Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın ve anın Allah'ın size verdiği nimeti, anın o zamanı ki düşmandınız birbirinize, kalplerinizi uzlaştırdı, nimetiyle kardeş oldunuz. İçinde ateş dolu bir çukurun tam kenarındaydınız, sizi kurtardı oradan. Allah, doğru yolu bulursunuz diye delillerini böyle açıklar işte.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Hepiniz birden Allah'ın ipine yani Allah'ın kitabına sımsıkı sarılın, sakın ayrılıp bölünerek kitap bir yerde siz bir yerde olmayın. Allah'ın size verdiği nimetlerini hatırlayın. Siz birbirinize düşman iken, kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz da, sizi ondan kurtardı. İşte cennete götüren doğru yolu bulasınız diye, Allah ayetlerini böylece açıklar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın. (Sakın) Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir vakit sizler birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. (Ümmet ve uhuvvet şuuruyla güç kazandınız.) Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, (Kur’an ve Resulüllah sayesinde) oradan sizi kurtarmıştı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
A
Ahmet Tekin Meali
Hepiniz, Allah'a olan bağınıza, taahhüdünüze, Kur'an'a, İslâm'a sadakatle sarılarak, Allah'ın himayesine sığının. Birbirinize düşmeyin, bölük pörçük olmayın, parçalanmayın. Allah'ın size ihsan ettiği nimetleri, size tevdî ettiği ilâhî değerleri, şeriatı koruyun, kollayın, zâyi etmeyin. Hani siz, birbirinize düşman idiniz de, O gönüllerinizi, akıllarınızı birleştirip, sizi birbirinize kaynaştırmıştı. O'nun nimeti, İslâm dini sayesinde kardeş olmuştunuz. Ateşten bir çukurunun kenarında, ateşe düşmek üzere iken, oradan da, sizi O kurtarmıştı. Böylece Allah iyiliği, birliği emreden, yahudilerin ve diğerlerinin tuzaklarından sakındıran âyetlerini size açıklıyor. Umulur ki, doğru yolu bulur, İslâm'da sebat etmiş olursunuz.
A
Ahmet Varol Meali
Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani siz birbirinize düşmandınız Allah gönüllerinizi birbirine yaklaştırdı da O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz Allah sizi oradan kurtardı. Doğru yola erişmeniz için Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
A
Ali Bulaç Meali
Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Elbirlik Allah'ın dinine (şeriatına) sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılıp dağılmayın. Allah'ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki, cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken o, sizin kalbleriniz arasında üflet (yakınlık ve sıcaklık) meydana getirdi de onun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da Allah, İslâmınız sebebiyle o ateşe (cehenneme) düşmekten sizi kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki, doğru yola eresiniz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve hepiniz Allah’ın ipine (Kur’ana) sımsıkı sarılın. Ve sakın dağılmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ki siz birbirlerinize düşman iken, O, kalplerinizi birleştirdi. Onun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ayrıca ateşten bir çukurun ağzında iken, O, sizi ondan kurtardı. Böylece Allah ayetlerini size açıklıyor ki, doğru yolu bulasınız.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız, ayrılığa düşmeyiniz, Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız; hani birbirinize düşmandınız da, O kalplerinizi kaynaştırdı ve O'nun lütfu ile kardeş oldunuz. Ateşli bir çukurun kenarındayken, ondan sizi O kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.[58]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hepiniz de, Allahın yoluna sarılasınız, bölük bölük olmayın, Allahın size olan nimetini anınız, sizler birbirinize düşmandınız, Allahın nimetiyle gönüller birleşerek, kardeş oldunuz, ateşli bir uçurumun kıyısındaydınız, Allah kurtardı oradan sizi, Allah size, böylecene âyetlerin açıklar, umut olunur ki doğru yolu bulasınız
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Hamılıqla Allahın ipinə (dininə, Qur’ana) möhkəm sarılın və (firqələrə bölünüb bir-birinizdən) ayrılmayın! Allahın sizə verdiyi ne’mətini xatırlayın ki, siz bir-birinizə düşmən ikən. O sizin qəlblərinizi (islam ilə) birləşdirdi və Onun ne’məti sayəsində bir-birinizlə qardaş oldunuz. Siz oddan olan bir uçurumun kənarında ikən O sizi oradan xilas etdi. Allah Öz ayələrini sizin üçün bu şəkildə aydınlaşdırır ki, haqq yola yönəlmiş olasınız!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a/Kur’an’a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam’la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki, cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O, sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur’an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki, doğru yola eresiniz.
C
Cemil Said (1924)
Hepiniz Allâh’a sarılınız, ândan ayrılmayınız. Ânın ni’metlerini tahattur idiniz, siz biri birinize düşman iken Allâh kalblerinizi birleşdirdi ve sâyesinde birâderlerden mürekkeb bir kavim oldınız. Siz ateş hendekinin yanında idiniz, sizi kurtardı. Size âyât-ı mübeyyinesini beyân itdi ki tarîk-i hidâyetde rehberiniz olsun.
D
Diyanet Vakfı Meali
Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
topunuz bir Allah ipine sım sıkı tutunun, biribirinizden ayrılmayın ve Allahın üzerinizdeki ni'metini düşünün, sizler birbirinize düşmanlar iken o sizin kalblerinizin arasında ülfet husule getirib yanaştırdı da ni'meti sayesinde uyanıb kardeş oldunuz, hem sizler ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da o tuttu sizi ondan kurtardı, şimdi böyle size âyetlerini beyan ediyor ki Allaha doğru gidebilesiniz
E
Emrah Demiryent Meali
(Ey îmân edenler!) Hep birlikte Allah’ın dinine (Kur’ân’ın hükümlerine) uyun (ve sakın, câhiliye devrinde yaptığınız gibi kavmiyetçilik güderek, savaşarak) ayrılığa düşmeyin. Allah’ın, üzerinizdeki (İslâm) nimetini hatırlayın. Hani sizler, birbirinize düşman (kabileler) idiniz de Allah, (lütfuyla) kalplerinizi birbirine ısındırıp kaynaştırdı ve onun (İslâm) nimetiyle (hepiniz dinde) kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş (küfür) çukurunun kenarında idiniz de (Allah, Peygamber’ini ve vahyettiği Kur’ân’ı yollamakla) sizi (ölümüzden evvel) oradan (îmânsızlık çukurundan) kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor ki hidâyete eresiniz.
E
Erhan Aktaş Meali
Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O'nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki belki doğru yolu bulursunuz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yapışuñ Tañrı ipine ya'nį dįnine, hep; daħı bölük bölük olmalı. daħı anuñ Tañrı ni'met ini, üzerüñüze, ol vaķt kim olduñuzıdı düşmānlar; pes dirdi göñüllerüñüz arasını pes olduñuz ni'met-i-y-ile ya'nį islām-la ķarındaşlar. daħı olduñuz-ıdı çuķur ķırañ üzere oddan pes ķurtardı sizi andan. [32a] ancılayın bellü eyler Tañrı size āyetlerini anuñ-içün kim siz ŧoġru yol dutasız.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Hepiniz, topdan sımsıkı Allah'ın ipine sarılın. Parçalanıb ayrılmayın. Allahın, üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz (birbirinizin) düşmanlar (ı) idiniz de O, kalblerinizi (İslama ısındırıb) birleşdirmişdi. İşte Onun (bu) nimeti sayesinde (dîn) kardeşler (i) olmuşdunuz ve yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmışdı. İşte Allah size âyetlerini böylece apaçık bildiriyor. Tâki doğru yola eresiniz.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine (:vahye) sıkıca tutunun ve fırkalara ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman iken O, duygu ve düşüncelerinizi birbirine yakınlaştırmış ve siz, Allah’ın nimetiyle kardeşler olmuştunuz. Yine siz tam ateş çukurunun kenarındayken sizi oradan kurtarmıştı. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki hidayete ulaşırsınız.
H
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'ân'a) sımsıkı sarılın ve parçalanmayın!(3)Hem Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın! Hani (siz) (birbirinize) düşmanlar idiniz de (Allah)kalblerinizin arasını (İslâm ile) birleştirdi; böylece O'nun ni'meti sâyesinde kardeşler oldunuz. Hem ateşten bir çukurun kenarında (küfür içinde) idiniz de sizi oradan kurtardı. Allah, size âyetlerini böyle açıklar, tâ ki hidâyete eresiniz.
K
Kadri Çelik Meali
Toptan Allah'ın ipine sarılın da ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Allah, hidayete erişesiniz diye size ayetlerini böylece açıklar.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.
M
M. Pickthall (English)
And hold fast, all of you together, to the cable of Allah, and do not separate. And remember Allah's favour unto you: how ye were enemies and He made friendship between your hearts so that ye became as brothers by His grace; and (how) ye were upon the brink of an abyss of fire, and He did save you from it. Thus Allah maketh clear His revelations unto you, that haply ye may be guided,
M
Mahmut Kısa Meali
Hep birlikte, Allah’ın yeryüzüne uzatmış olduğu Kur’an ipine ama tümüne sımsıkı sarılın; sakın ondan ayrılmayın! Allah’ın size olan nîmetini hatırlayın: Hani birbirinize düşman idiniz fakat Allah kalplerinizi kaynaştırıp birleştirdi de, O’nun nîmeti sayesinde hepiniz kardeş oldunuz. Ve hani, ateş dolu bir uçurumun tam kenarında idiniz de, Allah sizi oradan kurtardı. İşte Allah, öğüt alıp doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size böyle açıkça bildiriyor. Fakat düzensiz, başıboş ve dağınık bir toplum bu hedefleri gerçekleştiremez. Öyleyse:
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah’ın ipine topluca tutunun; parçalanmayın! Sizin üzerinizdeki Allah’ın nimetini anın! Hani, siz düşmandınız; kalblerinizi uzlaştırdı. O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.
Ateş’ten bir çukurun kenarındaydınız; sizi ondan kurtardı.
Doğru yola erişmeniz için Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.
M
Mehmet Okuyan Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın; [*] ayrılmayın! [*] Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız da kalplerinizi birleştirmişti [*] ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Ateşten bir çukurun tam kenarındayken oradan da sizi kurtarmıştı. Allah doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
M
Mehmet Türk Meali
Hep birlikte asla ayrılığa düşmeden, Allah’ın ipi¹ (olan İslâm Dini)ne sımsıkı sarılın ve Allah’ın bu nîmetini sakın unutmayın. Zîrâ Allah, o nîmetiyle kalplerinizi uzlaştırarak sizi, bir zamanlar birbirinize düşman iken kardeş yaptı. Hatta siz, bir ateş çukurunun tam kenarındayken O, sizi oraya düşmekten kurtardı. Allah size, en doğru yola ulaşasınız diye âyetlerini işte böyle açıklıyor.
M
Mehmet Çakır Meali
Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, dağılmayın. Allah'ın size verdiği nimetin kadrini bilin: Çünkü sizler birbirinize düşman iken, Allah kalplerinizi kaynaştırmış, ve bu iyiliği sayesinde hepiniz kardeş olmuştunuz. Tam da lav çukurunun kenarında iken, sizi oraya düşmekten yine o kurtarmıştı. Allah sözlerini size bu şekilde açıklıyorsa bu, sizin düze çıkabilmeniz içindir.
M
Mehmet Çoban Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak parçalanmayın! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani siz birbirinize düşman idiniz. O, kalplerinizi birleştirdi. Onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun kenarında iken sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki belki doğru yola gelirsiniz.
M
Muhammed Esed Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah’ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O’nun lütfu ile kardeş oldunuz; ve ateşli bir uçurumun ⁷⁹ kenarında [iken] sizi ondan [nasıl] korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız,
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve topluca Allah’ın ipi Kuran’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani siz, bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı. O’nun bu Kuran nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtardı. Doğru yolu bulasınız diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor. 6/159, 30/32, 42/13, 23/52-53, 21/92-93-94
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın![⁶³⁶] Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lutfu sayesinde kardeş oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.
O
Orhan Kuntman Meali
Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine (Kur'an'a) sarılın, parçalanıp (birbirinizden sakın) ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, sizler birbirinizin düşmanları idiniz de O; kalblerinizi (İslam’a ısındırıp) birleştirmişti. O'nun bu nimeti sayesinde sizler din kardeşi olmuştunuz! Yine (hatırlayın ki) siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken (putlara taptığınız için cehenneme sürüklenirken) sizi O kurtarmıştı! (Size doğru yolu göstermişti) İşte Allah ayetlerini size böyle açıklıyor ki, (ibret alıp) hidayete eresiniz.
O
Osman Fırat Meali
Allah’ın ipine topluca sımsıkı sarılın, fırka fırka olmayın. Allah’ın üzerinize olan nimetini hatırlayın ki siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını birleştirdi; O’nun nimetleriyle kardeşler oldunuz. Ateşe doğru bir uçurumun kenarında idiniz, sizi oradan çevirdi. Böylece Allah ayetlerini açıklıyor, belki doğru yola erersiniz.
S
Sardorxon Jahongir
Hammangiz birgalikda Allohning arqoni Qur’onni mahkam tutinglar va ajralib ketmanglar. Allohning sizga bergan ne’matini yodga olinglar. Bir paytlar bir-biringizga dushman edingiz so‘ng, qalblaringizni o‘zaro oshno qilib qo‘ydi. Uning ne’mati soyasida birodarlarga aylandingiz. Do‘zax chuqurining yoqasida ekaningizda undan sizlarni qutqardi. Hidoyat yo‘lini topishingiz uchun Alloh sizlarga oyatlarini mana shunday bayon qiladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yitişüñüz barçañuz Tañrı ipine ki Ḳur’āndur. Daḫı ayrılmañuz ḥaḳdan, daḫı añuñuz Tañrınuñ ni‘metlerini ki size virüpdür siz düşmanlar‐iken yü‐reklerüñüze muḥabbet bıraḳdı, pes Tañrınuñ ni‘meti‐y‐le ḳardaşlar ol‐duñuz. Daḫı durmış‐ıduñuz ḳırañında bir çuḳur ki ṭamu odından, pes ḳur‐tardı Tañrı sizi anda[n]. Anuñ gibi beyān eyler Tañrı Ta‘ālā size āyetlerini, olakim doġru yol dutasız. |
S
Suat Yıldırım Meali
Hepiniz toptan, Allah'ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalplerinizi birbirine ısındırmış ve onun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı. Allah size âyetlerini böylece açıklıyor, ta ki doğru yola eresiniz. [8, 63]
S
Süleyman Ateş Meali
Ve topluca Allah'ın ipine yapışın, ayrılmayın; Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allah) kalblerinizi uzlaştırdı. O'un ni'metiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, (Allah) sizi ondan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh'ın ipine cümleniz sımsıkı yapışınız [¹] ve birbirinizden ayrılub tefrikaya düşmeyiniz, Allâh Te'âlâ'nın size olan ni'metlerini hâtırlayınız. Siz (İslâm'dan evvel) birbirinizin düşmanı iken kalblerinizin arasını barışdırdı. Ve onun ni'meti sâyesinde yekdiğerinizin kardaşı oldınız. Ve siz cehennem girdâbının kenarında (içine yuvarlanmak üzere) iken sizi kurtardı. İşte hidâyete vâsıl olmanız içün Allâh Te'âlâ size âyâtını beyân ider.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah'ın ipine (Kur’an’a)[*] hep beraber sıkı sarılın, uzakta kalmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini aklınızdan çıkarmayın. Bir zamanlar aranızda düşmanlıklar vardı; Allah, kalplerinizi birbirine ısındırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarındaydınız, oradan sizi O kurtardı. Allah, âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
Y
Yusuf Ali (English)
And hold fast, all together, by the rope(429) which Allah (stretches out for you), and be not divided among yourselves; and remember with gratitude Allah.s favour on you; for ye were enemies(430) and He joined your hearts in love, so that by His Grace, ye became brethren; and ye were on the brink of the pit of Fire, and He saved you from it. Thus doth Allah make His Signs clear to you: That ye may be guided.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve hepiniz Allah Teâlâ'nın ipine sımsıkı sarılınız ve birbirinizden ayrılmayınız. Ve Allah Teâlâ'nın üzerinizde olan nîmetini de yâdediniz ki, siz birbirinize düşmanlar iken sonra Allah Teâlâ kalplerinizi birleştirdi de O'nun nîmeti sebebiyle kardeşler oluverdiniz de sizler ateşten bir çukur kenarında iken sizi ondan çekip kurtardı. İşte Allah Teâlâ âyetlerini sizlere açıklar, tâ ki hidâyete erebilesiniz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Hep birden sımsıkı Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini de hatırlayın ki, siz birbirinize düşman iken, kalplerinizi kaynaştırdı da Onun nimeti sayesinde kardeş oluverdiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız; O sizi oraya düşmekten kurtardı. Doğru yola erişmeniz için, Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Ey inanmış olanlar!) O hâlde hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a ve ihtiva ettiği bütün mesajlara) sımsıkı sarılın ve (fırkalar, mezhepler hâlinde) bölünüp parçalanmayın. Hem Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani bir zaman (birbirinize) düşmanlar idiniz de (Allah) gönüllerinizin arasını (barış dini olan İslâmla) birleştirdi; böylece O’nun nimeti (olan İslâm) sayesinde kardeşler oldunuz. Yine siz, ateşten bir çukurun kenarında idiniz de, O sizi (İslâm ile) oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yola eresiniz. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah’ın gönderdiği kitabına (ipine) sımsıkı sarılın, (aranızda) ayrılığa düşmeyin, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar siz kendi aranızda birbirlerinize düşmanlardınız, sonra Allah kalplerinizi birbirinize ısındırdı da kardeşler olmuştunuz ve siz o zamanlar ateşten bir uçurumun kenarında (müşrik veya ehli kitaptan) idiniz ve Allah bu durumdan sizi kurtarmıştı. Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki, belki doğru yola girersiniz.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Hepiniz birden Allah/ın ipine [²] sımsıkı sarılın, birbirinizden ayrılmayın, Allah/ın size olan nimetini yâdedin. Hani sizler yekdiğerinize düşman idinizdi. Allah sizin kalplerinizi İslâm ile birleştirdi de onun nimeti sayesinde kardeş oldunuzdu. Siz, bir zaman ateş çukurunun kenarına kadar gelmiştiniz de Allah sizi oradan kurtarmıştı. Artık Allah hidayet bulasınız diye âyetlerini böyle beyân ediyor.
İ
İsmail Yakıt
Hep birlikte Allah’ın ipine yapışınız ve sakın ayrılığa düşmeyiniz. Allah’ın size olan nimetini hatırlayınız. Hani bir zamanlar sizler birbirinize düşmandınız. O kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimetiyle/lütfuyla kardeş oldunuz. Siz ateşten bir çukurun tam kenarındaydınız, Allah sizi oradan kurtardı. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki doğruyu bulasınız.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Hepiniz birden Allah’ın dinine sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılmayın. Allah’ın size karşı olan bunca iyiliğini bir düşünün. Bir ara siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi. Yine Allah’ın iyiliği yüzünden birbirinizle kardeş oldunuz. Yine bir ara ateş çukurunun ta kıyısında idiniz de sizi oradan yine Allah kurtardı. İşte Allah size belgelerini böyle açıklıyor, doğru yolu tutasınız diye.
Ş
Şaban Piriş Meali
Topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O'nun bu nimeti ile kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Doğru yola çıkasınız diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
Âl-i İmrân Suresi 103. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 103. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 103. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 103. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 103. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?