O gün, cehennem, o altını, gümüşü alevleyecek ve onlar, cehennem ateşinde kızdırılıp alınlarına, yanlarına, sırtlarına bastırılacak, onlarla dağlanacaklar ve işte bunlardır kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler denecek, tadın biriktirdiklerinizin azabını.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Bu toplanıp saklanan altının, gümüşün cehennem ateşinde kızdırılıp, onların alınlarının, böğürlerinin ve sırtlarının damgalanacağı gün, bu günahkarlara “İşte kendiniz için topladığınız hazineler” denecek. “Şimdi tadın bakalım, sarılıp sakladığınız hazinelerin başınıza açtığı belanın tadını!”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(O) Gün (ahirette; haksız yollarla yığılan ve Allah yolunda harcanmayan malları) onlar için cehennem ateşinde kızartılacak; onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla (din istismarıyla kazanılan haram ve haksız kazançlarıyla) dağlanacak (ve): "İşte bu, kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; (haksız kazanıp, hayırda harcamadığınız) bu yığıp-sakladıklarınızı(n azabını ve pişmanlığını şimdi) tadın" (denilecektir).
A
Ahmet Tekin Meali
Biriktirilen, saklanan altın ve gümüşler, Cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarının, yanlarının ve sırtlarının dağlanacağı gün:
“İşte bunlar dinî ve insanî yardımlardan esirgeyip de kendiniz için, birbiriniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin azâbını tadın.” denir.
A
Ahmet Varol Meali
Bunların cehennem ateşinde kızdırılacağı gün alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanır. "Bunlar sizin kendiniz için biriktirdiklerinizdir. Şimdi biriktirmekte olduğunuz şeyleri tadın bakalım!"
A
Ali Bulaç Meali
Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün, onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve:) 'İşte bu, kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; yığıp-sakladıklarınızı tadın' (denilecek).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kıyamette, o biriktirilen altın ve gümüşlerin üzerleri cehennem ateşinde kızdırcak da, bu mal toplayanların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak ve onlara şöyle denecektir; “- İşte bu, nefisleriniz için kasalara tıkıp sakladıklarınız! Artık topladıklarınızın acısını tadın bakalım!...”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O gün Cehennem ateşinde o stoklar ısıtılır, yüzleri, yanları ve sırtları o stoklarla dağlanır. İşte kendiniz için stok ettikleriniz bunlardır. Artık bu stoklamanızın cezasını tadın!
B
Bayraktar Bayraklı Meali
O gün cehennem ateşinde bunların derileri kızdırılıp pul pul dökülür; bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır ve onlara denilir ki: “İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığdığınız şeylerin azabını tadınız.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
O gün, cehennem ateşinde kızdırılıp, alınları, yanları, arkaları dağlanır, denilir ki: «İşte kendiniz için topladığınız, toplamış olduğunuz nesneyi tadasınız»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
O gün (qiyamət günü) yığdıqları qızıl-gümüş cəhənnəm atəşində qızdırılıb alınlarına, böyürlərinə və kürəklərinə dağ basılacaq (və onlara): “Bu sizin özünüz üçün yığıb saxladığınız mallardır. Yığdığınız mal-dövlətin (əzabını, acısını) dadın!” - (deyiləcəkdir!)
C
Cemal Külünkoğlu Meali
O gün (biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılacak da onlarla alınları, yan tarafları ve sırtları dağlanacak ve kendilerine: “Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir. Hadi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı” (denilecek).
C
Cemil Said (1924)
Cehennem ateşi başlarında yandığı gün bu altun ve gümüşler alınlarını yanlarını ve bellerini yakacakdır. Kendilerine "Nefsiniz için topladığınız bu malların seyyiesini görünüz" dinilecekdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
(Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): «İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!»
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın" denecek.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O gün o altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılacak da bunlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak (onlara): "İşte bu kendi canınız için saklayıp biriktirdiğiniz şeydir. Haydi şimdi tadın bakalım şu biriktirdiğiniz şeyin tadını!" denilecek.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O gün ki bunların üzeri Cehennem ateşinde kızdırılacak da kendilerinin alınları, böğürleri, sırtları bunlarla dağlanacak: işte bu diye sizin nefisleriniz için derib tıktıklarınız, haydi dadın bakalım ne derib tıkıyordunuz
E
Emrah Demiryent Meali
(Dünyada iken bâtıl yollarla biriktirilen ve zekâtı verilmeyen altın ve gümüşler) o gün, cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine ve sırtlarına basılacak ve “Bunlar, kendiniz için biriktirip durduğunuz şeylerdir, O hâlde biriktirdiklerinizin azabını tadın!” buyurulacak.
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, cehennem ateşinde kızdırılıp; onlarla¹ alınları, yanları ve sırtları dağlanacak, “İşte bunlardır, kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler, tadın, biriktirdiğiniz şeylerin azabını.” denecek.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim ķızdurınıla anuñ üzere ŧamu odı içinde pes göyündürinile anuñ-ile alınları daħı yanları daħı arķaları. “uşbu oldur kim genc eyleyü gizledüñüz gendüzilerüñüz için pes ŧaduñ anı kim olduñuz genc eyleyü gizlersiz.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
O gün ki bunlar, üzerlerinde (yakılacak) cehennem ateşinin içinde kızdırılacak da o kimselerin alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak, «İşte bu, (denilecek), nefisleriniz için toblayıb sakladıklarınız! Artık saklayıb istifçilik etdiğiniz bu nesneleri (n acısını haydi) tadın!»
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
O gün, biriktirdikleri cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak ve onlara: “İşte bu, kendiniz için biriktirdiklerinizdir. Biriktirdiklerinizi tadın.” denilecektir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Cehennem ateşi bunların (bu biriktirilen malların) üzerlerinde kızdırılacağı gün, artık onların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak! (Kendilerine o gün:) “(İşte) bu, kendiniz için toplayıp sakladıklarınız; öyleyse biriktirmekte olduklarınız (sebebiyle hakettiğiniz azâb)ı tadın!” (denilecek).
K
Kadri Çelik Meali
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, “Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın” denecek.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak: İşte yalnız kendiniz için toplayıp sakladıklarınız; tadın şimdi biriktirip sakladıklarınızı!
M
M. Pickthall (English)
On the day when it will (all) be heated in the fire of hell, and their foreheads and their flanks and their backs will be branded therewith (and it will be said unto them): Here is that which ye hoarded for yourselves. Now taste of what ye used to hoard.
M
Mahmut Kısa Meali
MahşerGünü, bu biriktirdikleri altın ve gümüşler cehennem ateşinde kızdırılacak ve bu zâlimlerin alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacaktır! Ve onlara denilecek ki: “Madem kendiniz için bunları biriktirmiştiniz; o hâlde tadın bakalım, biriktirdiğiniz hazineleri!” Ay takvimine göre, hac ibâdeti her yıl bir öncekinden 10 gün geriye sarkarak farklı mevsimlere denk gelir. Fakat müşrikler, bunu her yıl aynı mevsime denk getirmek amacıyla arada bir, seneye bir ay ilave edip 13 aya çıkararak takvim üzerinde gelişigüzel oynamayı âdet hâline getirmişlerdi. İşte Allah, ilâhî hükümleri oyuncak hâline getiren bu tür keyfî uygulamaları yasaklamak ve en doğal, en kullanışlı takvim ölçüsünü ortaya koymak üzere buyuruyor ki:
M
Mahmut Özdemir Meali
Cehennem’in ateşinde üzeri ısıtılıp kızdırılacağı gün bunlarla (altın ve gümüşle) alınları, böğürleri ve sırtları dağlanır.
Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktiriyor olduğunuz şeyleri tadın!
M
Mehmet Okuyan Meali
O gün cehennem ateşinde (bu biriktirilen şeylerin) üzeri kızdırılacaktır ve bu (birikim)lerle onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacaktır. (Kendilerine şöyle denecektir): “İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz (servet)tir. Artık yığmış olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!” [*]
M
Mehmet Türk Meali
O gün o altın ve gümüşler üzerlerine cehennem ateşi yakılarak kızdırılacak, bunlarla o kimselerin alınları, yanları ve sırtları dağlanacak ve (onlara): “İşte bu, kendiniz için sakladığınız şeylerdir. Haydi, hemen ondan tadın bakalım! O saklayıp durduklarınız neymiş bir görün!” denilecek.
M
Mehmet Çakır Meali
Tedavüle sürülmeyen bu paralar bir gün, cehennem ateşinde kızdırılacak, sahiplerinin alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve: bunlar, kendi şahsınız için topladıklarınız, tadın şimdi bunların acısını denecek...
M
Mehmet Çoban Meali
Cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün: "İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeyleri tadın!" denilir.
M
Muhammed Esed Meali
Bu [toplanıp saklanan altının, gümüşün] cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınlarının, böğürlerinin ve sırtlarının damgalanacağı Gün, ⁵² [bu günahkarlara]: “İşte, kendiniz için topladığınız hazineler!” denecek, “Şimdi tadın bakalım, sarılıp sakladığınız hazinelerin [başınıza açtığı belanın] tadını!”
M
Mustafa Çavdar Meali
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak, onunla alınları, göğüsleri ve sırtları dağlanacak ve ‘İşte bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirmenin tadını tadın bakalım!’ denilecektir. 4/56, 7/41, 21/39-104, 22/19-21, 39/16
M
Mustafa İslamoğlu Meali
O servetin cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınlarının, yanlarının ve sırtlarının dağlanacağı gün onlara: “İşte sırf kendiniz için yığdığınız servetiniz! Haydi, şimdi görün bakalım yığdığınız servetin gününü!” (denilecek).
O
Orhan Kuntman Meali
Kıyamet günü, o altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılacak, -bunlarla- onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak ve onlara "İşte (dünyada) kendi zevkiniz için biriktirip (ahirete) getirdiğiniz servetler! (Bakın ne hale geldi) Şimdi tadın bakalım, (zekatını vermeyip de) yığmakta olduğunuz o servetlerin sizi yakan azabını" diye nidâ olunacak. (Müşriklere gelince)
O
Osman Fırat Meali
O gün onlar (yığdıkları) cehennem ateşinde kızdırılır; alınları, yanları, arkaları damgalanır — ve denilir ki: “İşte bu; kendiniz için yığdıklarınız! Şimdi tadın o yığdıklarınızı.”
S
Sardorxon Jahongir
Qiyomat kunida o‘sha jamg‘argan oltin va kumushlari bilan jahannam o‘tida qizdiriladi. Hamda ular bilan peshonalari, yonlari va orqalariga bosilib: “Mana bu o‘zlaringiz uchun to‘plagan narsalaringizdir. Endi esa yiqqan xazinalaringizning mazasini totib ko‘ringlar”, – deyiladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ḳıyāmet güninde ḳızduralar anı ṭamu odı içinde. Pes ṭaġlanduravuz anuñlaalınlarını ve yanlarını ve arḳalarını. Daḫı eydevüz: Budur ṣaḳladuġuñuzmāl nefslerüñüz‐çün. Pes daduñuz ṣaḳladuġuñuz māluñ ‘aẕābını, diyevüz.
S
Suat Yıldırım Meali
Yığılan bu altın ve gümüş cehennem ateşinde kızdırılarak, bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün onlara: “İşte! denilecek, sizin nefisleriniz için yığıp hazineye tıktıklarınız! Haydi tadın bakalım o tıktığınız şeyleri! ” [44, 48-49]
S
Süleyman Ateş Meali
O gün cehennem ateşinde bunların üzeri ısıtılı(p pullanı)r; bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır: "İşte nefisleriniz için yığdıklarınız, yığdıklarınızı tadın!" (denilir).
S
Süleyman Tevfik (1927)
O biriktirdikleri altun ve gümüş kıyâmet güni cehennem ateşiyle kızdırılub onunla cebheleri, böğürleri ve arkaları dağlanır. İşte nefsiniz içün biriktirdiğiniz şeylerin 'azâbını tadınız dinilür. [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
O alevli ateş içinde kızdırılarak bunlarla(altın ve gümüşle) alınlarının, sırtlarının ve yanlarının dağlanacağı gün onlara şöyle denecektir. “İşte kendiniz için biriktirdikleriniz! Birikimlerinizin tadına varın bakalım”.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gün olur, cehennem ateşinde onların üzerine lav dökülür de bununla onların alınları, böğürleri, sırtları dağlanır: "İşte egolarınız için yığdıklarınız. Hadi, tadın biriktirmiş olduklarınızı!"
Y
Yusuf Ali (English)
On the Day when heat(1293) will be produced out of that (wealth) in the fire of Hell, and with it will be branded their foreheads, their flanks, and their backs, their flanks, and their backs.- "This is the (treasure) which ye buried for yourselves:(1294) taste ye, then, the (treasures) ye buried!"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O günde ki, bunların üstü cehennemin ateşinde kızdırılıp, onunla alınları, yanları ve arkaları dağlanır. İşte bu kendi şahıslarınız için hazine haline getirdiğinizdir, artık toplayıp biriktirdiğinizin tadını tadınız (denilir).
Ü
Ümit Şimşek Meali
Birgün bu altın ve gümüşler Cehennem ateşinde kızdırılır da onunla alınları, böğürleri ve sırtları dağlanır. “Kendiniz için biriktirdiğiniz işte bu,” denir. “Şimdi tadın biriktirdiklerinizi!”
İ
İhsan Aktaş Meali
O günde ki, onların (haksız yollarla yığılan ve Allah yolunda yoksul, muhtaç ve işsizlere harcanmayan, zekâtı verilmeyen mal, para, servet, altın ve gümüşlerin) üzerleri cehennem ateşinde kızdırılacak da, kendilerinin (o malları stok edip onların zekâtını vermeyenlerin) alınları, yanları ve sırtları onlarla (din istismarıyla kazanılan haram ve haksız kazançlarıyla) dağlanacak, “Bu, (sadece) kendiniz için biriktirip sakladığınız (haksız kazanıp, yoksul, muhtaç ve işsizlere infak etmediğiniz) servettir. Artık o topladıklarınızın (haksız yollarla kazandığınızın) acısını tadın bakalım!‘’ (denir).
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O gün, (dünyada biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılıp, onların alınlarına, yüzlerine ve sırtlarına basılacak ve “Bunlar, kendiniz için biriktirdiğiniz hazine, biriktirdiklerinizin azabını tadın” denilecek.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
O gün, o mallar Cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, yanları, sırtları onunla dağlanacak, «— Bu, kendiniz için biriktirdiğiniz şeydir, haydi biriktirdiğinizi tadın [²] denecek.
İ
İsmail Yakıt
Bunların cehennem ateşinde kızdırılacağı ve onlarla alınlarının, yanlarının ve sırtlarının dağlanacağı gün, “İşte bunlar, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. O hâlde biriktirdiğiniz şeyleri tadın bakalım!” (denir).
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün bütün biriktirdikleri üzerlerinde yakılacak Cehennem ateşinde kızdırılarak, bunlarla alınları böğürleri, sırtları dağlanacaktır. "İşte bunlar sizin kendiniz için biriktirdiklerinizdir. Şimdi bu biriktirdiklerinizi tadın" denilecektir.
Ş
Şaban Piriş Meali
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, 'bu kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın!' denecektir.
Tevbe Suresi 35. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 35. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 35. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 35. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 35. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?