Sureye Dön

Sâd Suresi Suresi, 60. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar da hayır diyecekler, asıl siz, rahat yüzü görmeyin; siz getirdiniz başımıza bunu, gerçekten de karar edilecek ne kötü yer.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Dünyada onlara uyanlar feryat edecekler: “Hayır, asıl sorumlu sizsiniz siz. Rahat yüzü görmeyin, bunu başımıza siz getirdiniz, ne kötü bir yer burası.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Onlara uyan çıkarcı ve kolaycı halk yığınları ise:) "Hayır, sizler var ya; asıl size bir merhaba yok (siz rahat yüzü görmeyin). Çünkü bunu (azabı) siz bizim önümüze sürdünüz (dünyada siz bizi aldatıp peşinizden sürüklediniz). Bu cehennem ne kötü bir durak (başımıza neler getirdiniz)” diye (çıkışacaklardır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Tâbi olanlar ise, kendilerini isyana sevk eden, cehenneme sokan liderlerine:
“Asıl rahat yüzü görmeyecek, işleri kolay olmayacak olan sizsiniz. Bu azâbı başımıza getiren de sizsiniz. Ne kötü bir yer burası.” derler.
A

Ahmet Varol Meali

Derler ki: "Aksine siz rahatlık görmeyin. Bunu bizim başımıza siz getirdiniz. (Bu) ne kötü bir durak!"
A

Ali Bulaç Meali

(Onlara uyanlar) Derler ki: 'Hayır, sizler; asıl size bir merhaba yok. Bunu (azabı) bizim önümüze siz sürdünüz. Ne kötü bir durak.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Yardakçılar elebaşlarına şöyle) derler: “- Hayır, asıl siz rahatlık görmeyin. Bu azabı bizim önümüze siz getirdiniz. Bakın ne kötü karargâh!”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar elebaşlarına: “Siz oraya giresiniz, siz rahat görmeyesiniz, siz orayı bize sundunuz. Orası ne kötü bir mekândır” derler ve şöyle devam ederler:
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Önderlere uyanlar ise, “Asıl siz rahat yüzü görmeyiniz! Bizi buraya süren sizsiniz. Burası ne kötü bir yerdir!” derler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyecekler ki: «Size genişlik yok, onu bize getirenler sizsiniz!», imdi durak ne kötü!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Tabe olanlar da öz başçılarına) belə deyəcəklər: “Xeyr, siz elə özünüz rahatlıq üzü görməyəsiniz! (Sizin özünüzə salam olmasın!) Bunu bizim üçün siz hazırladınız (bu əzaba, küfrə bizi siz uğratdınız). Bir baxın (bu Cəhənnəm) necə də pis məskəndir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Kendilerine uyanlar da:) “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir!
C

Cemil Said (1924)

Ânlar da ruesâsına: "Hâyır size merhabâ dinilmeyecek, siz bizi iğvâ iylediniz, burası ne müdhîş ikâmetgâh!" diyecekler.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Liderlere uyanlar ise:) Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu bize siz sundunuz! Ne kötü bir yerdir! derler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Arkadan gelenler öncekilere:) Derler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok. Çünkü cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kötü yatak!"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

59,60. Şu: bir alay: maıyyetinizde göğüs germiş; onlara merhaba yok, çünkü onlar Cehenneme salınıyorlar. Hayır derler size merhaba yok, onu bize siz takdim ettiniz, bakın ne fena yatak
E

Emrah Demiryent Meali

(Kâfirlerin ileri gelenlerine uyanlar) derler ki: “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin. Bu azabı bizim önümüze siz getirdiniz. (Cehenneme girmemize siz sebep oldunuz.) Burası ne kötü bir yerdir!”
E

Erhan Aktaş Meali

Diğerleri ise: “Hayır! Asıl size rahatlık yok. Ona uğramamızın sebebi sizsiniz. O ne kötü bir konaklama yeridir!” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler ya'nį uyundular “belki siz giñlik olmasuñ size! siz ileri duttuñuz küfri bizüm içün pes yavuz ŧuraķ yirdür!”
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Tâbi' olanlar rüesâya) derler: «Hayır, siz, asıl rahat (huzur) görmeyin. Bunu bizim önümüze siz getirdiniz. (Bakın) ne çirkin durum»!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

(Diğerleri) derler ki: “Hayır, asıl size rahatlık yok. Onu bize siz sundunuz. Ne kötü bir durak!”
H

Hayrat Neşriyat Meali

(O elebaşlarına uyanlar ise:) “Hayır! (Asıl) siz rahat yüzü görmeyin! Bunu bizim başımıza siz takdîm ettiniz (siz getirdiniz). Artık o ne kötü karargâhtır!” derler.
K

Kadri Çelik Meali

(Zalimlere uyanlar ise,) “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu bize siz sundunuz! Ne kötü bir yerdir!” derler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Diğerleri, “Hayır, asıl rahat yüzü görmemesi gereken sizlersiniz; bizi bu duruma siz sürüklediniz. Ne kötü bir yer burası!” derler.
M

M. Pickthall (English)

They say: Nay, but you (misleaders), for you there is no word of welcome. Ye prepared this for us (by your misleading). Now hapless is the plight.
M

Mahmut Kısa Meali

Buna karşılık onlar, “Asıl siz rahat yüzü görmeyin!” diye cevap verecekler, “Bunu başımıza getiren sizsiniz; sizi adım adım izledik, fakat bizi getirdiğiniz yere bakın, ne korkunç bir yer burası!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Dediler ki: -"Hayır, aksine siz! Merhaba yok size!
Onu bize siz takdim ettiniz. Ne kötü Durak’tır!".
M

Mehmet Okuyan Meali

(Saptırılanlar liderlerine) “Asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu (ateşi) bize siz sundunuz! Burası ne kötü bir yerdir!” diyeceklerdir.
M

Mehmet Türk Meali

(Azgınlara uyanlar): “Esas siz rahat yüzü görmeyin. Çünkü bunu başımıza getiren sizsiniz. (Meğer burası) ne kötü bir yermiş.” derler.
M

Mehmet Çakır Meali

Karşıtları itiraz edecekler: " Asıl sizlere selâmı sabahı kesmeli. Zira bizleri bu hallere, bu berbat yerlere düşüren sizlersiniz! "
M

Mehmet Çoban Meali

Diğer grup da: "Hayır! Size rahat ve huzur olmasın! Bu cehennemi önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" derler.
M

Muhammed Esed Meali

[Ve] onlar, [ayartılmış olanlar,] feryad edecekler: “Hayır, asıl [sorumlu] sizsiniz! Siz rahat yüzü görmeyin! Bunu başımıza getiren sizsiniz: Ne kötü bir yer burası!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Körü körüne izleyenler ise: “Asıl siz rahat yüzü görmeyin, bizi bu hale düşüren sizlersiniz. Ne kötü bir yermiş burası. 41/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Körü körüne izleyenler ise), “Hayır, (sorumlu) sizsiniz! Asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bunu başımıza siz sardınız ve gele gele en berbat yeri (buldunuz)!” diyerek
O

Orhan Kuntman Meali

(Onların peşlerinden cehenneme atılanlar ise) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin, bizi buraya sizler sürüklediniz. Burası ne kötü bir son durak" derler.
O

Osman Fırat Meali

(Ve kendilerini sapıklığa sürükleyenlere) dediler ki: “Aksine (ateşe girecek) sizsiniz; size rahatlık yok; onu (sapıklığı) önümüze süren sizdiniz. Ne kötü bir yer!”
S

Sardorxon Jahongir

Ularga ergashganlar: “Yo‘‎q, sizlar xush kelmadingiz! Chunki sizlar bu azobni bizlarga keltirdingiz”, – deydilar. Bas, do‘‎zax naqadar yomon qarorgohdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyideler: Bel ki size giñlik olmasun. Siz azdurduñuz bizi, diyeler. Ne ya‐man duracaḳ yirdür bu cehennem, diyeler.
S

Suat Yıldırım Meali

Tâbi olanlar, onlara: “Hayır, asıl size merhaba olmasın, rahat yüzü görmeyin sizler! Bu azabı bize getiren sizsiniz. O ne kötü yerdir! ” derler.
S

Süleyman Ateş Meali

(Uyanlar, uyulanlara) Dediler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok, (asıl siz rahat yüzü görmeyin), siz bunu bizim önümüze getirdiniz. Ne kötü durak (bu)!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Buna cevâben 'avâm da:) "Rahat ve huzûrsuzluk bize değil asıl size olsun ki bizi iğvâ idüb küfre sevk itdiniz, cehennem ehli olduk. Orası ne fenâ karârgahdır" dirler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

(Yeni gelenler öncekilere) “Rahat yüzü görmemeyi asıl hak eden sizlersiniz. Bu suçu önce siz işlediniz... Burası da ne kötü konaklama yeri böyle!” derler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler: "Hayır, size merhaba yok. Onu siz önümüze çıkardınız. Ne kötü durak yeridir o!"
Y

Yusuf Ali (English)

(The followers shall cry to the misleaders:) "Nay, ye (too)! No welcome for you! It is ye who have brought this upon us!(4215) Now evil is (this) place to stay in!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

(Onlar da) Derler ki: «Hayır. Sizlersiniz (O bedduaya daha müstehak). Sizin için merhaba yoktur, belki o küfrü bizim için siz takdim ettiniz. Artık ne fena karargâh (O ateş!)»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar ise “Asıl siz rahat yüzü görmeyin,” derler. “Bu âkıbeti siz bize hazırladınız. Ne kötü bir yer burası!”
İ

İhsan Aktaş Meali

(Onlara uyanlar da) derler ki: «Hayır, sizler; asıl size bir merhaba (rahat ve huzur dileği) yok. Siz onu (o kötü durumu) bizim önümüze sürdünüz (azaba uğramamıza sebep oldunuz). Ne kötü bir durak.»
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar da “Asıl size rahatlık olmasın. Çünkü siz, çirkin ve yanlış olanları bize teklif edip, yapmamız için önümüze getiriyordunuz. Bunlar ne kötü kararlarmış.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Tâbi/ler diyecekler ki asıl size merhaba olmasın, buna bizi siz uğrattınız, burası ne kötü karargâhtır.
İ

İsmail Yakıt

(Önderlere tabi olanlar ise) “Bilakis sizler rahat yüzü görmeyin. Bu sonu bize siz hazırladınız. Ne kötü bir yer burası!” derler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Uyanlar da uyulanlar da diyecekler: "Yok, rahat yüzü görmiyecek olan sizlersiniz. Burası da ne kötü bir eylek!"
Ş

Şaban Piriş Meali

(Orada, birbirleriyle tartışacaklar, kendilerinin cehennemlik olmalarına sebep olan kimselere lanetler yağdıracaklar.) -Hayır, siz rahat yüzü görmeyin. Onu siz bizim önümüze getirdiniz derler. Ne kötü karar.

Sâd Suresi 60. Ayet Meali ve Tefsiri

Sâd Suresi 60. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sâd Suresi 60. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sâd Suresi 60. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sâd Suresi 60. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim