Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 77. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Böylece de Allah'a ettikleri vaadi tutmadıklarından ve yalan söylediklerinden dolayı kendisine kavuşacakları güne dek yüreklerine münafıklığı ilka etti.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, içlerinde taşıyacakları bir ikiyüzlülük sokar onların kalplerine. Bu onların Allah'a verdikleri sözü, yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte, Allah’a verdikleri sözden döndükleri (dünyalık makam ve menfaat hatırına, Hakk davadan yüz çevirdikleri) ve (kendilerini mazur ve makul göstermek üzere de hâlâ) yalan söyledikleri içindir ki, O (Allah) da Kendisiyle karşılaşacakları (hesap) gününe kadar onların kalbine nifak (döneklik ve tedirginlik hastalığı) sokuverdi. (Bu nedenle hep kararsız, tutarsız ve huzursuz kimselerdir.)
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylemeye devam ettiklerinden dolayı, Allah, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar onların kafalarına, kalplerine nifâk, ikiyüzlülük soktu.
A

Ahmet Varol Meali

O da, Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleri sebebiyle kendisine kavuşacakları güne kadar kalplerine bir nifak koydu.
A

Ali Bulaç Meali

Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Nihayet Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için, Allah da bu işlerinin sonunu, kalblerinde kıyamet gününe kadar devam edecek bir nifaka çeviriverdi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah’a söz verdiklerinin hilafını (tersini) yaptıkları ve yalan söyledikleri için, Allah da, O’nunla karşılaşacakları güne kadar devam edecek bir münafıklığı ceza olarak kalplerine soktu.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar, Allaha karşı, verdikleri sözden dönmüş olduklarıyçin, yalan söyledikleriyçin, ona kavuşana dek, onların yüreğinde kaypaklık yerleştirdik
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Allaha) verdikləri və’də xilaf çıxdıqlarına, yalan danışdıqlarına görə Allah da onların ürəyinə qarşılaşacaqları günə (qiyamət gününə) qədər (davam edəcək) nifaq saldı.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.
C

Cemil Said (1924)

Allâh ânların kalblerindeki nifâkı, Allâh’ın huzûruna çıkub da itdikleri va’adlerin ve başkalarını tekzîb itdiklerinin hesâblarını virinceye kadar idâme itdirecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O da bu yaptıklarının sonucunu kıyamet gününe kadar yüreklerinde sürüp gidecek bir münafıklığa çevirdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi
E

Emrah Demiryent Meali

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve (devamlı) yalan söyledikleri için, (Allah da) onların kalplerine kendisinin (manevi) huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak¹ soktu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes eyledi āķįbetin anlaruñ münāfıķlıķ göñülleri içinde ol güne degin kim göreler anı andan ötürü kim ħilāf eylediler Tañrı’ya anı kim va'de eylediler aña daħı andan ötürü kim oldılar yalan söylerler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah da verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle kendisiyle karşılaşacakları güne kadar zihinlerine nifakı yerleştirdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyegelmeleri sebebiyle,(Allah da) âkıbetlerini, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalblerinde (devâm edecek) bir nifak yaptı.
K

Kadri Çelik Meali

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O'nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) kalplerinde sürekli bir nifak oluşturdu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bunun üzerine Allah da kendisine verdikleri sözden caydıkları ve hep yalan söyledikleri için, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar yüreklerine münafıklığı yerleştirdi.
M

M. Pickthall (English)

So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.
M

Mahmut Kısa Meali

Bunun üzerine Allah, kendisine verdikleri sözden döndükleri ve sürekli yalan söyledikleri için, huzuruna çıkacakları o büyük Gün gelinceye kadar, kalplerine inkâr ve ikiyüzlülük hastalığını soktu.
Hâl böyleyken, ne cesaretle Allah’ın elçisi ve müminler aleyhinde plânlar kuruyorlar?
M

Mahmut Özdemir Meali

Onları, Allah’a verdikleri sözden döndükleri için, yalanlıyor oldukları için, O’nunla karşılaşacakları güne kadar kalblerinde nifak bırakarak cezalandırdı.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sonunda, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine [nifak]ı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Allah’a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri sebebiyle Allah, kendisiyle karşılaşacakları (kıyamet) gününe kadar, onların kalplerine münâfıklık soktu.
M

Mehmet Çakır Meali

Sonunda Allah onların kalbine ölünceye kadar sürecek bir huzursuzluk yerleştirdi. Neden mi? Çünkü Allah'a verdikleri sözü tutmadılar. Çünkü hep yalan söylediler.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve söyledikleri yalanlar yüzünden Allah da kalplerinde var olan nifakı, ikiliği, bozgunculuğu, küfrü ölecekleri güne kadar devam ettirmelerine karışmadı. Küfürleri ve nifaklarıyla huzurdaki hesaba gelmelerini kabul etti. Zaten onlar istemedikçe Allah onların kalbini değiştirecek değildi. Allah yeryüzünde imtihan edilen hiçbir insanın kalbine kişinin isteği dışında hükmedip değiştirmez. Allah imtihan yasası gereği inkâr edenleri inkârlarında bırakır. İnananlara daha iyi olmaları için yardım eder.
M

Muhammed Esed Meali

Bunun üzerine Allah da, Kendisiyle karşılaşacakları Gün’e kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. ¹⁰⁵ Bu, onların, Allah’a verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir. ¹⁰⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Gerek Allah’a verdikleri vaatten dönmeleri ve gerekse yalan söylemeleri nedeniyle kalplerindeki nifak ölüp gidecekleri zamana kadar sürecektir. 2/27- 84, 5/13- 75, 7/169
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bunun üzerine O da, Zâtıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirmeleri yüzündendir.
O

Orhan Kuntman Meali

Sonunda da Allah (onlara ceza olmak üzere) Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, kalplerindeki nifakı, huzuruna varacakları güne kadar sabit kıldı! (Artık o münafıklar kıyamete dek iki yüzlülükten kurtulamayacak ve hak ettikleri cezalarına kavuşacaklardır)
O

Osman Fırat Meali

Allah’a verdikleri sözde durmamaları ve yalancı olmaları sebebiyle, Allah onların kalplerine, O’nunla (Allah’la) karşılaşacakları güne kadar sürecek bir nifak yerleştirdi.
S

Sardorxon Jahongir

Shunday qilib, Allohga bergan va’dalariga xilof qilganlari va yolg‘‎onchilik qilganlari sababli, ularga to Uni uchratadigan qiyomat kunigacha qalblariga nifoq illatini solib qo‘‎ydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ ‘aḳabince münāfıḳlıḳ geldi yüreklerine ḳıyāmet günine deginmuḫālefet itdüklerinden ötürü Tañrıya va‘de eyledüklerini, daḫı yalan söyle‐dükleri sebebi‐y‐ile.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi âdet edinmeleri sebebiyle, Allah da bu işlerinin neticesini, kalplerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir münafıklık kıldı.
S

Süleyman Ateş Meali

Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'a ve 'ahidlerine halef itdikleri ve yalan söyledikleri cihetle Allâh Te'âlâ bu fi'illerinin 'âkıbetini kıyâmete kadar kalblerinde nifâk kıldı.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Nihayet, Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.
Y

Yusuf Ali (English)

So He hath put as a consequence(1332) hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık Allah Teâlâ'ya vaadettikleri şeyde O'na muhalefet ettikleri için ve yalan söyler oldukları için O da onların bu hareketlerinin akibetini ona mülâki olacakları güne kadar onların kalplerinde bir nifaka döndürdü.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da onların bu yaptıklarının sonucunu, kendisine kavuşuncaya kadar kalplerinde kalacak bir münafıklığa çevirdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O’nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) akıllarında sürekli bir nifak oluşturdu. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Antlaşmalarına aykırı davranmaları, yalan söylemeleri sebebiyle, Allah da onların kalplerine, o’na (ölüm gelinceye) kavuşuncaya kadar ikilik (nifak) soktu.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Artık Allah, kendisine karşı vaadettikleri şeyden caydıklarından, yalancı olmalarından dolayı kavuşacakları kıyamet gününe kadar kalplerinde nifaka yer verdi.
İ

İsmail Yakıt

Kendisine verdikleri sözden döndükleri ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşılacağı güne kadar onların kalplerine bir nifâk sokmuştur²⁰.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunu sonunda Allah onların yüreklerine, kendilerine kavuşacakları güne kadar sürecek olan iki yüzlülüğü yerleştirdi. Allah’a verdikleri sözden döndükleri , yalan söyledikleri için.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.

Tevbe Suresi 77. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 77. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 77. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 77. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 77. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim