Sureye Dön

Zuhruf Suresi Suresi, 38. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sonunda bizim tapımıza geldi mi keşke der, seninle benim aramda doğuyla batı kadar bir uzaklık olsaydı, gerçekten de ne kötü arkadaşmış.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sonunda o yoldan çıkan kimse, bizim huzurumuza geldiği zaman kötü arkadaşına der ki: “Keşke benimle senin aranda, iki doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, seni hiç görmeseydim. Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın!”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Sonunda o (şeytanlara ve şarlatanlara aldanan kişi, ahirette) Bize geldiği zaman (kendilerini kandırıp kullananlara): "Keşke benimle senin aranda iki Doğu (Doğu ile Batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)" deyip (suçlayacak ve pişmanlık duyacaklardır).
A

Ahmet Tekin Meali

Nihayet, Kıyamet günü bize geldiklerinde, arkadaşına:
“Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı, sen ne kötü bir arkadaşmışsın.” der.
A

Ahmet Varol Meali

Sonunda bize geldiğinde (şeytanına) der ki: "Keşke seninle benim aram iki doğunun uzaklığı kadar olsaydı! Meğer ne kötü bir yakınmışsın!
A

Ali Bulaç Meali

Sonunda bize geldiği zaman, der ki: 'Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen).'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Nihayet (Allah'dan göz yuman kâfir, şeytanla bir arada Mahşerde) bize geldiği zaman, (arkadaşı şeytana) şöyle der: “- Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı uzaklığı olaydı!... Sen ne kötü arkadaşmışsın!...”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Nihayet o, (arkadaşı ile) huzurumuza geldiğinde: “Keşke benimle senin aranda iki doğunun (doğu ile batı) mesafesi kadar bir uzaklık olsaydı! Sen ne kötü bir arkadaşsın!” der.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sonunda bize geldiklerinde, arkadaşına şöyle der: “Keşke benimle senin aranda iki doğu/dünya kadar uzaklık olsaydı. Sen ne kötü bir arkadaşmışsın!”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bize geldiğinde, o diyecektir ki: «Keşke aramızda seninle, doğu, batı uzaklığı olsaydı, ne de kötü yoldaştır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Nəhayət, o, (qiyamət günü) hüzurumuza gəldikdə (öz yanında olan yoldaşına) belə deyər: “Kaş ki, mənimlə sənin aranda şərqlə qərb arasındakı məsafə qədər uzaqlıq olaydı. Sən nə pis yolda imişsən!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sonunda bize geldiğinde, arkadaşı (olan şeyta)na: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı (da bu durumlara düşmeseydim)! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.
C

Cemil Said (1924)

Nihâyet huzûrumuza geldiği vakit "Kâşki benimle şeytân beynindeki mesâfe meşrık ile mağrib kadar ola idi bu ne fenâ arkadaş" diyecek.
D

Diyanet Vakfı Meali

O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

38,39. Sonunda Bize gelince arkadaşına: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!" der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!” der.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Nihayet kıyamet günü bize gelince, arkadaşına: "Keşke seninle benim aramda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Nihayet bize geldiği vakıt ah, der: keşke benimle senin aranda iki maşrık bu'du olsa idi! sen ne kötü arkadaşmışın
E

Emrah Demiryent Meali

Nihâyet, (o kâfir, yaptıklarının hesabını vermek üzere) bizim (manevi) huzurumuza geldiği zaman, (kendisini hak yoldan alıkoyan şeytanına,) “Keşke seninle benim aramda iki doğu (doğunun batıya olan uzaklığı ve batının doğuya olan uzaklığı) kadar, mesafe olsaydı (da seninle hiç karşılaşmasaydım, meğer) sen ne kötü bir arkadaşmışsın!” der.
E

Erhan Aktaş Meali

Nihayet o¹ Bize geldiği zaman: “Keşke seninle aramız iki doğu² uzaklığı kadar uzak olsaydı.” der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

tā ķaçan kim gele bize ya'nį kāfirler eyide “iy, keşki aramda daħı senüñ arañda ya'nį şeyŧān maşriķ-ıla maġrıb ıraķlıġımıssa! pes ne yavuz işdür!”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Nihayet o bize geldiği zaman dedi ki (der ki): «Keşki seninle benim aramda gün doğusu ile gün batısı kadar uzaklık olsaydı! (Sen) ne kötü arkadaş (mışsın)»!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Nihayet bize geldiği zaman: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir arkadaşmışsın!” der.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet (o kimse şeytanıyla berâber) bize geldiğinde (şeytanına): “Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. Demek (sen) ne kötü arkadaşmış(sın)!” der.
K

Kadri Çelik Meali

Sonunda bize geldiği zaman, “Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Pek de kötü arkadaşmışsın sen” der.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sonunda o kişi bize gelince -şeytana hitaben- “Keşke seninle aramız doğu ile batı kadar uzak olsaydı!” der. Ne kötü arkadaş!
M

M. Pickthall (English)

Till, when he cometh unto Us, he saith (unto his comrade): Ah, would that between me and thee there were the distance of the two horizons, an evil comrade!
M

Mahmut Kısa Meali

Ve sonunda, yargılanmak üzere huzurumuza geldiği zaman, şeytanlarına lânetler yağdırarak “Ah, keşke seninle benim aramda doğu ile batı kadar mesafe olsaydı da seninle hiç karşılaşmasaydım! Meğer sen ne kötü bir arkadaşmışsın! diyecektir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Sonunda bize geldiği zaman: -"Ah keşke benim ve senin aramızda İki Doğu’nun uzaklığı bulunsaydı! Ne kötü Yakın Arkadaş!" dedi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Arkadaşı), bize (huzurumuza) gelince (şeytana) “Ah, keşke benimle senin aranda iki doğular kadar uzaklık olsaydı; ne kötü arkadaşmışsın!” diyecektir.
M

Mehmet Türk Meali

(Böyleleri,) sonunda Bizim huzurumuza gelince (kendi şeytanlaşmış kişiliklerine): “Keşke ikimiz birbirimize doğu ile batı¹ arası kadar uzak olsaydık. Meğer sen ne kötü dostmuşsun.”² der.
M

Mehmet Çakır Meali

Sonunda insan, huzurumuza gelince kendi şeytanına: " seni tanımaz olaydım. Ne belâ yoldaşmışsın meğer! "diye hayıflanır.
M

Mehmet Çoban Meali

Dünya hayatını yalan üzerine yaşayanlar ahiretteki hesabımıza gelince; bütün gerçeklerin farkına varırlar. İşte o gün şeytana dostluk yapan kimse: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü arkadaşmışsın!" der.
M

Muhammed Esed Meali

Ama sonunda ³² [bu şekilde günaha batmış olan] kişi, [Hesap Günü] önümüze geldiği zaman, [öteki kişiliğine,] “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı ³³ kadar bir mesafe olsaydı!” diyecektir; şu öteki kişilik ne kadar da kötüymüş!
M

Mustafa Çavdar Meali

Nihayet o kişi yoldaşıyla birlikte huzurumuza çıktığında: – Keşke seninle aramızda doğu ile batı kadar uzak bir mesafe olsaydı. Sen ne kötü bir yoldaşmışsın! Der. 7/38-39, 14/21-22
M

Mustafa İslamoğlu Meali

En sonunda çıkıp huzurumuza geldiği zaman, (şeytanî kişiliğine) der ki: “N’olaydı, keşke benimle senin aranda doğuyla batı kadar bir mesafe olaydı. Meğer (uydusu olduğum) yoldaş, ne kadar da berbatmış.”
O

Orhan Kuntman Meali

Sonunda (kıyamet gününde huzurumuza) geldiğinde, (acı gerçek ile karşılaşır ve kendisini yoldan çıkaran şeytanına): "Keşke benimle senin arasında, doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı da. (Seninle hiç karşılaşmamış olsaydın) meğer sen ne kötü arkadaşmışsın" der.
O

Osman Fırat Meali

Ta ki bize gelene kadar, (o zaman da) der ki: “Vah bana! Benimle senin aranda iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı! Bu ne kötü yakınlıkmış!”
S

Sardorxon Jahongir

Ular huzurimizga kelganda: “Qani endi men bilan sening orang g‘‎arb bilan sharq o‘‎rtasidagi uzoqlik kabi bo‘‎lsa edi. Bas sen, naqadar yomon hamrohsan”, – deydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ol vaḳt ki bize gele, eyide: Kāşki benümle senüñ arañda maġrib‐ilemaşrıḳ arasınca ola‐y‐dı. Ne yaman yoldaşsın, diye.
S

Suat Yıldırım Meali

Ta ki huzurumuza gelinceye kadar böyle devam eder. Huzurumuza çıktığında arkadaşına: “Keşke seninle aramız doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı! Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın! ” der.
S

Süleyman Ateş Meali

Nihayet (Zikr'imize karşı körlük edip yoldan çıkan o adam) bize geldiği zaman (kötü arkadaşına) der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) arası kadar uzaklık olsaydı (seni hiç görmeseydim); meğer ne kötü arkadaş(mışsın sen)!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Karîni ile berâber huzûrumuza geldiği zamân: "Nolaydı aramızda meşrikle mağrib kadar uzaklık olaydı, sen ne kabîh karîn ve mesâhibsin." dir
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Huzurumuza gelince şöyle diyecektir: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı kadar bir mesafe olsaydı! Bu ne kötü bir birliktelikmiş!”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sonunda bize geldiğinde, şeytan, yoldaşına şöyle der: "Keşke aramızda iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü yoldaşmışsın sen!"
Y

Yusuf Ali (English)

At length, when (such a one)(4640) comes to Us, he says (to his evil companion): "Would that between me and thee were the distance of East and West!"(4641) Ah! evil is the companion (indeed)!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Nihâyet Bize geldiği zaman (o refikine) der ki: «Keşki benim ile senin aranda ki maşrıkın uzaklığı olsa idi, (sen) ne kötü refîk!»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Nihayet huzurumuza geldiğinde, “Keşke seninle aramız iki doğunun(9) arası kadar uzak olsaydı! Sen ne kötü arkadaşsın!” der.
İ

İhsan Aktaş Meali

Nihayet (Zikr’imize karşı körlük edip yoldan çıkan o adam ahirette) bize geldiği zaman (şeytanî kişiliğine ve kötü yoldaşına) der ki: "Keşke benimle senin aranda (yaz ve kış için farklı farklı olan) iki doğunun uzaklığı olsaydı. Meğer sen ne kötü bir yoldaşmışsın! "der. (Böylece onu suçlayıp pişmanlık duyacaktır).*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Taki o, aldatılmış kimse bize gelince, (hesap gününde) kendini aldatana “Keşke seninle benim aramda iki doğu kadar uzak bir mesafe olsaydı. Sen ne kötü bir arkadaşmışsın” der.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Nihayet o, yoldaşı ile beraber huzurumuza gelince yoldaşına «— Keşke aramız gün doğuşu ile gün batışı [²] kadar uzak olsaydı! Sen, ne kötü yoldaşmışsın!» diyecek.
İ

İsmail Yakıt

Sonunda Biz’e geldiklerinde (arkadaşına), “Keşke seninle benim aramızda iki doğu¹³ [meşrikayn] kadar bir mesafe olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.¹⁴
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Günün birinde yoldaşıyla birlikte Bize gelince, şunu diyecektir: "Ne olurdu, benimle senin aranda Doğu ile Batı arası kadar uzaklık olsaydı! Meğer sen ne kötü yoldaş imişsin!"
Ş

Şaban Piriş Meali

Nihayet, bize geldiği zaman:-Keşke benimle senin aranda doğu ve batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir dostmuşsun!

Zuhruf Suresi 38. Ayet Meali ve Tefsiri

Zuhruf Suresi 38. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 38. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 38. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 38. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim