Allah'ın Peygamberine muhalefet edenler, savaşa çıkmayıp oldukları yerde oturup kalmalarına sevindiler ve mallarıyla, canlarıyla, Allah yolunda savaşmak, onlara zor ve kötü geldi de bu sıcakta savaşa çıkmayın dediler. De ki: Cehennem ateşi, daha da sıcak; bir anlasalar şunu.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Geride kadın ve çocuklarla bırakılan bu münafık kimseler, Allah elçisinin sefer için ayrılmasının ardından, kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler. Çünkü Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmak düşüncesi, bunların hoşuna gitmiyor ve hatta birbirlerine “Bu sıcakta savaşa çıkmayın” diyorlardı. De ki: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır.” Tabii bu gerçeği kavrayabilirlerse.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Allah’ın Elçisine muhalif olarak (cihaddan) geri kalanlar, (evlerinde) oturup-kalmalarına ferahlanıp sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehdetmeyi (çaba harcamayı) çirkin ve tehlikeli görerek (çevrelerine): "Bu sıcakta (sefere) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Keşke bir kavrayıp-anlasalardı.
A
Ahmet Tekin Meali
Savaşa giden orduya katılmayan münâfıklar, Allah'ın Rasulüne muhalefet edip, cephe gerisinde evlerinde oturup kalmaları sebebiyle sevindiler. Allah yolunda, İslâm uğrunda mallarını, servetlerini, canlarını ortaya koyarak cihad etmeyi, savaşmayı hoş karşılamadılar.
“Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler.
“Cehennem ateşi daha sıcaktır” de. Keşke anlamış olsalardı.
A
Ahmet Varol Meali
Geride kalanlar Allah'ın Peygamberine muhalefet ederek oturup kalmalarına sevindiler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar ve: "Sıcakta savaşa çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.
A
Ali Bulaç Meali
Allah'ın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup-kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: 'Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın' dediler. De ki: 'Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir.' Bir kavrayıp-anlasalardı.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Tebük savaşına iştirak etmeyip geri kalan münafıklar, Rasûlüllah'a muhalefet ederek oturup kalmalarıyla sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele etmeyi çirkin gördüler ve; “- Bu sıcakta harbe çıkmayın” dediler. De ki: “- Cehennemin ateşi daha sıcaktır. Fakat gidecekleri yeri bilseler!...”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Savaştan geride bırakılanlar, Resulullah’a muhalefet ederek geride oturmakla sevindiler. Malları ve canları ile Allah yolunda cihad etmek istediler. “Sıcakta akın etmeyin” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha çok sıcaktır.” Keşke idrak edebilseler!
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Allah'ın Peygamberine muhalefet etmek için savaştan geri kalanlar, yerlerinde oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler ve “Bu sıcakta savaşa gitmeyiniz” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı!
B
Besim Atalay Meali (1965)
Evlerinde kalanlar, Allahın peygamberinin ardından sevindiler, mallariyle, canlariyle Allah yolunda savaşmaktan çekindiler: «Sıcaklarda savaşa çıkmayınız» dediler, de ki: «Bilmiş olsalardı, cehennem ateşi daha katı sıcaktır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Təbuk döyüşündə iştirak etməyib) arxada qalanlar (münafiqlər) Allahın Rəsuluna qarşı çıxaraq (evdə) oturub qalmalarına sevindilər, Allah yolunda malları və canları ilə cihad etmək istəmədilər və (mö’minlərə): “Bu istidə döyüşə çıxmayın!” – dedilər. (Ya Peyğəmbərim!) De: “Cəhənnəm odu daha istidir!” Kaş biləydilər!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Allah’ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar, (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.
C
Cemil Said (1924)
Hâne-nişîn olanlar rasûlün arkasından gelmemekden memnûn oluyorlardı. Emvâl ve nefisleri ile fîsebîli(A)llah muhârebe itmek istemiyorlardı "Bu sıcakda muhârebeye gitmeyiniz" diyorlardı, ânlara di ki: "Cehennemin ateşi daha şedîddir." Fakat anlayabilseler!
D
Diyanet Vakfı Meali
Allah'ın Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler; «bu sıcakta sefere çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennem ateşi daha sıcaktır!» Keşke anlasalardı!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah'ın Peygamberinin hilafına geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallariyle ve canlariyle cihat hoşlarına gitmedi. "Sıcakta savaşa çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke bilseydiler!
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Allah’ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Savaştan geri kalan münafıklar, Resulullah'ın hilafına, onun savaşa gitmesine karşılık, oturup kalmalarıyla ferahladılar ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar, üstelik "Bu sıcakta savaşa gitmeyin." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Arkada kalanlar Resulullah hılâfına olarak oturub kalmalariyle ferahlandılar, Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahid olmayı hoşlanmadılar, bu sıcakta seferber olmayın dediler, de ki Cehennem ateşi daha sıcak, fakat duysalardı
E
Emrah Demiryent Meali
Allah Resûlü’ (nün emri) ne muhalefet ederek (Tebûk seferine gitmeyip, cihattan) geri kalan (munâfık) lar, (Medine’de kalıp) oturmalarıyla sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşmayı kerih gördüler de, “Sıcakta sefere çıkmayın!” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır!” (Bu gerçeği) bir anlasalardı!
E
Erhan Aktaş Meali
Allah'ın Resûlüne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de, “Bu sıcakta savaşa çıkmayın.” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” keşke anlasalardı!
Allahın peygamberine muhaalefet için (savaşdan) geri kalan (münafık) lar (memleketlerinden çıkmayıb) oturmalarıyle sevindi (ler), Allah yolunda mallariyle, canlariyle cihâd etmeyi çirkin gördüler ve: «Bu sıcakda harbe çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennemin ateşi daha sıcak». İyice bilmiş olsalardı...
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Allah’ın Resulüne muhalif olarak savaştan geri duranlar oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat etmekten hoşlanmadılar ve: “Bu sıcakta savaşa çıkmayın.” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Bir kavrayıp anlasalardı!
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Tebük Seferinden) geride bırakılan (münâfık)lar, Allah Resûlüne muhâlefet ederek(sefere çıkmayıp) oturmalarıyla sevindi(ler); mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihâd etmekten hoşlanmadılar ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın!” dediler. De ki: “Cehennem ateşi sıcaklık cihetiyle daha çetindir!” Eğer anlasalardı!
K
Kadri Çelik Meali
Allah resulüne karşı olarak geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi. “Sıcakta savaşa çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlayabilseler!
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Allah’ın Resulünün çağrısına uymayarak seferden geri kalanlar yerlerinden ayrılmamış olmaktan dolayı sevinç duydular; canlarıyla mallarıyla Allah yolunda savaşmak istemediler, üstelik “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır” anlayabilselerdi!
M
M. Pickthall (English)
Those who were left behind rejoiced at sitting still behind the messenger of Allah, and were averse to striving with their wealth and their lives in Allah's way. And they said: Go not forth in the heat! Say: The heat of hell is more intense of heat, if they but understood.
M
Mahmut Kısa Meali
Sudan bahanelerle Tebük seferinden geri kalan bu münâfıklar,Allah Elçisinin açık emrine rağmen cihâddan kaytarıp evlerinde oturdukları için, epey sevindiler. Zaten mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihâd etmekten hiç hoşlanmıyor, birbirlerine, “Bu sıcakta sefere çıkmayın!” diyorlardı. Onlara de ki: “Evet ama, cehennem ateşi çok daha sıcaktır!” Keşke bunu kavrayabilselerdi!
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah’ın rasûlünün hilafına (aksine) Geride Kalıp Oturanlar sevindiler.
Allah’ın yolunda mallarıyla ve canlarıyla (çalışıp) cihad etmeyi sevmediler:
-"Sıcak’ta sefere (savaşa) katılmayın!" dediler. De ki:
-"Sıcaklık olarak Cehennem’in ateşi en şiddetlidir". Keşke ince düşünüp anlıyor olsalardı!
M
Mehmet Okuyan Meali
Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevinmişler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda [cihad] (fedakârlık) etmeyi çirkin görmüşler ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın.” demişlerdi. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır! Keşke anlasalardı!”
M
Mehmet Türk Meali
81,82. Sırf Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için sefere çıkmayarak oturmaları ile sevinip, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmeyenler (bir de); “Bu sıcakta savaşa gitmeyin.” dediler. (Sen) onlara: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır!” de. Ah (o münâfıklar dünyada) az güleceklerini, kazandıkları günahın cezâsını (âhirette) çekerken çok ağla yacaklarını bir anlayabilseler!¹
M
Mehmet Çakır Meali
Bakıyorum da Allah resulünün çabalarına inat oturma eylemini sürdüren gericiler pek neşeli. Bu adamlar, sefer için, mallarıyla canlarıyla mücadeleye yanaşmadıkları gibi: " Bu sıcakta sakın sefere çıkmayın " diyorlar. Sen de: " Cehennem ateşi daha sıcak " deyiver, akılları alıyorsa tabi.
M
Mehmet Çoban Meali
Allah’ın Resulüne karşı gelerek sefere çıkmayıp geri kalanlar, geride oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücadele etmek hoşlarına gitmedi. Kendileri savaştan geri durmaları yetmiyormuş gibi, Müminlere: "Bu sıcakta sefere çıkmayın!" dediler. Onlara de ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke bunu anlasalardı.
M
Muhammed Esed Meali
GERİDE bırakılan bu [münafık] kimseler, Allah Elçisi’nin [sefer için ayrılmasının] ardından kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler; ¹¹² çünkü, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmak düşüncesi bunların hoşuna gitmiyor ve [hatta birbirlerine] “Bu sıcakta savaşa çıkmayın!” diyorlardı. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır!” Tabii, eğer bu gerçeği kavrayabilirlerse!
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisinin çağrısına katılmayıp geride kalarak oturanlar bu durumdan hoşnut oldular da, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda savaşmaktan hiç hoşlanmadılar. Bir de başkalarını ‘Bu sıcakta savaşa katılmayın’ diye caydırdılar, de ki: – Cehennem ateşi daha sıcaktır, keşke bunu kavrayabilselerdi. 3/167, 9/42- 86- 93, 33/9...20
M
Mustafa İslamoğlu Meali
ARKADA bırakılan (bu) kimseler, Rasulullah’a muhalefet ederek oturup kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar;[¹⁴⁹⁷] bir de kalkıp “Şu sıcakta savaşa çıkmayın!” diye propaganda yaptılar. Onlara “Cehennem ateşi daha sıcaktır!” de; eğer ki bunu anlayabilirlerse![¹⁴⁹⁸]
O
Orhan Kuntman Meali
Allah’ın Resulüne (emrine) karşı çıkmak için (sefere çıkmayıp da) geride kalan o münafıklar, (evlerinde) oturmaları ile çok sevindiler, mallarıyla ve canlarıyla (Allah yolunda) cihad etmeyi ise çirkin (gereksiz) gördüler de, (sefere çıkanları) "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler, (onları da Allah yolunda cihattan alıkoymağa yeltendiler) (Ey Muhammed, onlara) De ki: "Cehennemin ateşi, (çekindiğiniz ve başkalarını da alıkoymaya çalıştığınız yaz günü sıcağından) çok şiddetlidir. Keşke onlar bu gerçeği bilmiş olsalardı! (Küfür ve nifakta direnmeye hiç cesaret edemezlerdi)
O
Osman Fırat Meali
Allah’ın Resûlü’ne karşı durarak (sefere) geri kalanlar, oturup kalmalarıyla sevindiler. Mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar ve dediler ki: “Sıcakta sefere çıkmayın.” De ki: “Cehennem ateşi sıcaktan daha şiddetlidir.” Keşke anlasalardı!
S
Sardorxon Jahongir
Allohning Rasuliga xilof qilib, soxta uzrlari bilan jangga chiqmay, uylarida o‘tirib ortda qolganlar o‘tirishlaridan o‘zlari xursand bo‘ldilar. Hamda Alloh yo‘lida mollari va jonlari bilan jihod qilishni xush ko‘rmadilar. Keyin esa: “Kun issiqda jangga chiqmanglar!” – deb aytishdi. Ey Rasulim, ularga: “Do‘zax olovining issig‘i yanada shiddatliroqdir”, – deb ayting. Koshki, ular buni tushunsalar edi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Sevindi ol münāfıḳlar ki oturdılar ġazālıḳdan nebīden ṣoñra. Daḫı güç gör‐diler ġazālıḳ eylemegi mālları‐y‐ıla daḫı nefsleri‐y‐ile Allāh yolında. Daḫıeyitdiler: Sefer eylemeñüz isside. Eyit yā Muḥammed: Cehennem odı an‐dan daḫı ḳatı issidür eger bilseler.
S
Suat Yıldırım Meali
Savaşa çıkmayıp Resûlullah'tan ayrılarak geride kalanlar, oturmalarından memnun olup sevince garkoldular. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten hoşlanmayıp “Bu sıcakta sefere çıkmayın! ” dediler. De ki: “Cehennem ateşi, bundan da sıcak! Ona nasıl dayanacaksınız? Bunu bir bilip anlasalardı! [70, 15-16, 22, 19, 22; 4, 56]
S
Süleyman Ateş Meali
Allah'ın Elçisinin arkasından oturmakla sevindiler, mallarıyle ve canlarıyle cihadetmekten hoşlanmadılar: "Sıcakta sefere çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Geride kalub cihâda gitmeyenler Rasûlullah'a muhâlif olarak oturmalarından memnûn oldılar, mallarıyla ve nefisleriyle cihâddan istikrâh itdiler. Ve (birbirlerine veyâhud mü'minlere) "Bu sıcakda harbe gitmeyiniz" didiler. Di ki: "Eğer fehm ider iseniz cehennem ateşi daha sıcakdır."
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Muhalefete geçenler, bulundukları yerden Allah’ın elçisine karşı gelmelerine sevindiler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda sefere çıkmaktan (savaşmaktan) hoşlanmadılar. “Bu sıcakta orduyu çıkarmayın” dediler. De ki “Cehennem’in ateşi daha sıcaktır.” Bunu bir anlasalardı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Allah'ın resulüne ters düşmek için arkada kalanlar, çöküp oturdukları için sevindiler; Allah yolunda, mallarıyla canlarıyla cihadı tiksindirici bulup şöyle dediler: "Bu sıcakta seferber olmayın!" De ki: "Hararet bakımından cehennem daha zorludur." Bir anlayabilselerdi!
Y
Yusuf Ali (English)
Those who were left behind (in the Tabuk expedition) rejoiced in their inaction behind the back of the Messenger of Allah. they hated to strive and fight, with their goods and their persons, in the cause of Allah. they said, "Go not forth in the heat.(1335)" Say, "The fire of Hell is fiercer in heat." If only they could understand!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Resûlullah'a muhalefet için geri kalmış olanlar, oturmalarıyla sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücâhedede bulunmalarını kerih gördüler ve, «Şu sıcakta cihada çıkmayın,» dediler. De ki: «Cehennemin ateşi sıcaklıkça daha şiddetlidir.» Eğer iyice anlar kimseler olsalar idi.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Seferden geri kalanlar, Allah'ın Resulüne muhalefet ederek evlerinde oturmaktan pek keyiflendiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi hoş karşılamadılar ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: Cehennem ateşi bundan sıcaktır. Keşke anlayabilselerdi!
İ
İhsan Aktaş Meali
Allah’ın Resulü’ne muhalefet ederek geri kalanlar, (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla gayret etmekten hoşlanmadılar ve (birbirlerine) “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Resulüm, onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından daha şiddetlidir.’’ Eğer anlasalardı. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
(Savaşa) Muhalefet edenler, savaşa giden Allah’ın elçisinin arkasından (savaşa gitmeyip) oturduklarına sevindiler. Onlar malları ve canları ile Allah yolunda mücadele etmekten hoşlanmadılar. Sonra insanlara “Bu sıcakta savaş için çıkmayın” dediler. Eğer anlayabilirlerse! Onlara deki “Cehennem sıcağı bundan daha şiddetlidir.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Resûlullahın hilâfında olarak [²] Medine/de oturup kakmak ile Tebük/ten geri kalanlar sevindiler, Tanrı yolunda mallarıyle, canlarıyle duruşmayı istemediler. Birbirlerine «— Sıcakta gazaya çıkmayınız» dediler. Onlara de ki Cehennem ateşi daha sıcaktır, bilselerdi geri kalmazlardı.
İ
İsmail Yakıt
Allah’ın elçisinin hilafına geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmek hoşlarına gitmedi, “Sıcakta sefere çıkmayınız” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke bu gerçeği kavrayabilselerdi!
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah’ın elçisine karşı gelmek için geride kalıp oturanlar sevindiler. Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla savaşmaktan tiksindiler. "Bu sıcakta çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem’in ateşi daha sıcaktır." Bunu bir kavrasalardı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Allah'ın Elçisinin aksine geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de 'sıcakta savaşa çıkmayın!' dediler. De ki: -Cehennem ateşi daha sıcaktır.' Keşke anlayabilselerdi.
Tevbe Suresi 81. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 81. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 81. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 81. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 81. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?