Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 48. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Andolsun ki onlar, bundan önce de fitne ve fesat peşinde koşmuşlar, işini gevşetmeye uğraşıp aleyhine düzenler kurmuşlardı da sonucu gerçek olan yardım vaadi gelip çatmış ve Allah'ın dini, onların zoruna gitse de meydana çıkmıştı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Aslında o münafıklar, bundan önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı, birtakım entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet gerçek din olan İslâm geldi de, onlar istemedikleri halde Allah'ın emri, yani İslâm dini üstünlük sağladı.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Andolsun, (Uhud savunmasında ve başka sahalarda olduğu gibi) onlar daha önce de fitne (çıkarmak için fırsat) aramışlardı. Ve (münafıklar) Sana karşı birtakım (kötü niyetli) işler çevirip tezgâhlamışlardı. Sonunda onlar, istemedikleri halde Hakk geldi ve Allah’ın emri (Kur’an’ın müjdesi) ortaya çıkıp, üstünlük sağladı.
A

Ahmet Tekin Meali

Bunlar daha önce de fitne çıkarmak, bozgunculuk yapmak, mü'minler arasında ihtilâflar doğurmak, düşmanlarla gözünüzü korkutmak istediler. Sana karşı türlü türlü dümenler çevirip işlerini, planlarını, kurduğun düzeni altüst etmek istediler. Nihayet ilâhî yardım ve zafer müyesser oldu. Onlar istemese de, Allah'ın planı gerçekleşti, dini, düzeni hâkim hâle geldi.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmış ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri üstünlük sağladı.
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Doğrusu bunlar, daha önce (Uhud savaşında) fitne çıkarmak istemişler ve sana türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet onlar istemedikleri halde, zafer geldi ve Allah'ın dini üstün çıktı.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Andolsun! Onlar daha önce de başınıza bir bozgun gelmesini istediler. Senin için işler çevirdiler. Nihayet onlar istemedikleri halde hak zafer geldi. Allah’ın emri üstün çıktı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Aslında onlar, daha önce de karışıklık çıkarmak istemişlerdi; sana karşı birtakım işler çeviriyorlardı. Sonunda gerçek ortaya çıktı ve beğenmedikleri halde Allah'ın buyruğu üstün geldi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar, hoş görmezse de, hak meydana çıkmıştır, Allahın emri görünedek, daha önce kargaşa çıkarıp da, senin işlerini döndürmek istemişlerdi
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar əvvəl də (Ühüd döyüşündə) fitnə törətmək istəmiş və sənin üçün bir para işləri alt-üst etmişdilər. Nəhayət, onlar istəmədikləri halda, haqq gəldi və Allahın əmri zahir oldu.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler, sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.
C

Cemil Said (1924)

Zâten evvelce fitne çıkarmağa çalışdılar, senin tertîbâtını bozdılar nihâyet hakîkat anlaşıldı nusret-i ilâhî zâhir oldı. Ânlar bunı kerhen gördiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

And olsun ki, daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı, Allah'ın emri üstün geldi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri hâlde, Allah’ın dini galip geldi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Filhakıka bunlar fitneyi daha evvel çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler nihayet onların rağmına hak, yerine geldi ve Allahın emri galebe çaldı
E

Emrah Demiryent Meali

(Habibim) Kasem olsun ki, onlar (munâfıklar) daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve senin aleyhinde türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihâyet (sana) Hak (kın yardımı) gelmiş ve onlar hoşlanmasalar da Allah’ın emri (İslâm dini) üstün gelmişti.
E

Erhan Aktaş Meali

Daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet, hakk geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın emri gerçekleşti.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ istediler fitneyi ilerüden daħı döndürdiler saña işleri tā geldi ḥaķ daħı göründi Tañrı buyruġı anlar duşħar göriciler iken.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki onlar bundan evvel de fitne (ve fesâd) aramışlar, senin hakkında bir takım işler (dolablar) çevirmişlerdi. Nihayet Hak (nusret ve te'yîd-i ilâhî) geldi. Allahın emri (dîni), onların fenalarına gitmesine rağmen, zuhur ve galebe etdi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yemin olsun, daha önce onlar fitne çıkarmak istemiş ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar istemedikleri halde hak geldi ve Allah’ın emri ortaya çıkıp üstünlük sağladı.
H

Hayrat Neşriyat Meali

And olsun ki (onlar) daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana birtakım işler çevirmişlerdi; nihâyet hak geldi ve onlar (bundan) hoşlanmayan kimseler oldukları hâlde Allah'ın emri galib geldi.
K

Kadri Çelik Meali

Hiç şüphesiz daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı da sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı ve Allah'ın emri üstün geldi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Aslında onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın iradesi galip geldi.
M

M. Pickthall (English)

Aforetime they sought to cause sedition and raised difficulties for thee till the Truth came and the decree of Allah was made manifest, though they were loth.
M

Mahmut Kısa Meali

Onlar, daha önce de böyle fitne ve kargaşa çıkarmaya çalışmışlar, sen Medîne’ye geldiğin günden beri, her fırsatta sana karşı nice komplolar kurmaya,gerçekleri tersyüz ederek entrikalar çevirmeye kalkışmışlardı da, sonunda hakîkat ortaya çıkmış ve onlar istemeseler de, Allah’ın emri üstün gelmişti.
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun önceden Fitne koparmak istediler! Senin için İşler çevirmeye kalktılar.
Tâ ki Hakk geldi.
Onlar istemedikleri halde Allah’ın emri ortaya çıktı / galip geldi.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki onlar (Tebük’ten) önce de fitne çıkarmak (huzur bozmak) istemişler ve sana (karşı) nice işler çevirmişlerdi. Sonunda gerçek gelmiş ve onlar istemedikleri hâlde Allah’ın emri ortaya çıkmıştı (yerini bulmuştu).
M

Mehmet Türk Meali

Şurası kesindir ki bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana karşı bir takım işler çevirdiler.¹ Sonunda onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın emri galip geldi.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Bu adamlar daha önce Uhut 'ta dahuzursuzluk çıkarıp seni zor durumda bırakmışlardı. Neyse ki o zaman Allah imdadınıza yetişmiş de onlara rağmen Hak galip gelmişti.
M

Mehmet Çoban Meali

Muhakkak ki bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler, sana karşı çeşitli işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi. Onlar istemeseler de Allah’ın yolu galip geldi. Görmüyorlar mı? Putperest yasalarla daha önce yönettikleri ülkelerde Allah’ın yasaları hükümrandır. Görmüyorlar mı? Putperest yasaları yeryüzünden silindi. Yerine Allah’ın yasaları geldi. İşte bu gerçek, fitne çıkarmalarının karşılığı olarak onlara cezamızdır.
M

Muhammed Esed Meali

Aslında onlar bundan önce ⁷⁰ de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı [ey Peygamber] türlü türlü düzenler kuragelmişlerdi, tâ ki onların hiç hoşuna gitmese de hak vahyedilip Allah’ın yargı ve iradesi kendini gösterinceye kadar.
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı bir takım entrikalar çevirmişlerdi. Ta ki Allah’ın zafer vaadi gerçekleşti ve böylece kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah’ın dini galip gelip güçlendi. 2/193, 4/91, 33/14, 60/5
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Zaten onlar daha önce de[¹⁴⁶⁰] fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı epey işler çevirmişlerdi; ta ki hak tecelli edinceye ve Allah’ın yasası onların hoşuna gitmeyecek bir biçimde gerçekleşinceye dek.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Andolsun ki, onlar daha evvel (Uhud ve Huneyn savaşları sırasında da) fitne çıkarmak istemişlerdi. (İslam ordusu arasına ayrılık sokmuş) Senin emrini dinlememelerine sebeb olmuş, savaş durumunu alt üst etmişlerdi, (neredeyse İslam ordusu yenilgiye uğrayacaktı) Ne zaman ki hak geldi (Rabbinin yardımı erişti, çabaları boşa gitti) hiç hoşlanmadıkları halde, Allah’ın emri (İslam'ın galebesi) gerçekleşmiş oldu.
O

Osman Fırat Meali

Muhakkak ki önceden de fitne aradılar ve işler (sorumluluk) sana döndürülünceye kadar seni oyaladılar. Nihayet hak geldi, Allah’ın emri (mü’minlerin üstünlüğü) zahir oldu ve onlar bundan hoşlanmadılar.
S

Sardorxon Jahongir

Darhaqiqat, avval ham fitna chiqarish uchun fursat axtargan edilar. Hamda ular yoqtirmagan hollarida to haq g‘‎olib kelib, Allohning amri ustun bo‘‎lguncha ham makr-hiyla qilib, ishlaringizni ostin-ustun qilgan edilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ fitne eylediler eṣḥābı ṭaġıtmaġ‐ıçun bundan öñdin. Daḫı dürlü dürlüḥīle itdiler senüñ işüñi bozmaġa, ḥattā ki ḥaḳ geldi nuṣret‐ile. Daḫı ẓāhir ol‐dı Tañrı Ta‘ālānuñ dīni ki İslāmdur, anlar güç görürken.
S

Suat Yıldırım Meali

Gerçekten bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve işleri tersyüz ederek seni yanıltmaya çalışmışlardı. Nihayet, onlar hoşlanmasa da hakikat ortaya çıkmış ve Allah'ın emri galebe çalmıştı.
S

Süleyman Ateş Meali

(Onlar) önceden de fitne çıkarmak istediler ve sana nice işleri ters çevirdiler. Nihayet hak geldi, onlar istemedikleri halde Allah'ın emri galebe çaldı.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar bundan evvel de fitne ve fesâdı istemişler ve senin işlerini bozmuşlardı. Nihâyet hak yerini buldı ve Allâh'ın emri zâhir oldı. Halbuki onlar bundan ikrâh idiyorlardı. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmış ve senden dolayı işleri altüst etmişlerdi. Onlar hoşlanmasalar da sonunda hak yerini buldu ve Allah’ın buyruğu üstün geldi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun ki, onlar önceden de fitne çıkarmak istemiş ve nice işleri sana, olduğundan başka türlü göstermişlerdi. Nihayet hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri galebe çaldı.
Y

Yusuf Ali (English)

Indeed they had plotted sedition before, and upset matters for thee, until,- the Truth arrived, and the Decree of Allah became manifest much to their disgust.(1311)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Muhakkak ki onlar daha evvel fitne çıkarmak istemişlerdi ve sana işleri altüst etmişlerdi. Tâ ki, hak geldi ve onların kerih görmüş olmalarına rağmen Allah Teâlâ'nın emri zahir oldu.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bundan önce de onlar fitne çıkarmak istemiş ve senin işlerini alt üst etmeye çalışmışlardı. Nihayet hak gelmiş, onlar hoşlanmadığı halde Allah'ın emri gerçekleşmişti.
İ

İhsan Aktaş Meali

Gerçekten bundan önce de (Uhud savaşında) fitne çıkarmaya çalışmışlar ve (Resulüm,) sana karşı türlü türlü düzenler kuragelmişlerdi, ta ki onlar hiç hoşlanmasalar da hak gelip, Allah’ın emri (yargı ve iradesi) gerçekleşinceye kadar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Önceden de bozgunculuk (fitne) çıkarmak istemişlerdi, Ancak, onların hoşuna gitmese de, Allah’dan gerçekler gelip, doğrular açıkça ortaya çıkıncaya kadar, senin aleyhinde pek çok işler çevirmişlerdi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

* Onlar bundan evvel [¹] fitne ve fesat araştırmışlar, hakkında işler çevirmişlerdi [²]. Onlar istemedikleri halde hakkın yardımı yetişti, Allah/ın emri üstün oldu [³].
İ

İsmail Yakıt

Andolsun bunlar daha önce de anlaşmazlık [fitne] çıkarmak istemişler ve sana karşı da işler/komplolar çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar hoşlanmadığı hâlde Allah’ın buyruğu galip geldi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte onlar bundan önce de karışıklık çıkarmayı istemişler, senin işlerini altüst etmişlerdi. Sonra doğru yerini buldu. Onlar istemiye dursunlar, yine de Allah’ın buyruğu üstün geldi.
Ş

Şaban Piriş Meali

Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri üstün oldu.

Tevbe Suresi 48. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 48. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 48. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 48. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 48. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim