Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 105. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra da gene bölük bölük olanlara, gene ayrılığa düşenlere benzemeyin. Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır pek büyük azap.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Kendilerine açık belgeler geldikten sonra, Allah ve elçileri ile ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Sakın ha) Kendilerine açık deliller (ve kesin Kur’ani hükümler) geldikten sonra ayrılığa düşüp ihtilaf edenler (ve Hakk’tan kayıp gidenler) gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
A

Ahmet Tekin Meali

Kendilerine apaçık âyetler, deliller geldikten sonra, birbirinize düşerek bölük pörçük olup, parçalanıp, ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkaran, doğru bilgileri çarpıtan ehl-i kitap gibi olmayın. Onlar, işte onlar için büyük bir ceza vardır.
A

Ahmet Varol Meali

Kendilerine açık belgeler geldikten sonra dağılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ey müminler, kendilerine açık deliller ve âyetler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşen Hristiyan ve Yahudî'ler gibi olmayın. İşte onlar için çok büyük bir azâp vardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Kendilerine açık mucizeler geldikten sonra ihtilafa düşüp dağılanlar gibi olmayın. Böyleler için büyük bir azap vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşüp parçalananlar gibi olmayınız. İşte bunlar için feci bir azap vardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kendilerine belgeler geldikten sonra, bölük bölük olan, ayrışan kimselere benzemeyin, işte bunlar için ulu azap var
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Allahdan tərəfindən) açıq-aydın dəlillər gəldikdən sonra, bir-birindən ayrılan və ixtilaf törədən şəxslər kimi olmayın! Onlar böyük bir əzaba düçar olacaqlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
C

Cemil Said (1924)

Âyât-ı mübeyyineye şâhid oldukdan sonra ihtilâf idüb fırkalar teşkîl idenler gibi olmayınız. Ânlar ’azâb-ı elîme dûçâr olacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

105,106. Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve şunlar: Şu kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıb ihtilâf edenler gibi olmayın, onlar için büyük bir azab var
E

Emrah Demiryent Meali

(Ey mü’minler!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra (dinin esaslarında) ayrılığa düşüp, ihtilaf eden (hıristiyan ve yahûdî) ler gibi olmayın. İşte onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı olmañ anlarcılayın kim bölük oldılar, daħı ŧartışdılar; andan śoñra kim geldi anlara ḥüccetler daħı şunlar, anlaruñdur 'aźāb ulu.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Siz kendilerine apaçık deliller, âyetler geldikten sonra parçalanıb ayrılanlar, ihtilâfa düşenler gibi olmayın: işte onlar (ın haali): En büyük azâb onlarındır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine açık deliller geldikten sonra, fırkalara ayrılıp da ihtilafa düşenler gibi olmayın. Onlara çok büyük bir azap vardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ihtilâfa düşenler (yahudi ve hristiyanlar) gibi de olmayın! Hem işte onlar yok mu, kendileri için (pek) büyük bir azab vardır.
K

Kadri Çelik Meali

Kendilerine belgeler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar içindir büyük bir azap.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayınız. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
M

M. Pickthall (English)

And be ye not as those who separated and disputed after the clear proofs had come unto them. For such there is an awful doom,
M

Mahmut Kısa Meali

Sakın ola ki, kendilerine hakîkati tüm berraklığıyla gösteren Tevrat, İncil ve Kur’an gibi apaçık belgeler gelmesine rağmen ayrılığa düşüp dağılan şu Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın! Çünkü onlar için, büyük bir azap vardır!
M

Mahmut Özdemir Meali

Kendilerine Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın!
İşte onlar için çok büyük bir azâp vardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için büyük bir azap vardır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey îman edenler!) Kendilerine apaçık hükümler geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşen (Hıristiyan ve Yahû-dî)ler¹ gibi olmayın.² İşte onlara büyük bir azap vardır.
M

Mehmet Çakır Meali

Son derece açık belgelere rağmen, kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp darma dağın olanlar gibi olmayın. Bu gibilerin cezası çok ağır olacak.
M

Mehmet Çoban Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! Ayetler geldikten sonra inandık dedikleri halde ayrılığa düşenler ve parçalanıp birbirine düşman olanlar için büyük bir azap vardır.
M

Muhammed Esed Meali

Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra karşıt görüşlere kapılıp parçalananlar gibi ⁸⁰ olmayın; işte bunlar için feci bir azap vardır,
M

Mustafa Çavdar Meali

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşüp, bölünüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için korkunç bir azap vardır. 6/59, 42/13
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra parçalanıp birbirine düşen kimseler gibi olmayın;[⁶³⁸] işte bunlar var ya, korkunç bir azaba müstahak olanlardır;
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey iman edenler) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşenler (evvelki ümmetler) gibi olmayın. İşte onların hali, en büyük azap onlarındır.
O

Osman Fırat Meali

Kendilerine beyyineler (açık bilgiler) geldikten sonra fırka fırka olup ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar için elim bir azap vardır.
S

Sardorxon Jahongir

O‘‎zlariga ochiq-oydin dalillar kelganidan keyin ham bo‘‎linib, ixtilofga tushgan kimsalar kabi bo‘‎lmanglar. Ana shundaylarga ulkan azob bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı olmañuz ol kişiler gibi kim bölük bölük oldılar, daḫı çekişdiler gel‐genden ṣoñra özlerine bellü işler. Anlara vardur ulu ‘aẕāb cehennemiçinde.
S

Suat Yıldırım Meali

Kendilerine kesin delillerin gelmesinden sonra bölünüp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
S

Süleyman Ateş Meali

Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azab vardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kendilerine beyyinât (kitâb ve rasûl) geldikden sonra aralarında ihtilâf idüb birbirinden ayrılanlar (yahûdîler ve hıristiyanlar) gibi olmayınız. Onlara (birbirlerinden ayrılanlara) büyük 'azâb vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerine açık âyetler geldikten sonra onlardan uzakta kalan ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Be not like those who are divided amongst themselves and fall into disputations after receiving Clear Signs: For them is a dreadful penalty-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıp ihtilâfa düşenler gibi de olmayınız. Ve işte onlar için büyük bir azap vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra anlaşmazlığa düşüp de parçalananlar gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey inananlar!) Kendilerine açık deliller geldikten sonra (mezhepler hâlinde) parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar (parçalanıp ayrılığa düşenler) için büyük bir azap vardır. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Kendilerine açıklayıcı ayetler geldikten sonra, ihtilafa düşen ve ayrı ayrı guruplara ayrılanlar gibi olmayın. İşte bu şekilde davrananlara acıklı bir azap vardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kendilerine açık âyetler geldikten sonra birbirlerinden ayrılıp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
İ

İsmail Yakıt

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılanlar ve ihtilaf edenler gibi olmayınız. İşte onlar için çok büyük bir azap vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Siz kendilerineaçıklayıcı belgeler geldikten sonra birbirinizden ayrılıp çekişmeye başlıyanlar gibi olmayın. Onlar için pek büyük bir azap vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Âl-i İmrân Suresi 105. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 105. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 105. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 105. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 105. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim