Sureye Dön

Ra’d Suresi Suresi, 40. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de sana düşen vazife, ancak tebliğdir, seni öldürsek de ve hesap, bize aittir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Şimdi onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmının başlarına geldiğini, ister sana sağlığında gösterelim, ister bundan önce seni öldürelim, her iki durumda da sana düşen, ancak mesajı tebliğ etmek, duyurmaktır. Hesap görmek ise, bize aittir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onlara (azap cinsinden) va’ad ettiklerimizden bir kısmını Sana göstersek de, veya (bundan önce) Senin hayatına son versek de; (zalimler ve hainler asla kurtulacak değildir. Ey Resulüm!) Sana düşen sadece tebliğ ve davettir. Hesap görmek Bize aittir.
A

Ahmet Tekin Meali

Onlara yaptığımız vaatlerin, tehditlerin bir kısmını sana göstersek veya ondan önce senin ruhunu alarak ölümünü gerçekleştirsek bile, sana ancak Allah'ın emirlerini tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bizim huzurumuzda görülecektir.
A

Ahmet Varol Meali

Onlara vaadettiklerimizin bazılarını sana göstersek de senin canını alsak da sana düşen sadece tebliğdir. Hesap görmek ise bize aittir.
A

Ali Bulaç Meali

Onlara (azab olarak) va'dettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de, senin hayatına son versek de, sana düşen yalnızca tebliğ etmek, hesap (sormak) bize aittir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, seni (bundan önce) vefat ettirsek de, ey Rasûlüm sana düşen ancak tebliğdir. Hesaba çekip ceza vermek de yalanız bize aittir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek (gerçekleştirsek, onların işini bitirsek) veya seni vefat ettirsek, bil ki sana düşen, yalnızca tebliğdir. Bize düşen de hesap görmektir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ya onlara vaad ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz; yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak da bize düşer.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar için söz verilen şeylerin, sana gösteririz birtakımını, ya da seni alırız, sana düşen ancak eriştirmek, bize düşen hesaptır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara və’d etdiyimizin (əzabın) bir qismini sənə göstərsək də və ya (ondan qabaq) səni öldürsək də (Öz dərgahımıza götürsək də, fərq etməz). Sənin vəzifən ancaq (dini) təbliğ etməkdir. Haqq-hesab çəkmək isə Bizə aiddir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni, (onu görmeden) vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.
C

Cemil Said (1924)

Gerek tehdîdlerimizden bir kısmı husûl bulsun ve gerek husûl bulmazdan evvel seni yanımıza çağıralım senin vazîfen tebliğdir ve senden hesâb sormak bize ’âiddir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz, onlara vâdettiğimizin (azabın) bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de senin canını alsak da, vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek Bize düşer.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara va’dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.[292]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahut seni, onu görmeden vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmek, bize düşen de hesaba çekmektir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onlara yaptığımız vaıydin bazısını sana muhakkak göstersek de yâhud seni vefat ettirsek de her halde belağ sana, hisab bizedir
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Onlara (kâfirlere, azap olarak) vadettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de veya (bundan önce) seni vefat ettirsek de hiç şüphesiz sana düşen sadece tebliğdir. Hesap görmek bize aittir.
E

Erhan Aktaş Meali

İster onlara yaptığımız uyarının bir kısmını sana gösterelim, ister senin canını alalım; sana düşen sadece tebliğ yapmaktır.¹ Hesap görmek Bize aittir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger gösterevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürevüz seni bayıķ üzerüñedür degürmek daħı üzerümüzedür hisāb eylemek.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bizim onlara (onların başına gelib çatacağına) söz verdiğimiz (azâb) ın bir kısmını sana göstersek de, yahud seni (ondan evvel) öldürsek de ancak sana düşen (vazîfe, risâletini) tebliğ etmekdir. Hesâb (ları, cezaları) da yalınız bize âiddir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlara vadettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek de sana düşen yalnızca tebliğdir. Hesap ise bize aittir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlara va'd ettiğimiz (azâb)ın bir kısmını sana (onları helâk etmekle dünyada)göstersek veya seni (daha önce) vefât da ettirsek, artık sana düşen ancak tebliğdir; hesab görmek ise bize âiddir.
K

Kadri Çelik Meali

Onlara (azap olarak) vaat ettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de (göstermeyip) senin hayatına son versek de sana düşen yalnızca tebliğdir ve hesap da bize aittir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlara haber verdiğimiz azabın bir kısmını sana ister gösterelim, ister (bundan önce) seni vefat ettirelim, senin görevin sadece tebliğ etmektir; hesaba çekmek bize aittir.
M

M. Pickthall (English)

Whether We let thee see something of that which We have promised them, or make thee die (before its happening), thine is but conveyance (of the message), Ours the reckoning.
M

Mahmut Kısa Meali

Onları tehdit ettiğimiz azap ve felâketlerinbir kısmını daha dünyadayken gerçekleştirerek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günlerisana hemen göstersek de; çetin bir mücâdelenin ardından seni vefât ettirerek mükafatını âhirete ertelesek de,her iki durumda da senin görevin, yalnızca hakîkati tebliğ etmektir; hesabı görmek ise Bize aittir. O hâlde, ey Müslüman! Emek ve gayretlerinin semeresini görüp görmeyeceğini hesaba katmadan Kur’an’ı duyurmaya, anlatmaya devam et; bu uğurda can vermek gerekse bile, Allah yolunda mücâdeleden vazgeçme! O zaman göreceksin ki, İslâm hızla yayılacak ve küfür cephesi gün be gün eriyip yok olacaktır:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara vaad ettiğimizin bazısını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, doğrusu sana düşen görev, Tebliğ Etmek’tir / Bildirim’dir. Hesaba Çekmek bize aittir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz onlara vadettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de [*] sana ancak (Allah’ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. [*] Hesap, yalnız bize aittir.
M

Mehmet Türk Meali

Onlara vâdettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de senin hayatına son versek de (fark etmez) tebliğ sana, (onların) hesabı(nı görmek de) Bize aittir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Sen, onlara vereceğimiz cezanın bir kesitini, daha ölmeden mutlaka göreceksin. Sen işine bak, tebliğ görevine devam et. Hesap ve ceza işini de bize bırak.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenlere vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek veya sana göstermeden senin dünya hayatını bitirsek sonuç değişmez. Senin görevin sadece tebliğ etmektir. İnkâr edenlerin hesabını görmek bize aittir.
M

Muhammed Esed Meali

İMDİ, onlara vaad ettiğimiz [azabın] ⁷⁸ bir kısmının [başlarına geldiğini] ister sana [sağlığında] gösterelim, ister [bundan önce] seni öldürelim, her iki durumda da sana düşen ancak mesajı tebliğ etmek, duyurmaktır; hesabı görmek ise Bize aittir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Şimdi onlara tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, ya da senin ölümünü takdir etsek unutma ki sana düşen sadece tebliğdir.1 Onları hesaba çekmek bize düşer.2, 124/54, 288/2
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İMDİ, onları tehdit ettiğimiz (cezanın) bir kısmını ister sana (daha hayatında) gösterelim, isterse (ondan önce) senin ölümünü takdir edelim: unutma ki sana düşen yalnızca tebliğ etmektir; (onların) hesabını görmekse sadece bize düşer.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Onlara yaptığımız va'adlerin (tehdit ve azapların) bir kısmını sana göstersek de veya seni (ondan önce) vefat ettirsek de, sana düşen görev (Rabbinin emirlerini) tebliğ etmektedir, onların hesabını görmek (amellerinin cezasını vermek) ise bize aittir.
O

Osman Fırat Meali

Ve eğer onlara vaad ettiğimizin (cezanın) bir kısmını sana göstersek veya seni (bundan önce) vefat ettirirsek (bile), sana düşen yalnızca sana indirileni onlara ulaştırmaktır; onların hesabı bize aittir.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, agar sizga u kofirlarga va’da qilganlarimizning ba’zilarini ko‘‎rsatsak ham yoki sizni bundan oldinroq vafot ettirsak ham, albatta, sizning zimmangizda Islomni odamlarga to‘‎liq yetkazish bordir. Bizning zimmamizda esa qiyomat kuni hisob-kitob qilish bor.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı [a]nı (?) gösterevüz bir niçeyi anı kim va‘de eylerüz anlara, ya öldüre‐vüz seni, bayıḳ üzerüñedür degürmek. Daḫı üzerümüzedür ḥisāb eylemek.
S

Suat Yıldırım Meali

Ya onları uyardığımız birtakım belaların bir kısmını sana gösterir, ya da bundan önce senin ruhunu teslim alırız, fark etmez. Zira senin görevin sadece tebliğ etmektir, hesap görmek ise Bize aittir. [88, 21-26]
S

Süleyman Ateş Meali

Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz, ya da (bundan önce) senin canını alırız (fark etmez). Sana düşen, sadece duyurmaktır. Hesap görmek bize düşer.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer biz, onlara va'd iylediğimiz 'azâbın ba'zılarını sana göstersek veyâ görmezden evvel seni vefât itdirsek her halde sana vâcib olan ancak teblîğdir. Onların ru'yet-i hesâbı bize 'âiddir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onları tehdit ettiğimiz şeyin[*] bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek de sana düşen yalnızca tebliğdir. Hesabını sormak bizim işimizdir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ya onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer.
Y

Yusuf Ali (English)

Whether We shall show thee (within thy life-time) part of what we promised them or take to ourselves thy soul (before it is all accomplished),- thy duty is to make (the Message) reach them: it is our part to call them to account.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve eğer onlara vaadettiğimizin bazısını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de, sana ait olan ancak tebliğdir. Bize ait olan da hesaptır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlara vaad ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de, bundan önce senin canını alacak olsak da, sana düşen tebliğ etmek, Bize düşen ise hesap görmektir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de seni (bundan önce) vefat ettirsek de, (ey Resulüm) sana düşen ancak tebliğtir. Hesap sormak da yalnız bize aittir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Eğer biz, inkâr edenlere vaat ettiğimiz şeyleri sana göstersek de veyahut seni öldürsek de, sana düşen açıkça tebliğdir. Hesap sormak bize aittir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ya onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sen sağ iken sana gösteririz, yahut göstermeden evvel senin ruhunu alırız, sana ancak risaleti tebliğ düşer, bize de hesap.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Onlara vaat ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de (göstermeden) senin canını alsak da (değişmez). Senin vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek de Biz’e düşer.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, daha önce senin canını alsak da sana düşen yalnız bildirmektir. Hesabını görmek ise bize düşer.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek ya da (daha önce) senin ölümünü takdir etsek, senin görevin ancak tebliğdir. Hesaba çekmek bize aittir.

Ra’d Suresi 40. Ayet Meali ve Tefsiri

Ra’d Suresi 40. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ra’d Suresi 40. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ra’d Suresi 40. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ra’d Suresi 40. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim