Halbuki onlara yağmur yağdırılmadan önce hepsi de ümitlerini kesmişlerdi.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Halbuki onlara yağmur yağdırmadan önce, hepsi de ümitlerini kesmiş durumdalardı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerlerine inmesinden evvel umutlarını kesmiş durumdalardı.
A
Ahmet Tekin Meali
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından önce, ümitsizlik içinde idiler.
A
Ahmet Varol Meali
Oysa onlar bundan önce, üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden umutlarını kesmişlerdi.
A
Ali Bulaç Meali
Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerine inmesinden evvel umutlarını kesmişlerdi.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Halbuki bu adamlar üzerlerine yağmur indirilmeden önce ümidlerini kesmişlerdi.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Hâlbuki onlar, o yağmur kendilerine yağdırılmadan önce, tamamıyla ümitsiz idiler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Oysa onlar daha evvel, yağmurdan önce ümitsizliğe düşmüşlerdi.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Her ne kadar onların yağmur düşmeden önce umutları kesilmişse de
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Hərçənd ki üstlərinə (yağış) endirilməzdən (yağış yağmamışdan) əvvəl (ondan) ümidlərini üzmüşdülər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
C
Cemil Said (1924)
Halbuki yağmurdan evvel bunlar ye’s içinde idiler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
48,49. Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve küme küme yığan Allah'tır. Artık sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümidlerini kesmiş oldukları için onlar seviniverirler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Önce o kendilerine indirilmezden evvel ümidi kesmiş ye'se düşmüş iseler de
E
Emrah Demiryent Meali
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
E
Erhan Aktaş Meali
Oysa onlar, yağmurun onlara indirilmesinden önce gerçekten ümitlerini kesenlerdi.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ oldılar ilerüden kim indürile anlaruñ üzere andan ilerü nevmidler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Halbuki onlar bundan evvel üzerlerine (Allahın yağmur) indireceğinden kat'iyyen ümîdlerini kesmişlerdi.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Oysa onlar daha önce, üzerlerine yağmur inmesinden iyice ümit kesmişlerdi.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hâlbuki (onlar), bundan (bu yağmur bulutlarının görünmesinden) evvel (ve)üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden önce elbette ümidsizliğe düşmüş kimselerdi.
K
Kadri Çelik Meali
Oysa onlar, daha önce üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Oysa onlar, yağmurun yağdırılmasından az önce büsbütün ümitsiz ve şaşkın halde idiler.
M
M. Pickthall (English)
Though before that, even before it was sent down upon them, they were in despair.
M
Mahmut Kısa Meali
Oysa, o yağmur yağdırılmadan hemen önce, ümitsiz ve çaresiz bir hâldeydiler.
M
Mahmut Özdemir Meali
Oysa öncesinden üzerlerine yağmadan önce sus-pus umutsuz kalmışlardı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Oysa onlar daha önce yani üzerlerine (yağmur) indirilmesinden önce iyice ümitlerini kesmişlerdi.
M
Mehmet Türk Meali
Hâlbuki onlar, yağmurun yağmasından kısa bir süre önce neredeyse umutlarını, tamamen kesmişlerdi.
M
Mehmet Çakır Meali
Halbuki yağmur yağmadan önce ne kadar da üzgün ve suskundular.
M
Mehmet Çoban Meali
Oysa onlar yağmurlar yağmadan önce ümitsizliğe düşmüşlerdi.
M
Muhammed Esed Meali
oysa [tam da] yağmurun yağdırılmasından kısa bir süre önce, (neredeyse) bütün umutlarını yitirmişlerdi!
M
Mustafa Çavdar Meali
Hâlbuki onlar yağmur yağmadan önce tam bir çaresizlik ve ümitsizlik içinde idiler. 24/43, 27/63, 35/9,
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ama aynı kimseler az önce, yani[³⁶¹⁴] (yağmur) indirilmeden önce umutlarını büsbütün yitirmiştiler.
O
Orhan Kuntman Meali
Oysa onlar daha önce, yağmur yağacağından tamamiyle umudlarını kesmişlerdi.
O
Osman Fırat Meali
Oysa onlar (yağmurun) indirilmesinden önce ümitsizdiler.
S
Sardorxon Jahongir
Holbuki ular ustlariga yomg‘ir yog‘dirilishidan oldin mutlaqo umidsiz edilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes egerçi anlar ol yaġmur inmezden burun üstlerine ümīẕ kesmişler‐idi.
S
Suat Yıldırım Meali
Halbuki onlar, daha önce Allah'ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.
S
Süleyman Ateş Meali
Halbuki onlar, yağmurun kendilerine indirilmesinden önce umutsuz idiler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Halbuki onlar üzerlerine yağmur yağmazdan evvel me'yûs ve nâ-ümîd idiler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Oysa az önce; yağmur yağdırılmadan önce umutlarını kesmişlerdi.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Oysaki onlar, yağmur kendilerine indirilmeden önce iyice suskun ve ümitsiz idiler.
Y
Yusuf Ali (English)
Even though, before they received (the rain) - just before this - they were dumb with despair!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Halbuki, onların üzerlerine indirilmeden evvel ondan evvelce elbette ye'se düşmüşlerdi.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur inmesinden iyice ümit kesmişlerdi.
İ
İhsan Aktaş Meali
Oysa onlar bundan önce, üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden umutlarını kesmişlerdi.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar yağmurun üzerlerine indirilmesinden önce, yağmurdan umutlarını kesmişlerdi.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Gerçi onlar bulut görünmeden evvel yağmur yağmasından ümitsizlik içindeydiler.
İ
İsmail Yakıt
Oysa onlar, üzerlerine yağmur indirilmeden önce, (bulutlar yokken) elbette bütün ümitlerini yitirmiş durumdaydılar.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Oysaki onlar bundan önce üzerlerine yağmur indireceğinden umutlarını kesmişlerdir.
Ş
Şaban Piriş Meali
Halbuki onlar yağmur yağmadan önce suskunluk içinde idiler.
Rûm Suresi 49. Ayet Meali ve Tefsiri
Rûm Suresi 49. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 49. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 49. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 49. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?