minlerden gayrı olarak kâfirleri dost ittihâz itmeyiniz. Allâh Te'âlâ'ya kendi 'aleyhinize olarak âşikâr bir hüccet kılmağı ister misiniz? (Onlarla dostluk 'alâim-i nifâk olamakla 'azâbı îcâb itdiririz).
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ey inanıp güvenenler! Müminleri bırakıp kafirleri (ayeti görmezden gelenleri) veli edinmeyin. Allah'a aleyhinize olacak açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?
Y
Yusuf Ali (English)
O ye who believe! Take not for friends unbelievers rather than believers: Do ye wish to offer Allah an open proof against yourselves?
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ey imân etmiş olanlar! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyiniz. İstermisiniz ki, Allah için aleyhinize bir apaçık hüccet edinesiniz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendinize veli edinmeyin. Yoksa kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
İ
İhsan Aktaş Meali
Ey iman etmiş olanlar, iman edenleri bir yana bırakıp (o saldırgan) inkârcıları veli edinmeyin! (onları kendinize lider, yönetici, himayesine sığınılacak bir koruyucu ve başınıza buyruk yapmayın.) Yoksa (bunu yaparak) aleyhinize güçlü bir delil mi oluşturmak istersiniz Allah indinde. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Ey İman edenler! İnanları bırakıp, inkâr edenlere sığınmayın onlardan yardım istemeyin (veli edinmeyin). Allah’ın huzurunda kendi aleyhinize apaçık bir delil mi bulmak istiyorsunuz?
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Ey iman edenler! Mü/minleri bırakarak kâfirleri dost edinmeyin. Allah/ın aleyhinize ap aşikâr bir burhanını mı istiyorsunuz [⁷].
İ
İsmail Yakıt
Ey inananlar! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar [evliyâ] edinmeyin. Allah’a aleyhinize apaçık bir delil [sultân] mi vermek/sunmak istiyorsunuz?
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey inananlar ! İnananları bırakıp da Allah’ı tanımıyanları kendinize koruyucu edinmeyin. Yoksa siz bunun Allah’ın size karşı apaçık bir dayanağı olmasını mı istersiniz?
Ş
Şaban Piriş Meali
-Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri veli edinmeyin. Allah'a aleyhinizde apaçık bir delil vermek ister misiniz?
Nisâ Suresi 144. Ayet Meali ve Tefsiri
Nisâ Suresi 144. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 144. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 144. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 144. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?