Sureye Dön

Âl-i İmrân Suresi Suresi, 116. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gerçekten de o kafirlerin ne malları Allah azabından onları koruyabilir, ne evlatları ve onlardır ateş ehli olanlar, orada ebedi kalırlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler yok mu? Onların ne dünyadaki malları, ne de evlatları, Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateşin halkıdırlar, orada temelli olarak kalacaklardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şu da bir gerçektir ki, o inkâr edenlerin ne malları, ne çocukları, onlara Allah’tan yana (O’nun azabından kurtulma adına) hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde fayda) eriştirmeyecektir. İşte onlar ateşin ehlidir, (cehenneme girecek ve) onda temelli olarak kalacak (kimselerdir).
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'ı, peygamberlerini, Allah'a imanın gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, ne malları-servetleri, ne evlâtları, Allah'tan gelecek bir şeyi, hiçbir cezayı asla engelleyemeyecektir. Onlar cehennemliktirler. Orada ebedî kalırlar.
A

Ahmet Varol Meali

İnkar edenlerin malları ve çocukları Allah katında onlara bir şey kazandırmayacaktır. Onlar ateşe atılacak olanlardırlar. Orada sonsuza kadar kalacaklardır.
A

Ali Bulaç Meali

Gerçekten inkâr edenlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Allah'tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli kalacaklardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kâfir olanlar (var ya!) onların ne malları, ne evlâdları kendilerini Allah'ın azâbından asla kurtaracak değildir. Onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O azgın kâfirlere gelince, ne malları ne de evlatları kendilerine Allah’tan yana bir fayda vermeyecektir. Onlar ateşin arkadaşlarıdırlar. İçinde ebedî kalacaklardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İnkâr edenlere gelince, onların malları da evlatları da Allah'ın azabından korunmak için kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir; onlar orada uzun süreli kalacaklardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kâfirlerin ne malları, ne dahi oğulları Allaha karşı bir fayda eder, işte bunlar cehennemlik, orda sonsuz kalırlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əlbəttə, kafir olan şəxslərin nə malları, nə də övladları onları Allahdan (Allahın əzabından) əsla qurtara bilməyəcək. Onlar cəhənnəmlikdirlər və orada əbədi qalacaqlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah’(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar, içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.
C

Cemil Said (1924)

Kâfirlere gelince ânların servetleri ve çocukları Allâh’ın huzûrunda kendilerine fâide virmeyecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İnkar eden kimselerin malları ve çocukları, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temellidirler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Küfredenler, her halde onların ne malları ne evlâdları kendilerini Allahdan kurtaracak değildir, onlar eshabı nardır hep onda kalacaklardır
E

Emrah Demiryent Meali

Şüphesiz ki (hakkı) inkâr eden kimselerin ne malları ne de evlatları, Allah (‘ın azabın) a karşı kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacaklardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlere gelince, onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ anlar kim kāfir oldılar, hergiz aśśı eylemeye anlara malları ne daħı oġlanları, Tañrı’dan nesene. daħı şunlar od isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hakıykat, o küfredenler (yok mu?) onların ne malları, ne evlâdları kendilerinden, Allah'ın azabından hiçbir şey'i, kaabil değil, gideremezler. Onlar cehennemin yâr-ü hemdemidirler. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İnkâr edenlerin malları da çocukları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada sürekli kalacaklardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Şübhesiz ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâdları, Allah'(ın azâbın)a karşı kendilerine hiçbir şeyle fayda vermeyecektir! Ve işte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.(1)
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz küfre sapan kimselerin ne malları ve ne de çocukları, Allah'tan yana, onlara bir şey sağlayamaz. İşte onlar ateş ehlidir, onlar onda temelli kalıcılardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İnkâr edenlerin malları da çocukları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
M

M. Pickthall (English)

Lo! the riches and the progeny of those who disbelieve will not avail them aught against Allah; and such are rightful owners of the Fire. They will abide therein.
M

Mahmut Kısa Meali

Fakat nankörce davranarak Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince; onların ekonomik, askerî, siyasal, toplumsal güçleri, yani malları ve çocukları, onları Allah’ın gazâbından kurtaramayacaktır!
İşte onlar, cehennem halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır.
M

Mahmut Özdemir Meali

İnkâr etmiş olanlara gelince; onların malları da, evlatları da Allah’tan bir şeye yaramayacaktır.
İşte onlar Ateş arkadaşlarıdır; içinde sürekli kalacaklardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki kâfir olanların malları da çocukları da Allah’a karşı onlara hiçbir şeyde asla yarar sağlamayacaktır. İşte onlar ateş halkıdır; onlar orada [ebedî] kalıcıdır.
M

Mehmet Türk Meali

O kâfirlerin malları da çocukları da kendilerini, Allah’ın azabından asla kurtaramayacaktır. İşte cehennemlikler, bunlardır ve onlar, orada sonsuz kalacaklardır.
M

Mehmet Çakır Meali

İnkarcıların, ne malları ne çocukları kendilerini yarın kıyamet gününde Allah'ın elinden asla kurtaramayacaktır. Bunlar, ateş mahkumları olarak sonsuza kadar cehennemde kalacaklardır.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenlerin malları ve evlatları hesap günü Allah’ın huzurunda yarar sağlamaz. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.
M

Muhammed Esed Meali

Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince; onları ne dünya malları ne de evlatları Allah’a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkum edilmişlerdir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Gerçekleri örtbas eden kâfirlere gelince, onların ne malları ne de evlatları, Allah’ın huzurunda hiçbir fayda vermeyecektir. Onlar, ateşi boylayacaklar ve orada kalıcıdırlar. 3/10, 31/33
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Küfre saplananlara gelince: ne malları ne de çocukları, onlara Allah’tan gelecek bir azap karşısında hiçbir yarar sağlamaz: işte onlar ateş ashabıdır, onlar orada daimi kalıcıdır.
O

Orhan Kuntman Meali

Kafirlere (müşrikler ile münafıklara) gelince, -Allah'ın azabına karşı- ne malları ne de çocukları onlara bir yarar sağlayabilecektir, onlar cehennemliktirler, orada sonsuza dek kalacaklardır.
O

Osman Fırat Meali

Şüphesiz küfredenlerin ne malları ne de evlatları onları Allah’tan hiçbir şeyle kurtaramayacaktır. Onlar ateşin arkadaşıdır ve orada devamlıdırlar.
S

Sardorxon Jahongir

Shubhasiz, kufr keltirganlarning mol dunyolari va farzandlari Allohning huzuridan ularga biror narsada foyda keltirmaydi. Ana o‘‎shalar do‘‎zax egalaridir hamda ular u yerda mangu qoluvchilardir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ ol kişiler kim kāfir oldılar aṣṣı eylemez anlardan mālları, oġlanlarıdaḫı Tañrı Ta‘ālā ‘aẕābından, hīç nesne daḫı. Anlar cehennem ehlidür, anlaranuñ içinde ebedī ḳalurlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Kâfir olanların ne malları ne de evlatları, kendilerini Allah'ın cezasından asla kurtaramaz. Onlar cehennemlik olup orada ebediyyen kalacaklardır.
S

Süleyman Ateş Meali

Nankörlere gelince, ne malları, ne de evladları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Malları ve evlâdları (ne kadar çok ve ne kadar kuvvetli olsa) kâfirlerden Allâh'ın 'azâbını biraz olsun def'a yaramaz. Onlar cehennemlik olub orada dâimâ ve ebedî kalırlar [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kâfirlerin[*] malları da çocukları da Allah’a karşı bir fayda sağlamaz. Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır..
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Küfre sapanlara gelince, onların malları da çocukları da kendilerine Allah'a karşı bir yarar asla sağlamayacaktır. Ateşin dostlarıdır onlar. Sürekli kalacaklardır onun içinde.
Y

Yusuf Ali (English)

Those who reject Faith,- neither their possessions nor their (numerous) progeny will avail them aught against Allah. They will be companions of the Fire,- dwelling therein (forever).(438)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Muhakkak o kimseler ki, kâfir oldular, onları ne malları ve ne de evlatları Allah Teâlâ'nın azabından kurtaramaz. Ve onlar cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacak kimselerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İnkâr edenlere gelince, Allah'ın azabından kurtulmak için onlar ne mallarından bir yarar görürler, ne evlâtlarından. Onlar ateş ehlidir; orada sürekli kalacaklardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

Gerçekten (Hakkı reddedip) inkâr etmiş olanlar (inkâr ve nankörlüğe saplanmış olanlar) ise, ne malları ne evlatları, onlara Allah’tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalırlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Gerçekleri inkâr edenler için Allah’ın yanında, ne malları, ne de evlatları hiçbir şekilde onlara fayda sağlamayacak. Onlar ateşe girecek olanlar olup, sürekli kalacaklardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfir olanlar, yok mu, onların ne malları ne oğulları hiçbir şeye yaramaz [¹]. Onlar ateşliktir, orada dâim kalacaklardır.
İ

İsmail Yakıt

İnkâr edenlere gelince, onların malları da evlatları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamaz. İşte onlar ateş ehlidirler orada ebedi kalıcıdırlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten o kimseler ki tanımazlar, ne malları, ne de çocukları onları Allah’a karşı biraz olsun koruyamazlar. İşte ateşlik olanlar bunlardır. Onlar hep orada kalacaklardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kafir olanlar ise onlara malları da evlatları da Allah'tan gelen bir şeye/azaba karşı bir fayda vermeyecektir. Onlar, cehennem ashabıdır, orada ebedidirler.

Âl-i İmrân Suresi 116. Ayet Meali ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 116. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 116. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 116. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 116. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim