Ve dileseydik onları çarpıp, durdukları yerde bir başka şekle sokardık da kalakalırlardı, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne geriye dönmeye.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İstersek onları, bulundukları yerde konum ve durumlarını değiştirir, daha aşağı bir varlığa dönüştürürüz de o zaman ne ileri, ne de geri gidebilirler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Eğer dileseydik oldukları yerde, kılıklarını değiştirip (zamanlarınıdonduruverirdik;) onları (insanlıktan çıkarıp başkalaşım “metamorfoz” sırrıyla sülüklerin kurbağaya, tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi) farklı bir kalıba sokardık. (Rahat davranamayacakları ve adım atamayacakları bir yaratığa döndürüp bırakırdık.) Böylece ne ileri gitmeye ve ne de geri gitmeye güç yetirebilirlerdi. (Bu vaziyette geçmiş ve gelecek düşünceleri ve hareket yetenekleri köreltilirdi.)
A
Ahmet Tekin Meali
Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, kendilerinin güçlü, iktidar sahibi olduklarını sandıkları sırada, onların hallerini değiştirir çirkinleştirirdik. Ne ileri gidebilirlerdi. Ne de geri dönebilirlerdi.
A
Ahmet Varol Meali
Dileseydik oldukları yerde onların kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yeterdi.
A
Ali Bulaç Meali
Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir de dileseydik, kılıklarını oldukları yerde çirkin bir şekle çevirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne dönebilirlerdi.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
İstesek, onları kendi yerlerinde (hayvan veya taşa) dönüştürürüz. O zaman ne ileri ne de geri gidebilirler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi; ne geri gelmeye!
B
Besim Atalay Meali (1965)
Eğer biz isteseydik oldukları yerde, çehrelerin bozardık, ne ileri, ne de geri gidebilirlerdi
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Əgər istəsəydik, onları lap yerlərindəcə elə bir kökə (elə bir şəklə) salardıq ki, nə irəli, nə də geri gedə bilərdilər. (Kafirləri topal edər, meymuna, donuza, daşa döndərərdik. Və ya onları evlərinin içində həlak edərdik, heç tərpənə də bilməzdilər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Yine eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dileseydik, onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık. Ve bulundukları yerde (sabitleştirirdik de) ne bir adım ileri gidebilir (ve herhangi bir arzularını gerçekleştirebilir), ne de önceki hallerine (ve ayrıldıkları yerlere geri) dönebilirlerdi.
C
Cemil Said (1924)
Eğer isteseydik onları cemâdât gibi halk ider idik. O vakit ne ileri gidebilürler, ne geri gelebilürler idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Daha dilesek kendilerini oldukları yerde meshediverdik de ne ileri gidebilirlerdi ne dönebilirlerdi
E
Emrah Demiryent Meali
Ve eğer (yine) dileseydik, oldukları yerde, onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne geri gelmeye!
E
Erhan Aktaş Meali
Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük,¹ ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger dilese-dük sūratların döndüre-dük yirleri üzere pes güçleri yitmedi durmaġa daħı dönmeyeler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değişdirib bambaşka çirkin bir mâhiyyete getirirdik de ne ileri gitmiye, ne geri dönüb gelmiye güçleri yetmezdi.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Eğer dileseydik onları oldukları yerde başka bir şekle sokardık, böylece ne ileri gidebilirler ne de geri dönebilirlerdi.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve dileseydik, (en dirâyetli) oldukları(nı zannettikleri) yerde onların şekillerini(çirkin bir sûrete) elbette değiştirirdik de (bundan kurtulmak için), ne ileri gitmeye güçleri yeter, ne de geri dönebilirlerdi.
K
Kadri Çelik Meali
Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde onları bir başka kalıba sokardık da böylece ne ileri gitmeye, ne de geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yine dilesek oldukları yerde onların mahiyetlerini değiştirirdik de (taş gibi) artık ne ileri gidebilirler ne de geri dönebilirlerdi.
M
M. Pickthall (English)
And had We willed, We verily could have fixed them in their place, making them powerless to go forward or turn back.
M
Mahmut Kısa Meali
Yine dileseydik, onları felç edip oldukları yere çivilerdik de,ne bir adım ileri gidebilirlerdi, ne de geri! Öyleyse, kendilerine görme, işitme, hareket etme ve benzeri yetenekleri bahşeden Allah’a kulluk etsinler. Ayrıca, bu nîmetlerin ebedî olmadığını, bir gün mutlaka ellerinden alınacağını unutmasınlar. Nitekim:
M
Mahmut Özdemir Meali
Eğer dilesek, elbette, onları yerlerinde düzlerdik; ne ileri gitmeye
güç yetirirlerdi, ne geri dönerlerdi. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Dileseydik oldukları yerde şekillerini değiştirirdik de ileri gitmeye güç yetiremezlerdi ve geri de dönemezler(di)! [*]
M
Mehmet Türk Meali
Eğer (yine) dileseydik onları oldukları yerde bir başka kalıba sokardık. ¹Böylece ne ileri gidebilir, ne de geri dönebilirlerdi.²
M
Mehmet Çakır Meali
İsteseydik onların yapıtaşlarını hemen oracıkta bozabilir, ne ileri, ne geri kımıldatmazdık.
M
Mehmet Çoban Meali
Dileseydik şekillerini değiştirir, ayaklarındaki dermanı keser yürüyemez hale getirirdik! Ağaçlar gibi dikildikleri yerde çakılı kalırlardı. Ne ileriye ne geriye gidebilirlerdi.
M
Muhammed Esed Meali
Eğer [doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını] dilemiş olsaydık, onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık ³⁵ ve bulundukları yerde [kökleştirirdik ki] ne ileri gidebilsinler, ne de geri dönebilsinler. ³⁶
M
Mustafa Çavdar Meali
Eğer biz dileseydik, onları oldukları durumdan tersyüz eder taşa döndürürdük de ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yeterdi. 6/110, 45/23
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Eğer (böyle olmalarını) tercih etsek, mutlaka onları kendi konumlarına göre başka bir hale dönüştürürdük:[³⁹⁷²] o takdirde ne savuşturabilirler ne de geri dönebilirlerdi.
O
Orhan Kuntman Meali
Eğer biz dileseydik, en kuvvetli bulundukları yerde (dinç oldukları bir çağda) onların şekillerini değiştirirdik de (kendilerini aciz, miskin, meflûç bir hale getirirdik de) ne ileri ne de geriye gelmeye güç yetiremezlerdi.
O
Osman Fırat Meali
Eğer dileseydik, onları mekanları üzerinde dondururduk; ne ileri ne de geri gelmeye güç yetiremezlerdi.
S
Sardorxon Jahongir
Agar xohlasak, ularni turgan joylarida boshqa narsalarga aylantirib qo‘ygan bo‘lar edik. Keyin ular oldinga yurishga ham kuchlari yetmas edi orqalariga ham qayta olmas edilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ve eger dilese‐y‐dük ṣūretlerin özge dürlü ḳılurduḳ durduḳları yirde. Hīçyola varmaġa güçleri yitmez ḳalurdı. Ḳayıtmazlardı daḫı.
S
Suat Yıldırım Meali
Eğer dileseydik, oldukları yerde, hemen baş üstü, mâhiyetlerini değiştirir, çirkin mi çirkin, tersyüz ederdik. . . Artık ne ileriye devam edebilir, ne de geriye dönüş yapabilirlerdi.
S
Süleyman Ateş Meali
Dilesek kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne geri dönebilirlerdi.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer istesek onları menzillerinde oldukları halde mesh ile hayvân sûretine sokardık. Ne ileri ne geri gitmeğe kâdir olamazlardı.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Düzeni farklı kursaydık[*] onları, oldukları yerde başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilir ne de geri dönebilirlerdi.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.
Y
Yusuf Ali (English)
And if it had been Our Will, We could have transformed them (to remain) in their places;(4013) then should they have been unable to move about, nor could they have returned (after error).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve eğer dilese idik onları en kuvvetli bulundukları yerde mahvederdik. Artık ne geçip gitmeğe ve ne de geri dönmeğe muktedir olamazlardı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Dileseydik, onları çirkin bir şekle sokardık da oldukları yerde kalırlar, ne ileri, ne de geri gitmeye güçleri yetmezdi.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve eğer isteseydik, (dünyadayken) onları, bulundukları yerde (konum ve durumlarını) değiştirirdik, (daha aşağı bir varlığa dönüştürürdük) de ne ileri gitmeye ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Biz isteseydik onları oturdukları mekânlardan siler atardık da, kaçıp gitmeye güçleri yetmezdi ve geri de dönemezlerdi.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Biz dileseydik onları bulundukları yerde suratlarını değiştirirdik de ne ileri gitmeye, ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi.
İ
İsmail Yakıt
(Yine) Biz dileseydik onları bulundukları yerde başka bir şekle sokardık ki, o durumda ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yeterdi.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Yine Biz dileseydik onları hemen oracıkta başka bir kalıba sokardık da ne ileri ne geri gitmiye güçleri yetmezdi.
Ş
Şaban Piriş Meali
Eğer dileseydik, kalıplarını değiştirirdik de ileri gitmeye de geri dönmeye de güçleri yetmezdi.
Yâsîn Suresi 67. Ayet Meali ve Tefsiri
Yâsîn Suresi 67. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yâsîn Suresi 67. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yâsîn Suresi 67. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yâsîn Suresi 67. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?