Sureye Dön

Secde Suresi Suresi, 17. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Böyle davranan mü'minlere gelince, yaptıklarından dolayı mükafat olarak, öteki dünyada onlara şimdiye kadar gizli kalan, göz aydınlığı olarak, onlar için nelerin saklanıp bekletildiğini hiç kimse bilip hayal edemez.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Artık (iman ve itaat ehli) hiçbir kimse, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı (ve mutluluk kaynağı) olacak nelerin (hangi sayısız nimetlerin) saklandığını (şimdiden ve görmeden) bilemez. (Ancak cennette karşılaşacaktır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Hiç kimse, kendileri için saklanan göz aydını olacak, mutlu edecek nimetlerin ne olduğunu bilmez. Bunlar işlemeye devam ettikleri, devamlı bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, cârî-kalıcı amellerin mükâfatıdır.
A

Ahmet Varol Meali

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözler aydınlatıcı ne (nimet)lerin saklandığını hiç kimse bilemez.
A

Ali Bulaç Meali

Artık hiç bir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Artık (dünyada) işledikleri salih amellere mükâfat olarak kendileri için, göz aydınlığından ne hazırlanıb saklandığını kimse bilmez.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte böyleleri için, yaptıklarına karşılık olarak nasıl bir mutluluk saklandığını kimse bilemez.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yaptıkları işe ödül olarak onlar için saklanmış bulunan gözaydınlığın kimse bilemez
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Etdikləri əməllərin mükafatı olaraq (Allah dərgahında) onlar (mö’minlər) üçün göz oxşayan (onları sevindirəcək) nə cür ne’mətlər gizlənib saxlandığını heç kəs bilməz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Yaptıklarına karşılık, onlar için (ahirette) nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.
C

Cemil Said (1924)

İnsan a’mâlinin mükâfâtı olarak kendisine dîdeleri rûşen idecek ne kadar gizli sa’âdetler mev’ûd oldığını bilmez.
D

Diyanet Vakfı Meali

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükâfat için
E

Emrah Demiryent Meali

(O mü’minlerin, dünyada) yaptıklarına karşılık olarak, onlar için (âhirette) gözlerini aydın edecek hangi nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilemez.
E

Erhan Aktaş Meali

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes bilmez hįç nefs anı kim gizlendi anlaruñ içün gözler aydınıñdan yanud virmek içün aña kim oldılar işlerler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükâfat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yaptıklarına karşılık kendileri için göz aydınlığı olarak nelerin saklandığını kimse bilmez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan(ni'metler)den nelerin saklandığını kimse bilmez.(2)
K

Kadri Çelik Meali

Artık hiç bir nefis, yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin saklandığını bilmez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse ¬bilemez.
M

M. Pickthall (English)

No soul knoweth what is kept hid for them of joy, as a reward for what they used to do.
M

Mahmut Kısa Meali

Yaptıkları iyilikler karşılığında, kendileri için hazırlanıp cennette gizlenmiş olan mutluluk ve sevinç kaynağı nîmetlerin neler olduğunu hiç kimse hayal bile edemez!
M

Mahmut Özdemir Meali

Kişi bilmez; işliyor oldukları şeylere karşılık olarak göz aydınlığından onlar için neler saklandı?
M

Mehmet Okuyan Meali

Yaptıklarına karşılık olarak, [*]onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.
M

Mehmet Türk Meali

Hiç bir nefis (dünyada) yaptıklarına karşılık olarak, kendilerini (âhirette) nice göz kamaştırıcı (nîmetlerin) beklediğini bilemez.
M

Mehmet Çakır Meali

Hiç kimse, iyiliklerine mukabil, kendisi için saklanan göz aydınlığını, ne zaman görüp sevineceğini tahmin edemez...
M

Mehmet Çoban Meali

Hiç kimse yaptıkları güzel işlere karşılık verilecek mükâfatın ne olduğunu bilemez.
M

Muhammed Esed Meali

[Böyle davranan müminlere gelince,] yaptıklarından dolayı mükafat olarak [öteki dünyada] onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların ¹⁵ beklediğini kimse tahayyül edemez.
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte yapa geldikleri bu güzel işlerin ödülü olarak, ahirette onları göz kamaştıran ne gibi nimetlerin beklediğini hiç kimse bilemez. 39/73, 43/67...73, 47/15,
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte, yapageldiklerinden dolayı bir mükâfat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini hiç kimse bilemez.[³⁷⁰⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

Yaptıkları bu güzel ibadetlere karşılık (Rableri tarafından, ahirette) onlara, gözlerini aydın kılacak ne kadar üstün nimetlerin saklanmış olduğunu kimse bilemez. (Bir tahminde bulunamaz.)
O

Osman Fırat Meali

Kişi, işlemiş olduklarına karşılık kendileri için gizlenip hazırlanmış olan gözaydınlığını bilemez.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, hech kim ular uchun qilib o‘‎tgan amallarining mukofoti uchun berkitib qo‘‎yilgan oxirat ne’matlaridagi ko‘‎z quvonchlarini bilmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Hīç kimse bilmez ne nesne gizlenüpdür anlar‐çun gözler aydınındanmüzd‐içün ‘amelleri sebebi‐y‐ile.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükâfat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez. [4, 22; 10, 26] {KM, II Korintos. 12, 4}
S

Süleyman Ateş Meali

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı(ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar içün, işledikleri a'mâl-i sâlihanın mükâfâtı olarak nezd-i Bârî'de, gözleri rûşen idecek ni'metlerden ne saklandığını hiç kimse bilmez.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Yaptıkları işlere karşılık onlar için, gözleri kamaştıran ne güzellikler sakladığımızı kimse bilemez.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.
Y

Yusuf Ali (English)

Now no person knows what delights of the eye(3650) are kept hidden (in reserve) for them - as a reward for their (good) deeds.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlara yapar oldukları şeylere mükâfaaten gözlerin aydın olacağı şeylerden neler saklanılmış olduğunu artık hiç bir kimse bilmez.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Yaptıklarının karşılığında onlar için göz aydınlığı olacak ne ödüller saklandığını hiç kimse bilemez.(7)
İ

İhsan Aktaş Meali

İşte onların (dünyada iyi ve yararlı işleri) yaptıklarına karşılık ödül olarak gözlerini aydın edecek (gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin) hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Hiçbir nefis, yaptıklarının karşılığında, kendilerinden gizlenen mutlu olacakları karşılıkların neler olduğunu bilemez.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Hiçbir kimse, onların işlediklerine mükâfat olmak üzere saklanmış olan göz aydınlığını bilemez [⁶].
İ

İsmail Yakıt

Onların yaptıklarına karşılık olarak, kendileri için saklı tutulan göz aydınlığı şeyleri hiçbir kimse bilemez.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların işlediklerine karşılık olarak saklı tutulan göz kamaştırıcı iyilikleri kimse bilemez.
Ş

Şaban Piriş Meali

Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.

Secde Suresi 17. Ayet Meali ve Tefsiri

Secde Suresi 17. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Secde Suresi 17. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Secde Suresi 17. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Secde Suresi 17. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim