Sureye Dön

Zuhruf Suresi Suresi, 29. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Belki de ben, onları da, atalarını da, onlara bir gerçek ve apaçık bir peygamber gelinceye dek geçindirmedeydim.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçekleri içeren kitap ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Oysa, doğrusu Ben onları (inkârcıları) ve atalarını, kendilerine Hakk (bildirilinceye) ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım (yararlandırıp) yaşattım.
A

Ahmet Tekin Meali

Doğrusu ben bunları da, babalarını da, kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân ve hakkı açıklayan bir Rasul gelinceye kadar, dünya nimetlerinden faydalandırdım.
A

Ahmet Varol Meali

Gerçek şu ki, onları ve atalarını kendilerine gerçek ve açıklayıcı peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
A

Ali Bulaç Meali

Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Doğrusu şu (Mekke'li) kâfirleri ve atalarını, kendilerine kitab ve elçiliği (mucizelerle) aşikâr bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Fakat Ben, (İbrahim nesli olup, ardında gelen) bunları ve ecdatlarını yaşattım. Nihayet hak (bir kitap) ve (mucizelerle) güçlenmiş bir elçi onlara geldi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Doğrusu ben, bunları ve babalarını, bu gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlara hem hak, hem de açık peygamberler gelene değin, hem onları, hem de atalarını faydalandırmıştık
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Xeyr, Mən onlara da, atalarına da özlərinə haqq (Qur’an) və (həqiqəti, şəriət hökmlərini) bəyan edən bir peyğəmbər gələnədək gün-güzəran verdim!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Doğrusu ben, onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:
C

Cemil Said (1924)

Bu müşriklerin ve babalarının, içlerine âşikâr bir sûretde bir rasûl gelüb de hak tezâhür idinceye kadar emvâl-i dünyâdan müstefîd olmalarına müsâ’ade itdim.
D

Diyanet Vakfı Meali

Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur’an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Fakat şunları ve atalarını ta kendilerine hakk ve bir Resuli mübîn gelinciye kadar müstefid edip yaşattım
E

Emrah Demiryent Meali

Doğrusu ben, bunları da (Kureyş kavmini de), atalarını da kendilerine hak olan Kitap (Kur’ân) ve onu açıklayan Peygamber gelinceye kadar (nimetler içerisinde) yaşattım.
E

Erhan Aktaş Meali

Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir resûl gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.
E

Eski Anadolu Türkçesi

belki gönendürdüm şunları ya'nį müşriķleri daħı atalarını tā geldi anlara ḥaķ daħı yalavaç bellü eyleyici.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Daha doğrusu ben onları da, atalarını da, kendilerine hak (ve şerîat hükümlerini) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar, fâidelendirdim (yaşatdım).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Doğrusu onları ve atalarını, kendilerine hak ve apaçık (tebliğ eden) bir Resul gelinceye kadar yararlandırdım.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Daha doğrusu bunları da atalarını da kendilerine o hak (olan Kur'ân) ve (onu)açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (yaşatarak dünya ni'metlerinden) faydalandırdım.
K

Kadri Çelik Meali

Doğrusu bunları da babalarını da, kendilerine hak (din) ve hakikati açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bunları ve atalarını ise gerçeğin bilgisi (Kur’an) ve aydınlatıcı elçi gelinceye kadar dünya nimetlerinden yararlandırıp yaşattım.
M

M. Pickthall (English)

Nay, but I let these and their fathers enjoy life (only) till there should come unto them the Truth and a messenger making plain.
M

Mahmut Kısa Meali

Fakat tam tersi oldu! Şöyleki; Ben bugün yeryüzünde yaşayan insanları ve onların atalarını yıllarca nîmetler içinde yaşattım ve sonunda onlara,mutlak hakîkati ortaya koyan ilâhî mesaj ve bu mesajı apaçık tebliğ eden bir Elçi geldi.
M

Mahmut Özdemir Meali

Evet! Bunları ve atalarını geçindirdim. Tâ ki onlara Hakk ve açıkça bir rasûl geldi.
M

Mehmet Okuyan Meali

Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.
M

Mehmet Türk Meali

Ben bunları¹ ve babalarını, kendilerine değişmez gerçekler ve (o gerçekleri) açıklayan bir Peygamber gelinceye kadar yaşattım.
M

Mehmet Çakır Meali

Ben de, elinde Kuran, ifadesi sağlam bir elçi çıkana kadar, İbrahim soyunu, bu günlere taşıdım.
M

Mehmet Çoban Meali

Resulüm! Doğrusu İbrahim Resul’den sonra kavmini ve atalarını düşünüp öğüt alsınlar diye kendi hallerine bıraktım! Onlar ataları İbrahim’in yaptığı Kâbe’ye sahip çıktılar. Saparak içini putlarla doldurdular. Allah’a ortaklar edindiler. Yahudi ve Hristiyanlara karşı bize de bir Resul ve kitap gönderilseydi sizden daha iyi inanır, sizden daha iyi sahip çıkarız diye hava attılar. Şimdi seni onlara gerçekleri açıklayan elçi olarak gönderdim. Ne yaptılar?
M

Muhammed Esed Meali

Şimdi, [İbrahim’den sonra yaşamış olanlara gelince,] onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim: ²⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Ama ben yine de atalarını, bu Kuran ve onu açık bir şekilde tebliğ eden elçi kendilerine gelene kadar nimetlerinden faydalandırdım. 2/126, 46/20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikati) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
O

Orhan Kuntman Meali

Doğrusu ben onları da (şu müşrikleri de) atalarını da hak (Kur'an) ve onu açıklayan bir peygamber, (Resululah s.a.s.) gelinceye kadar, (geçici dünya nimetlerinden) yararlandırdım.
O

Osman Fırat Meali

Aksine onları ve babalarını, kendilerine hak ve apaçık resuller gelinceye kadar (dünyadan) faydalandırdım.
S

Sardorxon Jahongir

Men esa Ibrohim qoldirgan so‘‎zga itoat etmagan ana u Makka aholisini ham, ularning ota-bobolarini ham to ularga haq Qur’on va aniq payg‘‎ambar bo‘‎lgan Muhammad kelguncha, hayotdan foydalantirib turdim.
S

Satıraltı Meal (1534)

Bel ki gönendürdüm bunları, atalarını daḫı. Ḥattā ki ḥaḳ geldi özle‐rine, daḫı ulu peyġamber.
S

Suat Yıldırım Meali

Doğrusu, Ben bunları da, babalarını da kendilerine hakikat ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
S

Süleyman Ateş Meali

Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ben bunları (ehl-i Mekke'yi) ve babalarını hayâtdan mütemetti' itdim. Hattâ onlara Kur'ân ve hak ile bâtıl beynini tefrîk iden rasûl geldi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Aslında bunlara da atalarına da nimetler verdim, sonunda bu gerçek ve onu açıklayan elçi geldi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.
Y

Yusuf Ali (English)

Yea, I have given(4632) the good things of this life to these (men) and their fathers, until the Truth has come to them, and a messenger making things clear.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Fakat onları ve atalarını kendilerine o hak ve apaçık resûl gelinceye kadar fâidelendirdim.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bunları ve atalarını da, kendilerine hak ve onu açıklayıcı peygamber gelinceye kadar nimetlerimden nasiplendirdim.
İ

İhsan Aktaş Meali

Bilakis, ben şunları da babalarını (atalarını) da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir elçi gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“O toplulukların ve atalarının geçimliklerini, hak (Kur’an) ve açıklayıcı elçi onlara gelinceye kadar, ben verdim.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Hayır, ümidi gibi çıkmadı, ben, bunları ve babalarını kendine hak olan Kur/an ve peygamberliği apaşikâr olan peygamber gelinceye kadar dünyada safa ile geçindirdim.
İ

İsmail Yakıt

Bilakis, Ben onları ve babalarını/atalarını, kendilerine gerçek ve (onu tebliğ eden) apaçık bir elçi gelinceye kadar (dünyadan) faydalandırmıştım.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçi Ben onları olsun, atalarını olsun, doğru olan Kur’an’ı açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar gönendirdim,
Ş

Şaban Piriş Meali

Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.

Zuhruf Suresi 29. Ayet Meali ve Tefsiri

Zuhruf Suresi 29. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 29. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 29. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 29. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim