Sureye Dön

Zuhruf Suresi Suresi, 66. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, kıyametin kopmasından başka bir şey mi bekliyorlar ki ansızın kopuverir başlarına ve onlar, anlamazlar bile.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar kıyametin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onlar, hiç şuurunda (ve farkında) değilken kendilerine apansız geliverecek olan saatten (Hz. İsa’nın zuhur edişinden ve kıyametten) başkasını mı gözlüyorlardı?
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar farkında değillerken, ille Kıyametin kopacağı ânın kendilerine, ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
A

Ahmet Varol Meali

Onlar sırf, kendileri farkında değilken, kıyametin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
A

Ali Bulaç Meali

Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet-saatinden başkasını mı gözlüyorlar?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar farkında değillerken ansızın başlarına gelsin diye, hep o kıyametin kopmasını bekliyorlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar sadece kıyametin, farkına varmadan ansızın onlara gelmesini bekliyorlar!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, farkında olmadan kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ancak, onlar anlamadan, saatin ansızın beklerler mi gelmesini?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar özləri də bilmədən qəfildən başlarının üstünü alacaq o saatdan (qiyamət saatından) başqa bir şeymi gözləyirlər?!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin), farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.
C

Cemil Said (1924)

Ne bekliyorlar? Bağteten ve hiç düşünmedikleri bir zamânda gelecek olan sâ’ati mi?
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar (müşrikler bu tavırlarıyla), farkında değillerken, kıyametin (yeniden diriltilişin ve hesap gününün) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
E

Erhan Aktaş Meali

O Sa'at'ın¹, farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
E

Eski Anadolu Türkçesi

ay güyerler mi illā ķıyāmete kim gele anlara añsuzda anlar bilmezlerken?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar, kendileri farkında olmayarak, (başlarına) gelecek o sâatden başkasını mı gözetliyorlar?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar, hiç farkında değillerken ansızın gelecek olan son saatten başkasını mı gözlüyorlar?
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar farkında değillerken kıyâmetin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
K

Kadri Çelik Meali

Onlar, hiç farkında değilken kendilerine ansızın geliverecek olan kıyametten başkasını mı gözlüyorlar?
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bütün yaptıkları, kendileri farkında bile olmadan kıyametin ansızın kopmasını beklemekten ibaret!
M

M. Pickthall (English)

Await they aught save the Hour, that it shall come upon them suddenly, when they know not?
M

Mahmut Kısa Meali

Onlar, hiç farkında olmadıkları bir anda, ölüm meleğinin karşılarına dikilmesini veya kıyâmetin ansızın kopmasını mı bekliyorlar?
M

Mahmut Özdemir Meali

Bilincinde değillerken, Saat’in, onlara ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar, farkında değillerken o (Son) Saat’in kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
M

Mehmet Çakır Meali

Onlar hep, kıyametin anî bir baskın yaparak kendilerini gafil avlamasını bekliyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar bu tavırlarıyla kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler. Hâlbuki farkında değiller. Onlara sonunu getiren kıyamet ansızın gelecektir. Bilmiyorlar mı? Her insanın eceli dünya hayatını bitiren kendi kıyametidir. Elbette dünyanın sonunu da getiren büyük kıyamet inkâr edenlerin başına kopacaktır.
M

Muhammed Esed Meali

ONLAR, [günaha batmış olanlar,] (oturup) Son Saat’i mi bekliyorlar; onun [yaklaştığı] fark edilmeden başlarına ansızın gelmesini mi?
M

Mustafa Çavdar Meali

Şimdi onlar, ille de farkında olmadıkları bir anda, o saatin bu dünyanın sonunun başlarına ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 7/187
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Şimdi onlar, kendileri farkında değilken, ansızın başlarına gelecek olan Son Saat dışında bir şey mi gözlüyorlar?
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar (şirk ve küfürde direnen, zevk ve sefaya dalan müşrikler) o azap saatinin ansızın -farkında değillerken- başlarına çökmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
O

Osman Fırat Meali

Onlar farkında olmadan, ansızın kendilerine gelecek saatten (kıyametten) başkasını mı gözlüyorlar?
S

Sardorxon Jahongir

Ular faqat o‘‎zlari sezmagan hollarida qiyomat soati to‘‎satdan kelib qolishini kutib o‘‎tiribdilar, xolos.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anlar muntaẓır degüldür, illā ḳıyāmet günine ki gelür özlerine añsuzın,anlar sizmezler‐iken, dünyāya meşġūllar‐iken.
S

Suat Yıldırım Meali

İnsanlar, hiç farkında değillerken o kıyamet ansızın başlarına gelivermesini mi bekliyorlar?
S

Süleyman Ateş Meali

Onlar ille o sa'atin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar umûr-u dünyâ ile meşgûl olarak haberleri yok iken kıyâmetin bağteten gelmesine mi intizâr iderler?
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar, kıyamet saatinin[*] ansızın gelip çatmasından başka ne bekliyorlar? Farkına bile varamazlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Hiç farkında olmadıkları bir sırada o saatin birdenbire kendilerine gelmesinden başka neyi bekliyorlar?
Y

Yusuf Ali (English)

Do they only wait(4665) for the Hour - that it should come on them all of a sudden, while they perceive not?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlar, kendilerine farkında olmadıkları halde ansızın gelecek olan o saatten başkasını mı gözlüyorlar?
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar, hiç ummadıkları bir sırada kıyametin ansızın başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar?
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar farkında olmadıkları bir anda saatin (bu dünyanın sonunun) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Haberleri olmadığı bir anda, kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey beklemiyorlar.
İ

İsmail Yakıt

Onlar farkında olmadıkları bir sırada kıyametin [essâ’at] kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar o kalkış gününün ansızın gelip çatmasından başkasını mı bekliyorlar?
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?

Zuhruf Suresi 66. Ayet Meali ve Tefsiri

Zuhruf Suresi 66. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 66. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 66. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 66. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim