Sureye Dön

Sebe’ Suresi Suresi, 24. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri
قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۙ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

De ki: Kimdir sizi rızıklandıran göklerden ve yeryüzünden? De ki: Allah ve şüphe yok ki biz, yahut siz elbette doğru yoldayız, yahut da apaçık sapıklık içinde.
A

Abdullah Parlıyan Meali

De ki: “Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir? De ki: Allah'tır. Öyleyse putlardan ve ölümlü insanlardan medet bekleyenler, iyi düşünün! Bizden veya sizden iki guruptan biri, mutlaka ya hidayet veya apaçık bir sapıklık içindedir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kâfirlere sorup) De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir?" (Ve yine kendin cevap verip) De ki: "(Elbette) Allah’tır, (o halde) gerçekten doğru yolda olan veya apaçık bir sapkınlıkta (bulunan), ya biziz veya sizlersiniz!" (Yani biz mü’minler ve siz münkirler olarak aynı değiliz.)
A

Ahmet Tekin Meali

“Göklerden yağdırarak, yerden mahsuller, meyvalar verdirerek, madenler çıkarttırarak size rızık ve servet veren kimdir?” de.
“Allah'tır. Ya biz mutlaka hak yoldayız, veya başımıza buyruk hareket ederek, açıkça hak yoldan uzak bir yanılgı içindeyiz, ya da siz” de.
A

Ahmet Varol Meali

De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah'tır. Artık ya biz veya siz ya doğru yol üzereyiz veya apaçık bir sapıklıkta."
A

Ali Bulaç Meali

De ki: 'Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?' De ki: ' Allah, gerçekten ya biz, ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Göklerden ve yerden size rızık veren kim?” (onlar duraklar, cevap veremezler) de ki: “- Allah size rızık veriyor. Her halde siz (ey Mekke halkı) veya biz mutlak bir hidayet üzerindeyiz, yahut açık bir dalâlet içindeyiz; açık olan hale göre, elbette biz hidayetteyiz).”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah’tır. Ve (bu durumda) biz veya siz, ya doğru bir yol üzereyiz veya apaçık bir sapıklık içindeyiz.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

De ki: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah.” “Öyleyse ya biz ya siz, bir doğruluk veya apaçık bir yanlışlık üzerindeyiz.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyesin ki: «Göklerden, yerden size azık veren kim?», diyesin ki: «Allahtır; biz mi, yoksa siz mi ancak doğru yoldaşız? Ya da açık sapkınlıkta?»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər! Müşriklərə) de: “Göylərdə və yerdən sizə ruzi verən kimdir?” (Əgər onlar sənə: “Bilmirik”,- deyə cavab versələr) de: “Allahdır! Elə isə doğru yolda olan, yaxud (haqq yoldan) açıq-aydın azan bizik, yoxsa siz?”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Söyle onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır! O halde ya bizden yahut sizden biri doğru yolda, (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”
C

Cemil Said (1924)

25,26. Ânlara di ki: "Size semâvât ve arzdan rızık gönderen kimdir? Allâh’dır, ben veyâ siz kimimiz hidâyetde kimimiz âşikâr bir dalâletdeyiz. Bizim cürümlerimizin hesâbı sizden ve sizin a’mâlinizin hesâbı bizden suâl olunmaz."
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) De ki: Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: Allah! O halde biz veya siz, ikimizden biri, ya doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindedir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah'tır. Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık verir?” De ki: “Allah. O hâlde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

De ki: "Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?" Yine de ki: "Allah'tır, herhalde ya biz, ya da siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Size, de: Göklerden ve Yerden kim rızık veriyor? Allah, de: ve her halde biz veya siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir dalâl içinde
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm, rızık verenin aynı zamanda ibadete lâyık olduğuna dair, müşriklere delil getirmek üzere) de ki: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “(Siz de gayet iyi biliyorsunuz ki rızkı veren) Allah’tır. *O halde biz veya siz, iki taraftan biri, ya mutlak bir hidâyet üzerinde yahut apaçık bir sapkınlık içindedir.
E

Erhan Aktaş Meali

De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah.” Ya siz ya da biz doğru yoldayız veya ya biz ya da siz açıkça bir sapkınlık içindeyiz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “kim rūzį virür size gökden daħı yirden?” eyit “Tañrı. daħı bayıķ biz yā siz ŧoġru yol üzerevüz yā azġunlıķda bellü.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Habîbim) de ki: «Göklerden, yerden sizi rızıklandıran kim»? De ki: «Allahdır. Her halde ya biz, ya siz mutlak bir hidâyet üzerindeyiz. Yahud apaçık bir sapıklıkda».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

De ki: “Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah! O halde ya biz hidayet veya apaçık dalâlet üzereyiz ya da siz.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

De ki: “Sizi göklerden ve yerden kim rızıklandırıyor?” De ki: “Allah!(1) Öyle ise, doğrusu ya biz ya da siz (iki topluluktan biri) gerçekten bir hidâyet üzerinde veya apaçık bir dalâlet içindedir.”
K

Kadri Çelik Meali

De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah'tır. Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya da sizsiniz?”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

De ki: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır. O halde biz veya siz, iki taraftan biri ya doğru yoldadır yahut açık bir sapkınlık içindedir.”
M

M. Pickthall (English)

Say: Who giveth you provision from the sky and the earth? Say: Allah. Lo! we or you assuredly are rightly guided or in error manifest.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Müslüman! İnkârcılara de ki: “Söyleyin bakalım, gökten yağdırdığı ve yerden çıkardığı nîmetlerle size bunca rızıklar sunan kimdir?” Onların da itiraz edemeyeceği cevabı kendin vererek de ki: “Elbette Allah’tır! İşte biz, her şeyi yaratan, yöneten ve besleyen bir tek Allah’a kulluk eder ve yalnızca O’nun hükmüne boyun eğeriz. Siz ise, yaratamayan, rızık veremeyen başka ilâhlar ediniyorsunuz. Bu durumda, her ikimizin de doğru yolda olması mümkün değildir. Ya biz müminler, ya da siz inkârcılar; ikimizden biri doğru yolda, diğeriyse apaçık birsapıklık içindedir! Aklınızı kullanın ve kimlerin doğru, kimlerin yanlış yolda olduğuna kendiniz karar verin.
M

Mahmut Özdemir Meali

De ki: -"Kim sizi Yer ve Gök’ten rızıklandırıyor?". De ki: -"Allah".
"Biz veya sadece siz, ya hidayet (doğru yol) üzeredir veya açık bir sapkınlık içindedir".
M

Mehmet Okuyan Meali

De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?” De ki: “Allah! [*] Biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerindedir veya apaçık bir sapkınlık içindedir.”
M

Mehmet Türk Meali

(Onlara): “Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?” diye sor ve: “Allah’tır” de. (Bir de onlara): “Gerçekten ya biz ya da siz, ikimizden biri hak yolda veya diğeri apaçık bir sapkınlıktadır.” de.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm: " göklerden ve yerden size rızkı sağlayan kim? " diye soracak olsan, cevabı: " Allah " olur. O zaman onlara de ki: " O halde ikimizden birisi ya doğru, ya da yanlış yolda demektir. "
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenlere de ki: "Size gökten ve yerden kim rızk veriyor?" Onların cevap vermesini beklemeden "Allah" de! Göreceksin bunu tasdik edecekler. Onlar tasdik ettikleri halde inkâr edip kötülük mü yapıyorlar? Öyleyse onlara de ki: "O halde ya siz ya da biz sapıklık içindeyiz veya ya siz ya da biz doğru yol üzerindeyiz!"
M

Muhammed Esed Meali

De ki: “Göklerden ve yerden geçiminizi sağlayan kimdir?” ³⁵ De ki: “Allah’tır! O halde, ya biz [Allah’a inananlar]dan yahut siz [O’nun birliğini inkar edenler]den biri doğru yolda, (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”
M

Mustafa Çavdar Meali

De ki: – Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: – Allah’tır. O halde ya biz doğru yoldayız yahut siz! Ya siz apaçık bir sapkınlık içindesiniz ya da biz. 11/6, 34/39
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sor onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” “Allah’tır!” de (ve ekle): “Şu takdirde biz ya da siz; ama mutlaka (ikimizden biri) doğru yoldaysa, diğeri de derin bir sapıklığa gömülmüş demektir.”
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir? (Bunu hiç düşünmüyor musunuz? Hiç bir işe yaramayan putlarınız mı?) De ki: (bize göre hepimizi) Allah (rızıklandırıyor) O halde ikimizden biri ya doğru yoldadır, ya da sapıklık içindedir.
O

Osman Fırat Meali

De ki: "Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırıyor?" De ki: "Allah." (O halde) biz ya da siz (ikimizden biri) ya doğru yol üzerindedir ya da apaçık bir sapıklık içindedir.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, mushriklarga: “Kim sizlarga osmonlardan va yerdan rizq beradi?” – deb ayting. Yana ularga: “Albatta, rizq beruvchi Allohdir. Unday bo‘‎lsa, aniq bizlar yoki sizlar hidoyat uzramiz yoki ochiq-oydin zalolatdamiz” – deb ayting.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Kimdür size rızḳ viren göklerden ve yirlerden? Eyit:Allāhdur rızḳ viren. Taḥḳīḳ biz ve siz daḫı doġru yol üstine‐biz, yā bellüazġunluḳ içinde‐biz.
S

Suat Yıldırım Meali

Söyle onlara: “Göklerden, yerden sizi rızıklandıran kimdir? (Onların cevaplarını beklemeden: ) “Allah'dır” de! O halde ya biz veya siz, ikimizden biri doğru yol üzerinde veya besbelli bir sapıklıktayız. ”
S

Süleyman Ateş Meali

De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?" De ki: "Allah, O halde ya biz veya siz, (ikimizden biri), doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindeyiz."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Di ki: "Göklerden ve yerden sizi merzûk iden kimdir?" Yine sen cevâb virerek: "Allâh'dır, biz veyâ siz hangimiz hidâyet üzere veyâ âşikâr dalâletdeyiz? Siz söyleyin" de.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

"Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" diye sor ve cevabını "Allah'tır” diyerek sen ver. De ki, "Ya biz doğru yoldayız, ya da siz. Birimiz açıkça sapıklıktadır.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

De ki: "Göklerden ve yerden sizi kim rızıklandırıyor?" De ki: "Allah! O halde biz yahut siz ya tam hidayet üzerindeyiz yahut açık bir sapıklık içinde."
Y

Yusuf Ali (English)

Say: "Who gives you(3827) sustenance, from the heavens and the earth?" Say: "It is Allah. and certain it is that either we or ye(3828) are on right guidance or in manifest error!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

De ki: «Sizi göklerden ve yerden kim rızıklandırıyor?» De ki: «Allah. Ve muhakkak bizler mi, yoksa sizler mi bir hidâyet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıktayız?»
Ü

Ümit Şimşek Meali

De ki: Kimdir sizi göklerden ve yerden rızıklandıran? De ki: Allah'tır. Ya biz, ya da siz—ikimizden biri doğru yolda, diğeri ise apaçık bir sapıklıktadır.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm, o putperestlere) de ki: “Göklerden (bulutlardan yağan yağmur vasıtasıyla) ve yerden (yerin bitirdiklerinden) size rızık veren kim?” (Onlar Allah’tır demeleri hâlinde putlara tapmaları yüzünden bu söz aleyhlerine delil oluşacağından dolayı şayet duraklar ve cevap vermekten çekinseler, sorunun) cevabını “Allah’tır diyerek sen ver (ve ekle). ”O hâlde söyleyin, biz mi doğru yoldayız, yoksa siz mi? Biz mi açıkça sapkınlık içindeyiz, yoksa siz mi?*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlara deki “Göklerden ve yerden sizi kim rızıklandırıyor?” Deki “Allah.” O halde söyleyin, biz mi doğru yoldayız, yoksa siz mi? Biz mi açıkça sapıklık içindeyiz, yoksa siz mi?
İ

İsmail Hakkı İzmirli

De ki göklerden, yerden size rızk veren kimdir? Onlar cevap veremeyince «— Allah/tır, biz Allah/ı bir biliyoruz, siz O/na şerik koştunuz, işte ya siz, ya biz hidayetteyiz veya açık bir sapıklıktayız dersin.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir? De ki: “Allah’tır. Muhakkak ki ya biz doğru bir yol üzerindeyiz ya da siz! Ya siz apaçık bir sapıklık içindesiniz ya da biz!”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Yerlerden, göklerden size azık veren kimdir?" De ki: "Allah’tır. İşte doğru yol üzerinde, apaçık bir sapkınlık içinde olan ya sizsiniz, ya da biziz."
Ş

Şaban Piriş Meali

De ki:-Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırıyor? De ki:-Allah. O halde ya biziz, ya da sizsiniz doğru yolda veya apaçık dalalet içinde..

Sebe’ Suresi 24. Ayet Meali ve Tefsiri

Sebe’ Suresi 24. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 24. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 24. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 24. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim