İçinizde öyle kişiler bulunmalı ki onlar, sizi hayra çağırsın, size iyiliği emretsin, sizi kötülükten vazgeçirmeye çalışsın ve onlardır kurtulanlar, muratlarına erenler.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İçinizden iyi ve yararlı olana davet eden, doğru ve iyi olanı emreden ve kötülüklerden sakındıran bir topluluk çıksın. İşte gerçek kurtuluşa kavuşanlar onlardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
İçinizden (insanları Hakka ve) hayra davet edecek, (ve bunun sonunda elde edecekleri devlet ve hükümet imkânlarıylama’rufu) iyilikleri emredip yürütecek ve (münkeri) kötülükleri de nehyedip önleyecek bir ümmet bulunsun. (Bu hizmet ve hedefler için bir liderin çevresinde organizeli bir teşkilat kurulsun.) İşte asıl kurtuluşa ve başarıya erecek olan bunlardır.
A
Ahmet Tekin Meali
İçinizden, iyiliğe, dünya ve âhiret için en hayırlı olana, İslâm'a, Kur'ân'a, Kuran ilkeleriyle yaşamaya davet eden, teşvik eden, sevkeden; Kurân'ın ve sünnetin hükümlerini, meşrû olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî verileri, mü'minlerin tasvip etttiği, icrasında hayır gördüğü planları, programları, adaleti uygulayarak, kamu düzenini sağlayan, iyiliği emreden, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü'minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünu akıllarını kullanıp yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliğini temin eden, teşkilatçı, eğitimli, yetişmiş, yönetici, uzman, tutkun kadrolar, müesseseler (devlet-sivil toplum kuruluşları) bulunsun. Onlar, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
A
Ahmet Varol Meali
İçinizde hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir.
A
Ali Bulaç Meali
Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İçinizden, insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar, kurtuluşa erenlerdir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Sizden iyiliğe çağıran, güzel şeyleri emreden, iğrenç şeylerden sakındıran bir topluluk oluşsun. İşte gerçek kurtuluşa kavuşanlar onlardır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir grup bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.[59]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Aranızda, bir dernek bulunmalı ki hayra çağırıp, iyiliği buyura, kötülükten alıkoya; işte bunlar kurtulurlar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ey müsəlmanlar!) İçərinizdə (insanları) yaxşılığa çağıran, xeyirli işlər görməyi əmr edən və pis əməlləri qadağan edən bir camaat olsun! Bunlar (bu camaat), həqiqətən nicat tapmış şəxslərdir.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun. Nihai kurtuluşa erişecek kimseler, işte bunlardır.
C
Cemil Said (1924)
Tâ ki diğerlerini hayra da’vet ve iyi şeyleri emir ve fenâ şeyleri men’ iden bir ümmet olasınız böyle hareket idenler felâh bulacaklardır.
D
Diyanet Vakfı Meali
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hem sizden müteşekkil, önde gider, hayra davet eder, maruf ile emir ve münkerden nehyeyler bir ümmet olsun, işte onlardır o felâhı bulacaklar
E
Emrah Demiryent Meali
İçinizden, (insanları) hayra çağıran, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
E
Erhan Aktaş Meali
Siz, hayra çağıran, ma'rûfu¹ öneren, munkerden² sakındıran bir topluluk olun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olsun sizden bir cema'at, oķırlar ħayr dapa daħı buyururlar eyü işi daħı yıġarlar yavuz işden. daħı şunlardur ķurtılıcılar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (Onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükden vaz geçirmiye çalışsınlar. İşte onlar muraadına erenlerin ta kendileridir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İçinizden hayra çağıran, ma’rufu[4] emreden ve münkerden[5] meneden bir ümmet olsun. İşte onlar kurtulanlardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde içinizden, hayra da'vet eden ve iyiliği emredip kötülükten men' eden bir topluluk bulunsun! Ve işte kurtuluşa erenler, ancak onlardır.
K
Kadri Çelik Meali
Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk olsun. İşte kurtuluşa erişenler yalnız onlardır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
M
M. Pickthall (English)
And there may spring from you a nation who invite to goodness, and enjoin right conduct and forbid indecency. Such are they who are successful.
M
Mahmut Kısa Meali
İçinizden, insanlığı hayra çağıran, Kur’an’ın ortaya koyduğu evrensel adâlet ölçüleri çerçevesinde iyiliği emreden vekötülükleri önlemeye çalışanyönetme ve yönlendirme yetkisine sahip bir topluluk bulunsun. İştegerçek anlamda mutluluğa ve kurtuluşa erenler, bunlardır. Eğer bu görevi yerine getirmeyecek olursanız, sizden öncekilerin başına gelen felâketler, sizin de başınıza gelebilir. O hâlde;
M
Mahmut Özdemir Meali
Sizden Ma’rûf’u (Örfe Uygun Olan’ı / Tanındık-Bilindik Olan’ı) iş edinen, Münker’den (Bilinmedik Olan’dan) kaçınan ve Hayr’a davet eden bir ümmet olsun!
İşte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Hayra çağıran, iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelleyen (sakındıran) bir ümmet olun! [*] İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.
M
Mehmet Türk Meali
Sizden¹ (Müslümanları sürekli) İslâ-m’a çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran nitelikli bir topluluk² bulunsun.³ İşte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
M
Mehmet Çakır Meali
Artık sizin içinizde dahi insanları, hayra çağıran, öz değerlere sahip çıkmanızı önerip kötüden alıkoyan önderler bulunsun. Bunu yapanlar kurtuldu demektir.
M
Mehmet Çoban Meali
Sizden hayra çağıran ve iyiliği emredip kötülükten meneden bir topluluk bulunsun! İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
M
Muhammed Esed Meali
ve belki içinizden iyi ve yararlı olana davet eden, doğru olanı emreden, eğri ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk çıkar: nihaî kurtuluşa erişecek kimseler, işte bunlar olacak.
M
Mustafa Çavdar Meali
Sizden, iyi ve güzele çağıran, kötü ve çirkin olanı da engelleyen bir toplum oluşsun. İşte kurtuluşa erecekler bunlardır. 9/112, 22/41, 3/110
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Öyleyse sizler hayra çağıran, meşru ve iyi olanı öneren, kötü ve yanlış olandan da sakındıran bir ümmet olun![⁶³⁷] İşte onlar, evet onlardır sonsuz mutluluğa erenler.
O
Orhan Kuntman Meali
İçinizde hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun; işte kurtuluşa erenler onlardır!
O
Osman Fırat Meali
Ve sizden, insanları hayra çağıran, marufu emreden, münkeri (kabul görmemiş yanlışları) men eden bir topluluk bulunsun. İşte bunlar felah bulanlardır.
S
Sardorxon Jahongir
Ey mo‘minlar, orangizdan xayrga chaqiradigan, yaxshilikka buyuradigan va yomonlikdan qaytaradigan bir jamoat bo‘lsin. Ana o‘sha kimsalar najot topuvchilardir.
Ey müminler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği yayıp kötülükleri önleyen bir topluluk bulunsun. İşte selâmet ve felâhı bulanlar bunlar olacaklardır. [3, 110. 114; 7, 157; 9, 71. 112; 22, 41; 31, 17]
S
Süleyman Ateş Meali
İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men'eden bir topluluk olsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ve sizden insânları hayra çağırınız, eyi ve hayırlı şeylerle emr, fenâ ve gayr-ı makbûl şeylerden nehy iyler bir ümmet olsun (öyle olunuz). İşte onlar (öyle bir ümmetin efrâdı) necât ve felâh bulucılardır.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İçinizde insanları iyiliğe çağıran, marufa uymalarını isteyen ve münkere[1] karşı çıkan önder bir toplum (ümmet) bulunsun. İşte umduklarını bulacak olanlar onlardır[2].
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İçinizden hayra çağıran, doğruluk ve güzelliği belirlenene özendiren, kötülük ve çirkinliğe belirlenenden sakındıran bir topluluk olsun. Kurtuluş ve zafere erenler işte onlardır.
Y
Yusuf Ali (English)
Let there arise out of you a band of people inviting to all that is good, enjoining what is right, and forbidding what is wrong: They are the ones to attain felicity(431).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve sizden hayra davet eder, ma'ruf ile, münkerden nehy eyler bir cemaat bulunsun, işte felâh bulucular onlardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
İçinizden öyle bir topluluk bulunmalı ki, hayra çağırsın, iyiliği teşvik etsin, kötülükten sakındırsın. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.(19)
İ
İhsan Aktaş Meali
Öyleyse sizden (insanlığı) iyi ve yararlı olana (evrensel değerlere) davet eden, doğru ve iyi olanı (insanlığın hayat rehberi olan Kur’an’a uygun olanı ve toplumsal değer yargılarına göre toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edileni) emreden ve (insanları) kötülüklerden (zulmün, haksızlığın her türlüsünden, insan hak ve hukukunu çiğnemekten, kısaca Kur’an’da yasaklanan ve uygun görülmeyen her türlü kötü tutum ve davranışlardan) sakındıran bir topluluk (devlet-sivil toplum kuruluşları) bulunsun. İşte onlar (samimiyetle bu görevi yerine getirenler) kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
İçinizden, iyi ve doğru olan (hayra) şeylere çağıran, iyiliği emreden ve kötülükleri açıklayan bir topluluk bulunsun. İşte bu şekilde olan bir topluluk kurtulmuştur.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
İçinizden hayre çağırır, iyi işi [³] emir, kötü işten nehyeder bir cemaat ayrılmalı. İşte felâh bulanlar onlardır.
İ
İsmail Yakıt
Siz hayra çağıran ve iyiliği/iyi ve güzel şeyleri [ma’rûf] kendine iş edinen ve çevresine de telkin eden²⁵ ve kötülüğü engelleyen bir topluluk [ummet] olun.²⁶ İşte onlar mutluluğa erenlerin [muflihûn] tâ kendileridir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sizin aranızda öyle bir ulus bulunsun ki herkesi iyilik işlemeye çağırsın, uygunu buyursun, uygunsuzu yoğasın. İşte onanlar bunlardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sizden hayra davet eden, iyiliği emredip, kötülükten uzaklaştıran bir ümmet oluşsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Âl-i İmrân Suresi 104. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 104. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 104. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 104. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 104. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?