Sureye Dön

Zuhruf Suresi Suresi, 77. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve ey Malik diye bağıracaklar, yalvar Rabbine de öldürsün bizi; Malik, şüphe yok ki siz diyecek, ebedi olarak azaptasınız.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O cehennemdekiler cehennem bekçisine: “Ey Malik!” diye seslenecekler. “Rabbin hükmünü verip, işimizi bitiriversin, böyle yanmaktansa, ölüp kül kömür olmak iyidir.” Görevli diyecek ki: “Hayır, siz burada ölmeden bu şekilde ebedi duracaksınız.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(İnkârcılar, münafıklar ve zulüm yapanlar cehennem yetkilisine:) "Ey Malik (söyle), Rabbin bizim işimizi bitirsin (ve öldürüp yok etsin!)" diye seslenip (yalvaracaklardır.) O ise: "Gerçek şu ki siz (burada ebediyyen) kalacaksınız (ve bu azaba mecburen katlanacaksınız)!" diyerek (onları susturacaktır).
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar Cehennem bekçisine:
“Ey Mâlik, Rabbin bizim işimizi bitirsin” diye seslenirler. O da,
“Siz böyle kalacaksınız” der.
A

Ahmet Varol Meali

"Ey Malik! Rabbin bizim hayatımıza son versin!" diye seslenirler. O da: "Doğrusu siz kalıcısınız" der.
A

Ali Bulaç Meali

(Cehennem bekçisine:) 'Ey Malik (bekçi), Rabbin bizim işimizi bitirsin' diye haykırdılar. O: 'Gerçek şu ki siz, (burada) kalacak kimselersiniz' dedi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Cehennemin bekçisi olan Malik isimli meleğe şöyle) çağrışırlar: “ -Ey Malik! (İste de) Rabbin bizi öldürsün, (azabdan kurtulalım).” Malik de: “- Siz, (azab içinde) kalacaksınız.” der.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve Cehennem bekçisine: “Ey memur! Rabbin olan Allah, bizi öldürüp işimizi bitirsin” diye yalvarırlar. Bekçi: “Siz gerçekten bekleyeceksiniz” der.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar cehennem bekçisine şöyle seslenecekler: “Ey Mâlik! Rabbin bizi öldürsün.” Bekçi de, “Siz burada süreli olarak kalacaksınız” diyecektir.[538]
B

Besim Atalay Meali (1965)

«Ey cehennem bekçisi! Tanrın bizi öldürsün!» diyerek bağrışırlar, o da der ki: «Kalacaksınız !»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (Cəhənnəmin gözətçisi Malikə) müraciət edib deyəcəklər: “Ey Malik! Qoy Rəbbin bizi öldürsün (bu əzabdan qurtaraq)! O isə (min ildən sonra onlara): “Siz (həmişəlik burada) qalacaqsınız!” – deyə cavab verəcəkdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.
C

Cemil Said (1924)

77,78. Ânlar cehennem muhâfızlarına: "Ya Mâlik artık rabbin bizim ’azâbımıza bir nihâyet virsün" diyu bağıracaklar cevâben "Hayır kalacaksınız, biz size hak getürdik lâkin ekserîniz hakdan nefret itdiniz" dinilecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin! diye seslenirler. Mâlik de: Siz böyle kalacaksınız! der.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Görevli meleğe şöyle seslenirler:) “Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin.” O da, “Siz hep böyle kalacaksınız” der.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar cehennem bekçisine: "Ey Mâlik! Rabbin artık bizi öldürsün." diye seslenirler. Mâlik de: "Siz böylece kalacaksınız." der.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve şöyle çığrışmaktadırlar: ya mâlik! Rabbın işimizi bitiriversin, o demiştir ki: her halde siz duracaksınız
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar (cehennemdeki vazifeli meleğe,) “Ey Mâlik! Rabbin (e dua et de) bizim hakkımızda (artık ölümle) hükmetsin! (Ölelim de bu azaptan kurtulalım)” diye seslenirler. (Mâlik de onlara,) “Siz (bu azap içerisinde, bir an bile ölmeksizin, ebedî olarak) kalacaksınız!” der.
E

Erhan Aktaş Meali

“Ey malik!¹ Rabb'in bizim aleyhimize hüküm versin.”² diye seslenirler. “Siz böyle kalacaksınız.” dedi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķıġırdılar “iy mālik ya'nį ŧamu śaķlayıcı hükm eylesün üzerümüze ya'nį ölümi çalabuñ!” eyitti “bayıķ siz eglenicilersiz.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Şöyle) çağrışdılar (çağrışırlar) : «Ey Mâlik Rabbin bizi öldürsün». O da : «Siz behemehal (azâbda) kalıcılarsınız» dedi (ler).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Cehennem bekçisine: “Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin.” diye seslenirler. O da: “Siz böyle kalacaksınız.” der.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Cehennem bekçisine:) “Ey Mâlik! Rabbin(e duâ et) bizim üzerimize (artık ölümle)hükmetsin! (Ölelim de kurtulalım!)” diye seslenirler. (Mâlik:) “Doğrusu siz, (bu azabda ebedî olarak böyle) kalıcılarsınız!” der.
K

Kadri Çelik Meali

(Cehennem bekçisine,) “Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin” diye seslenirler. O, “Şüphesiz siz (burada) kalıcılarsınız” der.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Ey Mâlik, rabbin bizim işimizi bitirsin!” diyecekler; o da “Burada kalıcısınız” cevabını verecektir.
M

M. Pickthall (English)

And they cry: O master! Let thy Lord make an end of us. He saith: Lo! here ye must remain.
M

Mahmut Kısa Meali

Azâbın dehşetini görünce, başlarındaki zebanilere, “Ey kudretli melek!” diye feryat edecekler, “Ne olur Rabb’ine yalvar da, canımızı alsın bizim!” Buna karşılık melek, “Hayır!” diyecek, Çünküsiz, cezanızı çekmek için ebediyen cehennemde kalacaksınız!”
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Ey mâlik! Senin rabbin bizim işimizi bitirsin!" diye seslendiler. O da dedi ki:
-"Siz, (burada) kalıcısınız".
M

Mehmet Okuyan Meali

(Cehennemdekiler:) “Ey (mahşer meleği) [Mâlik]! [*] Rabbin bizim hakkımızda (ölüm) hükmünü versin!” diye seslenmiş, o ([Mâlik]) de “Şüphesiz ki siz böyle kalacaksınız!” demiş (olacak)tır.
M

Mehmet Türk Meali

Onlar (cehennem bekçisine:) “Ey Mâlik!¹ Rabbine (söyle de) bizim işimizi bitiriversin.”² diye bağrışacaklar. O da: “Siz (burada ebedî olarak) böylece kalacaksınız.” diyecek.
M

Mehmet Çakır Meali

O gün: " Görevli! N'olur Sahib'ine söyle de bizim işimizi bitirsin artık " diye yalvaracaklar. " Yo öyle kalacaksınız " diye cevap verilecek.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar çektikleri cezanın bıkkınlığıyla cehennem görevlisine; "Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin!" derler. Görevli onlara: "Siz hep böyle kalacaksınız! Buradan kurtuluşunuz yok!" der.
M

Muhammed Esed Meali

Ve onlar: “Ey [cehennemi] idare eden [melek]!” diye seslenecekler, “Bırak Rabbin işimizi bitirsin!” [Bunun üzerine] melek, “Siz artık [bu durumda] kalacaksınız!” diye cevap verecek.
M

Mustafa Çavdar Meali

(Cehennem bekçisine): Ey malik, Rabbine söyle bizim işimizi bitirsin, diye yalvaracaklar. O da: – Hiç çaresi yok siz burada kalıcısınız diyecek. 35/37
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ve şöyle yalvaracaklar: “Ey cehennemin bekçisi! Rabbine söyle de bizim işimizi bitirsin!”[⁴⁴¹⁸] O şöyle cevap verecek: “Şunu kafanıza sokun: siz, (gidici değil) kalıp bekleyicisiniz!”[⁴⁴¹⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Onlar cehennem bekçisine) "Ey Malik, Rabbin artık işimizi bitirsin. (Bizleri öldürsün de azaptan kurtulalım) diye yalvarmaya başlarlar. (Malik ise onlara) Şüphe yok ki siz böyle -azap içinde- kalacak kimselersiniz" der!
O

Osman Fırat Meali

“Ya Malik! Rabbin bize hükmünü uygulasın.” diye çağrıda bulundular. (Malik) dedi ki: “Şüphesiz ki siz burada kalıcılarsınız.”
S

Sardorxon Jahongir

Ular do‘‎zax farishtasiga: “Ey Molik, Robbing bizlarga hukmini qilib, jonimizni olsin”, – deb nido qiladilar. Shunda qo‘‎riqchi farishta: “Sizlar bu yerda mangu qoluvchisiz”, – deydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı nidā iderler cehennem ḫāzinine ki du‘ā eyle senüñ tañrıñ bizüm cānu‐muz alsun. Eyide: Siz hergiz bundan çıḳmazsız, diye.
S

Suat Yıldırım Meali

Cehennem bekçisine şöyle feryad ederler: “Malik! Ne olur, tükendik artık! Rabbin canımızı alsın, bitirsin işimizi! ”O da: “Ölüp kurtulmak yok, ebedî kalacaksınız burada! ” der. [87, 11-13]
S

Süleyman Ateş Meali

(Cehennemin muhafızına): "Ey Malik, Rabbin bizim işimizi bitirsin, (bizi yok etsin, böyle yaşamaktansa ölmek daha iyidir)!" diye seslendiler. (Malik) "Siz kalacaksınız (hiçbir suretle buradan kurtuluş yok)." dedi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Kurtulmakdan me'yûs olunca) "Ey Mâlik! Rabbin bâri bizin canımızı alsun" diye nidâ iderler. Mâlik (Cehennem bekçisi olan mâlik) de: "Siz 'azâbda kalacaksınız" cevâbını verir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar orada, “Ey Yetkili! Rabbin (Sahibin) bu işe bir son versin” diye bağırırlar. O da şöyle der: “Siz, burada kalıcısınız.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Şöyle seslenecekler: "Ey Mâlik! Rabbin işimizi bitiriversin." O şöyle diyecek: "Bekleyeceksiniz!"
Y

Yusuf Ali (English)

They will cry: "O Malik!(4674) would that thy Lord put an end to us!" He will say, "Nay, but ye shall abide!"(4675)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve nidâ ettiler ki: «Ey Mâlik! Rabbine dua et, bizim üzerimize (ölüm ile) hükmetsin.» (Mâlik de) Dedi ki: «Şüphe yok, siz kalıcılarsınız.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Yâ Mâlik!(13) Rabbin işimizi bitirsin artık” diye seslenirler. O da “Siz kalıcısınız” der.
İ

İhsan Aktaş Meali

(O gün suçlular, görevli meleğe) ‘’Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin (burada hayatımıza son versin) diye (yalvarıp) seslenirler. O ise: "Gerçek şu ki (yaptığınız kötü işler nedeniyle hak ettiğiniz ceza bitene kadar) siz (burada) hep kalacaksınız!" der.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Cehennemdekiler muhafıza “Ey görevli muhafız! Artık Rabbin bizim için bir hüküm versin” diye seslenecekler. Onlarda “Kesinlikle siz orada kalacaksınız.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar, cehennem bekçisine «— Malik! Rabbine niyaz et ki bize ölümle hükmetsin ki rahat edelim» diye yalvaracaklar. Malik onlara «— Siz burada kalacaksınız» diyecek.
İ

İsmail Yakıt

Onlar (görevli meleğe), “Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin” diye seslenirler. O da “Siz hep böyle kalacaksınız” der.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar şöyle ünleyecek: "Ey Cehennem bekçisi! Çalabına söyle de artık bu işe bir son versin." Cehennem bekçisi de diyecek: "Yok, siz burada kalacaksınız."
Ş

Şaban Piriş Meali

(Cehennem bekçisine):-Ey Malik, Rabbin işimizi bitirsin, diye haykırırlar. O da: Siz, kalıcısınız! der.

Zuhruf Suresi 77. Ayet Meali ve Tefsiri

Zuhruf Suresi 77. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 77. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 77. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 77. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim