Sureye Dön

Secde Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Tadın azabı, şu güne ulaşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı, şüphe etmeyin ki biz de unuttuk sizi ve tadın ebedi olarak azabı yaptıklarınıza karşılık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Artık bu güne kavuşmayı unutup, umursamamanın cezasını çekin bakalım. Şimdi biz de sizi unuttuk, öyleyse yapmış olduğunuz her türlü kötülükten dolayı, bu ebedi azabı tadın bakalım.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Öyleyse bu (azap) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza (küfür ve kötülüklere dalmanıza) karşılık (şimdi) azabı tadın (bakalım)! Biz de şimdi gerçekten sizi (nimet ve rahmetimden mahrum etmekle) unuttuk; (unutacağız ve cehennemde kendi halinize bırakacağız,) yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın!” (buyrulacaktır.)
A

Ahmet Tekin Meali

O gün onlara:
“Bu güne kavuştuğunuzda, hesabını vereceğiniz sorumlulukları unutmanız sebebiyle şimdi cezanızı tadın bakalım. Aslına bakarsanız, biz de sizi, size rahmetimizle muameleyi unuttuk. İşlediğiniz ameller dolayısıyle ebedî azâbı tadın.” diyeceğiz.
A

Ahmet Varol Meali

O halde, bu güne kavuşacağınızı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonu gelmeyen azabı tadın.
A

Ali Bulaç Meali

Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, melekler onlara şöyle der): “- O halde, bu günümüze kavuşmayı unutmanız, (O'na imanı terk etmeniz) yüzünden tadın azabı!...Biz de sizi unuttuk, (sizi cehennemde bıraktık). İşlemiş olduğunuz küfür ve isyan sebebiyle bitmez tükenmez azabı tadın bakalım...”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(Onlara:) “Bu gününüz ile buluşmaya hazırlığı bıraktığınız için, azabı tadın!.. Gerçekten Biz de sizi burada böylece bırakırız. Ve yaptıklarınızdan dolayı ebedî azabı tadın!” (deriz.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Suçlulara, “Bu gününüze kavuşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı cezanızı çekin! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı süreli azabı tadın!” denilecektir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bugüne kavuşmayı unutmanın cezasını tadınız, biz de sizi unuttuk, yaptığınız iş yüzünden, tadasınız sonsuz olan azabı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Kafirlər Cəhənnəmə girdikdə Allah onlara belə buyurar: ) “Bu günə yetişəcəyinizi unutduğunuza görə indi dadın (əzabı)! Biz də sizi unutduq. (Cəhənnəmdə köməksiz buraxdır). Etdiyiniz əməllərin cəzası olaraq dadın əbədi əzabı!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”
C

Cemil Said (1924)

Bu güni unutdığınızın cezâsını çekiniz. Biz de sizi unutduk, yapdıklarınızdan dolayı ’azâb-ı ebedîyi göriniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın" deriz.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O halde tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını, işte biz de sizi unuttuk ve tadın huld azâbını yapıb durduğumuz işler yüzünden
E

Emrah Demiryent Meali

(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle buyuracağız:) “Öyleyse, bugününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık olarak, tadın azabı. (Dünyada iken yaptıklarınızdan ötürü, müstahak olduğunuz üzere bugün) biz de sizi rahmetimizden mahrum bırakacağız. (O hâlde dünyada iken) yapmış olduklarınıza karşılık, tadın ebedî azabı!”
E

Erhan Aktaş Meali

Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz¹ için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk.² Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes daduñ anuñ-içün kim unıttuñuz görmegi günüñüzi uşbu bayıķ biz unıttuķ sizi. daħı daduñ ebedlık 'aźābını andan ötürü kim işlerdüñüz.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azâbı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azâbı!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Bu gününüzle karşılaşmayı unutmuş olmanın karşılığını tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sürekli azabı tadın.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

Öyle ise, bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için (azâbı) tadın (bakalım)! Çünki (bugün de) biz sizi unuttuk; o hâlde yapmakta olduklarınızdan dolayı tadın ebedî azâbı!
K

Kadri Çelik Meali

Öyleyse bu (azap gününüzle karşılaşmayı) unutmanıza karşılık olarak azabı tadın; biz de sizi gerçekten unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ise temelli azabı tadın.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

(Onlara denecek ki:) “Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanız sebebiyle cezayı tadın bakalım! İşte şimdi biz de sizi unuttuk; haydi yaptıklarınızın bedeli olarak ebedî azabı tadın şimdi!”
M

M. Pickthall (English)

So taste (the evil of your deeds). Forasmuch as ye forgot the meeting of this your day, lo! We forget you. Taste the doom immortality because of what ye used to do.
M

Mahmut Kısa Meali

“Öyleyse, bu Günle karşılaşacağınızı unutup zulüm ve haksızlık peşinde koştuğunuz için, kötülüklerinizin acı meyvesini tadın bakalım! Çünkü sizin vaktiyle Beni unuttuğunuz gibi, şimdi Ben de sizi cehennem azâbında “unutacağım!” O hâlde, yaptıklarınıza karşılık sonsuz azâbı tadın bakalım!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için artık tadın! Biz de sizi unuttuk (!).
İşliyor olduğunuz şeyler sebebiyle Huld’ün (Sürekli Kalıcılık’ın) azâbını tadın!
M

Mehmet Okuyan Meali

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; [*] yaptıklarınız nedeniyle [ebedî] azabı tadın!”
M

Mehmet Türk Meali

(Onlara o gün): “Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın (cezasını) çekin. Bugün Biz de sizi, gerçekten (cehennemde) unuttuk.¹ Haydi, yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı (bolca) tadın bakalım.” denilir.
M

Mehmet Çakır Meali

Artık bugünü unutmanızın cezasını çekin. Şimdi de, biz sizi unutacağız. Yaptığınıza karşı tadın sonu gelmez acıları...
M

Mehmet Çoban Meali

Hesap günü suçlulara şöyle denilecek: "Hesap gününe kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın! Siz nasıl hesap gününü unutarak dünya hayatını yaşadıysanız biz de sizi cehennemde öylece bırakacağız. İnkârınıza ve yasalarımıza aykırı davranışlarınıza karşılık ebedi azabı tadın!"
M

Muhammed Esed Meali

[Ve Allah, günahkarlara şöyle seslenecek:] “O halde, bu [Hesap] Günü’nün gelip çatacağını umursamamanın [cezasını] çekin bakalım şimdi! [Artık] Biz de sizi bıraktık: öyleyse, yapmış olduğunuz [her türlü kötülük]ten dolayı [bu] ebedî azabı tadın!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Haydi vaktiyle bu buluşma gününü unutmanızın cezasını çekin bakalım. Biz de bugün sizi unuttuk, öyleyse yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın. 45/34-35, 59/19
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Haydi, bu buluşma gününü[³⁶⁹⁶] hatırlanmaya değer bulmadığınız için azabı tadın bakalım! Çünkü artık Biz de sizi hatırlanmaya değer bulmuyoruz. Haydi, yapmakta ısrar ettiklerinizden dolayı ebedî mahrumiyeti tadın![³⁶⁹⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

(Bu yüzden onların yalvarmaları boşunadır, onlara ey kafirler) "Şu gününüze kavuşmayı (Rabbinizin huzurunda hesap vereceğinizi) unutmanın cezasını tadın, doğrusu biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık tadın sonsuza dek sürecek azabı” diyeceğiz.
O

Osman Fırat Meali

“Bugün sizinle olan buluşmayı unuttuğunuz için tadın azabı; biz de sizi unuttuk; işlediklerinize karşılık devamlı azabı tadın.”
S

Sardorxon Jahongir

Bas, ey kofirlar, ushbu kuningizdagi uchrashuvni unutib qo‘‎yganingiz sababli endi azobni totinglar! Darvoqe, Biz ham bugun sizlarni unutdik. Yomon ishlarni qilganligingiz tufayli doimiy azobni totinglar!
S

Satıraltı Meal (1534)

Pes daduñuz ‘aẕābı unutduġuñuz sebebi‐le bu günüñ liḳāsını. Biz daḫı terkidevüz raḥmetden. Daḫı daduñuz cehennemde ebedī ‘aẕābı ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.
S

Suat Yıldırım Meali

“Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı! ” [45, 34; 78, 27-30]
S

Süleyman Ateş Meali

Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Siz rabbinize mülâkî olacağınızı unutdınız, biz de sizi unutduk. İmdi, 'amellerinizin cezâsı olarak dâimî 'azâbı tadınız" didiğimiz zamân görsen.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara; "Bugünkü yüzleşmeyi umursamamanızın karşılığını görün; biz de sizi umarsamıyoruz. Yaptıklarınıza karşılık sizi hiç bir şekilde öldürmeyecek azabı tadın" deriz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık o uzun süreli azabı tadın!"
Y

Yusuf Ali (English)

"Taste ye then - for ye forgot the Meeting(3646) of this Day of yours, and We too will forget you - taste ye the Penalty of Eternity for your (evil) deeds!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Artık tadın, bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte Biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî azabı tadın.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bugüne kavuşmayı unuttuğunuz için şimdi tadın azabı! Bu defa da Biz sizi unuttuk; yaptıklarınızdan dolayı ebediyet azabını tadın.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Bunlar cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle denilecek): "O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanız, (bu hesap gününü inkâr edip, kötü işler yaptığınız) yüzünden tadın azabı! Biz de sizi (cehenneme) bıraktık ve (dünyadayken) yapmakta olduğunuz (kötü) işler yüzünden (zatım olan Allah’ın dilediği vakte kadar) kalıcı olan azabı tadın!» bakalım.’’
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sizin şu andaki karşılaştığınız günü unutmanızdan dolayı, azabı tadın. Şimdi bizde sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak sürekli olan azabı tadın.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İşte bugüne kavuşmayı unutmanız sebebiyle azabı tadın. Siz unutunca biz de sizi unuttuk [⁴] . Amellerinizin cezası olarak daim azabı tadın.
İ

İsmail Yakıt

“O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanızdan dolayı cezasını tadınız. Muhakkak biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sürekli azabı tadınız!” (denilir.)
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu gününüze kavuşacağınızı unuttunuz. Buna karşılık, şimdi azabı tadın. İşte Biz de sizi unuttuk. İşlediklerinizden dolayı o sonsuz azabı tadın."
Ş

Şaban Piriş Meali

Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.

Secde Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

Secde Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Secde Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Secde Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Secde Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim